1.
one battle after another
daha başından şunu söylemek gerekirse, film çok iyi değil; iyi. yılın en iyi filmi söylemlerinin sebebi de, herkes makarna yapınca kısır yapan öne çıkmış gibi olmuş, o kadar. ilk tanımı yapan arkadaş güzel demiş: sakın yükselerek gitmeyin filmi izlemeye. süresine göre sıkıcı mıydı, orasına diyecek sözüm yok; çünkü ben filmin nasıl bittiğini anlamadım. filmin sonunu beğenmediğim için belki bilmiyorum; benim için orası son değil. son dediğin öyle olmaz. orası resmen bir dizinin ilk bölümünün biterken seyirciyi diğer bölüme çeken kısmı gibiydi.
yönetmen bir şeyleri eleştirmek için bir kitaptan uyarladığı bu filmden biraz fazla uçlarda gezmiş diyebilirim. neyse buraya kadar izlemeyenleri üzmemek için üstten konuştum birazda derinlemesine gireceğim aşağıda buluşuruz izlediysen.
birçok noktada benim için sorun var. özellikle bu bir filmse eğer ve filmin kötüsü de izlediğimiz kötü, en azından o kadar salak şekilde ölmemeliydi. ben öleceğini anladım; yani o adama bir şey vermezlerdi, hele sondaki o çirkin hâline hiçbir şey vermezlerdi ki yalanı da çok uç bir yalandı. o adam ölmeyip sapa sağlam adamların karşısına dikiliyorsa, madem o adamlardan intikamını alsın ya da vurulduğu yerde ölsün. öyle hem ölmeyip hem de gelip öyle aptal gibi ölmesin.
ikincisi, sonu yine gruplara dahil olmalarıyla bitmesi. bu da benim açımdan filmin sonunun iyi bitmediği hissini verdi. peki neden? tamam, kızı grup kurtardı; ancak ondan sonra koruyamadılar ve neredeyse ölüyordu. önce insaflı bir adama denk geldi, sonra kendi hayatını kendi kurtardı. yani o gruba dönmek için bir bahane olmamalıydı bu; ve zaten başlarına ne geldiyse o grup yüzünden geldi. insanları çetelere teşvik gibi bir film olmuş resmen. film her ne kadar iğrenç başlasa da sonrasında bir yere gidecek gibiyken gitmedi ya da gidemedi. babası kızını kurtarmaya giderken kurtaramıyor; ne bileyim, kötü adam tam öldü diyorum, ölmüyor; üstüne ölmeyip gidip salak gibi ölüyor. anne ortalarda yok zaten; yani bir yerde öldüyse öldüğünü bilelim, yoksa sadece bir mektup çıktı ortaya sonda, onun da durumu meçhul. filmi her ne kadar sıkılmadan izlesem de bana sonda verdiği bu saçmalıklardan sebeple beğenemedim. kötü sağlam bir kötüydü ama sonda salak bir kötü oldu. asıl kötülere zaten bir şey olmadı. bilmiyorum, çok abartılmış bir film bana göre. kötü olmadığı aşikâr ama çok iyi değil.
keşke kız, peşinden gelen adamı öldürdükten sonra baba–kız sarılınca film bitseydi ve kötü adam da arabasında ölseydi. o zaman filmden alacağım zevk farklı olabilirdi.
filmi izlemeyi düşünenler çok acele etmesin, zaten uzun bir film bom boş bir zamanınızı ayırın en azından o bu ne be duygusunu yaşamazsınız. iyi seyirler.
yönetmen bir şeyleri eleştirmek için bir kitaptan uyarladığı bu filmden biraz fazla uçlarda gezmiş diyebilirim. neyse buraya kadar izlemeyenleri üzmemek için üstten konuştum birazda derinlemesine gireceğim aşağıda buluşuruz izlediysen.
birçok noktada benim için sorun var. özellikle bu bir filmse eğer ve filmin kötüsü de izlediğimiz kötü, en azından o kadar salak şekilde ölmemeliydi. ben öleceğini anladım; yani o adama bir şey vermezlerdi, hele sondaki o çirkin hâline hiçbir şey vermezlerdi ki yalanı da çok uç bir yalandı. o adam ölmeyip sapa sağlam adamların karşısına dikiliyorsa, madem o adamlardan intikamını alsın ya da vurulduğu yerde ölsün. öyle hem ölmeyip hem de gelip öyle aptal gibi ölmesin.
ikincisi, sonu yine gruplara dahil olmalarıyla bitmesi. bu da benim açımdan filmin sonunun iyi bitmediği hissini verdi. peki neden? tamam, kızı grup kurtardı; ancak ondan sonra koruyamadılar ve neredeyse ölüyordu. önce insaflı bir adama denk geldi, sonra kendi hayatını kendi kurtardı. yani o gruba dönmek için bir bahane olmamalıydı bu; ve zaten başlarına ne geldiyse o grup yüzünden geldi. insanları çetelere teşvik gibi bir film olmuş resmen. film her ne kadar iğrenç başlasa da sonrasında bir yere gidecek gibiyken gitmedi ya da gidemedi. babası kızını kurtarmaya giderken kurtaramıyor; ne bileyim, kötü adam tam öldü diyorum, ölmüyor; üstüne ölmeyip gidip salak gibi ölüyor. anne ortalarda yok zaten; yani bir yerde öldüyse öldüğünü bilelim, yoksa sadece bir mektup çıktı ortaya sonda, onun da durumu meçhul. filmi her ne kadar sıkılmadan izlesem de bana sonda verdiği bu saçmalıklardan sebeple beğenemedim. kötü sağlam bir kötüydü ama sonda salak bir kötü oldu. asıl kötülere zaten bir şey olmadı. bilmiyorum, çok abartılmış bir film bana göre. kötü olmadığı aşikâr ama çok iyi değil.
keşke kız, peşinden gelen adamı öldürdükten sonra baba–kız sarılınca film bitseydi ve kötü adam da arabasında ölseydi. o zaman filmden alacağım zevk farklı olabilirdi.
devamını gör...