roman
10 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

georges perec'in insana hayatın her yanını sorgulatan muhteşem kısa romanı.
georges perec ile normal şartlarda karşılaşmazdım bile sanırım çünkü seveceğim bir tarzı olduğunu düşünmezdim. fakat katıldığım bir kitap kulübünde okuma listesine girince okumak zorunda kaldım ve iyi ki okumuşum. iyi ki listeye eklenmiş.
nereden başlayayım bilmiyorum, bir kitabı çok sevdiğim zaman böyle inceleme / yorum yapmakta çok zorlanıyorum çünkü ne desem yetersiz olacakmış gibi.
jerome ve sylvie isimli genç bir çiftin yaşam tarzı, felsefesi anlatılmış. "şeyler"e verdikleri değerler irdelenmiş. kaçınılmaz olan son anlatılmış.
peki ben neden bu kadar çok sevdim bu kitabı? çünkü maalesef kendimi gördüm. 20'li yaşların ortasındayım. kitabın karakterleri kadar yoğun olmasa da çok benzer hayaller peşindeyim. bu hayaller için ne yapıyorum peki? hiç. böyle devam edersem jerome ve sylvie'den hiçbir farkım da kalmayacak. insan içten içe bunu biliyor zaten ama bu kadar keskin bir şekilde yüzünüze vurulunca anlıyorsunuz. yazar her şeyi çok güzel anlatmış. üslubu çok açık ve akıcı diyemem zira kitaba ismini veren "şeyler"i uzun uzun betimliyor her fırsatta. fakat bu sıkıcı olduğu anlamına asla gelmiyor. ben gerçekten her manada çok keyif aldım bu kitaptan.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
1936/ 1983 yılları arasında yaşayan fransız yazar ve sosyolog georges perec imzalı eser; roman türünde yer alır iken 1965 yılında yayınlanmıştır.

kitabımızın özgün adı les choses iken, dilimize ise sevgi tamgüç tarafından çevrilmiştir.

şimdi ise kitabımıza geçelim;

bohem bir hayatı benimsemiş olan jerome ve sylvie çiftinin yaşamı konu edinilir iken, dönemin fransız toplumuna ve kültürüne dair ağır eleştiriler de barındırmaktadır, doğrudan olmasa da dolaylı yoldan alay etmektedir yazar, çünkü kendisi fransa doğumlu olsa da aslında polonyalı yahudidir.

bohem hayatını ve tüketim delisi insanları anlatırken nihilizmden yararlanmayı da unutmamıştır yazar.

jerome ve sylvie aralarında 2 yaş olan bir çifttir ve ikisi de anketördür, aynı anda hem mükemmeliyetçi hem de derbeder olabilirler, konforu severler, bazen evdeki tadilat işleri için aylarca beklerler, ertelerler ama iyi yaşamayı severler, kısmen sefil bir hayat yaşıyor olsalar da zevklerinden ve zaaflarından ödün vermemeye çalışırlar.

arkadaş çevreleri de vardır, bir araya gelir ziyafet çekerler, kendilerine has damak zevkleri vardır, tüketim delisi olmuşlardır, zaman akıp gitmekte ve onlar hayatta aslında bir anlam aramakta gibidirler.

bir gün tunus'a taşınırlar ve hayatları biraz da orada devam eder.

onların yaşam felsefesini nihilizmle bağdaştırmak da bence mümkün, tam olarak istedikleri miktarda paraları yoktur ama bazı lüks alışkanlıkları her şeye rağmen devam eder, hayatlarının hep o anda kalacağını sanırlar ama zaman geçip gitmektedir, anlamsızlıktan ve mutsuzluktan geberirken anlam bulmak isterler içten içe, monoton bir yaşamdır onlarınki.

kitap hakkında kişisel fikirlerime geçmek istiyorum.

kitapta hiç diyalog yoktu, karakterlerin ruhu da o kadar canlı değildi, belki ruhları bile yoktu, yalnızca davranışlarını ve yaşam tarzlarını görebiliyoruz kitap boyu, yazarın anlatmak istediği bence şuydu;

zaman hiç geçmeyecek sanırsın ama zaman geçip gidiyor, hiçbir şey böyle ve öyle kalmaz, kalmayacak, hedeflerine ulaşmak belki gün geçtikçe biraz daha zorlaşacak, hayatının tek kurtarıcısı da ancak sensin, kimse seni kurtarmaya gelmeyecek,
seni ancak sen kurtarabilirsin.


mutsuzluğu, tüketim çılgınlığını, anlam arayışını, boşluğu, amaçsız olmayı ve durağanlığı sonuna kadar hissettiren bir kitaptı, maddeye ve şeylere verilen değerin kişiyi kısa vâdede mutlu etse bile uzun vâdede mutlu edemeyeceğinin göstergesi niteliğinde bir eser olduğu galiba söylenebilir.

fransız kültürüne dair keskin bir gözlemin edebî yansıması niteliğinde bir eser olduğunu söylemem mümkün, ancak salt gözleme dayanmamasını ve teknik açıdan daha farklı olmasını dilerdim, örneğin karakterlerin yalnızca davranışları ve alışkanlıkları, yaşamları ön planda olmamalıydı bence, karakterler sadece yerilmemeliydi, iyi özellikleri de aktarılsa ve diyalog da olsaydı, çok daha başka bir roman olabilirdi.

anlatımını sürükleyici bulsam da bazı yönlerden eksik bulduğum bir kitap olduğu için beklentimi tam anlamıyla karşılamış değil, ancak her şeye rağmen okuduğuma pişman da değilim.
olur böyle şeyler...

seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu onların gerçeğiydi, yoktu başka gerçekleri.

mucizeden başka bir şey beklemiyorlardı artık.

en büyük zevkleri birlikte unutmak,
yani eğlenmekti.

kafalarındaki ziyafet imajı, üniversite yemekhanelerinden eni konu bildikleri tek yemek türüne sıkı sıkıya bağlıydı.

her şey onları haksız çıkarıyordu,
en başta da yaşamın kendisi.

bıkkınlık çok güçlü,
çevredeki dünya çok talepkârdı.

yaşamları zafer değildi, aşınmaydı, bozgundu.

gerçek gidişler uzun zaman önceden hazırlanır, bu öyle olmamıştı.

ne sevinç, ne üzüntü hatta ne de sıkıntı duyuyorlardı, ama hâlâ varolup olmadıklarını, gerçekten vâr olup olmadıklarını kendilerine sordukları oluyordu.

yaşamlarının en güzel yılları bir anda geçmişe yuvarlanıp gitmişti.

devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şeyler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim