korku / gerilim / suç / kült-efsane
9.5 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

7 seri den oluşan psikolojik gerilim filmidir. ülkemizde testere adıyla 29 ekim 2004 tarihinde vizyona girmiştir.
yeni filmin mayıs 2021'de spiral adıyla gösterime girmesi planlanmaktadır.
devamını gör...
yetişkinlere yönelik yapılan filmlerden biridir. pornolarda cinsellik üzerine ise bu filmde vahşet üzerinedir. bildiğin şiddet pornosu. hele 2. filmden sonra tamamen hard core bir hal almıştır.
devamını gör...
ilki 2004 yılında gösterime girmiş, 9 seri çekilmiş gerilim ve korku filmidir.

yukarıda bahsettiğim 9 bölüm ama ben 6’ya kadar izledim; çünkü jigsawı öldürdükleri zaman filmin keyfi de kalmadı. hoş ,jigsaw 3.bölümde öldü ama yine esameleri de vardı diğer filmlerde.

malumunuz film john jigsaw, yaşadığı talihsizlikler ve sonrasında kanser rahatsızlığı ve bürokrasiye takılıp yardım bulamamasının faturasını, bu kurumları sembolize eden kişileri kurban seçerek keser. seçilen kişiler de karakter olarak kötü, hani ölse üzülmeyeceğimiz türden insanlardır.

kendi zekası ve zihninin karmaşıklığıyla , kurbanlarına hem yaşama şansı hem de idam sahası olacak aletler ve odalar tasarlar. gerçekten karakterin hayran olunası bir zekası vardır ve keşke o zekasını daha yararlı şeylerde kullansaydı*.

bu arada filmin, sonraları ‘escape games’lerin popülerliğini de arttırdığını belirtmeliyim. uzun süreler, sabahlara kadar evden kaçış oyunları oynardım; hala da çok severim. ama pek tabi jigsaw’ın odasında hapsolmak istemezdim*.

testere sevenler de aynı fikirde olacaklarına eminim ki, serinin en güzel bölümü 1.bölümüdür. çok düşük bir bütçeyle hazırlandığını söylemeliyim. onlar da sanırım bu kadar tutacağını tahmin etmemişlerdir. ilk bölümün sonundaki meşhur saw müziğiyle o sahneyi ağzım açık izledim; beni bu derece şaşırtan çok az film vardır. testere filmini tek sahneye indirge deseler sanırım o sahneyi seçerim. zaten serinin sonraki bölümlerin hiçbirinde(izlediklerim arasında) o denli sürpriz bir son yaratamamışlardı.

bu arada seriye başlayacaksanız sakın ola ara bölümlerden başlamayın. çünkü tüm seri tamamen birbirine bağlı ve atıyorum 4.bölümde 1.bölümğn cevabı olabiliyor. haliyle bu sahne nereden geldi diyebilirsiniz; o nedenle sırayla izleyiniz.

benim gibi kan tutan ve bu tür filmleri izlemekten haz etmeyen birini bile etkilemeyi başarmıştır. kanlı sahnelerde gözlerimi kapattım tabi; bayılmak istemezdim çünkü*.

yazının sonunu bağlarsam; serinin ilk 4 bölümü efsanedir. jigsaw öldürmeselerdi diğerleri de o derece iyi olurdu.
devamını gör...
bir korku psikoloji tarzı film serisidir testere aslında ölümün kıyısında olan bir adamın intihara kalkışması ve ölümdan daha güçlü birşey olan yaşama isteğini bulmasına dayanır.

sonrasında bu adam kendi yarattığı felsefeyle oyun adını verdiği şekilde suçluları tedavi eder bu bakımdan bakarsak felsefik bir film aslında.

teknik olarak puzzle serikatili olarak da bilinen katilimiz kimseyi öldürmüyor insanlar kendisini öldürüyor çok zekice kurgulanmış harika bir film serisi.
devamını gör...
efsane ötesi bir film serisidir kendileri. tüm seri birbiriyle o kadar iç içe geçmiştir ki bir filmini bile izlemeseniz o tüm olay örgüsü, filmin anlatmak istediği o uhrevi aşmış felsefe havada kalır. dizi gibi denmesinin sebebi bu. film modern toplumun düştüğü elim verici acınası durumu gözler önüne sererken aynı zamanda bu yozlaşmış toplumun nasıl ıslah edileceğine dair kadim kaynaklardan beslenen bir ıslah etme sistemi kurup bu cezalandırma sistemiyle insanların nasıl ıslah edilebileceğini ortaya koyuyor. bu bakımdan film yıllarca pompalandığı gibi kesinlikle "kesmeli-biçmeli boş film" havasıyla izlenmemeli, olayların iç yüzüne odaklanılarak işin özü keşfedilmeye çalışılmalı. unutmamalı ki bu film modern topluma karşı yapılan post modernist bir eleştiridir. dolayısıyla matrix serisinden pek bir farkı yoktur esasen.

peki film bu felsefeyi nasıl kuruyor? "oyun kurucu" ile.

şöyle ki oyun kurucumuz sapmaz değişmez doğrulukçu sistemin bir mimarı şeklinde vuku buluyor. bu oyun kurucunun temel maksadı sistemi kurmak ve donattığı araçlarla sistemi kalıcı kılarak toplumu istediği gibi ya da daha doğrusu olması gerektiği gibi yönetip raya sokmak. peki oyun kurucumuzun ya da sistemin gereksinim duyduğu aşamalar neler?:

1-oyun kurucunun ortaya çıkışı.
2-yaşama değer verme felsefesi.
3-yaşama değer vermeyenlerin teste tabii tutulması.
4-sınav sonucundaki elemeye göre sisteme dahil edileceklerin tespiti.
5-sisteme dahil edilenlerin sapmaya karşı tekrardan bir sınava tabii tutuluyor olmaları.
6-sapmanın giderilmesinde oyun kurucunun müdahalesi.
7-oyun kurucunun tekrarlanan teste tabi tutuluşları.
8-ıslah edilişin kamuya mal edilmesi ve cezalandırma süreçlerinin doğrudan halka afişe edilerek yaygınlaştırılması.
9-sapmanın giderilmesi ve oyun kurucunun stratejik zekasının hakimiyeti.
10-oyun kurucunun kurduğu döngünün sonsuz bir döngüye girerek yaşama değer verme felsefesinin yaygınlaşıp kalıcılaşması ve yaşama değer verme felsefesini kabul etmiş gibi görünen sapma etkenlerinin bertaraf edilerek sistemin sonsuza dek kalıcı şekilde işlemesinin sağlanması.

