yerli ve milli demekten dilinde tüy biten tayyipin en son lafı. başlığı daha önce açıldı mı görmedim.
"türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim ve transit ticarette cazibe merkezi, istanbul'u da dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri yapmaya çalışıyoruz" demiş. yani geçen gün blackrock ceo'su larry fink geldiğinde türkiye'yi komple satın almış muhtemelen.

giresun'da, akbelen'de, kaz dağlarında ve türkiye'nin her yerinde türklerin topraklarına çökülmesinin ve maden şirketlerine verilmesinin sebebi buymuş. demek ki emir gelmiş, adam da uyguluyor. senin kıt kanaat paranla mahalle statüsüne geçirilmiş köyden aldığın 300-500 m2 arazine bile çöküyorlar. çünkü şöyle diyorlar; "sen kim köpek insan gibi yaşayacaksın. geç 20 katlı beton yığınlarındaki ufacık hapishanende otur, günde 12 saat çalış ve öl. sen bunu hak ediyorsun.". türkiye'deki sözcüsü ve uygulayıcısı da malum kişi işte.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tayyipin bahsettiği çok uluslu şirketler de (bkz: wef)in yani dünya ekonomik forumunun falan gediklileri, sermaye sahipleri, senin benim aklımızın alamayacağı her yerde şirketlere sahip zenginler. 2030 yılına kadar the great reset yani büyük sıfırlama dedikleri şeyi gerçekleştirmek için adım adım her ülkeyi ele geçiriyorlar. yani yerli ve milli diye oy toplayan tayyip ülkeyi kimlere peşkeş çekiyor biliyor musunuz? "su, toprak ve hava sonsuza kadar bedava erişilebilir olmamalıdır. bunlar küresel ekonomik bilançolarda yer alması gereken varlıklardır." diyen davos'taki züppelere. bunların arasında muhtemelen epstein adasında takılan insan kanı içip çocuklara tecavüz eden canavarlar da vardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hani "hiçbir şeye sahip olmayacaksınız ama mutlu olacaksınız." diyen tipler var ya, hani "su insan hakkı değildir."* diyen zenginler. işte artık bunlar dünyayı ve ülkemizi yönetecek. bu geçiş sürecinde siyasetçiler sadece biz koyunları güden çoban gibi takılacak sanıyorum. ulus devletlerin devrini kapatıyorlar. bizim siyasetçiler de türkiye'yi de erkenden çabucak bu zenginlere verivermişler. geçmiş olsun. artık gerçek bir milli mücadele yapmadan ülkemizi ve bağımsızlığımızı geri alamayız. cephe savaşı görmeden dünyadaki ekonomik savaşı kaybettik, işgal edildik ve yönetimimizi kaybettik.
muhtemelen verdim gitti denilen anın fotoğrafını tekrar ekleyeyim. bu an muhtemelen vatanımızı ve özgürlüğümüzü tamamen kaybettiğimiz an. umarım yanılıyorumdur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
benzer şeyleri yabancılar da yazıyor. onların ülkeleri ve bağımsızlıkları da bir avuç kertenkele tarafından yok ediliyor. dijital ödemeler, dijital kimlik, absürd fiyatlara ulaşmış emlak piyasası, işten çıkarmalar, iş kurmanın zorlaştırılması vs.
abd'li birinin bu konudaki eleştirisinin çevirisini ekleyeyim. bu kim ki tıvitini buraya taşıyorsunuz diyebilirsiniz. yazarların rastgele fotoğraflarıyla dolu sözlükte bu tıvit de dursun, ne olacak. bkz tıvit
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

klaus schwab, sessizce kabul edilen gerçeği yüksek sesle itiraf etti.

"dünya artık amerika gibi süper güçler tarafından yönetilmeyecek... dünya ekonomik forumu ve paydaşları; blackrock, bill gates ve küresel elitin geri kalanı tarafından yönetilecek."

artık rol bile yapmıyorlar...

ulusal hükümetler mi?

yok.

özgürlüğünüz mü?

bir abonelik hizmeti.

geleceğiniz mi?

davos'ta seçilmemiş milyarderler tarafından yönetilecek.

bu, gerçek zamanlı büyük sıfırlama... gezegenin şirketler tarafından ele geçirilmesi.

uyanın.

karşı koyun.

erkan trükten adlı bir siyasetçinin tıvitini aşağıya alıntılıyorum. twitter bağlantısı

erdoğan en sonunda sadede geldi ve

"türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim ve transit ticarette cazibe merkezi, istanbul'u da dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri yapmaya çalışıyoruz" dedi.

şifremiz: "çok uluslu şirketler için!"

vatanı, bayrağı, yeri yurdu olmayan o şirketler için çalışacağız bundan böyle.

çok uluslu şirket → davranış modeli
finans merkezi → kontrol
transit ticaret → bağımlılık getirir.

sen şirketi getirdiğini sanıyorsun
ama aslında:

bu ulus ötesi kurumlar seni ve ülkeni fena halde dönüştürüyor ve
hukuk, gelen küresel şirketin ekonomik ve sosyolojik çıkarına göre şekilleniyor, insan profili de ona göre “optimize ediliyor”.

bazıları buna sermayenin türkiye'yi batılılaştırması diyecek kadar şuursuz.

23 senelik erdoğan hükümeti, öz sermayemizi ve devlet kurumlarını çok uluslu şirketlere batı sermayesi ile entegrasyon için sata sata ne avrupa kıvamında batılılaştı, ne de devlet yüksek standartlı hukuk devleti oldu.

ne mi oldu?

eskiden ülkede ürettiğimiz en temel tarımsal ihtiyaçlarımızı dahi üretemez duruma geldik.

tüm bu batılılaşma sevdasıyla özelleştirme furyasından sonra dünyanın en büyük gıda enflasyonu da bizde.

coğrafya derslerinde öğretilen "türkiye bir tarım ülkesidir" ibaresinden kurtulduk ama onun yerine bir sanayi, hatta yarı sanayi ülkesi bile olamadık.

devlete ait olan sanayi tesislerini bir bir elden çıkarıp, çok ulusluluk için feda ettik.

tabii, bunun zenginlik, bolluk ve istikrar getireceği vaadi ile vatandaşın ağızına bir parça bal da çaldılar.

"şahlanıyorduk"

"türkiye, dünyaya açılıyor" dediler.
"türkiye zincirlerini kırıyor" dediler.

ve dönemin bakanı unakıtanın "start" vermesiyle özelleştirip babalar gibi sattılar.

zenginleşmeden sonra ne mi oldu? para bitti.

tarlasını satıp zengin oldum sanan çiftçi, parayı çarçur edince, aslında sadece parayı değil, temel gelir kaynağını ve işini de kaybettiğini ancak elindeki para bitince anladı.

eskiden mülkü vardı ama verimli çalışmıyordu. şimdi satıştan gelen parası vardı ama mülk elden gitmişti ve nihayet para da bitmişti.

parayla balayı sona erdi!

o zaman da köylümüz satacak başka şeyler aramaya koyuldu.

kendisi de tefeciye rehin düştü.

özelleştirme kısa vadede nakit getirir
ama üretim kapasitesi zayıflarsa uzun vadede büyük sorun çıkar.

senden önceki iktidarların yaptığı köprüleri bile satışa çıkartacak kadar düşersin.

böyle bakınca, iktidarın neden sürekli" yerli ve milli" diye avazı çıktığı kadar bağırdığını daha iyi anlıyorum.

"türkiyemizi daha fazla yerli ve milli hale getirebilmek için ülkemizi çok uluslu şirketlerin merkezi haline getireceğiz"

orwell'in çift düşün dili gibi.

"nasıl yahu?"

ne dedi, ne dedi?

hem çok uluslu şirketlerin merkezi olacağız, hem daha fazla yerli ve milli olacağız dedi.

blackrock geldikten sonra...

dünyanın en büyük ve güçlü çokuluslu şirketinin ceo'su larry fink türkiye'ye gelip erdoğanla görüştükten sonra olup biten bu...

çok uluslu şirket gelince sadece para gelmez.

bir yaşam biçimi gelir.

ve eğer dikkat etmezsen:
sen şirketleri yönetmezsin…
onlar seni sistemleştirir.

onların istediği tek siyaseti yaparsın.

onların istediği tek sağlık politikasını uygularsın.

onların istediği tek geleceğe oynarsın.

türkiye bunların hangisinin dışına çıktı?

"tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek dil."

ama bu söylemin bizimle hiç de ilgisi yok.

galiba buradaki tek, başka birinin malı.

o halde bayrağın da, milletin de, dilin de, devletin de başkasının elinde olan bu tekel ile sana aitliği kalmıyor.

evet bir devlet var ama...
evet bir bayrak var ama...
evet bir millet var ama...
evet bir dil var ama...

var işte.

mesele, var mı yok mu ise var.
mesele bu kadar basitse, var.
mesele, isimse, bayraksa bunların hepsi sayı olarak var. nicel olarak var. kurum olarak var, kağıt üstünde, bez üstünde var.

ama ya temsil ettikleri değerler?
devamını gör...
yeni dünya ekonomisinde türkiye güçlü bir oyuncu olacak.
devamını gör...
tayyibin foncularının ülkeye çökmesi durumunu böyle bir yalanla enayi kitlesine yedirmeye çalışmasıdır.
devamını gör...
(bkz: millet şirketleri) *
devamını gör...
ulan yerli bişey mi kaldı ki olacak diye vaadlerde bulunuyosunuz? daha yeni tuvtürk bile iki yıllık gelirine 20 yıl peşkeş çekildi. ama bunlar iyi günlerimiz sonuçta asfalt ve sihalarımız henüz yerli.*
devamını gör...
"siyasetçiler su içmezler, tükürdüklerini yalarlar." - anonim bir türk siyasi deyişi
devamını gör...
sanki eyi bir şeymiş gibi sunulmuş ifade. tayyib'in kendine has uslubu.

o yahudi siyonist tefeci ile görüştüğün zaman zaten olacakları biliyorduk gakko.

bunun anlamı: borcu ödeyemedik, köyü başka ağaya sattık.

çok uluslu şirketler dediği de, siyonist patronlar ve taşeronları. artık dağdaki meralardan, besiciliğe, arıcılıktan balıkçlığa, ticaretten üretime ne varsa eyy yerli üreticiler ,bu yahudi patronlarla rekabet etmek zorundasınız, yağni " işiniz bitti"

tabiki tayyib baba, bu yahudi siyonist sermayenin işlerini yapacak yerli kölelere de " istihdam ettik" diyecektir.
devamını gör...
larry fink ceoluğunu yaptığı yahudi şirketinin pek yakında ülkemizi istila edeceği müjdesi .
devamını gör...
sayenizde ülke türkler hariç herkesin bir şeyi oldu, kale içerden nasıl fethedilir biz sizde gördük ne diyelim umarım siz de intikamı bizden görürsünüz.
devamını gör...
açılın beyler ticaretin içinden gelen biri olarak potansiyelimizi 50 yıldır nasıl harcadığımızı izah edeyim.

istanbul dünyanın finans merkezi olabilirdi. doğunun ve batının kesişiminde hizmet sektöründe dünya lideri bir ülkenin gastronomik soslarla bunu harmanlayıp tarihi güzelliklerle sunabileceği başka bir örnek yok.

ama biz ne yaptık. tahtakalede ucuz çin malı emtialarla hem mecazen hem de gerçek anlamda turist s*kmeyi şiar edinmiş bir neslin evlatları olarak bunu başaramadık.

maalesef başaramadık. çünkü vizyonumuz o kadardı!

şimdi o tren geçti artık. bavul ticaretiyle gelen ivmeyi doğru kanalize edebilseydik, türkiye tekstil, turizm ve inşaata olduğu kadar tarıma da eğilebilseydi bugün dünyanın süper gücüydük.

gelin üzülelim şimdi! yazık bize!
devamını gör...
(bkz: istanbul finans merkezi)
devamını gör...
bir 'singapur' olmak mümkün mü?

sanmam.

''el sermayesinin siyonisti de hiç çekilmez yani''.

hani ''yerli ve milli' siyasiler vardı eskiden, artık hep mi siyonist oldular? evet
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"türkiye çok uluslu şirketlerin merkezi olacak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim