41.
bende şöyle bir şey var bilmiyorum bu yetenek midir ama, istediğim kişiyi rüyama çağırabiliyorum. çağırıp rüyamda onunla konuşabiliyorum, bir nevi lucid rüya ile birisinin rüyasına girmenin tersinin karışımı diyelim. fakat o kişi gerçekten o kişi mi, ben mi konuşuyorum o kişinin yerine tam olarak farkedemiyordum, taa ki o güne kadar.
bir gün s. adında arkadaşımı rüyama çağırdım, biz normal konuşuyoruz, daha doğrusu onu konuşturuyorum, sohbet ediyoruz yüz yüze, birden gözlerinin içe doğru kırmızı kırmızı damarlanmaya başladığını gördüm, gözü kızarmaya başladı, ilk başta düşündüm herhalde s.‘nin içindeki bana karşı olan düşmanlık açığa çıktı. ha, sonra gördüm ki s.'nin sesi de değişmeye başladı, o an anladım ki demonik bir varlıkla karşı karşıyayım, hemen defettim başımdan.
anladım ki, rüyama çağırdıklarımın hepsi cinler ve ifritlermiş ve o gün bugündür bu işi artık yapmıyorum. bir keresinde de bir cinin ayak sesini duyuyorum, kendisi gözükmüyor, “gel lan halledicem seni”, dedim, dememle birlikte kaçmaya başladı, ayak sesleri hala kulağımdadır, o zaman çok eğlenmiştim. bendeki bu yetenek öyle bir şey ki, sanki bazen böyle koskoca bir dünya bir nokta kadar oluyor gözümde, astral seyahatten farklı bir de zihinsel olarak bir başka yere nakledilme olayı var, onda farkettim ki gideceğin yeri sen belirleyemiyorsun, rota vs hiçbir şey yok, önceden belirlenmiş gibi varacağın yere ışınlanıyorsun ve oradaki ortamla etkileşime giriyorsun.
astral seyahat deneyimim de birkaç ay önce şu şekilde olmuştu, yatağımda yatarken, ruhumu bedenimden çıkartmak istedim, istediğimde yeteneklerim ölçüsünde istediğimi yapıyorum, gerçekten istemek önemli yalnız, ruhum çıktı, yatağımda kendimi gördüm fakat farkettim ki ayak ucumdan bedenime hala büyük bir miktar bağlıyım. farkettiğim anda zaten birden büyük bir sarsılmayla kendimi bedenimde buldum, hani jim carrey'nin maske filmini izlemişsinizdir, adam maskeyi takar ve sarsılarak dönüşür, onun gibi hissettim. bunun üzerinde çalışmam lazım sanırım…
bir gün s. adında arkadaşımı rüyama çağırdım, biz normal konuşuyoruz, daha doğrusu onu konuşturuyorum, sohbet ediyoruz yüz yüze, birden gözlerinin içe doğru kırmızı kırmızı damarlanmaya başladığını gördüm, gözü kızarmaya başladı, ilk başta düşündüm herhalde s.‘nin içindeki bana karşı olan düşmanlık açığa çıktı. ha, sonra gördüm ki s.'nin sesi de değişmeye başladı, o an anladım ki demonik bir varlıkla karşı karşıyayım, hemen defettim başımdan.
anladım ki, rüyama çağırdıklarımın hepsi cinler ve ifritlermiş ve o gün bugündür bu işi artık yapmıyorum. bir keresinde de bir cinin ayak sesini duyuyorum, kendisi gözükmüyor, “gel lan halledicem seni”, dedim, dememle birlikte kaçmaya başladı, ayak sesleri hala kulağımdadır, o zaman çok eğlenmiştim. bendeki bu yetenek öyle bir şey ki, sanki bazen böyle koskoca bir dünya bir nokta kadar oluyor gözümde, astral seyahatten farklı bir de zihinsel olarak bir başka yere nakledilme olayı var, onda farkettim ki gideceğin yeri sen belirleyemiyorsun, rota vs hiçbir şey yok, önceden belirlenmiş gibi varacağın yere ışınlanıyorsun ve oradaki ortamla etkileşime giriyorsun.
astral seyahat deneyimim de birkaç ay önce şu şekilde olmuştu, yatağımda yatarken, ruhumu bedenimden çıkartmak istedim, istediğimde yeteneklerim ölçüsünde istediğimi yapıyorum, gerçekten istemek önemli yalnız, ruhum çıktı, yatağımda kendimi gördüm fakat farkettim ki ayak ucumdan bedenime hala büyük bir miktar bağlıyım. farkettiğim anda zaten birden büyük bir sarsılmayla kendimi bedenimde buldum, hani jim carrey'nin maske filmini izlemişsinizdir, adam maskeyi takar ve sarsılarak dönüşür, onun gibi hissettim. bunun üzerinde çalışmam lazım sanırım…
devamını gör...
42.
bir gün benim kuzenlerle tower plazaya gezmeye gittik, o zaman en civcivli zamanlarıydı, içeri girerken üstümüzü arıyorlar tabii benimd e üstümü aradılar, ama onu bırakıyorum masaya bunu bırakıyorum bir türlü güvenlik kapısından ötmeden geçemiyorum. en son yine bir kalemin ucunda metal varmış o öttü, giriyorum çıkıyorum hala ötüyor. neyse biz girdik içeri, asansörden çıktık, ikinci kata geldik, ikinci katta güvenlik memuru bizi karşıladı, direkt bana dedi ki beyefendi sizi ve arkadaşlarınızı binadan çıkartmak zorundayız, sizi içeri alamayacağız.
ben de öfkelenmiştim ama kontrollü bir insanımdır, öfkemi ilkel anlamda kullanmam, negatif enerjiye dönüştürüp öfkelendiğim insanın üzerine salarım. dedim ki; “inşallah bu bina yıkılır, siz de işsiz kalırsınız!”, sonra aklıma geldi ki bina yıkılmasın iki akrabam çalışıyor burada, iptal ettim, düzelttim, “bina yıkılmasın, işsiz kalın inşallah dedim!”, benim bedduam tutar artık sen beddua mı dersin negatif enerji bombardımanı mı dersin sana kalmış, sen de biliyorsun binanın orta yeri yıkıldı, güvenlik işsiz kaldı, mağazaları da başka yere taşıdılar, o tower plazayı bilen bilir daha da iflah olmamıştır.
benim kötü bir yeteneğim var bana göre, istediğim zaman insanlara ve olaylara hükmedebiliyorum, eskiden iyi bir insandım, iyi olduğumu biliyordum hükmederken, artık o kadar iyi olduğumdan emin değilim, yeniden hükmetmeye başlarsam kötü sonuçlar doğurabilir.
ben de öfkelenmiştim ama kontrollü bir insanımdır, öfkemi ilkel anlamda kullanmam, negatif enerjiye dönüştürüp öfkelendiğim insanın üzerine salarım. dedim ki; “inşallah bu bina yıkılır, siz de işsiz kalırsınız!”, sonra aklıma geldi ki bina yıkılmasın iki akrabam çalışıyor burada, iptal ettim, düzelttim, “bina yıkılmasın, işsiz kalın inşallah dedim!”, benim bedduam tutar artık sen beddua mı dersin negatif enerji bombardımanı mı dersin sana kalmış, sen de biliyorsun binanın orta yeri yıkıldı, güvenlik işsiz kaldı, mağazaları da başka yere taşıdılar, o tower plazayı bilen bilir daha da iflah olmamıştır.
benim kötü bir yeteneğim var bana göre, istediğim zaman insanlara ve olaylara hükmedebiliyorum, eskiden iyi bir insandım, iyi olduğumu biliyordum hükmederken, artık o kadar iyi olduğumdan emin değilim, yeniden hükmetmeye başlarsam kötü sonuçlar doğurabilir.
devamını gör...
43.
düşünceleri istediğim zaman okuyabildiğimden bahsedeceğim, evet, bundan bahsedeyim. birkaç sene önce yoğun hissettiğim zamanlardı, insanların düşüncelerini okuyabildiğimi farkettim. eğer sen bir hikaye anlatırsan bana bu birinci ağızdan olur, yanındaki bir kişinin anlattığını anlatırsan ikinci ağızdan, onun da yanındakininkini anlatırsan üçüncü, dördüncü, beşinci diye devam edip gider ya, işte ben mesela o beşinci ağızdan anlatılanı sanki birinci ağızdanmış gibi duyabiliyorum, mesela sen bir şey anlatıyorsun ya, sanki sen anlatmıyorsun da o beşinci, altıncı, onuncu, onbeşinci ağız birebir anlatıyormuş gibi, sanki sen sen değilsin, yani işte bunu anlatmak zor, umarım anlatabilmişimdir. üstelik duyduğum şeyleri kendi içimde duygusal olarak da yaşıyorum ve hep kötü şeyler duyuyorum insanların zihinlerinden, sana bir şey diyeyim mi arkadaşım, insanların %99'u kötü yaşıyorlar, o kadar kötü düşünceleri var ki dönüp dolaşan zihinlerinde. yahu bir insan bu kadar olumsuz düşünür mü sürekli dersin.
neyse ben böyle o zamanlar düşünceleri sürekli duyuyorum, oraya kulak kabartıyorum orayı, şuraya kulak kabartıyorum şurayı duyuyorum falan, en sonunda uyuyamaz hale gelmiştim. birkaç gün uyuyamadım etmedim böyle sonunda sokağa çıktım sana yemin ediyorum ruhları görmeye başlamıştım sokaklarda resmen. ruhlar alemine karışıyor insan bir süre sonra çok bu telepati işlerine derin dalınca. sonra baktım olmayacak bu düşünce okuma işini bıraktım, ha isteyince de bırakabiliyorsun, niye istemeyim ki zaten, hep kötü düşünceler duyuyorsun ve üstelik o duyduklarını kendi duygunmuş düşüncenmiş gibi hissediyorsun, bu iğrenç bir şey!
şu aralar yine yoğun hissediyorum, yoğun hissettiğim zamanlarda insanlar bana yapışıyor resmen, yeniden düşünce okumaya başlamak istemiyorum ama sanırım başka bir şeyler yapmayı düşünebilirim… sence ne yapmalıyım?..
neyse ben böyle o zamanlar düşünceleri sürekli duyuyorum, oraya kulak kabartıyorum orayı, şuraya kulak kabartıyorum şurayı duyuyorum falan, en sonunda uyuyamaz hale gelmiştim. birkaç gün uyuyamadım etmedim böyle sonunda sokağa çıktım sana yemin ediyorum ruhları görmeye başlamıştım sokaklarda resmen. ruhlar alemine karışıyor insan bir süre sonra çok bu telepati işlerine derin dalınca. sonra baktım olmayacak bu düşünce okuma işini bıraktım, ha isteyince de bırakabiliyorsun, niye istemeyim ki zaten, hep kötü düşünceler duyuyorsun ve üstelik o duyduklarını kendi duygunmuş düşüncenmiş gibi hissediyorsun, bu iğrenç bir şey!
şu aralar yine yoğun hissediyorum, yoğun hissettiğim zamanlarda insanlar bana yapışıyor resmen, yeniden düşünce okumaya başlamak istemiyorum ama sanırım başka bir şeyler yapmayı düşünebilirim… sence ne yapmalıyım?..
devamını gör...
44.
nerden başlayacağımı bilmiyorum en iyisi baştan başlayayım. küçükken yani daha işte bebek diyebileceğimiz zamanlarda, yürüyemiyordum, çünkü bacaklarıma tedavi amaçlı bir metal alet bağlıydı, ayağımı yere basarken o metalin üstüne basıyordum. dışarı çıkamıyordum hiç. ilk o zamanlar keşfettim bu yönümü. bakkala, markete, sokakta dışarda her yerlere uçarak gitmeye başlamıştım, evet bildiğin uçuyordum. bedenimden ayrılıp bir nevi astral seyahat yapıyordum kontrolsüz bir biçimde, ilerde bu yönümü ne biçimde kullanacağımı düşünmüyordum, düşünemiyordum bile. ilerleyen zamanlarda onu da anlatacağım elbette. şimdiki aklımla size şunu diyebilirim ki psişik yeteneklerin kontrol edilmesi veya geliştirilmesi adı altında bir takım insanlar okullar açıyorlar, onlara inanmayın, onlar bu tür yetenekli insanları avlamanın ve kendi menfaatleri için kullanmanın peşindeler. psişik yetenekler doğuştan gelir ve kendiliğinden gelişir, birisinin eğitmesiyle vs. ile olacak işler değildir bunlar. kardeşim, iyi ki böyle bir siteyi kurmuşsun, sana ilerleyen günlerde diğer deneyimlerimi de anlatacağım. korkunç şeyler yaşadım, artık dalga geçiyorum bunlarla. ben hiç kitap okumam, bir gün bir tane böyle metafizikle ilgili bir kitabı aldım elime, yazan adam hep iyi yanlarını göstermiş, bazıları doğru yazdıklarının, bazıları yanlış, kötü yanlarını da hep saklamış. insanların ilgisini üstlerine çekmek istiyorlar. bugün bir arkadaşıma bu meseleleri anlatırken yanımızdaki masadaki insanlara bir anda baktık hepsi donakalmışlardı, sanki zaman o masa ve masadakiler için donmuştu, birkaç saniyelik bir şeydi, hayat belirtisi sıfırdı, sonra içlerinden bir kadın ağlamaya başladı hüngür hüngür ve az ötedeki çiftten kadın olanı da aynı anda ağlamaya başladı. kim bilir ben bunları anlatırken onların zihinlerinde neye sebep oldum. bir düşünsün herkes…
devamını gör...
45.
ben kuzenimle beraber onların evinin küçük odasında bir adam gördüm ama yüzü insan gibi değildi.
bilgisayarın başına oturmuş ileri geri sallanıyordu.
zaten o odada halamlar önceden ruh çağırırlarmış ve hep o odada bir kasvet varmış.
kuzenim yanıma geldi ve içeride biri olduğunu söyledi. yüzü bembeyaz olmuştu.
ben de şaşırdım. gizlice içeriye baktığımızda o adamı bende gördüm. yavaşça kafasını bize doğru çeviriyordu. geri gitmek istedim ama kıpırdayamıyordum.
kuzenim beni çekmese o şey beni görecekti ve kim bilir ne olacaktı?.. o günden beri o odadan korkarız ama ben şaşırtıcı bir şekilde o odayı bazen çok huzurlu bulurum.. ve o varlığın ne olduğunu hala da bilmiyoruz..
bilgisayarın başına oturmuş ileri geri sallanıyordu.
zaten o odada halamlar önceden ruh çağırırlarmış ve hep o odada bir kasvet varmış.
kuzenim yanıma geldi ve içeride biri olduğunu söyledi. yüzü bembeyaz olmuştu.
ben de şaşırdım. gizlice içeriye baktığımızda o adamı bende gördüm. yavaşça kafasını bize doğru çeviriyordu. geri gitmek istedim ama kıpırdayamıyordum.
kuzenim beni çekmese o şey beni görecekti ve kim bilir ne olacaktı?.. o günden beri o odadan korkarız ama ben şaşırtıcı bir şekilde o odayı bazen çok huzurlu bulurum.. ve o varlığın ne olduğunu hala da bilmiyoruz..
devamını gör...
46.
internetten biriyle tanıştım.
sosyal bi sitede takip ediyordum onu uzun sürelerdir hatta 2 sene öncesinden beri. satanistti yazdıkları o kadar ilgi çekiciydi ki popüler felan değildi normal biriydi işte umursamaz ve kendinden emin oluşu çok etkiledi beni. bu sene içinde yeni hesabına rastladım yine tesadüfen anasayfamda onuda takip ettim anonimden sorular yönelttim. tüm sosyal hesaplarını takip ettim her hesabında farklı isim kullanıyordu bunun cevabını onunla konuşma fırsatım olduğunda ”onu tanıyanlar’ın rahatsız etmemesi içinmiş” neyse o sıralar çevremle yaşadığım birkaç küçük sorun olduğundan benimle ilgilenecek birilerine ihtiyacım vardı yada kafamı meşgul edecek birşeylere işte neyse bu geçtiğimiz haziran aylarıydı. ”baksana canımın içi tüm hesaplarımı nasıl buldun?” diye bi soru yöneltti. bu kadar içten oluşu ona daha fazla yaklaşmama sebep oldu birkaç gün sonra diğer sosyal hesabına bi mesaj bıraktım ve bana geri döndü tanıştık konuşmaya başladık ben ona satanizm ile ilgili sorularımı sıralıyordum fakat o işine geleni cevaplıyordu. aslında böyle yapmasına şaşırmamıştım birkaç güne bir birkaç saat konuşurduk fazla sıkmak istemezdim onu. birgün telefon numaramı istedi ve whatsapptan konuşmaya başladık günler geçti biz çok yakınlaştık fakat aynı şehirde değildik aramızda 3-4 saatlik bi mesafe vardı.
her gece 23-00-01.00 saatleri arasında mutlaka çevrimiçi olur bana yazardı. okullarda tatil olduğundan sabahlara kadar konuşurduk. hayatım’ın içine sıçtı diyebilirim düşünmeden. artık hayatımda sadece o vardı. çok değişmiştim, intihar hayalleri kuruyor, evden kaçmak için bir sebep arıyor, kollarımı kesiyor, kana daha bi tutkulu oluyordum. daha kötüsü evde kalmaya tahammülü olmayan ben eve kapanmıştım odamdan çıkmıyor, kimseyle doğru dürüst anlaşamıyordum. çevrem kalmamıştı herkesle küsmüştüm tüm sosyal hesaplarımı kapatmıştım. hayatımda sadece o vardı birde iki arkadaşım. olan biten her güzel şeyi onlara anlatırdım. kendimi herkes’e kapatmıştım ailem bile sürekli odada olmamdan şikayetçilerdi. o da satanist olduğu için satanizme ilgi duymaya başladım fakat bunun için o kadar kuşkuluydum ki anlatamam. anton szandor lavey sözlerini ve anlattıklarını araştırırken bile pişmanlık içinde olurdum. fakat satanist olmadım. kendime engel olabildim. aslında o beni dinim konusunda etkilemedi büyü yaptığından, katıldığı ayinlerden bahsetmişti bir keresinde. hatta bir kerede büyüde yapabildiğin şey ne diye sorduğumda ”insanlar’ın rüyalarına girebilmek” en zor olan ne diye sorduğumda ise ”cinleri emrim altına almak” cevabını vermişti. bana gerçekten değer verdiği hissediyordum çünkü satanizm ve büyülerden hep uzak tutmaya çalışırdı beni. bütün yaz defalarca aileme farkettirmeden intihar girişiminde bulunmuştum. fakat onunla intihar etme düşüncesine o kadar kaptırmıştım ki kendimi tek başıma ölsem ona ihanet olacağını düşünürdüm. sadece onunla ilgili şeyleri yazdığım bi defter edinmiştim dışını siyah’a boyamıştım çünkü beni siyah’a aşık eden oydu. 18 temmuz doğum günü için sokak duvarlarına adını yazmıştım, fotoğraflarını çıkartıp, onun için tshirt bile hazırlamıştım. büyü üzerine kitapları’nın fotoğraflarını felan atmıştı bana, defalarca cin çağırdığından bahsetmişti, ayinler’in nasıl yapıldığından felan. aramız git gide açıldı 2 ay boyunca whatsapp’a girmedi ona mesaj attığımsa ise kafasını toplamaya çalıştığını söylemişti. 2 ay boyunca neler çektiğimi bilemezsiniz. ona o kadar çok ihtiyacım vardı ki beni böyle bırakması ondan nefret etmeme, soğumama yol açtı. hastaydı hemoptizi hastası sanki hasta olan o değilde benmişim gibi günlerce hastalığı için üzüldüm ölecek olduğunu düşünmek kafayı yedirtti. sigaraya başladım, kollarımda ki izler çok belirginleşti, evden çıkmıyordum. arkadaşım yoktu ta ki tumblr kullanana kadar. yeni insanlarla tanıştım dün bahsettiğim whatsapp grubunu kurdum günler geçti iyi oldum. en azından ara sıra dışarı çıkar oldum. o gruptan bi erkek arkadaşım adanada oturuyordu benim ve onun oturduğu şehirler çok yakındı. buluşma fırsatımız oldu hatta gruptan biriyle çıkmaya başladım fakat o da ankaradaydı adanaya gelme şansı oldu ve ikisiylede buluşma fırsatım oldu. şimdi hayatımda 2 aydır o var. onunla ise ara sıra konuşuyoruz. aıds olmuş. ara sıra yinede üzülürüm. şimdi alakasız hemde çok paranormal olaylar bunun neresinde diyeceksiniz ki yok sadece karanlık insanlar sizi de karanlığına çekiyor. ve o gerçekten kafayı yemiş biri. bazen onun cinlerle felan konuştuğunu düşünürüm çok çok garip biri.
sosyal bi sitede takip ediyordum onu uzun sürelerdir hatta 2 sene öncesinden beri. satanistti yazdıkları o kadar ilgi çekiciydi ki popüler felan değildi normal biriydi işte umursamaz ve kendinden emin oluşu çok etkiledi beni. bu sene içinde yeni hesabına rastladım yine tesadüfen anasayfamda onuda takip ettim anonimden sorular yönelttim. tüm sosyal hesaplarını takip ettim her hesabında farklı isim kullanıyordu bunun cevabını onunla konuşma fırsatım olduğunda ”onu tanıyanlar’ın rahatsız etmemesi içinmiş” neyse o sıralar çevremle yaşadığım birkaç küçük sorun olduğundan benimle ilgilenecek birilerine ihtiyacım vardı yada kafamı meşgul edecek birşeylere işte neyse bu geçtiğimiz haziran aylarıydı. ”baksana canımın içi tüm hesaplarımı nasıl buldun?” diye bi soru yöneltti. bu kadar içten oluşu ona daha fazla yaklaşmama sebep oldu birkaç gün sonra diğer sosyal hesabına bi mesaj bıraktım ve bana geri döndü tanıştık konuşmaya başladık ben ona satanizm ile ilgili sorularımı sıralıyordum fakat o işine geleni cevaplıyordu. aslında böyle yapmasına şaşırmamıştım birkaç güne bir birkaç saat konuşurduk fazla sıkmak istemezdim onu. birgün telefon numaramı istedi ve whatsapptan konuşmaya başladık günler geçti biz çok yakınlaştık fakat aynı şehirde değildik aramızda 3-4 saatlik bi mesafe vardı.
her gece 23-00-01.00 saatleri arasında mutlaka çevrimiçi olur bana yazardı. okullarda tatil olduğundan sabahlara kadar konuşurduk. hayatım’ın içine sıçtı diyebilirim düşünmeden. artık hayatımda sadece o vardı. çok değişmiştim, intihar hayalleri kuruyor, evden kaçmak için bir sebep arıyor, kollarımı kesiyor, kana daha bi tutkulu oluyordum. daha kötüsü evde kalmaya tahammülü olmayan ben eve kapanmıştım odamdan çıkmıyor, kimseyle doğru dürüst anlaşamıyordum. çevrem kalmamıştı herkesle küsmüştüm tüm sosyal hesaplarımı kapatmıştım. hayatımda sadece o vardı birde iki arkadaşım. olan biten her güzel şeyi onlara anlatırdım. kendimi herkes’e kapatmıştım ailem bile sürekli odada olmamdan şikayetçilerdi. o da satanist olduğu için satanizme ilgi duymaya başladım fakat bunun için o kadar kuşkuluydum ki anlatamam. anton szandor lavey sözlerini ve anlattıklarını araştırırken bile pişmanlık içinde olurdum. fakat satanist olmadım. kendime engel olabildim. aslında o beni dinim konusunda etkilemedi büyü yaptığından, katıldığı ayinlerden bahsetmişti bir keresinde. hatta bir kerede büyüde yapabildiğin şey ne diye sorduğumda ”insanlar’ın rüyalarına girebilmek” en zor olan ne diye sorduğumda ise ”cinleri emrim altına almak” cevabını vermişti. bana gerçekten değer verdiği hissediyordum çünkü satanizm ve büyülerden hep uzak tutmaya çalışırdı beni. bütün yaz defalarca aileme farkettirmeden intihar girişiminde bulunmuştum. fakat onunla intihar etme düşüncesine o kadar kaptırmıştım ki kendimi tek başıma ölsem ona ihanet olacağını düşünürdüm. sadece onunla ilgili şeyleri yazdığım bi defter edinmiştim dışını siyah’a boyamıştım çünkü beni siyah’a aşık eden oydu. 18 temmuz doğum günü için sokak duvarlarına adını yazmıştım, fotoğraflarını çıkartıp, onun için tshirt bile hazırlamıştım. büyü üzerine kitapları’nın fotoğraflarını felan atmıştı bana, defalarca cin çağırdığından bahsetmişti, ayinler’in nasıl yapıldığından felan. aramız git gide açıldı 2 ay boyunca whatsapp’a girmedi ona mesaj attığımsa ise kafasını toplamaya çalıştığını söylemişti. 2 ay boyunca neler çektiğimi bilemezsiniz. ona o kadar çok ihtiyacım vardı ki beni böyle bırakması ondan nefret etmeme, soğumama yol açtı. hastaydı hemoptizi hastası sanki hasta olan o değilde benmişim gibi günlerce hastalığı için üzüldüm ölecek olduğunu düşünmek kafayı yedirtti. sigaraya başladım, kollarımda ki izler çok belirginleşti, evden çıkmıyordum. arkadaşım yoktu ta ki tumblr kullanana kadar. yeni insanlarla tanıştım dün bahsettiğim whatsapp grubunu kurdum günler geçti iyi oldum. en azından ara sıra dışarı çıkar oldum. o gruptan bi erkek arkadaşım adanada oturuyordu benim ve onun oturduğu şehirler çok yakındı. buluşma fırsatımız oldu hatta gruptan biriyle çıkmaya başladım fakat o da ankaradaydı adanaya gelme şansı oldu ve ikisiylede buluşma fırsatım oldu. şimdi hayatımda 2 aydır o var. onunla ise ara sıra konuşuyoruz. aıds olmuş. ara sıra yinede üzülürüm. şimdi alakasız hemde çok paranormal olaylar bunun neresinde diyeceksiniz ki yok sadece karanlık insanlar sizi de karanlığına çekiyor. ve o gerçekten kafayı yemiş biri. bazen onun cinlerle felan konuştuğunu düşünürüm çok çok garip biri.
devamını gör...
