zeki alasya'nın yönettiği 1979 yapımı türk filminde; hapishanede tanışan iki arkadaş, hapisten çıktıktan sonra da aynı mahallede oturup görüşmeye devam eder. bu ikili, maddi zorluk çektiklerinden galata kulesi'ndeki mücevherleri çalma planı yapar.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 14.07.2024 22:15 tarihinde açılmıştır.
1.
bir zeki alasya filmidir.

filmin senaryosunu ahmet üstel yazmıştr. filmin başrollerinde daha önce de haklarında tanımlar yazarken söylediğim gibi filmlerini çok beğenmediğim zeki alasya ve metin akpınar oynamıştır. bu ikiliye ek olarak filmde adile naşit , süleyman turan, şemsi inkaya, necdet yakın, selim naşit, filiz bozkurt ve memduh ün de rol almıştır.
film her zamanki zeki alasya ve metin akpınar filmlerinden biri. bol müzikli sahneler bu filmde de eksik değil. yine birçok filmdeki gibi bir mahalle dostluğu filmi izliyoruz. ve metin akpınar öpüşmesi de beklenileni veriyor.
parasızlık çeken altı arkadaşın galata kulesinde yapılmakta olan bir mücevher sergisini soyma girişiminin öyküsü bize anlatılan. soygun konusunda tecrübesi olmayan bu arkadaşlar türlü planlar ile bu sergiyi soymak hevesindedir.
tecrübesizlik dışında bir diğer sorunları da sergilenen mücevherleri sigortalayan şirket temsilcisinin güvenlik kameraları ile salonu her an izlemesi ve mücevherlere göz dikmiş olan başka insanların da olmasıdır.
çok eğlenceli ve anlamlı bir film olmasa da zaman geçirmek için en azından bir kez izlenebilecek bir film.

filmin senaryosunu ahmet üstel yazmıştr. filmin başrollerinde daha önce de haklarında tanımlar yazarken söylediğim gibi filmlerini çok beğenmediğim zeki alasya ve metin akpınar oynamıştır. bu ikiliye ek olarak filmde adile naşit , süleyman turan, şemsi inkaya, necdet yakın, selim naşit, filiz bozkurt ve memduh ün de rol almıştır.
film her zamanki zeki alasya ve metin akpınar filmlerinden biri. bol müzikli sahneler bu filmde de eksik değil. yine birçok filmdeki gibi bir mahalle dostluğu filmi izliyoruz. ve metin akpınar öpüşmesi de beklenileni veriyor.
parasızlık çeken altı arkadaşın galata kulesinde yapılmakta olan bir mücevher sergisini soyma girişiminin öyküsü bize anlatılan. soygun konusunda tecrübesi olmayan bu arkadaşlar türlü planlar ile bu sergiyi soymak hevesindedir.
tecrübesizlik dışında bir diğer sorunları da sergilenen mücevherleri sigortalayan şirket temsilcisinin güvenlik kameraları ile salonu her an izlemesi ve mücevherlere göz dikmiş olan başka insanların da olmasıdır.
çok eğlenceli ve anlamlı bir film olmasa da zaman geçirmek için en azından bir kez izlenebilecek bir film.
devamını gör...
2.
zeki alasya ve metin akpınar ile 1979 yapımı komedi türündeki filmin yönetmenliğini ise zeki alasya yapmıştır.
film başlarken hapiste tanıştığı biri ile beraber çıktıktan sonra yollar ayrıldı sandıklarında yine yollar birleşir ve kendi mahallesinde tanıdıkları ile birlikte kendi işleri ile bir yere varamayacaklarını anladıklarında bir soyguna kalkışırlar. tabii soygun işi de birden gelmez akıllarına bir gün bir yere mal götüren arkadaşları gördükleri elmasların değerleri karşısında dudakları uçuklayınca kafa kafaya verip elmasların değeri üzerinden hesaplar yaparken onlarla ne alırız falan derken soygun fikri ortaya çıkar. başta iki kişi yapalım derken sonra üçe daha sonra dörde çıkar derken neredeyse tüm mahalleli dahil olur. soygunu kendi imkanları ile komik bir şekilde yaptıktan sonra elmasları kötü adamlar gelip onların elinden alır. birlikte yola çıktıkları arkadaşları hapisten yanında getirdiği arkadaşına bakıp sen geldiğinden beri mahallede huzurumuz kalmadı deyip denize kadar kovaladıktan sonra kendileri denize düşerler ve film burada biter. evet tam olarak burada biter, bu hikaye ne amaçladı hiçbir şey anlamadım ben.
filmi eleştirmek gerekirse sanki iki hikayeyi alıp bir hikaye yapmışlar gibi çünkü filmin başında abarttıkları hapis işi ile daha sonra dalga geçmeye başlıyorlar. zaten daha sonra da filmi bir sona bağlayamadıkları için saçma bir sahne çekmişler adına da film demişler.
film başlarken hapiste tanıştığı biri ile beraber çıktıktan sonra yollar ayrıldı sandıklarında yine yollar birleşir ve kendi mahallesinde tanıdıkları ile birlikte kendi işleri ile bir yere varamayacaklarını anladıklarında bir soyguna kalkışırlar. tabii soygun işi de birden gelmez akıllarına bir gün bir yere mal götüren arkadaşları gördükleri elmasların değerleri karşısında dudakları uçuklayınca kafa kafaya verip elmasların değeri üzerinden hesaplar yaparken onlarla ne alırız falan derken soygun fikri ortaya çıkar. başta iki kişi yapalım derken sonra üçe daha sonra dörde çıkar derken neredeyse tüm mahalleli dahil olur. soygunu kendi imkanları ile komik bir şekilde yaptıktan sonra elmasları kötü adamlar gelip onların elinden alır. birlikte yola çıktıkları arkadaşları hapisten yanında getirdiği arkadaşına bakıp sen geldiğinden beri mahallede huzurumuz kalmadı deyip denize kadar kovaladıktan sonra kendileri denize düşerler ve film burada biter. evet tam olarak burada biter, bu hikaye ne amaçladı hiçbir şey anlamadım ben.
filmi eleştirmek gerekirse sanki iki hikayeyi alıp bir hikaye yapmışlar gibi çünkü filmin başında abarttıkları hapis işi ile daha sonra dalga geçmeye başlıyorlar. zaten daha sonra da filmi bir sona bağlayamadıkları için saçma bir sahne çekmişler adına da film demişler.
devamını gör...
3.
ilginç bir şekilde filmin posterini tasarlayan sanatçının (erol ağakay) ofisinden poster eskizinin fotoğrafını çektiğimi hatırladığım film.

anladığım kadarıyla köşe kapmaca adlı bir diğer filmle peşi sıra çekilmiş/tasarlanmış ki posterinde de filmin adında düzeltme mevcut.

anladığım kadarıyla köşe kapmaca adlı bir diğer filmle peşi sıra çekilmiş/tasarlanmış ki posterinde de filmin adında düzeltme mevcut.
devamını gör...