genel hatlarıyla felsefeyi özetlememiz gerekirse oyun kurucumuz modern toplumun dışladığı, kurban ettiği bir bireydir. bu birey modern toplumun oynadığı oyunlarla bireylerin sömürüldüğünü ve yozlaştırıldığını kendi deneyimleriyle keşfetmiş ve sistemin dışına itilmiştir. bu birey adeta bir mesih'tir, aydınlanmış kimliğiyle toplumu ıslah edilecek ve onları zincirlerinden özgür kılacak bir noktaya ulaştıracaktır. peki bunu nasıl yapacaktır? bireylere kendi özsel değerlerini hatırlatarak. bireylerin işlediği suçlar kendi benliklerini öylesine örtmüştür ki bireyler ancak tek bir şeyle arındırılabilecektir: kanla! kanla yıkanarak günahlarından özgür olacaklardır. diğer modern toplumun dayattığı sözde "terapi" metotları geçersizliğini yitirmiştir. "hapishane" kavramının gereksizliği ortaya çıkmış, bu tarz metotların bireyleri iyileştirmek yerine daha da kötüleştirdiği ve totalde topluma zararlı oldukları görülmüştür. oyun kurucu harekete geçer, bireylere en önemli şeylerini hatırlatacak, felsefesini benimsetecektir: hayata değer verme. katiller, hırsızlar, serseriler ve hatta modern toplumun muhafızları dahi teste tabi tutulacak onlarla oyunlar oynanacaktır. hatta modern toplumun bekçilerinin sınanması, polislerin/hakimlerin/savcıların teste tabi tutulması daha iyi bile olacaktır. çünkü onlar sistemin bozukluğunun asıl sebebidir. sınanma boyunca bireylere yaşamlarının büyüklüğü hatırlatılır. daha sonra diğer aşamaya geçilir, teste tabi tutulanların sisteme dahil edilmesi. hayatına değer vermeyenler hak etmeyenler elenecek geriye yaşama tutunabilenler kalacaktır. ama onların sınavları bitmemiş, aksine daha yeni başlamıştır. oyun kurucu duygudan yoksun bir biçimde, kendisini hatta ailesini dahi oyuna tabi tutarken profesyonel bir biçimde hareket eder. oyun kurucunun havarileri ise, duygularından soyutlanabilecekler midir? bu sınanır. sistemin sorunsuz bir şekilde çalışıp devam edebilmesi için havarilerin hatta oyun kurucunun bile sınanması elzemdir. bir havari kendi çıkarına hareket etmeye başladığında, kurtuluşu olmayan tuzaklar kurduğunda bile oyun kurucu ölmüş olsa bile sistem öyle sağlam temellere kurulmuştur ki bu sapma ortadan kaldırılır. havari havariye kırdılır, hepsi birbirinin gözcüsü konumundadır, oyun kurucunun verdiği izin ölçüsünce. oyun kurucu, ya da sistemin zorlamasıyla ortaya çıkan mesih bunu gerektirmiştir. son büyük aşama ise cezalandırmanın halka açılmış olmasıdır. karşımıza açık alanda bir tablo çıkar, bir kadın iki erkek, kadın erkekleri sömürmüş ve onların duygularını istismar etmiştir. bu kadim gelenekte zina olarak kabul edilir ve cezası ölüm olmaktadır. oyun kurucu/sistem, bunu hayatta kalma savaşımı olarak ıslah etme yöntemleriyle birleştirir ve kuralları ortaya koyar: ya kadın ve bir erkek hayatta kalacak, ya da iki erkek de kurtulup kadın ölecek. mekanizma planlandığı gibi çalışır ve kadın cezalandırılır, üstelik toplumun gözleri önünde. bu ilahi kitaplardan alınan bir cezalandırma yöntemidir, maksat toplumu cezalandırmalardan ibret alacak bir konuma sokup ıslah etmektir. son olarak bahsedebileceğimiz sahtekarlar bu oyundan bu sınanmadan kurtulmuş gibi yapan işin kaymağını yiyen kimselerdir. bu da bir sapmadır ve oyun kurucu o sapma yaşanmış gibi o bireyi oyunun içine alarak seçenekleri ortaya koyar: ya ıslah ol ya da öl! sonrası ıslah edilip cezalandırılan eşitlikçi adaletli mükemmel bir toplumdur.

atladığım çok nokta olmuş olabilir o kadar derin bir felsefe ki yazarken konunun genişliğini fark ettim ve kısa kesmek zorunda kaldım. benim yazdıklarım ışığında seriyi izlerseniz demek istediklerimi daha iyi anlayacaksınızdır. demem o ki çürümüş yoz "modern" toplumumuz bu gibi felsefelere muhtaç, birebir aynısı olmasa da, anlayana.
devamını gör...
iğrenç yöntemlerle seri cinayetler işleyen bir katili konu alan film. seri halinde 9 adet vizyona sokulmuştur.
hayatın anlamıyla ilgili ince mesajlar verilir.
(bkz: testere)
devamını gör...
üst edit : madem karikatüre girdik şu da efsanedir bence.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



geçen sinemada john wick izliyorum. aklıma bu film geldi. filmde birinin eline bıçak saplıyorlar ve bıçağı saplayan adam diyor ki
eğer bıçağı çıkarırsan seni öldürürüm. elini çekerek kendini bıçaktan kurtarırsan yaşamak için bir şansın var. cümle bu değil ama mealen yazıyorum.

japon mafya filmlerinde de * hata yapan hatasını telafi etmek zorunda olduğundan serçe parmağını keser.

hatta john wick 3 de john da bir parmağını bırakır. jack reacher 2 de yine benzer bir sahnede parmağını kesemeyen adamı infaz ederler.


hayata bağlılığı ölçen ve bu testi geçenlere yaşam hakkı veren bir kişinin ölüm tuzakları ile oyun oynadığı film serisi .
devamını gör...
i want to play a game repliği ile hafızalara kazınmış, yaratıcı dramalardan biri...

ne yaparsak yapalım, aklımda hep bu karikatürle canlanacak;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
o yüzden ben açıkçası korkmak yerine gülüyorum bu filme. evet korkunç yönleri var ancak ezberimize aldık artık. o kadar çok tekrar edildi ki çoluk çocuk ezberledik. hatta filmden çok; skeçlerde ve tiyatro eserlerinde değinilmesinden, sık geçmesi ve taklit edilmesinden hareketle kilişeye bağladı. klişe olan film değil de daha çok taklitleri, skeçleri idi bence... yine de güldürü niteliği taşıyordu o haliyle bile.

misal; çok güzel hareketler bunlar, ilk sezonda, çok sık kullanılan bu yılbaşı ya da kutlama klişelerinin, en çok güldüren skeçlerinden bazıları, testere konuluydu. iyi ekmeğini yediler. hoş, biz de güldük ama bitti yani derken; çghb 2'de de yapıldı. e o da güldürdü...
bu bir;

bu iki;

maalesef telifli olduğu için kendileri bile diğer skeçleri kaldırmışlar. ilginç.

ama ne yaparsam yapayım, bende bu film, hep bi güldürü, ders verme, güldürürken düşündürme efektiyle hatırlanacak. maalesef de değil üstelik; iyi ki...

filmin çekim aşamalarına ve bu aşamaya girişmeden önce konunun başlaması da hayli ilginç.*
üniversite okuyan birkaç arkadaş, james wan ve ekibi, anısı kalması açısından bir film çekmeye karar verir. ancak yeterli imkanları yoktur. nasıl yaparız, ne ederiz derken, çok da imkana ve alana hatta ciddi yatırıma ve paraya ihtiyaç duymayan bu senaryoyu oluştururlar ve kervan yolda düzülür...
işte ortaya, klişeden uzak, bu şaheser çıkar. çok yaratıcı değil mi?
bu bile benim açımdan, başlı başına bir güldürü, sempati ve hatta sevecenlik sebebi. çok şeker...*

bu arada önce filmden kısa bir sahnenin çekimini yaparak hollywood'un dikkatini çekmeyi başaran ekip, art arda 9 filmle seriyi tamamlar. son olarak 2017'de jigsaw adında bir film de gösterime girmiş ancak serinin ilk filmi kadar tutmamıştır.

jigsaw, benim en çok sempati duyduğum kötü kahraman. ikonum, idolüm. janım janım. her şeyim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
belki de küçük bir çocukken üç tekerli bisiklet isteyip de, önce dört tekerli ardından iki tekerli bisiklet alındığı için idolümdür haa? bilemezsiniz. bilseydiniz ödünüz kopardı falan filan, ki kopmuş zaten...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
işte bu blaa blaa sebeplerden, filme korku filmi gözüyle bakamıyorum ben... üzgün de değilim. sanki arkadaş grubumla bir araya gelmişiz de, fikir bizden çıkmış, korkan insanlara da yaa bu insanlar şaka mı? uğraşmadık bile. kendi aramızda eğlenirken konu, nerelere geldi, dermişiz gibi hissediyorum...
eh, bu da filmin başarısı haliyle...*
devamını gör...
vakit kaybı olduğunu düşünüyorum, film bittikten sonra içimde oluşturduğu o tuhaf lanet karamsarlık gün boyunca beni rahatsız etti, sürekli kan görmekten sanırım, ayrıca filmin bir felsefesi de yok film bitince size hiçbir şey katmadigini fark ediyorsunuz, eskiden izlediğimde beğenmistim aslında yine şans veriyim demiştim ama olmadı, demek ki bazı şeylerin modası geçiyor.
devamını gör...
çocukluğumuzun korku filmlerindendir.

2004 abd yapımlı film serisi.
"james wan tarafından yönetilmiş, james wan ve leigh whannell tarafından yazılmıştır."

ilk film türlü işkenceler çektirilmek suretiyle bir odaya hapsedilmiş adamın başından geçenleri konu edinir.

aklımda kalan tek şey adamın testereyle yanlış bacağını kesmiş olduğu. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"saw (film)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim