kaytsz yazar profili

kaytsz kapak fotoğrafı
kaytsz profil fotoğrafı
rozet
karma: 133753 tanım: 13309 başlık: 1607 apolet: 9 takipçi: 339
her zamanki yollar ve her zamanki insanlar arasında kaybolmamak mümkün değil...

son tanımları | başucu eserleri


vodafone

hiçbiri reklamlarda ettikleri büyük lafların hakkını vermiyor. bence reklamlarda söylediğini ve vadettiğini müşteriye sunmayanlar ceza yemeli.

reklam dediğin şey kendini tanıttığın yerdir, fakat bunlar kendilerini övme aracı olarak kullanıyor. sizi bizim övmemiz gerekiyor ya hani, bir ara türkcell çok iyiydi her yerde överdim ancak bir yerden sonra verdiği interneti su gibi bitmeye başladı. bu arada içindeyken anlamıştım türk telekoma geçtim orada aynı interneti bitiremediğimi fark edince aradaki farkı net hissettim. türk telekomunda şu sıkıntısı var her yerde çekmemesi başka bir dertken uzun süre çektiği yerde bile bir süre sonra çekmemeye başlıyor. arıyorsun durumu anlatıyorsun çalışma var deyip geçiştiriyorlar. altyapı desen zaten her yerde yok istediğin yerlere de getirmiyorlar ve dilekçe diye bir şey isteyip duruyorlar. bunlar hep dert neyse boş verin taksanızda düzelmez çünkü. glck.
devamını gör...

normal sözlük

bence artık adı skandal sözlük olmalı. her yaz bir skandalı var, hiç sektirmeden yaza girer girmez bir skandalı patlatıyor. zaten entri silememedir, hesap silememedir bir yere kadar güzel olan puanlama sisteminin saçmalamasıdır falan oldukça skandal kararlara sahip sözlük.

buna rağmen bu mecra güzel bir mecra ancak son olaydan sonra kimse kalmadı. sözlüğün demirbaşı herkes gitti. ben olay yaşandığı gün burada değildim ki hiçbir olaya aynı gün şahit olmadım. bu aslında iyi bir şey sanırım çünkü o an bir tarafı seçerken batırıp batırdığınız ile kalabiliyorsunuz. neyse ne diyordum güzel bir mecra ancak ve lakin düzgün yönetilmiyor. bu saatten sonra da düzgün yönetilir mi emin değilim. yönetim kısmındaki iyi yöneticileri bundan önceki büyük skandallarda zaten kaybetmişti. kalan yöneticilerde geçmiş skandallardan sıkılmış olacak ki fırsat bu fırsat hepsi gelmez oldu buraya. yoldaşın yapması gereken buranın hakkını verebilecek birine vermesi ama onu da mümkün görmediğim için hissiyatım odur ki yakında kapanır. he kapanmaz ve bu olaylara rağmen büyük bir mecra olabilirse helal olsun derim çünkü ben bu mecrayı her şeye rağmen seviyorum. neden mi seviyorum en azından önyargı ile kimseyi dışlamayan bir mecra...

saygılar sözlük umarım düştüğün yerden kalkarsın.
devamını gör...

6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı

portekizde tek tek herkes çok iyi ama takım yok maalesef. karşısında da kim oynarsa oynasın takım diye anılan bir canavar vardı ve o canavar yapacağını da yaptı. glck.
devamını gör...

deniz göktaş

satranç oynandı ve şah için vezir feda edildi gibi duruyor.

birkaç soru sorup bırakırlar ve şah mat edilmiş olur kendi adına. gösteriyi izleyip adamı içeri aldılarsa gösterinin amacını anlamamışlar demektir ya da bile bile lades olsun dedi birileri. birkaç dozu yukarıda şaka vardı ancak bu tür şakalardan insanlar içeri alınıyorsa biraz tanınsam ben bile ilk dakikadan göze batarım. glck.
devamını gör...

ı am zlatan

zlatan ıbrahimović'in hayat hikayesini konu alan biyografik film.

bana sorarsanız filmde pek bir şey yok; "geldiğim yere gelirken kolay gelmedim" temalı ancak hırsızlık da çok şeker bir şey demişler resmen. kötü film kategorisine girer mi diye bakacak olursak öyle kötü bir film değil gibi fakat sonuçta hayatı belli olan, üstelik hayatında ilginç bir şey olmayan birinin hayatı sonuçta.

izlediğim için pişman oldum diyemem çünkü kısa bir film; öyle ömürden çalacak kadar uzunluğu yok. lakin "izlemeye değer mi" dersen, yedi numara'dan bir bölüm açıp izlesen daha mutlu olursun. glck.
devamını gör...

türkiye a milli futbol takımı

tamam, kötü oynadılar. tamam, bunu hak etmiyoruz. tamam, ruhsuzdular. ancak birçoğu çok genç oyuncu; ileride biraz düzeltme, biraz şans, biraz da ruh ile daha iyi şeyler yapacaklardır.

takımın sorunu net forvet. ne dersek diyelim; ligin liderinin forvetini alın, forvetsiz oynasın, orta sıranın üstüne zor çıkar. ligde dönen şaibeleri saymıyorum tabii. sen faul yapıp gol atarsın, mis gibi öne geçersin ama dışarıda adamın omzuna elini koyduğun an düdük çalar.
ligde herkesi itersin, hakemle oynarsın, hiçbir şey olmaz; ama dışarıda “kalk, oyna” derler adama. düzenin senin tarafına çalışmadığı yerde top oynayıp rezil olunca anlarsın bu düzenin noksanlarını işte.

eleştirilerin hepsini okudum, her ne kadar haklılık payları olsa da bugün kötü gün ve ona göre konuşmak gerek. tabii millî takıma giden oyuncunun para karşılığında oynaması, hatta göze sokarcasına villalardan falan bahsedilmesi hoş değil. haberler gerçek ya da değil; o forma için oynamak bile bir gurur kaynağı olmalı. eğer değilse ve para için oradaysa, hepsini tek tek defetmek lazım. oraya gidip bir turnuva geliri elde ederseniz helal olsun denir ama daha gitmeden karşılığını almak olmamış. tabii ben söylentileri değerlendirdim; yalansa bir şey diyemem. lakin ruh yoksunluğu insanı çok düşündürüyor.

başta söyledim, sonda da söylemek istiyorum: bu takımın çoğunluğu hâlâ çok genç. özellikle temel taş olacak oyuncular ileride bizim için lider oyuncu konumuna gelecek ve o zaman fark yaratacaklardır.
devamını gör...

gereksiz insan

şöyle bir şarkıya konu olan kişidir. glck.
devamını gör...

spider man noir

uzun zamandır ara vermiştim bir şeyler izlemeye ama ara sıra çok kaliteli olabilecek şeyleri hemen açıp izliyorum ve açıp pişman olmadığım bir diziydi. izlememin üzerinden biraz zaman geçti tabii, hatta buraya yazı yazdım sanıyordum yazmadığımı görünce iki kelam edeyim dedim. izlemeyenlere önerilir çünkü oldukça farklı bir havası var, normal bir örümcek adam izlemiyoruz. her ne kadar olması gereken olmamış olsa da çıkan şeyde fena sayılmaz. iyi seyirler.
devamını gör...

where hope grows

türkçe adı ile umudun yeşerdiği yer buna yakın başka isimlerde var ama ben bunu kullanmak istedim.

derin bir incelemede yaparım belki ama ilk izlenim ve duygularımı paylaşmak istedim. harika bir film, sonu birazcık daha iyi olabilirdi ama yine de çok güzel bir film. böyle filmleri izlemeyi seviyorum çünkü bana verdiği hava bambaşka bir hava, çoğunlukla bu havayı ben kendime sağlamaya çalışırım ama zor zamanlarda böyle filmler daha iyi geliyor. benzer bir çok film var çoğunu izlemişimdir ama bu filmi normalde açıp izleyemeyeceğim bir saatte açıp izledim ve çok iyi geldi. gecenin bu saatinde bir şeyler karalayıp gideceğim, umarım biri alıp cebine koyar ve ona da çok iyi gelir. şimdiden iyi seyirler ve kocaman bir kucak. glck.
devamını gör...

20 mayıs 2026 malatya depremi

sağlam bir oynama yaptı, siverekten bildirilmiştir. geçmiş olsun.
devamını gör...

yazarların kendine itirafları

#3967887
kardeşiniz birazcık haklı.
öncelikle ortaklık işi zaten saçma sapan bir şeyken bir de bunu tanımadığınız biri ile yapmak plus saçmalık olur. yanlış anlamayın bir de sözlük ortamından biri ile yapmak plus plus saçmalık olur hatta plusları biraz daha artırabiliriz. size tavsiyem eğer bir iş fikriniz varsa planlarını yapın ama tek başınıza yapabileceğiniz zamana kadar bir köşede dursun, kardeşinizden de mümkünse özür dileyin ve böyle bir yanlıştan sizi döndürdüğü için teşekkür edin. güzel bir hediye işi çözebilir. glck.


ekleme: dert dinlenir çözüm önerileri sunulur; dert dinlemek 1 tl çözüm önerileri 1000 tl. kısa yoldan zengin olma fikirleri.
devamını gör...

kilo vermek isteyenlere tavsiyeler

size uyar mı bilmem ama ben sadece akşam yemek yiyerek gayet kilo veriyorum. bu sene ocak ayı sonuna doğru başlamıştım ve nisan başına kadar bir 10 kilo falan vermiştim. ki ben öyle kilolu biri de değilim.

kendimde dikkat ettiğim şey şu: eğer göbeğim taşmaya başlıyorsa bir sorun var diyerek boğazımdan hemen kesebiliyorum. zaten öğlen öğünü diye bir şey, kendimi bildim bileli yok bende. sabah 8–9 arası bir şeyler yersem akşama kadar fazlasıyla dayanırım. hatta bu yıl anladım ki sabah bir şey yemediğimde daha da iyi oluyorum ve zihnim daha net oluyor.

nisan başına kadar kilo verdikten sonra tekrar sabah kahvaltısına başladım. lakin birkaç gün önce yine kilo aldığımı anladım ve yine sabah kahvaltısını kestim. çayımı içiyorum; arada kahve, kuşburnu derken akşam oluyor zaten.

kilo vermek istiyorsanız “yemeyin” demiyorum. eğer yapabiliyorsanız sadece akşam yemek yiyin; bir haftada alışırsınız zaten ve gözle görülür şekilde zayıfladığınızı daha ilk günden görürsünüz. özellikle fazla kilolu biriyseniz, eminim bir ayda onlarca kilo verirsiniz.

aralarda bir şey yemek yok bu arada. çünkü “sadece akşam yiyorum” diyerek akşama kadar bisküviden bir şey olmaz, çikolatadan bir şey olmaz derseniz kilo falan veremezsiniz.

bu kilo verme işini de ben iradeye bağlıyorum. hatta bir adım ötesi, bence sigara da aynı iradenin işi. eğer sigara içiyorsanız ve bırakmayı düşünmenize rağmen kendinizde o iradeyi bulamıyorsanız çok büyük bir sorununuz var; siz iradesiz birisiniz demektir. iradesiz biriyseniz de hayatınızda birçok şeyi kaybetmeye mahkûmsunuz, diyebilirim.

söylediklerim size ağır gelebilir, hatta bazılarınız “bu ne saçmalıyor” diyebilir. ama kendi deneyimimden gördüğüm şu: insan kendini kontrol edemiyorsa, sonuçlarından şikâyet etmek de pek bir anlam ifade etmiyor.
devamını gör...

shooter

2007 yapımı aksiyon/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini antoine fuqua yapmıştır.

dün açıp izledim. bugünün gündemine bağlı olarak izleyince amerika'nın aslında her daim aynı işleri yaptığını daha iyi anlayabiliyorsun. filmde bahsedilen şeyler bugünde var dünde vardı böyle giderse yarında olacak.


bir nişancının kendisine verilen görev doğrultusunda bulunduğu yerde ekibi tarafından geride bırakılmasının ardından yanında bulunan arkadaşı ile birlikte çatışmanın ortasında kalır. arkadaşı helikopterden açılan ateş sonucu ölür ama nişancı oradan çıkar ve bir şekilde kurtulur. daha sonra aradan uzun bir zaman geçer ve dağlarda basit ve gizemli bir hayat yaşarken kendisine bir görev verilmek istenir. adam her ne kadar görevi kabul etmese de ülkesinin başkanına olacak olan saldırıyı önlemek için öne atılır. bu öne atılmasının sonrasında tabii ki kaybeden kendi olacaktır çünkü kendisine tuzak kurulmuştur. başkana olacak olan saldırıyı nasıl yapardın diye adama başkanın gideceği yerleri söyleyip olası bir saldırıyı önleyeceğiz diyerek kurulan bu tuzaktan adam bir şekilde kaçıp kurtulur. tabii bu kurtuluş o kadar kolay değildir biraz şans birazda aldığı eğitimin etkisi ile kaçar. arkadaşının sevgilisine gider ve ona yaralarını dikmesini söyler. kadın başta kabul etmese de sonrasında kabul eder ve adamı iyileştirir. buradan sonra adam kadınla birlikte kendisini araştıran bir ajana ulaşır ve o ajanı yem olarak kullanıp peşinde olanları yakalamak için hamle yapar. ajanı kaçıran adamları öldürür ve sonra ajan ile birlikte hareket eder, zaten ajanda bu işte bir tuhaflık olduğunu anlar. bir de başkana saldırı düzenlenecek diye adamı kandırmışlardır ama öyle bir şey yoktur, ülkesinde katliam yaptıkları ülkenin bir din adamını öldürürler suçu da nişancıya yüklemek istemişler ama başarılı olamamışlardır. adam sonrasında bu adamların asıl planını ortaya çıkarmak için çok uğraşır hatta büyük adamları yakalatır ancak polis büyük adamlar yerine adamı yakalar. davası için buluştukları oda da olay yerinde silahını bulduklarını söyleyip adamın silahını getirdiklerinde adam silaha bakar ve silahın kendisinin olduğunu söyler. tabii kendisine yardım eden ajanla bir plan yapmıştır. ajan ona silahına uygun bir mermi verir gizlice, sonra adam silahın olaydan sonra kurcalanıp kurcalanmadığını sorup sonra hayır olduğu gibi duruyor cevabını alınca içine mermiyi koyup asıl suçlunun üzerine silahını doğrultur. ateşler ama silah patlamaz, adam silahlarını evden çıkmadan önce her ihtimale karşı etkisiz hale getirdiğini söyler. kaç kere denerse denesin silahın ateşlemeyeceğini söyleyince davadan yırtar. ancak asıl suçluda yırtar çünkü kendisine yönelik suçlamaların amerika'da değil başka bir ülkede yaşandığını söylerler ve ikisi de oradan ayrılır. filmin son sahnesinde ise adamımız büyük adamlar yeni katliamlar için plan yaparken bir dağ evinde onları avlar sonra da dağ evini ateşe verip oradan ayrılır.
aksiyonu bol güzel bir film, aradan geçen 19 yıla rağmen yeni bir filmden pek farkı yok çünkü işlenen konu baki bir konu. iyi seyirler.
devamını gör...

insan

sanı.
devamını gör...

fenerbahçe'ye teknik direktör önerileri

tedesco'nun bu sezon yaşadıklarını hangi hoca yaşarsa yaşasın şampiyon falan yapamaz. gs biraz boşladı diye şans kapıyı çalsa bile, bu sefer fenerbahçe'nin klasik basiretsizliği izin vermedi ve puan farkı yine gs'nin istediği şekle geldi. 1 puan ile çıkılsa o maça, şu an konuştuklarımızın tam tersini belki gs için konuşacaktık. lakin dediğim gibi, bir fenerbahçe basiretsizliği, iki de “kendin ettin kendin buldun” davası son noktayı koydu.

sen 3 tane forvet yollayıp yerine bir tanecik genç bir forvet alırsan ve sadece onunla lige devam edersen, altın tepside kupa verecek değiller ya sana. ki ucundan koklattılar sağ olsunlar. sağ olsunlar dediğime bakmayın; şampiyon olana kadar en çirkef şekilde gezenler, istediklerini alınca bir anda melek yüzlü oluyor, onu da belirtmek isterim.

kusura bakmayın ama önce kupada, sonra derbide osimhen nasıl kırmızısız maçı bitirdi, ben anlamadım gitti. takım tutmak değil mesele; her şey ligin ne kadar kalitesiz olduğu ile ilgili. bir tane pahalı oyuncu al, lig onu oyunda ne olursa olsun tutar. biraz aklı olan büyük takım bundan sonra varını yoğunu bir tane çok büyük stara harcar. nasıl olsa star ne yaparsa yapsın sahada kalıyor; iyice belletilir “hakemleri ez” diye ve her maç istediğini alıp yoluna devam edersin.

tarafsız bakabilen herkes bahsettiğim iki maçta neler olduğunu görmüştür. önceki maçlarda da bir yığın şey vardır eminim ama ben son fotoğrafı gördüm ve gerçek manada midem bulandı. bizim ligimiz zaten bitmiş; kimsenin doğru dürüst lig izlediği yok ama daha da aşağı gidiyor, benden söylemesi.

başlığın asıl konusuna gelirsek:

fenerbahçe geçmişten bugüne hep hatalı başlangıçlardan kaybetti. ilk olarak ali koç geldi ve aykut kocaman'ı yolladı. her ne kadar sevmesek bile o günün takımı ile neler yaptığını gördük. ali koç'un ilk sezon ne kadar rezil bir duruma düştüğü de malumunuz.

sonra sezon içinde getirdiği hocayı sezon sonu yolladı. ne bileyim, emre belezoğlu gelip bir iki güzel iş yapsa da şans verilmedi ki orada sportifte olan birinin teknik direktörlüğe geçmesi bence çok saçma. ondan sonra ismail kartal 99 puan topladı, yollandı. yetmezmiş gibi tadic ve dzeko gönderildi. en azından birini tutmalısın ki bana kalsa ikisinin de gitmesi manasız. gelir gelmez kaptan yaptığın adamlar bunlar. madem öyle, kaptan yapma; kaptan mı transfer ediyorsun sen?

jesus, pereira dönemlerini hiç saymıyorum çünkü hiçbirinde yol doğru değil. temeli güzel kurmalısın ilk önce. şimdi geldik bu sezona: tedesco gitmeyi hak ediyor muydu? evet. ancak forvetsiz geldiği bu noktayı görünce haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

yine temel olarak hatalı bir iş yapılıyor ve bu takımı tanıyan, bilen, bir kısmı da olsa kendi takımı olan bir adamı yollayıp yeni bir adam getirilecek. gelen diyecek ki: “bu takım benim takımım değil, sil süpür, hadi beni köpür.” daha gelir gelmez forvet, kanat, defans, bek derken bir bakacaksın takımın 11’de 9’u yok. iki oyuncu bile kalsa şükrederim ben.

fenerbahçe nasıl başarılı olur peki?

öncelikle söylemek gerekir ki benim söylediklerimin bir değeri yok ama ileride kendi yazdıklarıma bakıp geleceği görüp görmediğimi görmek istiyorum. konu fenerbahçe olunca bir aptal bile çok basit görür geleceği ama biz yine de bir iki kelam edelim aklımızın yettiğince.

öncelikle para harcama konusunda cimrilerin kralı gelmeli o koltuğa. kulübün televizyonlarda yardım programları yaparak topladığı paraları baba parası gibi harcamalarını anlamıyorum. kendi parasını koyan başkanlar var sanırım; öyle bile olsa o kadar gereksiz harcamalara gerek yok.

takımın sürüyle oyuncusu varken, gelecek hoca her bölgeye adam istiyorsa kimse gelmesin; bırakın takım kendi kendine çıksın oynasın. bugünden daha kötü bir halde olmayız bence. gözle görünen tek şey var, o da forvet. bunu da bir zahmet en baba şekilde doldurun, gerisine karışmayın. kimin geldiği o zaman çok önemli olmaz; isterseniz yılmaz vural gelsin.

tabii en önemli konu da şu; bu konu forvet konusundan bile önemli: takıma durup dururken kendini nasıl güzel yere atarsın, milletin ayağını kıracak kadar güzel basıp yine de nasıl faulü kendi takımına kazandırırsın temalı bir tane adam. bu her şeyden önemli. bu ülke sonuç ülkesi efendim; günün sonunda kimse sizin oraya kadar ne yaptığınıza bakmıyor, sonuca bakıyor.

alın selçuk inan'ı mesela; bizzat kaynağından size bu işlerin ne kadar güzel yapıldığını aktarsın. hatta yetmezse gidin, paraya kıyın, umut bulut ve burak yılmaz'ı da alın. seneye 20 puan farkla şampiyon olmazsanız ben de arap şükrü’yüm. glck.
devamını gör...

güneşi üstüne kaydettiren kadın

ispanya’da yaşayan bir kadın, hukuki bir boşluğu kullanıp güneş’i üstüne yapmış. yetmemiş, bir de dünyadan kullanım bedeli istemiş. buna cevaben, cilt kanseri olan insanlar kadına dava açmış. glck.

detay: https://www.ndtv.com/world-...
devamını gör...

ukdeci geldi hanım

bir ara ukde doldurmak modaydı o bile bitti be. arada ben heves ediyorum ama ukdelerde ukde değil ki. biraz temizlik yapılsa düzgün ukdelere girsek ne güzel olacak. bir ara çok ukde açtım benzer başlıkları var diye ukdeyi oraya kaydırıyorlardı madem öyle ukdesi niye var. hadi onu geçtim tanımı kaydırıp ukdeyi yine ukdeye koyuyorlardı. sözlük çok tuhaf ara ara sıkılsamda ukdelerden bazen heves edip içlerinden bir kaçını işe alıyorum. glck.
devamını gör...

bir şehri sevmek

ya da o şehirden nefret etmek diye devam edebilir.

yaşadığın yeri ve sana verdiği her şeyi sevmek demektir çünkü küçükte olsa sevmediğin bir şeyleri olsa sevemezsin yaşadığın şehri.



neva ukdesi.
devamını gör...

sonra gözler görür

bir şeyleri geç görmeyi ya da farkındalığın geriden gelmesini anlatan söz.

hep sonradan sonradan şarkısı eşliğinde inlenir ondan sonra....

doktor ejderha ukdesi.
devamını gör...

uzun süredir ilişkisi olmayan insan

yalnız başına geçirdiği zamanın farkına varmaya başlayan insandır.

buradaki uzun süre kişiden kişiye değişse de farkındalık noktası önemlidir.


bay panda ukdesi.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim