1.
iron maiden'ın yerden yere vurulmaktan haşat olan albümü. * hoş, the x factor da bayağı linçlenmişti bazılarınca ama elbette çok daha fazla beğenildi metalseverlerin/müzikseverlerin genelince. hatta the x factor çıktıktan hemen sonra yazılan ve albümü itin bi tarafına sokan bir kritik yazısı neticesinde, steve harris'in ilgili eleştiri yazısını yazan elemanın evini bulup bastığını okumuştum. *
virtual xi'ın "sıkı" bir albüm olduğunu iddia edemesem de ruhunu ve bazı şarkılarını severim. hatta bir itiraf: como estais amigos şarkısı beni ağlatmıştı.
bu albüm çıktığında (1998), söke'deki bir dükkana bunun orijinal cd'si gelmişti ve kapağındaki eddie'nin uzanan eli direkt 3 boyutluydu; böyle hakikaten 3 boyutluydu yani sanki dışarı çıkıyormuş gibi. her o dükkanın önünden geçişimde bakardım vitrine, bu yüzden. sonra genelde tipik 2 boyutlu kapağı olanlara rastladım.
albümde, the angel and the gambler dışında kötü bulduğum bir parça yok ki ona bile kulağım alıştı zamanla.
futureal'ın bombastikliği ve müthiş enerjisi; the clansman'in mistikliği ve gücü; the educated fool'un o içe dönük duygusallığı; when two world's collide'ın o karanlık distopikliği ve atmosferi... falan diye devam eder bu. hatta devam etsin: lightning strikes twice'ın müthiş dramatik girişi, duygusal duygusal giderken birden sertleşmesi, sonra birden bir modülasyonla gene duygusallaşması, sonra birden gene sertleşmesi falan, ve birden hızlanması ve nakaratlarında duble şimşek çaktırması... neyse, tüm şarkılarından da bahsetmeyeyim madem.
bu albümün bir büyüsü var benim açımdan kesinlikle. maiden'ın diskografisine baktığımızda zayıf albümlerinden biri olarak görülebilse de gene de etkileyici bir çalışma işte benim açımdan. mesela prodüksiyonu da öyle çok parlak değildir ama işte ruhlu bir sound'u vardır buna rağmen.
bu albümden sonra blaze bayley ile yollarını ayırma sebeplerini bilmiyorum açıkçası. bir zaman öğrenmişsem bile aklımda kalmamış en azından. bruce dickinson, ben dönmeye hazırım, diye bir haber yolladıysa zaten steve harris havada kapmıştır onu. ya da belki de tanıttığım albüm pek tutmadığı için blaze ile yolları ayırmak istenmiş de olabilir. bu ne şekilde olmuşsa da gruba bir sonraki brave new world albümü cidden yaradı ve bayağı gündeme oturmuştu o bruce baba'nın dönüşüyle birlikte ve 3 elektrogitaristli kadrolarıyla çıkardıkları albüm. ben yine de başlığın konusu olan blaze'li albümü de bnw kadar güçlü bulmasam da o kadar seviyorum diyebilirim. sonuçta 90'lar metal müziği sound'u da bambaşka bir ayrıcalıktı...
virtual xi, total bakıldığında benim adıma 6/10'lık bir albümdür. gene de çok severim bu albümü işte. not her şey değil. rating is not everything.
virtual xi'ın "sıkı" bir albüm olduğunu iddia edemesem de ruhunu ve bazı şarkılarını severim. hatta bir itiraf: como estais amigos şarkısı beni ağlatmıştı.
bu albüm çıktığında (1998), söke'deki bir dükkana bunun orijinal cd'si gelmişti ve kapağındaki eddie'nin uzanan eli direkt 3 boyutluydu; böyle hakikaten 3 boyutluydu yani sanki dışarı çıkıyormuş gibi. her o dükkanın önünden geçişimde bakardım vitrine, bu yüzden. sonra genelde tipik 2 boyutlu kapağı olanlara rastladım.
albümde, the angel and the gambler dışında kötü bulduğum bir parça yok ki ona bile kulağım alıştı zamanla.
futureal'ın bombastikliği ve müthiş enerjisi; the clansman'in mistikliği ve gücü; the educated fool'un o içe dönük duygusallığı; when two world's collide'ın o karanlık distopikliği ve atmosferi... falan diye devam eder bu. hatta devam etsin: lightning strikes twice'ın müthiş dramatik girişi, duygusal duygusal giderken birden sertleşmesi, sonra birden bir modülasyonla gene duygusallaşması, sonra birden gene sertleşmesi falan, ve birden hızlanması ve nakaratlarında duble şimşek çaktırması... neyse, tüm şarkılarından da bahsetmeyeyim madem.
bu albümün bir büyüsü var benim açımdan kesinlikle. maiden'ın diskografisine baktığımızda zayıf albümlerinden biri olarak görülebilse de gene de etkileyici bir çalışma işte benim açımdan. mesela prodüksiyonu da öyle çok parlak değildir ama işte ruhlu bir sound'u vardır buna rağmen.
bu albümden sonra blaze bayley ile yollarını ayırma sebeplerini bilmiyorum açıkçası. bir zaman öğrenmişsem bile aklımda kalmamış en azından. bruce dickinson, ben dönmeye hazırım, diye bir haber yolladıysa zaten steve harris havada kapmıştır onu. ya da belki de tanıttığım albüm pek tutmadığı için blaze ile yolları ayırmak istenmiş de olabilir. bu ne şekilde olmuşsa da gruba bir sonraki brave new world albümü cidden yaradı ve bayağı gündeme oturmuştu o bruce baba'nın dönüşüyle birlikte ve 3 elektrogitaristli kadrolarıyla çıkardıkları albüm. ben yine de başlığın konusu olan blaze'li albümü de bnw kadar güçlü bulmasam da o kadar seviyorum diyebilirim. sonuçta 90'lar metal müziği sound'u da bambaşka bir ayrıcalıktı...
virtual xi, total bakıldığında benim adıma 6/10'lık bir albümdür. gene de çok severim bu albümü işte. not her şey değil. rating is not everything.
devamını gör...
2.
en sevdiğim maiden albümlerinden biri. albümün linçlenme sebebi, içeriğinden ziyade, solisttir. maiden fanlarının bir kısmı ve sektör ağaları blaze bayley'i asla beğenmedi ve gruba layık görmedi. elbette selef bruce dickinson gibi bir frontman olunca, blaze kardeşim nice bir şuh-i cihan aşk ile nalan olayım dese bile kendini sevdiremezdi.
maiden diskografisi içinde geride bir albümdür, ama seventh son of a seventh son'ı komple küfür sayan sektör ağalarının, bu albüm için yarattıkları önyargıdan bağımsız yaklaşmak lazım albüme. seventh son of a seventh son da yerden yere vurulmuş, ama albümün neredeyse bütün şarkıları single olarak yayımlanmış ve bir kaçı her konserde çalınmıştır. virtual xi ise komple yok sayılmıştır, bunun sebebi de solisttir.
educated fool, como estais amigos gibi çok iyi şarkılar vardır bu albümde. genel kanaatin aksine, bence blaze'in karanlık, depresif sesi de gruba yakışmıştır.
maiden diskografisi içinde geride bir albümdür, ama seventh son of a seventh son'ı komple küfür sayan sektör ağalarının, bu albüm için yarattıkları önyargıdan bağımsız yaklaşmak lazım albüme. seventh son of a seventh son da yerden yere vurulmuş, ama albümün neredeyse bütün şarkıları single olarak yayımlanmış ve bir kaçı her konserde çalınmıştır. virtual xi ise komple yok sayılmıştır, bunun sebebi de solisttir.
educated fool, como estais amigos gibi çok iyi şarkılar vardır bu albümde. genel kanaatin aksine, bence blaze'in karanlık, depresif sesi de gruba yakışmıştır.
devamını gör...