1.
psikopati kavramıyla sık sık karıştırılan, (literatürdeki adı) antisosyal kişilik bozukluğu.
psikopati kavramıyla olan ilişkisi, sosyopatinin psikopatiyle ilgili bir bozukluk olmasından ileri gelmektedir. kısacası ilişkili fakat aynı şey değil. sosyopat insanların temel özelliği empati yoksunluğuna sahip olmaları. elbette bu, her empati yoksunu insanı sosyopat yapmamakta. diğer bir yüzünde antisosyalliğin temelinde bulunan narsizmden söz edilmektedir. insanların yalnızca birer araç ve önemsiz varlıklar olarak görüldüğü bir durum söz konusu. bu sebeple diğer insanların ne düşündüğü ve onlara verilen zararın hiçbir önemi yoktur. bu antisosyal kişilik bozukluğu üzerine çalışmalar bugün hala sürse de sebepleri tam anlamıyla bilinmiyor ve biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılıyor. mayo kliniği'nin web sitesine göre: ''çocukluktaki ev, okul ve sosyal çevredeki birtakım faktörler de bu rahatsızlığa katkı yapabiliyor.'' çevrenizde bu hastalığa sahip kişilerin var olduğunu söylemek yersiz olmaz, çünkü özellikle günümüzde toplumda statü anlamında belirli yeri olan kişiler kendi antisosyal kişilik bozukluğunu dahi farkında değiller. belirtileri ise gözle görülemeyecek kadar gizli. kimse elbette sabah uyandığında kendini bir sosyopat olarak bulmuyor, sosyal ve psikolojik bir süreç söz konusu. genelde piskolojik rahatsızlıklara sahip bireyler çevrelerinin ısrarı ve isteği ile terapiye başlamakta ve köşeden dönmekte. ancak aksi durumlar da söz konusu. hepimiz birer sosyopat adayı olabiliriz.
bu konuda dr. martha stout'un yazdığı ve pegasus yayınları tarafından basılmış olan yanı başınızdaki sosyopat kitabını önerebilirim.
psikopati kavramıyla olan ilişkisi, sosyopatinin psikopatiyle ilgili bir bozukluk olmasından ileri gelmektedir. kısacası ilişkili fakat aynı şey değil. sosyopat insanların temel özelliği empati yoksunluğuna sahip olmaları. elbette bu, her empati yoksunu insanı sosyopat yapmamakta. diğer bir yüzünde antisosyalliğin temelinde bulunan narsizmden söz edilmektedir. insanların yalnızca birer araç ve önemsiz varlıklar olarak görüldüğü bir durum söz konusu. bu sebeple diğer insanların ne düşündüğü ve onlara verilen zararın hiçbir önemi yoktur. bu antisosyal kişilik bozukluğu üzerine çalışmalar bugün hala sürse de sebepleri tam anlamıyla bilinmiyor ve biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılıyor. mayo kliniği'nin web sitesine göre: ''çocukluktaki ev, okul ve sosyal çevredeki birtakım faktörler de bu rahatsızlığa katkı yapabiliyor.'' çevrenizde bu hastalığa sahip kişilerin var olduğunu söylemek yersiz olmaz, çünkü özellikle günümüzde toplumda statü anlamında belirli yeri olan kişiler kendi antisosyal kişilik bozukluğunu dahi farkında değiller. belirtileri ise gözle görülemeyecek kadar gizli. kimse elbette sabah uyandığında kendini bir sosyopat olarak bulmuyor, sosyal ve psikolojik bir süreç söz konusu. genelde piskolojik rahatsızlıklara sahip bireyler çevrelerinin ısrarı ve isteği ile terapiye başlamakta ve köşeden dönmekte. ancak aksi durumlar da söz konusu. hepimiz birer sosyopat adayı olabiliriz.
bu konuda dr. martha stout'un yazdığı ve pegasus yayınları tarafından basılmış olan yanı başınızdaki sosyopat kitabını önerebilirim.
devamını gör...
2.
hayatımda birkaç kişinin sosyopat olduğunun farkındayım. bu farkındalik paha bicilemez bir kalkan.şimdilik kurtulamasam da kendimi onlara mümkün oldukça yem etmemeye çakışıyorum.
bu konuda bol bol makale okuyorum. kendimce önlemler alıyorum. ortamımı değiştirmek isterdim lakin bazı sebeplerle bunu yapamıyorum.
yorucu fakat "şimdilik " başka çarem yok. sosyopat insan karışındaki kişiyi kontrol ettiğini, karşısındakinin duygularını manipüle ettiğini bilmek ister. ben de o ne hissetmemi istiyorsa hissediyormuş gibi davranıp, ( sen aslansın, kaplansın,aman da çok üzgünüm beni bu tavrın çok üzdü, harika bir insansın, sen bir yana dünya bir yana dostum benim falan filan...) sonra kendi halime geri dönüyorum.
eğer istediği olmazsa saatler süren beyin yıkaması seansları bekliyor bunu biliyorum. bu yüzden kendime böyle bir yol buldum. o beni öyle biliyor ben bildiğimi okuyorum. hemen degistiremeyecegim bir sey icin kendimi harap edemem.
bu konuda bol bol makale okuyorum. kendimce önlemler alıyorum. ortamımı değiştirmek isterdim lakin bazı sebeplerle bunu yapamıyorum.
yorucu fakat "şimdilik " başka çarem yok. sosyopat insan karışındaki kişiyi kontrol ettiğini, karşısındakinin duygularını manipüle ettiğini bilmek ister. ben de o ne hissetmemi istiyorsa hissediyormuş gibi davranıp, ( sen aslansın, kaplansın,aman da çok üzgünüm beni bu tavrın çok üzdü, harika bir insansın, sen bir yana dünya bir yana dostum benim falan filan...) sonra kendi halime geri dönüyorum.
eğer istediği olmazsa saatler süren beyin yıkaması seansları bekliyor bunu biliyorum. bu yüzden kendime böyle bir yol buldum. o beni öyle biliyor ben bildiğimi okuyorum. hemen degistiremeyecegim bir sey icin kendimi harap edemem.
devamını gör...
3.
eski bir arkadaşımda olduğuna neredeyse emin olduğum bozukluk. işin ilginç yanı (yoksa değil mi) kendisi şiir yazardı.
devamını gör...
4.
sahip olan kişilerin yüz maskesi, daha doğrusu duyguları ustalıkla taklit etme yeteneği bulunan psikiyatrik bozukluk. seri katillerin bir bölümü sosyopattır.
devamını gör...