1.
dünyaya big stick ideology denilen, güçlü silahlara sahip olanın halkını barış içinde yaşatacağı fikri hakimken, en demokratik, özgürlükçü ve gelişmiş olarak addedilen ülkelerin bile öyle veya böyle savunma/silah sanayisine yatırım yaptığı bir dünyada maalesef bir ülkenin silah üretmemesi, orduya sahip olmaması ve görece bağımsız bir ekonomisi olmaması orada yaşayan millet için pek iyi sonuçlar doğurmaz. insanlar gerçek olmayan düşmanlar yaratarak ateş çemberindeyiz demiyor. etrafına bakıyor ve olanı söylüyor. yaşamak istediğimiz ideal dünya fikriyle gerçekleri karıştırmayalım.
insan medeniyeti bin yıllar içerisinde ne yazık ki teknolojik açıdan geliştiği kadar sosyal açıdan gelişmedi. hala mağara adamlarının kendi klanını taş ve sopalarla kavga ederek koruması gibi ülkelerin kendilerini silahlarla korumak zorunda olduğu bir sistem içinde yaşıyoruz. keşke ilk entryde olması istenilen gelişmiş bir insan medeniyetine sahip olsak. ama öyle bir ideal gerçekleşene kadar güçlü bir savunma sanayine, güçlü orduya ve güçlü bir ekonomiye sahip olan devletler vatandaşlarına, başka ülkelerin vatandaşlarının ve kendi askerlerinin hayatı pahasına, daha müreffeh bir hayat sunacaklar. dünyadaki tüm bu karmaşanın ve şiddetin içinde bir millet "ben bu sistemi kabul etmiyorum, karşı çıkıyorum, kendi yoluma gidiyorum" derse o milletin fazla ayakta kalma şansı olmaz. tıpkı şiddete karşı olup kendi işine gücüne bakarken evine hırsız girip seni öldürmesi gibi yada kendi yolunda giderken serserinin tekinin bıçağı takıp geçmesi gibi bir durumla karşılaşır.
ek: bakın filistinliler neden 80 yıla yakındır katlediliyor, ülkesi işgal ediliyor, buna rağmen başka ülkelerce hayatları ve ülkeleri kurtarılacak kadar yeterince umursanmıyor? güçlü bir orduları, güçlü bir savunma sanayisi, güçlü bir ekonomileri olmadığı için. benzerini türk milletine de yapacaklardı, balkanlardaki türk katliamları gibi anadolu'daki türkleri de katledeceklerdi. ama mustafa kemal önderliğindeki ordumuz fark yaratarak bizi kurtardı. dünya düzeni böyle işte. bu düzeni beğenmiyorsak, küresel ölçekte insan medeniyeti için farklı bir düzen yaratmak istiyorsak, mecburen dünyada etki gücümüzü artırmak, yani dünyada açık ara en nüfuzlu ülke olana kadar mevcut düzenin şartlarına göre hareket etmek zorundayız.
insan medeniyeti bin yıllar içerisinde ne yazık ki teknolojik açıdan geliştiği kadar sosyal açıdan gelişmedi. hala mağara adamlarının kendi klanını taş ve sopalarla kavga ederek koruması gibi ülkelerin kendilerini silahlarla korumak zorunda olduğu bir sistem içinde yaşıyoruz. keşke ilk entryde olması istenilen gelişmiş bir insan medeniyetine sahip olsak. ama öyle bir ideal gerçekleşene kadar güçlü bir savunma sanayine, güçlü orduya ve güçlü bir ekonomiye sahip olan devletler vatandaşlarına, başka ülkelerin vatandaşlarının ve kendi askerlerinin hayatı pahasına, daha müreffeh bir hayat sunacaklar. dünyadaki tüm bu karmaşanın ve şiddetin içinde bir millet "ben bu sistemi kabul etmiyorum, karşı çıkıyorum, kendi yoluma gidiyorum" derse o milletin fazla ayakta kalma şansı olmaz. tıpkı şiddete karşı olup kendi işine gücüne bakarken evine hırsız girip seni öldürmesi gibi yada kendi yolunda giderken serserinin tekinin bıçağı takıp geçmesi gibi bir durumla karşılaşır.
ek: bakın filistinliler neden 80 yıla yakındır katlediliyor, ülkesi işgal ediliyor, buna rağmen başka ülkelerce hayatları ve ülkeleri kurtarılacak kadar yeterince umursanmıyor? güçlü bir orduları, güçlü bir savunma sanayisi, güçlü bir ekonomileri olmadığı için. benzerini türk milletine de yapacaklardı, balkanlardaki türk katliamları gibi anadolu'daki türkleri de katledeceklerdi. ama mustafa kemal önderliğindeki ordumuz fark yaratarak bizi kurtardı. dünya düzeni böyle işte. bu düzeni beğenmiyorsak, küresel ölçekte insan medeniyeti için farklı bir düzen yaratmak istiyorsak, mecburen dünyada etki gücümüzü artırmak, yani dünyada açık ara en nüfuzlu ülke olana kadar mevcut düzenin şartlarına göre hareket etmek zorundayız.
devamını gör...
2.
bir kısım nazi almanyası gibiyiz derken diğer kısım yiyor ama çalışıyor diyor. yani tüm değerlendirmeler mantıktan uzak.
ben olaya biraz daha akılcı yaklaşmaya çalışıyorum.
otomotivden elektrikli ev aletlerine kadar günlük hayatımızı kolaylaştıran tüm icat ve iyileştirmeler hatta modayı belirleyen giyim tarzları, şık aksesuarlar ilk savaş alanlarında ortaya çıkıp hayatımıza girer.
belki gözü almayan yeni bir far teknolojisi, belki mutfakta kullanılabilecek dumansız bir mangal veya bilinmeyen bir pişirme türü, belki tıpta kullanılabilecek yeni bir tedavi, belki yeni bir takı bizim değilse bile bizden sonrakilerin hayatına dokunacak.
bunun için değer mi, tartışılır işte!
ben olaya biraz daha akılcı yaklaşmaya çalışıyorum.
otomotivden elektrikli ev aletlerine kadar günlük hayatımızı kolaylaştıran tüm icat ve iyileştirmeler hatta modayı belirleyen giyim tarzları, şık aksesuarlar ilk savaş alanlarında ortaya çıkıp hayatımıza girer.
belki gözü almayan yeni bir far teknolojisi, belki mutfakta kullanılabilecek dumansız bir mangal veya bilinmeyen bir pişirme türü, belki tıpta kullanılabilecek yeni bir tedavi, belki yeni bir takı bizim değilse bile bizden sonrakilerin hayatına dokunacak.
bunun için değer mi, tartışılır işte!
devamını gör...
3.
#3581417
arkadaşı tebrik ediyorum. gayet güzel yazmış.
modernite insanı rasyonel bir varlık olarak görmüştü. bilim geliştikçe savaşa gerek kalmayacaktı. hatta komşunu kıskanmayacağın bir dünya bile hayal edilmişti ve icrasına başlanmıştı.
ama öyle olmadı.
bilim ve teknoloji değiştikçe insanoğlunun değişeceği çok büyük bir yanılgıydı. oysaki insan ister adem-havva'dan türemiş olsun isterse ortak atalardan gelsin, hep aynıydı. aynı kıskançlık, aynı kin ve aynı hırs. hiç değişmemiş. değişen şey sadece kullandığımız alet ve edavat o kadar.
1650 yılında da anadolu'daki bir köylü, kardeşinin malına çöküyordu. bu zamanda da aynı.
savaş acıdır ve cinayettir. bunu kabul etmekle birlikte şöyle de sonuçları var.
bugün analarımızın kış için yaptığı konserve var ya. onu napolyonun ordusu buldu. onun sayesinde fransız ordusu kendisini besleyebildi.
illa sıcak savaşa gerek yok. soğuk savaşta uzay araçlarının atmosferde yanmasını engelleyen bir madde var. o da teflon. sonra teflon tavada yemek pişiriyoruz.
savunma sanayiinin sadece savunma bakımından sonuçları yok, günlük hayatımıza da etkisi var.
arkadaşı tebrik ediyorum. gayet güzel yazmış.
modernite insanı rasyonel bir varlık olarak görmüştü. bilim geliştikçe savaşa gerek kalmayacaktı. hatta komşunu kıskanmayacağın bir dünya bile hayal edilmişti ve icrasına başlanmıştı.
ama öyle olmadı.
bilim ve teknoloji değiştikçe insanoğlunun değişeceği çok büyük bir yanılgıydı. oysaki insan ister adem-havva'dan türemiş olsun isterse ortak atalardan gelsin, hep aynıydı. aynı kıskançlık, aynı kin ve aynı hırs. hiç değişmemiş. değişen şey sadece kullandığımız alet ve edavat o kadar.
1650 yılında da anadolu'daki bir köylü, kardeşinin malına çöküyordu. bu zamanda da aynı.
savaş acıdır ve cinayettir. bunu kabul etmekle birlikte şöyle de sonuçları var.
bugün analarımızın kış için yaptığı konserve var ya. onu napolyonun ordusu buldu. onun sayesinde fransız ordusu kendisini besleyebildi.
illa sıcak savaşa gerek yok. soğuk savaşta uzay araçlarının atmosferde yanmasını engelleyen bir madde var. o da teflon. sonra teflon tavada yemek pişiriyoruz.
savunma sanayiinin sadece savunma bakımından sonuçları yok, günlük hayatımıza da etkisi var.
devamını gör...
4.
türk mühendisine türkiye de bir amaç verdiği için bile desteklenmeli. bir iş bir icraat bir etki bir ekonomi, üretim denilen şey kafa açar, hayal ettirir. milli bir motivasyon bunu daha da tetikler. savunma sanayii de edinilen tecrübe başka sektörlere de yansır. ayrıca özgüven problemi olan milletlerin daha iyi bir psikoloğu olamaz.
devamını gör...
5.
sektör ekonomik taksonomide havacılık ve uzay sanayii ile aynı kategirozasyonda degerlendirilir,argesi ve teknolojik altyapısı sermaye yogundur ve geri dönüşü yatırımların oldukça uzundur.tamamen ekip çalışması ve uzman personel gerektirir,hata kabul etmez.bu durumda aslında savunma sanayiinin en önemli handikapı özel sektörün bir kaç istisna dışında onlar da otokar,bmc,nurol stfasavronik meteksan savunma gibi tamamen türk silahlı kuvvetlerini güçlendirme vakfının yani devletin dominantlığı nedeni ile özel sektörün savunma sanayisine yatırım yapmaya teşvik edilmesi gerekli aslında.
devamını gör...
6.
savunma sanayi, hükümetlere savunma ve askeri ihtiyaçları desteklemek için deniz, kara, havacılık ve elektronik sistemler de dahil olmak üzere askeri yetenekler sağlayan şirketlerden oluşur.
devletin askeri ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış, ekonominin belirli bir sektörünü oluşturan endüstriler, işletmeler ve örgütlerden oluşan kompleks.
devletin askeri ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış, ekonominin belirli bir sektörünü oluşturan endüstriler, işletmeler ve örgütlerden oluşan kompleks.
devamını gör...
7.
kanzilerin favorisi. 3 öğün makarna yiyorsun ulan ahmak, tank tüfek senin neyine. türkiye ekonomik olarak ruslaşıyor, sosyal olarak brezilyalaşıyor. oysa iki alanda da batıyı örnek alabilirdik. ama batı totaliter rejimleri sevmez. mecburen rusyalaştık özetle.
saddam da halkını aç bırakıp 1 milyona yakın askeri personel alımı yapmıştı. amerika 160 bin askerle ırağı cehenneme çevirdi, üstüne üstlük sadece 147 amerikan askeri şehit oldu. serbest piyasa her zaman kazanır, özgür ülkeler her zaman kazanır. by the people for the people.
saddam da halkını aç bırakıp 1 milyona yakın askeri personel alımı yapmıştı. amerika 160 bin askerle ırağı cehenneme çevirdi, üstüne üstlük sadece 147 amerikan askeri şehit oldu. serbest piyasa her zaman kazanır, özgür ülkeler her zaman kazanır. by the people for the people.
devamını gör...
"savunma sanayii" ile benzer başlıklar
savunma
11