uzun süredir dikkatimi çeken olgu. yapıcı eleştirilere daima açığım desek de bu kocaman bir yalan. tüm beklediğimiz övgü. biraz da bu yüzden geri kalmış bir ülkeyiz. eleştirilen herkes anasına sövülmüş gibi öfkeleniyor ya da güceniyor belli etmese de.
devamını gör...
böyle bir eleştiri de biraz ağır olmuyor mu ama?!
devamını gör...
eleştirmeyi de bilen pek kimse yok ki. laf sokmayı can yakmayı eleştiri zannedenlerler dolu etraf
devamını gör...
çünkü ülkede bir çok insan kendini mükemmel sanıyor. onlarle eşit sayıda insan da yapıcı eleştirinin ne olduğunu bilmiyor. bir konuda eleştiri yapmak için önce o konuda yetkin olmak gerekir. bu bir esere bir çalışmaya projeye yönelik eleştiriler için geçerli. normal günlük yaşamda birinin davranışlarına yönelik eleştiri yapılacaksa (gerçi bu da yetkinlik ister, en azından o kişinin koşullarını vs bilmek empati kurabilmek lazım) da olumlu bir öneri yapılarak eleştirilmeli. örnek : 'üzerindeki hiç yakışmamış' yerine 'sana şunu öneririm daha çok yakışır üzerindekinden' demek zor değil. daha yapıcı. ve yapıcı eleştirileri kaldıramayan insanlar varsa bu da artık onların problemi. ışık hızıyla uzaklaşılması gerekn insan tipi sinyali verir.
devamını gör...
eleştiri eleştiridir. yapıcısı, yıkıcısı yoktur. doğrusuyla, yanlışıyla, iyisiyle ve kötüsüyle inceleme şeklidir.
devamını gör...
ifade özgürlüğünün sınırlanmasının vermiş olduğu kendinde had görmek, sonuç olan eylem.

bir defa hakaret kavramını çıkarır, hakareti yasaklıyorum ifadeyi değil derseniz (iyi niyetli olduğunu varsayarak söylüyorum) sonucundaki sınırlamanın ifadenin tamamını engelleyeceğini unutmamalısınız.

sadece türkiye'de değil, tüm dünyadaki ortak sorun bu. özgürlük bir defa kısıtlanırsa (meşru ve iyiniyetli bile olsa) sonucunda özgürlüğün kaybının yaşanacağını hatırlatan başlık.
devamını gör...
iyi eleştiri yapıldığında hepimizin hazmedebileceğini düşündüğüm başlık. daha önce başka bir başlıkta yazdığım gibi, eleştiri iyi ya da kötü olabilir. iyi eleştiri yapıldı da biz mi hazmedemedik. neden hep kötü düşünüyorsunuz yahu. kötüyü kim sever, kim ister.*
devamını gör...
insanlar kendilerini mükemmel sanarlar ,sürekli övülmek isterler çünkü egoları onu ister .eleştiriye tahammülü olmayan kimseler bilmezler ki eleştiri olmadan doğruya ulaşılmaz .
devamını gör...
kendinde herkesi her şeyi eleştirebilme hakkı gören hadsizler olduğu sürece görülebilecek durum. beni eleştirecek kişinin beni iyi tanıyan, çok yakınım, fikirlerine değer verdiğim, hatta özellikle düşüncesini belirtmesini istediğim biri olmasını isterim. yoksa iki muhabbet ettik diye dangalaklığın lüzumu yok.
devamını gör...
her insanın belirli kalıplarda fikir kümeleri vardır ve herkes kendine ait fikirleri söylemekte özgğr olmalıdır ancak karşıdaki insanın kırmızı çizgilerine uyarak ve saygı içinde beyan etmelidir maalesef ülkemizde saygı olmadığı için fikirleri eleştiri olarak alıp sonra bir ton sıkıntı çıkarabiliyoruz eleştiriden önce fikir olarak kabullenip öyle değerlendirmeliyiz
devamını gör...
burası herbokologlar ülkesi yeğenin! şaşırma böyle şeylere artık dediğim tespittir.
devamını gör...
eleştiriye kapalı bi ülkeyiz çünkü eleştiriler gerçek ve biz gerçeklerden nefret ederiz
devamını gör...
ve buna rağmen ve ek olarak herkesin en önemli eleştirmen kimliğine bürünüp her şeyi ama her şeyi eleştirmeyi kendine hak görmesi. böyle işine ne gelirse insanlarıyla dolu bir ülkeyiz işte.
devamını gör...
amerikada, amerikan başkanına oskar ödülünde küfür ediliyor, bütün dünya izliyor. bakın bu fazla ama bizim de şu anki yazı yakarken “dur çok sert yazdım” durumlarından iyidir. biraz rahatlasak fena olmaz be sözlük
devamını gör...
çünkü kültür olarak saklama üzerine kurulmuş. örneğin nasılsının cevabı prensipte iyiyimdir ve çok anormal durumlar dışında değişmez. aman o duymasın aman mahalleli duymasını önemseriz.birde üstüne yapmacık kibarlığı eklediğinizde ve bu da sosyal medyanın sanal gerçekliğiyle birleşince egosantrik insanlar ortaya çıkıyor. biz görüntüyü seviyoruz. görüntüde misafirperver görüntüde herkes melek.

ben ülkemde futbol sevmediğim kibar olduğum için aşağılandım eziklendim. yurtdışında ise yapıcı insanlarla karşılaştım ama hepsi de beni ben olarak sevdiler. bana bu daha samimi daha doğal geliyor. kaldı ki birleşik krallıkta da çok misafirperver dünya tatlısı insanlarla karşılaştım. ondan bu da eskimiş bir genelleme gibi geliyor.
devamını gör...
eleştiri yapmayı kendinde hak gören herkesin bu maharette ve liyakatta olmamasındandır. sırf kıskançlıktan bok atmaya çalışan konudan bihaber bir sürü insan türedi. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar..
devamını gör...
adı tarihe geçmiş hiçbir eleştirmen yoktur.
devamını gör...
eleştiri yerine hakaret edildiği için olabilir belki. sadece söylüyorum.
devamını gör...
zamanla benim de farkettiğim bir gerçek.
devamını gör...
yüksek doz, yeterli dozun önüne geçiyor ne yazık ki ve bu konuda da, şu nokta ve zamanda yapacak hiçbir şey yok.

seksen farklı tür insan modeliyle muhatap oluyorsun gün boyunca.
ayrıca bu modellerin bazıları, bir araya gelerek ayrı ayrı formlar oluşturuyorlar... onlar çok fena.

tamamen internet tabanlı, sıra dışı bir sosyal ortam var şu anda herkesin hayatında.
gülben ergen mesela şimdi çıkıp ''hepinizi çok seviyorum'' diye bir paylaşım yapsa, binlerce pozitif etkileşim alır değil mi?
fakat şu da bir gerçek ki; böyle bir paylaşıma bile eleştirel yaklaşan birileri de mutlaka olacaktır.
olur!
her zaman olur.
eser miktarda olsa da, olur.
ve dikkatler de saniyesinde, o yöne çevrilir!
bu, internetin bizlerin hayatına kattığı, iyi mi yoksa kötü bir şey mi olduğu henüz tam kavranamayan, alışılagelmişin dışında bir olay... bir eklenti.. çoklu insan ilişkilerinde bir devrim hatta!
''pat'' diye bir şeyi, ulu orta söyleyebilmek... onlarca, yüzlerce hatta milyonlarca insanın duyabileceği şekilde hem de.

vaoov gerçekten.
ilk 10-15 yılında eğlenceliydi bu olay fakat sonrasında, 2010'lu yıllar ile birlikte, enteresan bir hal almaya başladı her şey.
nihayetinde, herkesin elinde akıllı telefon!
herkes artık bu alemde!
yok öyle, internete ulaşım zorluğu diye bir şey..
tık, tık...
hatta eskisine göre çok çok daha kolay ve müthiş de hızlı!

en sıkılgan, en çabuk bıkan, en teknoloji ile arası iyi olmayan insan bile artık indirmiş perdelerini, salmış kendisini bu aleme...
herkes burada!
her geçen sene, daha daha ''nitelikli'' insan modelleri eklenmekte.
sonuçta hak verirsiniz ki, 60'lı 70'li yaşlarında olanlar özellikle, halen daha mevzuya adaptasyon sorunu yaşıyorlar...
fakat zamanla, eriye eriye yok olacaklar... bu, kaçınılmaz son.
bir 20 yıl sonra mesela bir bakmışsınız, 20 yaşında biriyle 55 yaşında biri konuşurken, şimdiki gibi ''komik'' görünmeyecek dışarıdan.
öyle kafanıza göre birilerine ''dayı'' diyemeyeceksiniz mesela...
ha dersiniz tabii.. önünüzde bir engel yok... fakat emin olun, siz de demek istemezsiniz. çünkü hoş görülmeyecektir.
şimdi olduğu gibi kimse gülmeyecektir o zamanlarda...
farklı algılanacaktır.
o zamanın dayıları, amcaları apayrı bir seviyede olacaklar!
bunu unutmayın..
ha, kuşak çatışması yine olacaktır ama şimdiki gibi tüm kozlar, yeni yetişen neslin elinde olmayacaktır.
şimdinin 20'likleri gerçekten de çok şanslı.
tarih boyunca nadir denk gelir böyle bir şey.
amca, dayı, baba, anne hatta abi...
hepsini parmaklarında oynatıyorlar ya hani?
bu hep böyle devam etmeyecek elbet.

internet ortamı da en nihayetinde, bu yapılanmadan nasibini alacak.
gençler daha saygılı, yaşlılar da çağa daha uygun karakterler haline gelecekler. en azından, eklemlenmiş olacaklar.
şimdiki gibi komple kopuk değil!

hal böyle olunca, mevzulara yaklaşımlar da daha yapıcı olacak.
şu sıralar eğlendiriyor ya hani herkesi; goygoy amaçlı yorumlar, sürekli bi espritüel yaklaşımlar sergilemeye çalışmalar...
20 yıl sonra, böyle olmayacak.

ha, eleştiri yine olacak...
fakat öyle boşbeleş sallamalar, hakaretler falan emin olun, kimsenin dikkatini bile çekmeyecek!
son derece yapıcı ve zekice üretilmiş bir eleştiri ise, herkes tarafından müthiş bir ilgiyle karşılanacak.

velhasıl, şu zamanda yapacak hiçbir şey yok.
en uçlar hep sahnede!
onlar sevinirse biz de seviniyoruz!
onlar sinirlenirse, biz de sinirleniyoruz!
bir o tarafa bir bu tarafa... rüzgar hangi popülist havada eserse...

herkes eleştiriyor madem, ben de eleştireyim!
peh..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"türkiye'de kimsenin eleştiriyi hazmedememesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim