1.
pax turcica, yani türk barışı, tarih literatüründe türk devletlerinin ve imparatorluklarının egemen olduğu geniş coğrafyalarda sağladığı huzur, asayiş, istikrar ve ekonomik refah dönemlerini tanımlamak için kullanılır.
pax ottomana, bu sürecin osmanlı kısmına yoğunlaşırken, pax mongolica ağırlıklı olarak cengiz han ve oğullarının hükmettiği dönemi kapsar fakat genel olarak hepsi pax turcica'ya tabidir.
tarihin başlangıcından beri türkler iki güçlü yönleriyle öne çıktılar.
1- askerlik.
2- teşkilatlanma.
birincisi, ülkeler fethetmek için gerekliydi. ikincisi de o toprakları yönetebilmek için gerekliydi. özellikle ilk çağ ve orta çağ gibi ilkel dönemlerde türkler, diğer milletlere kıyasla çok ileride bir lojistik ve haberleşme ağına sahiptiler. türk devletleri genellikle merkeziyetçi ve federatif yapıdaydı. yani tek bir hükümdara biat eden farklı yöneticiler, kendi bölgelerinden sorumlu olurlardı. her görev farklı bir alt birime atfedilerek görev dağılımı kusursuz sağlanır, üstler ve astlar arasındaki hiyerarşi çok kesin çizgilerle belirlenirdi.
örneğin türklerin geliştirdiği ve haberleşme işinde devrimsel sayılabilecek bir sistem vardır. buna "yam" denir. bir atın hiç durmadan koşabileceği en uzun mesafe saptanır, bu mesafelerde iki şehrin arasına istasyonlar kurulur ve bu istasyonlarda atlar bekletilirdi. bir ulak bir haberi iletmek için gönderildiğinde atının dinlenmesi için beklemek zorunda kalmaz, istasyonda at değiştirir ve hız kaybetmeden yola devam ederdi. ulağın yola devam edemeyeceği durumda görev istasyondaki farklı bir ulağa devredilirdi.
ticari yolların güvenliği için o dönem hiçbir başka monarkın tenezzül etmeyeceği masraflar harcanır, kervansaraylar aracılığıyla yol denetimi sağlanırdı. osmanlı devrinde derbendci adı verilen bir askeri birim, sırf yolların ve geçitlerin güvenliğini sağlamaktan sorumluydu. bugünkü jandarmanın direkt atasıdır.
türkler himaye ettikleri topraklarda asimilasyona başvurmamış ve dini inançlara karışmamıştır. özellikle osmanlılar, insanı insan olduğu için yaşatma desturuyla hareket etmişler ve ortodoks hristiyanları, katoliklerin zulmünden korumuşlardır.
pax ottomana, bu sürecin osmanlı kısmına yoğunlaşırken, pax mongolica ağırlıklı olarak cengiz han ve oğullarının hükmettiği dönemi kapsar fakat genel olarak hepsi pax turcica'ya tabidir.
tarihin başlangıcından beri türkler iki güçlü yönleriyle öne çıktılar.
1- askerlik.
2- teşkilatlanma.
birincisi, ülkeler fethetmek için gerekliydi. ikincisi de o toprakları yönetebilmek için gerekliydi. özellikle ilk çağ ve orta çağ gibi ilkel dönemlerde türkler, diğer milletlere kıyasla çok ileride bir lojistik ve haberleşme ağına sahiptiler. türk devletleri genellikle merkeziyetçi ve federatif yapıdaydı. yani tek bir hükümdara biat eden farklı yöneticiler, kendi bölgelerinden sorumlu olurlardı. her görev farklı bir alt birime atfedilerek görev dağılımı kusursuz sağlanır, üstler ve astlar arasındaki hiyerarşi çok kesin çizgilerle belirlenirdi.
örneğin türklerin geliştirdiği ve haberleşme işinde devrimsel sayılabilecek bir sistem vardır. buna "yam" denir. bir atın hiç durmadan koşabileceği en uzun mesafe saptanır, bu mesafelerde iki şehrin arasına istasyonlar kurulur ve bu istasyonlarda atlar bekletilirdi. bir ulak bir haberi iletmek için gönderildiğinde atının dinlenmesi için beklemek zorunda kalmaz, istasyonda at değiştirir ve hız kaybetmeden yola devam ederdi. ulağın yola devam edemeyeceği durumda görev istasyondaki farklı bir ulağa devredilirdi.
ticari yolların güvenliği için o dönem hiçbir başka monarkın tenezzül etmeyeceği masraflar harcanır, kervansaraylar aracılığıyla yol denetimi sağlanırdı. osmanlı devrinde derbendci adı verilen bir askeri birim, sırf yolların ve geçitlerin güvenliğini sağlamaktan sorumluydu. bugünkü jandarmanın direkt atasıdır.
türkler himaye ettikleri topraklarda asimilasyona başvurmamış ve dini inançlara karışmamıştır. özellikle osmanlılar, insanı insan olduğu için yaşatma desturuyla hareket etmişler ve ortodoks hristiyanları, katoliklerin zulmünden korumuşlardır.
devamını gör...