mahalle komedi dizi ve filmlerinin vazgeçilmez alt konularından biridir. mahallede binbir çeşit karakter vardır. kimi insan sessiz sakin, kimi insan isyankâr, kimi devrimci, kimi yancı, kimi zengin, kimi fakir... işte bir karakterimiz de uçarı, hafif serseri ama özünde pırlanta gibi bir insandır. dizi/film boyunca bu abimizin* belaya bulaşıp hem ailesini ve çevresini mağdur eden, zevk-i sefa sürerken aşırıya kaçan ve karısının gazabına yakalanan, fırıldaklık peşinde deli dolu bir kişiliğe sahip olduğunu görüyoruz. bu saygıdeğer abimizin olayları genelde karakolda biter ve mahallenin hiç değişmeyen sert görünümlü insaflı, orta yaşlı ve göbekli polisi bu çılgın adamı önce bir güzel haşlar, sonra da affedip evine yollar. bu döngü dizinin bölüm sayısına göre devam eder.

bu olayların durmak bilmeden yaşandığı dizilerimize (bkz: arka sokaklar), (bkz: cennet mahallesi), (bkz: akasya durağı) gibi belli yerleşim yerlerini temsil eden kişiler içinde geçen diziler örnek verilebilir. aslında bu olay bir anlamda mahalledeki samimiyeti de iyi anlatır. dizideki olaylar silsilesinde ve daha sonra uçarı abimizin sorgulanma sürecinde ''kol kırılır, yen içinde kalır.'' felsefesi baskındır. polis abimiz sözleriyle, bakışlarıyla, hareketleriyle bu fırıldak çeviren abiye alttan alttan evin tekne kazıntısı olarak nitelenen küçük çocuğu muamelesi yapmakta, ''ulan köftehor, serserisin merserisin ama biz seni böyle de seviyoruz, serseriysen de bizim serserimizsin, biz birlikte güzeliz, dua et biz varız, şimdi git yeni serserilikler yap.'' demektedir.*

doğrusunu isterseniz mahalle dizilerindeki bu zihniyet beni imrendirmektedir. çünkü bu zihniyette insanı yargılamadan sevme hâli, onun karakterini kabullenmişlik gizlidir. toplumun ihtiyaçlarından da biridir bence bu. sınav sonuçlarına, mesleğine, başarılarına, kimliğine, görüşlerine ve daha bir sürü şeye dikkat kesilip insanları ezen, dışlayan ve hayatından soğutan, yer yer intihara bile sürükleyen bir sistemde böyle diziler bize doğru yolu gösteriyor çoğumuz hiç görmesek, hatta görmeyi denemesek de. samimiyet kurup o kişiyi tüm uçarılığıyla hayatına kabul etmektir gerçek olgunluk. ve böyle insanlardır bizim biz olmamızda, sevilmemizde öncü olan. lazımdır böyle iyi kalpli polisler. varsın tatlı sert olsunlar.

satırlar yavaş yavaş tükenirken bu dizilerin her bölümüne yayılmış çokça hoşgörü ve seyrekçe serpiştirilmiş sitemin sadece mahalle polisleri arasında değil, tüm ülke insanlarında gösterilmesi temennisinde bulunuyorum. hepimiz tanırız bu uçarı, serseri, yaramaz fakat iyi kalpli, merhametli ve çocuksu saflıkta olan insanları. bize düşen, ya bu karakterin yakın arkadaşlığını yapmak ya da o mahalle polisi misali tatlı sert bir yaklaşımla hoşgörü gösterip uçarı abimize bir sonraki uçarılığı için fırsat tanımaktır. böyle insan oluruz, böyle mahalle oluruz, böyle ülke oluruz ancak. ve ancak böyle doldurup taşırırız gezegeni iyilikle. chp'li akşamlar...*
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"uçarı karakter ile mahallenin polisinin tatlı sert ilişkisi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim