sözlükte uzun yazı yazınca okunmama sorunsalı
başlık "charlesdemeiturc" tarafından 11.09.2026 17:15 tarihinde açılmıştır.
1.
başlık açma ve tanım girme hevesimi kökünden kırmıştır.
7-8 paragraflık bir metni bile okumaktan acizdir yazarlarımız maalesef, 2-3 cümlelik bir başlık yahut boş beleş muhabbetler ve süni kavgalar yok satar sözlükte.
inci de böyleydi ancak inci’de ciddi ciddi hem hikaye hem de araştırma/inceleme/tespit okuyan bir kesim vardı. burada ise kendimi seksenlerdeki 46’lık basri gibi hissediyorum.
bak bunu da okumayacaklar!
(bkz: 46’lık basri)
7-8 paragraflık bir metni bile okumaktan acizdir yazarlarımız maalesef, 2-3 cümlelik bir başlık yahut boş beleş muhabbetler ve süni kavgalar yok satar sözlükte.
inci de böyleydi ancak inci’de ciddi ciddi hem hikaye hem de araştırma/inceleme/tespit okuyan bir kesim vardı. burada ise kendimi seksenlerdeki 46’lık basri gibi hissediyorum.
bak bunu da okumayacaklar!
(bkz: 46’lık basri)
devamını gör...
2.
neyi okumayacağız?
devamını gör...
3.
4.
okudum kanka çok güzel yazmışsın, madalya müracaatlarına koysana. ben okuyorum bu arada uzun yazıları, hızlıca okuyorum tabi.
devamını gör...
5.
kalemin kuvvetli olsa okurduk. şaka şaka mejayi da okumuyorduk ama okumuş gibi şukuluyorduk.
devamını gör...
6.
yazanın kendi vicdanını rahatlatma yöntemi. internette millet upuzun bültenleri tek solukta bitiriyor, saatlerce süren videoları gözünü kırpmadan izliyor. derdimiz metnin boyuyla değil aslında; o uzunluğu taşıyacak bir ağırlığı, bir derdi var mı yok mu ona bakıyoruz.
arama motorunun iki saniyede önümüze döktüğü ham bilgiyi alt alta kırk satır dizince mecra kütüphaneye dönmüyor. insanı ekranda tutan şey kuru veri değil, o bilginin arkasından konuşan ses, okurla kurulan o canlı temas.
bir entry fav ya da artı oy almıyorsa büyük ihtimalle okunmamıştır, bu kadar basit. kimse ruhsuz bir metne dakikalarını harcamak istemiyor. uzun yazmak tek başına bir şey anlatmaya yetmediği gibi sıkıcı olma hakkı da tanımıyor. bağ kuramayan her satır akıp gidiyor, faturayı metnin boyuna kesip kenara çekiliyoruz.
(bkz: uzun yazınca derin yazdığını sanmak)
arama motorunun iki saniyede önümüze döktüğü ham bilgiyi alt alta kırk satır dizince mecra kütüphaneye dönmüyor. insanı ekranda tutan şey kuru veri değil, o bilginin arkasından konuşan ses, okurla kurulan o canlı temas.
bir entry fav ya da artı oy almıyorsa büyük ihtimalle okunmamıştır, bu kadar basit. kimse ruhsuz bir metne dakikalarını harcamak istemiyor. uzun yazmak tek başına bir şey anlatmaya yetmediği gibi sıkıcı olma hakkı da tanımıyor. bağ kuramayan her satır akıp gidiyor, faturayı metnin boyuna kesip kenara çekiliyoruz.
(bkz: uzun yazınca derin yazdığını sanmak)
devamını gör...
