sözlüğün karanlık tarafımı uyandırması
başlık "sehpadaki midi klavye" tarafından 28.09.2026 19:28 tarihinde açılmıştır.
1.
telefonum günlerdir rahatsız etmeyin modunda... sözlükteki kaos dışında hiçbir şeye odaklanamıyorum... ekran süremin günde 14-15 saate çıktığını görünce şaşırdım geçen gün...
bütün gün o mavi ışığa bakıp başkalarının kavgalarını izlemek, başlık altlarında dönen kaoslardan beslenmek beni mükemmel eğlendirmiş... insanın ne kadar hastalıklı bir karanlık tarafı var aslında... başkasının dramını, kavgasını, çöküşünü izlemek o an kendi leş hayatını unutturuyo çünkü... buraya girip millete sarmak, kaosa çekilmek, komik şeyler yazmak bana sığınak gibi geliyo bi süredir...
ama sanırım mesele artık sadece başkalarının kaosunu izlemek değil... içimde uyuyan o karanlık taraf yavaş yavaş gözlerini aralaması ve doğrudan kaosun kendisini arzulamaya başlaması... evet, kaosun kendisini arzuluyorum artık... hani tanrıça eris o altın elmayı masanın ortasına fırlatıp en güzel olana deyip kenara çekildi ya... keşke öyle bir elmam olsa da buraları darmadağın edebilsem diyorum bazen... ama biliyorum ki ben henüz o kadar büyük bir hamle yapacak güçte değilim, hatta beni kendim bile ciddiye almıyorum... zaten bir şeyi sıfırdan başlatmaktan çok, birinin yaktığı o kıvılcımı görüp arkada sinsi sinsi kenardan izlemek, o yangının büyümesini beklemek çok daha lezzetli geliyo... içimdeki o zehir henüz tam uyanmadı belki ama uykusunda hafifçe kıpırdanması bile buraları izlerken yüzüme garip bir tebessüm oturtmaya yetiyo...
içimdeki eris henüz tanrıça seviyesine ulaşmadı, daha çok ''anneee, bişiler olcakk galiba'' deyip apartman girişinde bekleyen minik midi klavye seviyesinde. ama olsun.. gelişiyo...
ben de sözlüğe her girdiğimde onun biraz daha büyüdüğünü hissediyorum... ama işin acıklı tarafı ne biliyo musunuz? hiçbir amacım yok... ne istiyorum bilmiyorum. bir şey kazanmak, birilerini alt etmek, birilerini göndermek, sözlükte imparatorluk kurmak falan değil derdim. joker'e sorulduğu gibi ''planın ne?'' diye sorulsa verecek cevabım yok. sadece ortalık karışınca nedense keyfim yerine geliyo...
içimdeki motivasyonun ismi bile var artık... tanıştırayım sizinle, ismi bakalım ne olacak.
bir şeyin sonunu görmek istemiyorum, sadece daha ne kadar saçmalaşabileceğini merak ediyorum. biri ilk kıvılcımı çaksın, ben de kenarda oturup olayların kontrolden çıkmasını izleyeyim istiyorum.
bütün gün o mavi ışığa bakıp başkalarının kavgalarını izlemek, başlık altlarında dönen kaoslardan beslenmek beni mükemmel eğlendirmiş... insanın ne kadar hastalıklı bir karanlık tarafı var aslında... başkasının dramını, kavgasını, çöküşünü izlemek o an kendi leş hayatını unutturuyo çünkü... buraya girip millete sarmak, kaosa çekilmek, komik şeyler yazmak bana sığınak gibi geliyo bi süredir...
ama sanırım mesele artık sadece başkalarının kaosunu izlemek değil... içimde uyuyan o karanlık taraf yavaş yavaş gözlerini aralaması ve doğrudan kaosun kendisini arzulamaya başlaması... evet, kaosun kendisini arzuluyorum artık... hani tanrıça eris o altın elmayı masanın ortasına fırlatıp en güzel olana deyip kenara çekildi ya... keşke öyle bir elmam olsa da buraları darmadağın edebilsem diyorum bazen... ama biliyorum ki ben henüz o kadar büyük bir hamle yapacak güçte değilim, hatta beni kendim bile ciddiye almıyorum... zaten bir şeyi sıfırdan başlatmaktan çok, birinin yaktığı o kıvılcımı görüp arkada sinsi sinsi kenardan izlemek, o yangının büyümesini beklemek çok daha lezzetli geliyo... içimdeki o zehir henüz tam uyanmadı belki ama uykusunda hafifçe kıpırdanması bile buraları izlerken yüzüme garip bir tebessüm oturtmaya yetiyo...
içimdeki eris henüz tanrıça seviyesine ulaşmadı, daha çok ''anneee, bişiler olcakk galiba'' deyip apartman girişinde bekleyen minik midi klavye seviyesinde. ama olsun.. gelişiyo...
ben de sözlüğe her girdiğimde onun biraz daha büyüdüğünü hissediyorum... ama işin acıklı tarafı ne biliyo musunuz? hiçbir amacım yok... ne istiyorum bilmiyorum. bir şey kazanmak, birilerini alt etmek, birilerini göndermek, sözlükte imparatorluk kurmak falan değil derdim. joker'e sorulduğu gibi ''planın ne?'' diye sorulsa verecek cevabım yok. sadece ortalık karışınca nedense keyfim yerine geliyo...
içimdeki motivasyonun ismi bile var artık... tanıştırayım sizinle, ismi bakalım ne olacak.
bir şeyin sonunu görmek istemiyorum, sadece daha ne kadar saçmalaşabileceğini merak ediyorum. biri ilk kıvılcımı çaksın, ben de kenarda oturup olayların kontrolden çıkmasını izleyeyim istiyorum.
devamını gör...
2.
telefonundan sonra bilgisayarda harcadığın zamanı da minimuma indirme vaktin gelmiş.*
devamını gör...
3.
4.
#4073955
şerrefsizim benim aklıma gelmişti. kavgalar klavyeni besliyor, benzininle harlıyorsun altını.. ama bunlar gençlikte normal haller. yeterince kaos yaşayınca sen de usanır, durulursun. o zamana kadar go on, kalemine zeval gelmesin..
şerrefsizim benim aklıma gelmişti. kavgalar klavyeni besliyor, benzininle harlıyorsun altını.. ama bunlar gençlikte normal haller. yeterince kaos yaşayınca sen de usanır, durulursun. o zamana kadar go on, kalemine zeval gelmesin..
devamını gör...
"sözlüğün karanlık tarafımı uyandırması" ile benzer başlıklar
ay karanlık
13