yazar: fakir baykurt
yayım yılı: 1970
hapishanede olduğu yıllarda türk dil kurumu roman ödülü'nü kazanan baykurt'un tırpan adlı eseri, genç bir kızın istemediği yaşlı bir adamla evlenmemek için verdiği mücadeleyi ve ona yardım etmeye çalışan uluguş nine ile kahveci hacı linlin'i konu almaktadır.
yayım yılı: 1970
hapishanede olduğu yıllarda türk dil kurumu roman ödülü'nü kazanan baykurt'un tırpan adlı eseri, genç bir kızın istemediği yaşlı bir adamla evlenmemek için verdiği mücadeleyi ve ona yardım etmeye çalışan uluguş nine ile kahveci hacı linlin'i konu almaktadır.
- türk dil kurumu roman ödülü (1971).
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "moderatör 5" tarafından 07.04.2023 12:29 tarihinde açılmıştır.
1.
fakir baykurt'un 1969'da yazdığı roman. çocuk gelin olaylarının ankara'da bile devam ettiğini okurların yüzüne vurur. ayrıca kitapta 68 ruhu da görülebilir.
kızılcahamam'ın bir köyünde yaşayan tüccar kabak musdu, komşu köyden dürü'ye talip olur. köydeki adamları it ömer ve köy imamı sayesinde deli gibi paralar saçarak dürü'nün babası velikul'u ikna ettirir. dürü'nün anası havana çok dayak yese de kızcağızın 40 yaşlarında, çoluk çocuk sahibi üstelik gördüğü anda korkudan bayıldığı çirkin bir adama kuma gitmesini hiç kabullenmez. ancak velikul paraya ikna olmuştur bir kere... üstelik bütün köy başlarına bir devlet kuşu konduğunu düşünmektedir.
bu düşüncelere katılmayıp dürü'yü anlayan sadece iki kişi vardır: köyün masalcı şamanı uluguş nine ve bacısını evlendirme çalışmaları kızın kendini asmasıyla neticelenince vicdan azabından en baba feminist kesilmiş kahveci hacı linlin. uluguş nine, köy kadınları ve hacı linlin, müstakbel kocasının adını duyduğunda bile tır tır titreyen dürü'yu birkaç kere kaçırmaya kalkarlar. ancak kaçırma eylemleri, jandarmayı harekete geçiren kabak musdu'nun gücü sayesinde hep başarısız olur. sonuçta düğün günü gelir, dürü davulla zurnayla musdu'nun köyüne yola çıkar...
gece eğlence bitip gelinle damat gerdeğe çekilince, uluguş ninenin eski tırpanını zuladan çeken dürü, alkollü kabak musdu'yu öldürür ve hacı linlin tarafından kimseye görünmeden kaçırılır. gün ağarıp cinayet ortaya çıktığı, jandarma da dürü'yu aramaya başladığı zaman, "eyvah eyvah kızımız katil oldu, şimdi onu da asarlar" diye ağlayan dürü'nün ailesini teselli etmesi de uluguş nineye düşer:
"boş yere ağlıyorsun! ağlama! kalk işine gücüne sahip ol! karakolsa ben giderim! mahpusluksa, ben yatarım! ipse, uzatıverir boynumu, ben asılırım! kalk işine! kalk kadınım! kalkıver; bu dünya kalmaz böyle."
taaşşuk-u talat'ul fitnat'tan beri, istemedikleri adamlarla evlendirilince intihar eden kız teması türk edebiyatında sıklıkla işlenmiştir. fakir baykurt bu konuyu 68'in isyan ateşleri yanarken değiştirerek ele almış. "intiharların önüne geçmek için devrimci bir çözüm lazım" mesajıyla biten kitap boyunca intihar eden köylü kızlar anılırken uluguş nineye "eğer bunların biri kendi canına değil kocasının canına kıyaydı bugün bunlar olmazdı" dedirtmiş. ha bugün olsa dürü de intihar eder ya da kabak musdu'ya sonradan aşık olurdu, o ayrı...
kızılcahamam'ın bir köyünde yaşayan tüccar kabak musdu, komşu köyden dürü'ye talip olur. köydeki adamları it ömer ve köy imamı sayesinde deli gibi paralar saçarak dürü'nün babası velikul'u ikna ettirir. dürü'nün anası havana çok dayak yese de kızcağızın 40 yaşlarında, çoluk çocuk sahibi üstelik gördüğü anda korkudan bayıldığı çirkin bir adama kuma gitmesini hiç kabullenmez. ancak velikul paraya ikna olmuştur bir kere... üstelik bütün köy başlarına bir devlet kuşu konduğunu düşünmektedir.
bu düşüncelere katılmayıp dürü'yü anlayan sadece iki kişi vardır: köyün masalcı şamanı uluguş nine ve bacısını evlendirme çalışmaları kızın kendini asmasıyla neticelenince vicdan azabından en baba feminist kesilmiş kahveci hacı linlin. uluguş nine, köy kadınları ve hacı linlin, müstakbel kocasının adını duyduğunda bile tır tır titreyen dürü'yu birkaç kere kaçırmaya kalkarlar. ancak kaçırma eylemleri, jandarmayı harekete geçiren kabak musdu'nun gücü sayesinde hep başarısız olur. sonuçta düğün günü gelir, dürü davulla zurnayla musdu'nun köyüne yola çıkar...
gece eğlence bitip gelinle damat gerdeğe çekilince, uluguş ninenin eski tırpanını zuladan çeken dürü, alkollü kabak musdu'yu öldürür ve hacı linlin tarafından kimseye görünmeden kaçırılır. gün ağarıp cinayet ortaya çıktığı, jandarma da dürü'yu aramaya başladığı zaman, "eyvah eyvah kızımız katil oldu, şimdi onu da asarlar" diye ağlayan dürü'nün ailesini teselli etmesi de uluguş nineye düşer:
"boş yere ağlıyorsun! ağlama! kalk işine gücüne sahip ol! karakolsa ben giderim! mahpusluksa, ben yatarım! ipse, uzatıverir boynumu, ben asılırım! kalk işine! kalk kadınım! kalkıver; bu dünya kalmaz böyle."
taaşşuk-u talat'ul fitnat'tan beri, istemedikleri adamlarla evlendirilince intihar eden kız teması türk edebiyatında sıklıkla işlenmiştir. fakir baykurt bu konuyu 68'in isyan ateşleri yanarken değiştirerek ele almış. "intiharların önüne geçmek için devrimci bir çözüm lazım" mesajıyla biten kitap boyunca intihar eden köylü kızlar anılırken uluguş nineye "eğer bunların biri kendi canına değil kocasının canına kıyaydı bugün bunlar olmazdı" dedirtmiş. ha bugün olsa dürü de intihar eder ya da kabak musdu'ya sonradan aşık olurdu, o ayrı...
devamını gör...
"tırpan (kitap)" ile benzer başlıklar
tırpan
2
