türkiye'de son 70 yıldır türk-islam sentezi doğrultusunda yapılmış gerici bir politikadır. halbuki türkiye'nin başına ne geldiyse sünniliğin yüzünden geldi. bu kirli politika, bildiğimiz araptaparlıktır. sanki bütün dünya'nın tarihi, 600'lü yıllarda ve tüm kız çocukları, diri diri gömülüyormuş gibi masal anlatmalar, saçma sapan kıssadan hisse vermeler vb. (bkz: dünya'da araplar kadar güzel masal uyduran)
bu hainliği ilk yapanlar, osmanlı'daki ahrar partisi'ydi fakat karşılarında ittihatçıları buldular. cumhuriyet döneminde ise 8 şubat 1969 adana kongresi'nde sentezci alparslan türkeş, nihal atsız'ın türkçülerini tasfiye etti. 12 eylül 1980 darbesi de bunun tuzu biberi oldu.
devamını gör...
oda bir şey mi?arapların dahil sevmediği muaviye'yi yere göğe sığdıramamak ve arapların bile çoktan terk ettiği sarıklı cüppeli giyim biçimini sünnet deyip kutsallaştırmak olarak görünür hale gelen araptan çok arapçı bir kafayı, millete din diye yutturmaya tevessül etmek.
devamını gör...
modern zaman türk siyasetinin en usta sihirbazlık numaralarından biridir. gözünüzün önünde vatanın tapusunu, milletin kimyasını, tarihin hafızasını değiştirirler ve sizden bu zihinsel dönüşümü "yerli ve milli" bir coşkuyla alkışlamanızı beklerler. olayın özü, kendi vatanının kurucu değerlerine, diline, kültürüne ve estetiğine yabancılaşmayı, bin küsur kilometre ötedeki bir coğrafyanın kültürel ve siyasi kodlarına duyulan hayranlığı "yerli ve milli" diye pazarlamaktır.

bu operasyonun en bariz yansıması, dil ve kültürde kendini gösterir. bu zihniyet için türkçe, sadece gündelik hayatta mecburen kullanılan, pek de matah olmayan sıradan bir dildir. asıl "kıymetli" olan, asıl "islami" görülen arapçadır. fakat bu, kur'an'ı anlama gayesiyle öğrenilen o kutsal dil değildir; bahsedilen, dükkân tabelalarına, apartman isimlerine arapça kelimeler sokuşturma, arap örf ve adetlerini yaşama, türk tarihinde ve kültüründe yeri olmayan isimleri çocuklara verme sevdasıdır.

bu kültürel yabancılaşma, tarihe bakışta da kendini ele veren seçici bir körlükle devam eder. bu arkadaşlar için türk tarihi, 1923'te "kara bir paranteze" girer ve günümüzde "şahlanarak" devam eder. şimdilerde apoya gösterilen saygının yüzde birini, bu toprakları yedi düvelden kurtaran mustafa kemal atatürk'e göstermezler. tarihi, türk'ün binlerce yıllık devlet geleneğini ve töresini yok sayan bir "ümmet masalına" çevirirler. oysa vatanını seven, tarihinin hiçbir yaprağından utanmaz. onlar ise vatan tarihinin koskoca bir cildini yırtıp yerine başka bir milletin hikayelerini yapıştırmaya çalışır.

bu çabanın en kullanışlı aracı ise "ümmet" kavramıdır. bir joker gibi ne zaman milletin gerçek derdi konuşulsa, hemen "ama ümmet..." diye bir sis bombası atılır. buradaki "ümmet" de enteresandır; asla doğu türkistan'daki uygur türklerini kapsamaz, genellikle siyasi ve ideolojik olarak aynı tarafta durdukları ortadoğulu grupları işaret eder. kendi milletinin derdini küçümseyip başka coğrafyaların siyasi kavgalarını kendine dert edinen adama vatansever denmez, olsa olsa "gönüllü sömürge" denir.

kısacası bu, bir vatanseverlik değil, vatanın zihinsel tapusunu başka bir coğrafyaya devretme operasyonudur. vatanını gerçekten seven, onun diline, bayrağına, tarihine, müziğine, dağına taşına ve en önemlisi kurucu felsefesine sahip çıkar; başka bir kültürün gölgesini, kendi vatanının güneşi yapmaya yeltenmez.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sünni arapçılığını vatanseverlik diye kakalamak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim