#araştırma-inceleme
orijinal adı: transparenzgesellschaft
yaxar: byung-chul han
yayım yılı: 2012
"şeffaflık neoliberal bir aygıttır" sözü ile iddialı bir tanıtım cümlesine sahip olan eser, şeffaflığı muhtemelen birçoğumuzun daha önce düşünmediği bir şekilde ortaya koyuyor. şeffaflığın bir ideoloji olduğunu söyleyen yazar, sistemin bizi buna nasıl zorladığını ortaya koyar. son derece ilgi çekici ve farklı bir eser olduğunu belirtmek elzemdir.
yaxar: byung-chul han
yayım yılı: 2012
"şeffaflık neoliberal bir aygıttır" sözü ile iddialı bir tanıtım cümlesine sahip olan eser, şeffaflığı muhtemelen birçoğumuzun daha önce düşünmediği bir şekilde ortaya koyuyor. şeffaflığın bir ideoloji olduğunu söyleyen yazar, sistemin bizi buna nasıl zorladığını ortaya koyar. son derece ilgi çekici ve farklı bir eser olduğunu belirtmek elzemdir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "uzunihsanefendininyesilsurubu" tarafından 10.03.2023 22:39 tarihinde açılmıştır.
1.
bir byung-chul han kitabı. yeni nick ukdesi.
yazar; ekonomide, dinde, siyasette ve medyada sürekli vurgulanan şeffaf olma arzusunun, toplumu ne yönlerden etkilediğine bakmış. ki insan kendine bile şeffaf olamazken.
birkaç alt başlığıyla ele aldığımızda şeffaflık toplumu,
1- olumluluk toplumudur:
olumsuz ögeler istemez çünkü olumsuzluk iletişimde çatışmalar doğurup enformasyon akışını azaltır (yazar özellikle bilgi dememiş. üzerine düşünmediğimiz, yönlendirme amacı taşıyan enformasyon kelimesini tercih ediyor). sosyal mecralarda beğenmeme (dislike) butonu olmaması buna bir örnek.
2- ivme toplumudur:
hız, görmemiz gerekenleri anlatamaz bize. oğuz atay; her ne kadar iyi şeylerin birdenbire olmasını gerektiğini savunsa da onlar çömezdir, gecikmeli gelirler.
ivmeyle beraber mekan ve zaman anlamını yitirdiğinde, çevresiyle hemhal insanın hafızası bulanıklaşır.
yazar zamana dair krizin ivmeden değil, bağlantısızlık ve zamansal dağınıklıktan olduğunu söylüyor. çözümün yavaşlayıp farkında olmakla geleceğine inanıyorum.
3- teşhircilik toplumudur:
burada filtreli yüzler, donuk ifadeler, botokslar, güzellik sırları, zerafetten yoksun fotoğraflar,
gözümüzün ferini söndüren parlak ışıklar, sergilenip meta haline gelen, yalnızca görünürse değer kazanacak olan birnevi ruhsuz şeyler mevcut.
ismet özel de demişti:
"...dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak,"
diye.
yazar; ekonomide, dinde, siyasette ve medyada sürekli vurgulanan şeffaf olma arzusunun, toplumu ne yönlerden etkilediğine bakmış. ki insan kendine bile şeffaf olamazken.
birkaç alt başlığıyla ele aldığımızda şeffaflık toplumu,
1- olumluluk toplumudur:
olumsuz ögeler istemez çünkü olumsuzluk iletişimde çatışmalar doğurup enformasyon akışını azaltır (yazar özellikle bilgi dememiş. üzerine düşünmediğimiz, yönlendirme amacı taşıyan enformasyon kelimesini tercih ediyor). sosyal mecralarda beğenmeme (dislike) butonu olmaması buna bir örnek.
2- ivme toplumudur:
hız, görmemiz gerekenleri anlatamaz bize. oğuz atay; her ne kadar iyi şeylerin birdenbire olmasını gerektiğini savunsa da onlar çömezdir, gecikmeli gelirler.
ivmeyle beraber mekan ve zaman anlamını yitirdiğinde, çevresiyle hemhal insanın hafızası bulanıklaşır.
yazar zamana dair krizin ivmeden değil, bağlantısızlık ve zamansal dağınıklıktan olduğunu söylüyor. çözümün yavaşlayıp farkında olmakla geleceğine inanıyorum.
3- teşhircilik toplumudur:
burada filtreli yüzler, donuk ifadeler, botokslar, güzellik sırları, zerafetten yoksun fotoğraflar,
gözümüzün ferini söndüren parlak ışıklar, sergilenip meta haline gelen, yalnızca görünürse değer kazanacak olan birnevi ruhsuz şeyler mevcut.
ismet özel de demişti:
"...dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak,"
diye.
devamını gör...
