2016 yapımı kısa film tekerlekli sandalyesiyle giderken zorluk yaşayan bir adama yapılan yardımı anlatır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 13.02.2026 08:24 tarihinde açılmıştır.
1.
senaryo ve yönetmen bilgisi ne yazık ki verilmemiş olan kısa film; 2016 yılında yayınlandığı bilinmektedir.

filmimiz vefa, yardımseverlik, karşılıksız yapılan iyilik, iyi insan olabilmenin önemi gibi temaları yansıtıyor.
tekerlekli sandalyesinde oturmakta olan fiziksel engelli bir gencin bir yere yetişme telaşında olduğunu görmemiz ile film başlıyor, galiba kimseye yük olmamak için fiziksel engeline rağmen çalışıyor olmalı.
daha sonra tekerlekli sandalyesinin kavis gibi bir şeye takılı kaldığı ve tekerlekli sandalyesini tek başına oradan çıkaramadığı görülüyor, yardımına gelen fazla kimse olmuyor, yalnızca 1 kişi yardıma geliyor ve genci zor durumdan kurtarıyor.
kurtarmakla kalmayıp arabasını sürmeye de devam ediyor, üstelik karşılığında hiçbir şey beklemeden, yalnızca vefa duygusundan, kalbindeki iyilikten, yardım etmeden duramadığından, kimseyi çaresiz bırakamadığından, iyi insan olmaktan vazgeçmediğinden...
duygusal bir kısa filmdi,
herhangi bir diyalog olmamasına rağmen etkileyici bir yanı vardı, bütün gerçek iyiliklerin de her zaman öyle bir yanı yok mudur zaten?
ana fikir belki de şuydu;
bir insana ya da canlıya yardım ettiğinde, onunla bir nebze de olsa gönül bağı da kurmuş olursun ve onun iyi olduğunu görmeden onu bırakmak istemezsin, yolun sonuna kadar onunla gidersin, bu yaptığın iyilik unutulmazdır, unutulmayacaktır...
yardım etmekten asla vazgeçme...
kalbin kadar yaşarsın, kalbin kadar iz bırakır, sevgin kadar büyüksün...

filmimiz vefa, yardımseverlik, karşılıksız yapılan iyilik, iyi insan olabilmenin önemi gibi temaları yansıtıyor.
tekerlekli sandalyesinde oturmakta olan fiziksel engelli bir gencin bir yere yetişme telaşında olduğunu görmemiz ile film başlıyor, galiba kimseye yük olmamak için fiziksel engeline rağmen çalışıyor olmalı.
daha sonra tekerlekli sandalyesinin kavis gibi bir şeye takılı kaldığı ve tekerlekli sandalyesini tek başına oradan çıkaramadığı görülüyor, yardımına gelen fazla kimse olmuyor, yalnızca 1 kişi yardıma geliyor ve genci zor durumdan kurtarıyor.
kurtarmakla kalmayıp arabasını sürmeye de devam ediyor, üstelik karşılığında hiçbir şey beklemeden, yalnızca vefa duygusundan, kalbindeki iyilikten, yardım etmeden duramadığından, kimseyi çaresiz bırakamadığından, iyi insan olmaktan vazgeçmediğinden...
duygusal bir kısa filmdi,
herhangi bir diyalog olmamasına rağmen etkileyici bir yanı vardı, bütün gerçek iyiliklerin de her zaman öyle bir yanı yok mudur zaten?
ana fikir belki de şuydu;
bir insana ya da canlıya yardım ettiğinde, onunla bir nebze de olsa gönül bağı da kurmuş olursun ve onun iyi olduğunu görmeden onu bırakmak istemezsin, yolun sonuna kadar onunla gidersin, bu yaptığın iyilik unutulmazdır, unutulmayacaktır...
yardım etmekten asla vazgeçme...
kalbin kadar yaşarsın, kalbin kadar iz bırakır, sevgin kadar büyüksün...
devamını gör...
