1.
ilk woodstock, 1969 yılında tamamen barışçıl ve sevgi ortamının hakim olduğu, insanların edebince geçici ütopyalarında vakit geçirdiği modern festival kültürünün miladıdır. ikinci woodstock, 1994 yılında altta biraz daha ticari nedenlerle birlikte, müzik kuşağında alternatif rock ve grunge değişimi olsa da tertemiz tamamlanmış, ilkinin namını sürdürmüştür.
1999 yılında yapılan woodstock ise, organizasyonel açgözlülüğün birleşimi sonucu ortaya çıkan bir toplumsal ve kültürel felaket olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.
1999 woodstock'ta para katlamayı amaçlayan kesim, eski bir hava üssünde, 69 yılında düzenlenen festivalin ruhunu yeniden canlandırmak adına bu festivali düzenleme kararı vermiş. havalimanı zemini beton ve toprak açık alan, aylardan temmuz, festival üç gün... satış için planlanan bilet sayısı 250.000, satılan bilet sayısı 187.000, festival alanındaki tahmini kişi sayısı yaklaşık 220.000 ile 400.000 kişi. lojistik kapasite tamamen aşılmış, güvenlik ve temizlik kapasitesi yetersiz kalmış, içeride her şey fahiş fiyata satılmış.
bir süre sonra kapılarda biletsiz girişler başlamış. gençlerin giderek zıvanadan çıkmasına ek olarak korn, özellikle limp bizkit ve red hot chili peppers gruplarının sahnelerinde kalabalık iyice kontrolden çıkmış ve adeta bir savaş alanına dönmüş; talanlar, ayılanlar, bayılanlar, ölenler, yaralananlar, tecavüze uğrayanlar...
standart kaydı izleyince ''gençler coşmuş'' diye yorum yaparsınız ama festivalle ilgili yapılan belgeseller öyle söylemiyor. metalci abi ve ablalarım izlemiştir; woodstock 99: peace, love, and rage ve trainwreck: woodstock '99 adında iki ana belgesel mevcut. biri daha analitik, diğeri dramatik. biraz yüzeysel bahsettim ama konuyla alakasız olanların bile belgeselleri izlemesini tavsiye ederim.
1999 yılında yapılan woodstock ise, organizasyonel açgözlülüğün birleşimi sonucu ortaya çıkan bir toplumsal ve kültürel felaket olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.

1999 woodstock'ta para katlamayı amaçlayan kesim, eski bir hava üssünde, 69 yılında düzenlenen festivalin ruhunu yeniden canlandırmak adına bu festivali düzenleme kararı vermiş. havalimanı zemini beton ve toprak açık alan, aylardan temmuz, festival üç gün... satış için planlanan bilet sayısı 250.000, satılan bilet sayısı 187.000, festival alanındaki tahmini kişi sayısı yaklaşık 220.000 ile 400.000 kişi. lojistik kapasite tamamen aşılmış, güvenlik ve temizlik kapasitesi yetersiz kalmış, içeride her şey fahiş fiyata satılmış.
bir süre sonra kapılarda biletsiz girişler başlamış. gençlerin giderek zıvanadan çıkmasına ek olarak korn, özellikle limp bizkit ve red hot chili peppers gruplarının sahnelerinde kalabalık iyice kontrolden çıkmış ve adeta bir savaş alanına dönmüş; talanlar, ayılanlar, bayılanlar, ölenler, yaralananlar, tecavüze uğrayanlar...
standart kaydı izleyince ''gençler coşmuş'' diye yorum yaparsınız ama festivalle ilgili yapılan belgeseller öyle söylemiyor. metalci abi ve ablalarım izlemiştir; woodstock 99: peace, love, and rage ve trainwreck: woodstock '99 adında iki ana belgesel mevcut. biri daha analitik, diğeri dramatik. biraz yüzeysel bahsettim ama konuyla alakasız olanların bile belgeselleri izlemesini tavsiye ederim.
devamını gör...
2.
yandı bitti kül oldu.
(bkz: burning man)
(bkz: burning man)
devamını gör...
3.
ben girmeyeli sözlükte seviye artmış lan
woodstock 99’daki güvenlik görevlileri tartışması yaşanıyor şu an
gerçekten tarih bir an, gözlerinizden öpüyorum sizi
(bkz: arada güzel şeyler de oluyor)
woodstock 99’daki güvenlik görevlileri tartışması yaşanıyor şu an
gerçekten tarih bir an, gözlerinizden öpüyorum sizi
(bkz: arada güzel şeyler de oluyor)
devamını gör...
4.
eğlence mekanlarında barışçıl sevgi ortamları olmaz tam tersi olur. hippi bohem insanlar şiddete yakındır. 99 belgesellerini izlerim ama merak ettim leşlik düzeyini..
devamını gör...