47.
yaşadığım basit bir şey birkaç gün önce yaşadım belki hiç inanılası bile gelmeyebilir fakat beni çok ürküttü ben geçen sene sürekli kabus görüyordum kötü ruh, cin gibi şeylerden herkeste olduğu gibi bende de fobi var.
dün değil önceki gün olmalıydı sanırım, odamda ki penceremin yanına oturmuştum sandalyede öylece müzik dinleyip, whatsapp grubundan arkadaşlarımla yazışıyordum ışık açıktı nedendir bilmem dışarıya bakan pencerenin yanında oturmayı alışkanlık haline getirdim. haliyle uzak apartmanlar bile görünüyor pencereden bakınca, akşamdı.
apartmanda ışıklar yanıp sönmeye başladı fakat öyle çabuk yanıp sönüyordu ki ürkmemek elde değil. arkadaşlarıma bu olayı ses kaydıyla anlattım ne kadar dalga geçseler de geçen sene aklıma geldi daha bi korkmaya başladım. bu sırada yanıp sönme işi durmuş sadece öylece yanıyordu ışık bu sırada evin diğer odalarına ait ışıklarda yanıp sönmeye başladı videoya aldım fakat aldığımda çoktan durmuştu 4 dakika boyunca video açık bekledim fakat hiç bir şey olmadı.
videoyu kapatıp yeniden yazdım arkadaşlarıma birkaç dakika geçtiğinde yeniden aynı şey oldu. nutkum tutuldu gerçekten ne yapacağımı bilemedim yeniden videoyu açacağım sürede durdu. yeniden videoda bekledim fakat olmadı videoyu kapattığımda diğer odalarda aynı şey oldu ve daha sonra durdu. bu satırları bile tüylerim diken diken olurken yazıyorum ve sürekli arkama bakıyorum gerçekten psikolojim yerinde değil.
dün değil önceki gün olmalıydı sanırım, odamda ki penceremin yanına oturmuştum sandalyede öylece müzik dinleyip, whatsapp grubundan arkadaşlarımla yazışıyordum ışık açıktı nedendir bilmem dışarıya bakan pencerenin yanında oturmayı alışkanlık haline getirdim. haliyle uzak apartmanlar bile görünüyor pencereden bakınca, akşamdı.
apartmanda ışıklar yanıp sönmeye başladı fakat öyle çabuk yanıp sönüyordu ki ürkmemek elde değil. arkadaşlarıma bu olayı ses kaydıyla anlattım ne kadar dalga geçseler de geçen sene aklıma geldi daha bi korkmaya başladım. bu sırada yanıp sönme işi durmuş sadece öylece yanıyordu ışık bu sırada evin diğer odalarına ait ışıklarda yanıp sönmeye başladı videoya aldım fakat aldığımda çoktan durmuştu 4 dakika boyunca video açık bekledim fakat hiç bir şey olmadı.
videoyu kapatıp yeniden yazdım arkadaşlarıma birkaç dakika geçtiğinde yeniden aynı şey oldu. nutkum tutuldu gerçekten ne yapacağımı bilemedim yeniden videoyu açacağım sürede durdu. yeniden videoda bekledim fakat olmadı videoyu kapattığımda diğer odalarda aynı şey oldu ve daha sonra durdu. bu satırları bile tüylerim diken diken olurken yazıyorum ve sürekli arkama bakıyorum gerçekten psikolojim yerinde değil.
devamını gör...
48.
dün gece uyumak için ışıkları kapattım, yatağıma yattım. ara sıra yaptığım gibi, enerjimi hissetmek için ellerimi karşılıklı tuttum ve birbirlerine baya uzakta olmalarına rağmen bu enerjiyi hissedince mutlu oldum ve gülümsedim.
sonra rahat bir şekilde, uyumak için gözlerimi kapadım. aniden gözümün önünde / ya da aklımda diyelim, bir sembol belirdi. gözümü açmadım, sadece baktım o sembole, ne olduğunu anlamaya çalıştım. ama daha önce hiçbir yerde görmedim onu.
benim düşünüp aklımda yarattığım bir şey değildi, kendiliğinden gelmişti. sonra gözümün önünden gitmeyince korktum ve gözlerimi açtım. sonra bir şey olmadığını fark edince gözlerimi yine kapadım ve bu sefer ard arda bir sürü semboller görmeye başladım, onları durduramıyordum, bu seferki semboller çok çok çok karışıktı ve hiçbirini aklımda tutamadım.
çok eski olduklarını biliyordum, nereden bildiğimi bilmiyorum. belki 20 belki daha fazla sembol geçti hızla gözümün önünden. durmadıklarında yine korktum ve gözümü açtım, açmamla beraber bir borazan sesine benzer bir ses duydum. 3 ya da 4 notadan oluşuyordu - bir melodi gibi. aynı melodiyi tekrarlıyordu. yaklaşık bir 20 - 30 saniye o ses gitmedi. ve gerçekten çok korkunçtu. ondan sonra kendimi çok garip hissettim. sanki… bilmiyorum.. garip..
ilk gördüğüm sembolü hatırlayabildiğim kadar çizdim.. buna benziyordu, diğerlerine oranla gayet basit bir sembol.
sonra rahat bir şekilde, uyumak için gözlerimi kapadım. aniden gözümün önünde / ya da aklımda diyelim, bir sembol belirdi. gözümü açmadım, sadece baktım o sembole, ne olduğunu anlamaya çalıştım. ama daha önce hiçbir yerde görmedim onu.
benim düşünüp aklımda yarattığım bir şey değildi, kendiliğinden gelmişti. sonra gözümün önünden gitmeyince korktum ve gözlerimi açtım. sonra bir şey olmadığını fark edince gözlerimi yine kapadım ve bu sefer ard arda bir sürü semboller görmeye başladım, onları durduramıyordum, bu seferki semboller çok çok çok karışıktı ve hiçbirini aklımda tutamadım.
çok eski olduklarını biliyordum, nereden bildiğimi bilmiyorum. belki 20 belki daha fazla sembol geçti hızla gözümün önünden. durmadıklarında yine korktum ve gözümü açtım, açmamla beraber bir borazan sesine benzer bir ses duydum. 3 ya da 4 notadan oluşuyordu - bir melodi gibi. aynı melodiyi tekrarlıyordu. yaklaşık bir 20 - 30 saniye o ses gitmedi. ve gerçekten çok korkunçtu. ondan sonra kendimi çok garip hissettim. sanki… bilmiyorum.. garip..
ilk gördüğüm sembolü hatırlayabildiğim kadar çizdim.. buna benziyordu, diğerlerine oranla gayet basit bir sembol.
devamını gör...
49.
arkadaşımın annesi vefat etti ve bir kaç hafta sonra gece ben uyandım yanımda yatıyor yüz yüzeyiz. bana bakıyor ama kötü değil yani, gayet sevecen hayatta olduğu zaman gibi. rüya olmadığından çok eminim ve arkadaşım onu görmüyor ama ben zaman zaman görüyorum. bir kez de anlık odadan odaya geçerken aynada aksini gördümdü.
başka olay da, yine aynı arkadaşımın babaannesi vefat etti. o zaman ben uzak bir yerdeydim ve vefattan haberim yoktu. sabaha karşı uyandım , yatağımın yan tarafta sandalye var, babaanne orada bacak bacak üstüne atmış bana bakıyor. ne işin var düşündüm mümkün değil o orada benle ama orada. bakıştık , sonra ben yorganı kafama çektim. bekledim , açtım yoktu. arkadaşıma telefon açtım, ona bir şey oldu sandım çünkü ama yoldayız babaanne vefat etti dedi.
önceden de vardı böyle ama çok zamandır olmamıştı ve karabasan diyorlar ama bu öyle bir şey değil, gayet rahat bir durum. ürkütmüyor ama ölüm ötesi üzerine düşündürtüyor, daha çok bilmek isterdim.
başka olay da, yine aynı arkadaşımın babaannesi vefat etti. o zaman ben uzak bir yerdeydim ve vefattan haberim yoktu. sabaha karşı uyandım , yatağımın yan tarafta sandalye var, babaanne orada bacak bacak üstüne atmış bana bakıyor. ne işin var düşündüm mümkün değil o orada benle ama orada. bakıştık , sonra ben yorganı kafama çektim. bekledim , açtım yoktu. arkadaşıma telefon açtım, ona bir şey oldu sandım çünkü ama yoldayız babaanne vefat etti dedi.
önceden de vardı böyle ama çok zamandır olmamıştı ve karabasan diyorlar ama bu öyle bir şey değil, gayet rahat bir durum. ürkütmüyor ama ölüm ötesi üzerine düşündürtüyor, daha çok bilmek isterdim.
devamını gör...
50.
ben ve arkadaşım bu konularla baya ilgileniyorduk. bu sıralar fazla ilgilenmiyoruz ve başka bir arkadaşım “köpeklerin ya da başka hayvanların içine cinler girebilir ve size mesaj vermeye çalışırlar”, demişti.
1 hafta önce arkadaşım evine giderken yoluna köpek çıkmış. köpeğin bir ayağı sakatmış. arkadaşımın önüne dikilmiş. arkadaşım da çok korkmuş çünkü köpek büyükmüş. arkadaşım kendini yola atmış neredeyse araba çarpacakmış.
ondan 2 gün sonra da ben alışverişten dönerken evimin orada 4-5 tane köpek vardı. ben de köpeklerden korkarım. “diğer insanlarla beraber geçeyim. nasılsa bi şey yapmıyorlar”, dedim ama ben yürüdükçe köpekler de benim olduğum yere geliyorlardı. sağ tarafa geçsem sağ tarafa sol tarafa geçsem sol tarafa geliyorlardı ve ortada kahverengi köpek vardı. o köpeğin de bir ayağı sakattı. topal yürüyordu. sanki diğer köpeklerin başı o gibiydi. ben de başka bir yere uğradım. tekrar evin oraya geldiğimdeyse köpekler yoktu.
1 hafta önce arkadaşım evine giderken yoluna köpek çıkmış. köpeğin bir ayağı sakatmış. arkadaşımın önüne dikilmiş. arkadaşım da çok korkmuş çünkü köpek büyükmüş. arkadaşım kendini yola atmış neredeyse araba çarpacakmış.
ondan 2 gün sonra da ben alışverişten dönerken evimin orada 4-5 tane köpek vardı. ben de köpeklerden korkarım. “diğer insanlarla beraber geçeyim. nasılsa bi şey yapmıyorlar”, dedim ama ben yürüdükçe köpekler de benim olduğum yere geliyorlardı. sağ tarafa geçsem sağ tarafa sol tarafa geçsem sol tarafa geliyorlardı ve ortada kahverengi köpek vardı. o köpeğin de bir ayağı sakattı. topal yürüyordu. sanki diğer köpeklerin başı o gibiydi. ben de başka bir yere uğradım. tekrar evin oraya geldiğimdeyse köpekler yoktu.
devamını gör...
51.
özellikle ilkbahar ve yaz aylarında evimizde garip olaylar oluyor. oturduğumuz ev kira. yaklaşık 11 senedir aynı evdeyiz. aslında her şey ilk taşındığımız günden beri var. yine haziran gibiydi taşındığımızda.
kız kardeşim evde sürekli siyah uzun gölgeler gördüğünü söylüyor. durduk yerde mutfaktaki rafımız devriliyor ki bu imkansız.. işin ilginç yanı üstündeki kavanozlarda tezgahın üstüne ve yere düşmesine rağmen kırılmıyor. kapımız gecenin bir yarısı yumruklanıyor ama 2 sn. sonra baktığımızda kimsenin olmadığını görüyoruz.
alt komşumuz geceleri merdivenlerimizden sesler geldiğini söylüyor. dün gece annem lavaboya kalkmış. tam çıkıp salona geçecekken salonun ortasında uzun siyah kasketli elleri sanki cebindeymiş gibi duran ve kafası yere doğru eğik bir gölge görmüş. kapıyı açıp salona girdiğinde kaybolmuş gölge.
kız kardeşim evde sürekli siyah uzun gölgeler gördüğünü söylüyor. durduk yerde mutfaktaki rafımız devriliyor ki bu imkansız.. işin ilginç yanı üstündeki kavanozlarda tezgahın üstüne ve yere düşmesine rağmen kırılmıyor. kapımız gecenin bir yarısı yumruklanıyor ama 2 sn. sonra baktığımızda kimsenin olmadığını görüyoruz.
alt komşumuz geceleri merdivenlerimizden sesler geldiğini söylüyor. dün gece annem lavaboya kalkmış. tam çıkıp salona geçecekken salonun ortasında uzun siyah kasketli elleri sanki cebindeymiş gibi duran ve kafası yere doğru eğik bir gölge görmüş. kapıyı açıp salona girdiğinde kaybolmuş gölge.
devamını gör...
52.
benim sorunum saat 3-4 olduğu o zaman uyandırılıyorum. ya kulağımda bana ismimle hitap eten biri yada herhangi bir ses duyuyorum ve uyanıyorum ama daha çok sabah namazına yakın uyandırılıyorum. bir keresinde rüyamda olduğumu hissediyorum ama uyanıklık halim de var odamın penceresini görüyorum ama kendimde değilim sadece inanılmaz parlak bir ışık hemen yatağımın baş ucunda ve çan sesleri ruhumun dışarda olduğunu hissediyorum ve onu nefes gibi içime çekiyorum la ilahe ilallah diyerek sıçrıyorum ama rüya değildi içime giren ruhumdu sanki ve gözümü açtığım gibi ezan okunmaya başladı. yalnız kaldığımda daha sık bu tarz olaylar geliyordu başıma ama şimdilerde yine sıklaştı.
bir günde yine uyandım sağa sola döndüm yine ama bana seslenen bir sesle uyandım adımı söylüyordu biri, saniyeler geçmeden ezan okundu bu sefer kalkmayacağım dedim sırtımı döndüm ve arkamdan bir el dokundu bana sıçradım birisi dürtükledi resmen tabi korktum hemen abdest alıp namaz kıldım.
bugün yine uyandım uyumaya çalışırken tam dalacakken yatağımın baş ucunda biri öksürdü ve ben korkmama rağmen uyumaya çalıştım bu sefer dolaptaki kitap düşmesin mi saniyeler geçmeden yine sabah namazı okundu. bu bir tesadüf müdür yoksa bir şeyler var mı ben mi kuruntu yapıyorum ama namaz kılan biri değilim ve her seferinde böyle uyandırılmam da ısrarla ilginç.
bir de tabi eskiden uyumaya geçmeden önce suratıma küçük küçük yumruklar atılırdı ve şimdi de mutlaka geceleri uykuya dalmadan bir iki saniye kadar önce sanki vücuduma elektirik çarpar gibi ya da içimden bir şey geçiyor titriyorum mutlaka ama ayet-el kürsi okuyup yattığımda asla olmuyor.
bir günde yine uyandım sağa sola döndüm yine ama bana seslenen bir sesle uyandım adımı söylüyordu biri, saniyeler geçmeden ezan okundu bu sefer kalkmayacağım dedim sırtımı döndüm ve arkamdan bir el dokundu bana sıçradım birisi dürtükledi resmen tabi korktum hemen abdest alıp namaz kıldım.
bugün yine uyandım uyumaya çalışırken tam dalacakken yatağımın baş ucunda biri öksürdü ve ben korkmama rağmen uyumaya çalıştım bu sefer dolaptaki kitap düşmesin mi saniyeler geçmeden yine sabah namazı okundu. bu bir tesadüf müdür yoksa bir şeyler var mı ben mi kuruntu yapıyorum ama namaz kılan biri değilim ve her seferinde böyle uyandırılmam da ısrarla ilginç.
bir de tabi eskiden uyumaya geçmeden önce suratıma küçük küçük yumruklar atılırdı ve şimdi de mutlaka geceleri uykuya dalmadan bir iki saniye kadar önce sanki vücuduma elektirik çarpar gibi ya da içimden bir şey geçiyor titriyorum mutlaka ama ayet-el kürsi okuyup yattığımda asla olmuyor.
devamını gör...
53.
3 sene önce benim bir sevgilim vardı.1 ay sonra hala evli ve eşiyle ayrı yaşadığını öğrenince ondan ayrılmıştım fakat gerçekten çok üzülmüştüm.bu olayın üzerinden 4 ay geçti ve haziranda anadolu üniversitesi aöf 1.sınıf derslerimin sınavına girmek için sınavı olacağım okula geldim. soru kitapçığında en son bölüm ingilizce sorularıydı ve en kolay yapacağım ders olduğu için sevinmiştim.
yalnız 1.soruyu okur okumaz geçirdiğim şoka inanamazsınız.
bir diyalog sorusu verilmişti ve bu diyalog sorusunda ayrıldığım sevgilimin ismi ve eşinin isminde olan iki kişinin karşılıklı diyalogları verilmişti. ikisinin de isimleri ilk akla gelebilecek isimlerden değil üstelik. sınavdan çıkınca hemen bir bilenin yanına koştum ve anlatınca onlar da şok geçirdiler.
iki ihtimal olabilir:
birincisi bunun kaos teoremi'nde bir açıklaması olabilir.
ikincisi hayatını takip eden birileri olabilir çünkü gerçekten inanılmaz bir olay dediler. (buna pek ihtimal veremiyorum)
işte başımdan geçen olay budur ve ben hala bu yaşadığımın nasıl bir şey olduğu konusunda düşünceliyim.
yalnız 1.soruyu okur okumaz geçirdiğim şoka inanamazsınız.
bir diyalog sorusu verilmişti ve bu diyalog sorusunda ayrıldığım sevgilimin ismi ve eşinin isminde olan iki kişinin karşılıklı diyalogları verilmişti. ikisinin de isimleri ilk akla gelebilecek isimlerden değil üstelik. sınavdan çıkınca hemen bir bilenin yanına koştum ve anlatınca onlar da şok geçirdiler.
iki ihtimal olabilir:
birincisi bunun kaos teoremi'nde bir açıklaması olabilir.
ikincisi hayatını takip eden birileri olabilir çünkü gerçekten inanılmaz bir olay dediler. (buna pek ihtimal veremiyorum)
işte başımdan geçen olay budur ve ben hala bu yaşadığımın nasıl bir şey olduğu konusunda düşünceliyim.
devamını gör...
54.
her gece yatmadan önce odayı iyice toplar, öyle yatarım.
yine bir gece ailecek herkes yattı, odada yalnız yatıyorum. toparladım odayı yatacağım tuvalete gittim tam çıktım ayağımı hole attım aynanın önünde kalorifer peteğinin üzerinde hep annemin tarağı durur o tarak havada döndü döndü ve mutfağın kapısına çarptı düştü şu an yazarken yüreğim ağzıma geliyor ben kalakaldım elimde havlu annemin yanına koştum ağlıyorum ama dua ettik ben yine de korkmayacağım diye yalnız yattım.
ertesi gece yine odamı topladım ama çok korkuyorum ne olacak yoksa göreceğim mi bir şey diye tuvalete gittim çıktım oh dedim hiçbir şey yok herkes horluyor evde.
odamın kapısına geldim kalbim çıkacaktı yerinden benim hep oturduğum benden baskası oturmaz o koltuğa uzerinde holdekiı çiçeklerden bir tane öylece duruyor.
yeni topladım yeni geçtim holden allah'ım nasıl ağlıyorum ama o gece hepimiz oturduk sabaha kadar ama sonradan nedenini öğrendim doğru mudur bilemem ama arada yine bazı gariplikler yaşıyorum nedeni nedir acaba?
yine bir gece ailecek herkes yattı, odada yalnız yatıyorum. toparladım odayı yatacağım tuvalete gittim tam çıktım ayağımı hole attım aynanın önünde kalorifer peteğinin üzerinde hep annemin tarağı durur o tarak havada döndü döndü ve mutfağın kapısına çarptı düştü şu an yazarken yüreğim ağzıma geliyor ben kalakaldım elimde havlu annemin yanına koştum ağlıyorum ama dua ettik ben yine de korkmayacağım diye yalnız yattım.
ertesi gece yine odamı topladım ama çok korkuyorum ne olacak yoksa göreceğim mi bir şey diye tuvalete gittim çıktım oh dedim hiçbir şey yok herkes horluyor evde.
odamın kapısına geldim kalbim çıkacaktı yerinden benim hep oturduğum benden baskası oturmaz o koltuğa uzerinde holdekiı çiçeklerden bir tane öylece duruyor.
yeni topladım yeni geçtim holden allah'ım nasıl ağlıyorum ama o gece hepimiz oturduk sabaha kadar ama sonradan nedenini öğrendim doğru mudur bilemem ama arada yine bazı gariplikler yaşıyorum nedeni nedir acaba?
devamını gör...
55.
edit; hatırladığım kısımlarla düzeltme yaptım, okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
sinir baba'nın yaşadığı olaya benzer bir olay yaşadım 1-2 ay kadar önce. karabasan olayları bana senede 3-5 defa denk gelir, genelde yatağa yorgun yattığım sıralarda oluyor. bir gün sabaha karşı yatağımda uyandım, genelde karabasan gelmeden önce kulağımda hafif çınlama olur ve hep şu cümleyi kurarım "tamam başlıyoruz, sakin kal" bilirim çünkü 1-2 dakikayı geçmez.
uyandıktan sonra klasik olduğu gibi konuşamıyorum, hareket edemiyorum, ağzım kapalı bağırmaya çalışıyorum sadece, (o sırada küfür ediyorum ağıza alınmayacak şekilde, küfür edince genelde kısa sürebiliyor çünkü) sonra normale döndüm, rahatladım. elektriklerin kesik olduğunu gördüm, çünkü internet ışıklarının hiçbiri yanmıyordu yatağımın üstündeki ışıkları aç kapa yaparak da bunu teyid etmiş oldum ama kolidordaki gece lambası yanıyordu ve ev elektriğine bağlıydı. sonra odamın penceresinden kedim atladı odama doğru (pencere balkona açılıyor) doğruca odamdan çıkıp salona doğru ilerledi, ben de yataktan çıkıp kolidora çıktım o sırada kapı çaldı. birisi kapıyı tık tıklıyodu, kapıya doğru ilerlerken yatağımda uyandım. meğerse bu anlattıklarımın hepsi rüyaymış ama o kadar gerçekçiydi ki hayatımda hiç böyle bir deneyim yaşamadım. rüyaları bilirsiniz genelde sesler uğultulu görüntü biraz bulanık gibidir ama ben 1080 p görüntü gibi görüyor ve duyuyordum her şeyi. uyandıktan hemen sonra ışıkları kontrol etmiştim bir problem yoktu, saat gece 3-4 civarıydı sonra biraz küfür edip balkona sigara içmeye çıkıp geri yatmıştım. beni gece gece tedirgin eden şey karabasan olayları hep bilincim açıkken olurdu, ilk defa rüya içinde rüya görmüş oldum.
edit 2 ; sigaradan önceki küfürüm "dünyada o kadar insan var beni mi buldun orman evladı idi"
sinir baba'nın yaşadığı olaya benzer bir olay yaşadım 1-2 ay kadar önce. karabasan olayları bana senede 3-5 defa denk gelir, genelde yatağa yorgun yattığım sıralarda oluyor. bir gün sabaha karşı yatağımda uyandım, genelde karabasan gelmeden önce kulağımda hafif çınlama olur ve hep şu cümleyi kurarım "tamam başlıyoruz, sakin kal" bilirim çünkü 1-2 dakikayı geçmez.
uyandıktan sonra klasik olduğu gibi konuşamıyorum, hareket edemiyorum, ağzım kapalı bağırmaya çalışıyorum sadece, (o sırada küfür ediyorum ağıza alınmayacak şekilde, küfür edince genelde kısa sürebiliyor çünkü) sonra normale döndüm, rahatladım. elektriklerin kesik olduğunu gördüm, çünkü internet ışıklarının hiçbiri yanmıyordu yatağımın üstündeki ışıkları aç kapa yaparak da bunu teyid etmiş oldum ama kolidordaki gece lambası yanıyordu ve ev elektriğine bağlıydı. sonra odamın penceresinden kedim atladı odama doğru (pencere balkona açılıyor) doğruca odamdan çıkıp salona doğru ilerledi, ben de yataktan çıkıp kolidora çıktım o sırada kapı çaldı. birisi kapıyı tık tıklıyodu, kapıya doğru ilerlerken yatağımda uyandım. meğerse bu anlattıklarımın hepsi rüyaymış ama o kadar gerçekçiydi ki hayatımda hiç böyle bir deneyim yaşamadım. rüyaları bilirsiniz genelde sesler uğultulu görüntü biraz bulanık gibidir ama ben 1080 p görüntü gibi görüyor ve duyuyordum her şeyi. uyandıktan hemen sonra ışıkları kontrol etmiştim bir problem yoktu, saat gece 3-4 civarıydı sonra biraz küfür edip balkona sigara içmeye çıkıp geri yatmıştım. beni gece gece tedirgin eden şey karabasan olayları hep bilincim açıkken olurdu, ilk defa rüya içinde rüya görmüş oldum.
edit 2 ; sigaradan önceki küfürüm "dünyada o kadar insan var beni mi buldun orman evladı idi"
devamını gör...