1.
duygularımız zamanla evrim geçirmiş midir? ya da bazı duygularımız, diğer duygularımızın kombinasyonu olabilir miydi? geçenlerde aklıma gelen bir soru üzerine bir araştımaya giriştim. bir çok araştırmacı konuyu ele alış şekline göre, kendince temel duyguları farklı farklı tanımladıklarını gördüm.
örneğin;
psikolog orval hobart mowrer, temel duygu olarak iki adet duygudan bahseder. bunlar, acı ve zevktir. diğer duyguların bunlardan türediğini belirtir.
psikolog aynı zamanda filozof olan william james, konuyu bedensel bağlantı kurarak ele alır. sevgi, öfke, korku ve keder olmak üzere dört duygudan bahseder.
ingiliz psikolog william mcdougall ise konuyu güdülerle ilişki kurarak açıklayıp yedi temel duygu tespit etmiştir. öfke, nefret, kıvanç, korku, bağlılık, hassaslık ve şaşkınlık.
diğer duygularımız, temel duyguların birbirleri ile olan kombinasyonlarından ve temel duyguların yoğunluğuna göre oluşan duygularımızdır. basit bir kaç örnek ile konuyu açıklayayım.
korkma durumunun daha az olması durumunda yaşadığımız duygu sırasıyla kaygı ve endişedir.
umutsuzluk duygusu, korku ve üzüntüden oluşabilir. suçluluk duygusu ise sevinç ve korku duygularının bir arada yaşanmasından kaynaklanabilir.
hayal dünyamda kısa bir gezintiye çıkmam neticesinde ben de kendime göre bazı duyguların temel duygular olduğuna karar verdim.
yan duygularım daha yoktu. karışık değildi hiçbir şey. hisssizlik henüz oluşmamıştı. yaşamı iliklerime kadar hissedebiliyordum. güneş babam, toprak anamdı. ağaçlar kardeşim, yağmur arkadaşımdı. gövdem daha yakındı toprağa. tek derdim hayatta kalabilmekti. karnım doyduğumda benden mutlusu yoktu. arkadaşlarımla birlikte olmak bana güven veriyordu. çok bir şey bilmiyordum. kimseler de bilmiyordu zaten. doğa ile baş başaydık. doğa evim, doğa dostum, doğa korkumdu. kısacası o her şeyimdi. öyle çok duyguya sahip değildik. tehlikeli hayvanlarla beraber yaşıyorduk. bazı zamanlar çok korkuyordum onlardan. özellikle tek başıma kaldığımda. bir şey bilmediğimizden bahsetmiştim. o yüzden çok şaşkındım doğa karşısında. bir şeyleri anlamlandırmaya çalışıyorduk. anlamlandıramadığımız her şey bize korku veriyordu.
doğa karşısında çok ilgiliydik. yeni yerler görmeye, yeni olaylar yaşamaya bayılırdık. sık sık konfor alanımızı terkedip yeni maceralara girişirdik. işte bu maceralar sonucunda arkadaşlarımı kaybedebilirdim. kaybettim de sonuç olarak. onlar için çok üzüldüm. ve onları öldürenlere çok öfke duydum. öfke ve korku bizi yaşama bağlıyordu.
örneğin;
psikolog orval hobart mowrer, temel duygu olarak iki adet duygudan bahseder. bunlar, acı ve zevktir. diğer duyguların bunlardan türediğini belirtir.
psikolog aynı zamanda filozof olan william james, konuyu bedensel bağlantı kurarak ele alır. sevgi, öfke, korku ve keder olmak üzere dört duygudan bahseder.
ingiliz psikolog william mcdougall ise konuyu güdülerle ilişki kurarak açıklayıp yedi temel duygu tespit etmiştir. öfke, nefret, kıvanç, korku, bağlılık, hassaslık ve şaşkınlık.
diğer duygularımız, temel duyguların birbirleri ile olan kombinasyonlarından ve temel duyguların yoğunluğuna göre oluşan duygularımızdır. basit bir kaç örnek ile konuyu açıklayayım.
korkma durumunun daha az olması durumunda yaşadığımız duygu sırasıyla kaygı ve endişedir.
umutsuzluk duygusu, korku ve üzüntüden oluşabilir. suçluluk duygusu ise sevinç ve korku duygularının bir arada yaşanmasından kaynaklanabilir.
hayal dünyamda kısa bir gezintiye çıkmam neticesinde ben de kendime göre bazı duyguların temel duygular olduğuna karar verdim.
yan duygularım daha yoktu. karışık değildi hiçbir şey. hisssizlik henüz oluşmamıştı. yaşamı iliklerime kadar hissedebiliyordum. güneş babam, toprak anamdı. ağaçlar kardeşim, yağmur arkadaşımdı. gövdem daha yakındı toprağa. tek derdim hayatta kalabilmekti. karnım doyduğumda benden mutlusu yoktu. arkadaşlarımla birlikte olmak bana güven veriyordu. çok bir şey bilmiyordum. kimseler de bilmiyordu zaten. doğa ile baş başaydık. doğa evim, doğa dostum, doğa korkumdu. kısacası o her şeyimdi. öyle çok duyguya sahip değildik. tehlikeli hayvanlarla beraber yaşıyorduk. bazı zamanlar çok korkuyordum onlardan. özellikle tek başıma kaldığımda. bir şey bilmediğimizden bahsetmiştim. o yüzden çok şaşkındım doğa karşısında. bir şeyleri anlamlandırmaya çalışıyorduk. anlamlandıramadığımız her şey bize korku veriyordu.
doğa karşısında çok ilgiliydik. yeni yerler görmeye, yeni olaylar yaşamaya bayılırdık. sık sık konfor alanımızı terkedip yeni maceralara girişirdik. işte bu maceralar sonucunda arkadaşlarımı kaybedebilirdim. kaybettim de sonuç olarak. onlar için çok üzüldüm. ve onları öldürenlere çok öfke duydum. öfke ve korku bizi yaşama bağlıyordu.
devamını gör...
2.
6 , 8 ve başka sayıda temel duygu olduğunu söyleyen görüşler var.
evet bazıları temel duygu diğerleri, harmanlama şeklinde çeşitleniyor.
ancak karışık duygular da kendi içinde karışıp yeni duygu durumları oluşturabiliyor
evet bazıları temel duygu diğerleri, harmanlama şeklinde çeşitleniyor.
ancak karışık duygular da kendi içinde karışıp yeni duygu durumları oluşturabiliyor
devamını gör...
3.
mutluluk, üzüntü, korku, öfke, şaşırmadır. bu duygular evrenseldir. en ilkel kabilelerde dahil vardır. çok rahat bir şekilde yüz hareketlerinden anlaşılabilirler. hayatta kalmak için zorunlu olsalar da modern hayatlarda hatalı şekilde uyarı verebilirler.
devamını gör...