yalandan ağlayan çocuklar
başlık "okan buruk’un askeri" tarafından 06.11.2022 14:24 tarihinde açılmıştır.
1.
eskisine göre sayılarında hızlı bir artış gözlemlenen şımartılmış, ruh hastası, sınır tanımaz, durdan anlamaz çocuklardır.
kocaman kocaman çocuklar zırıl zırıl bebek gibi utanmadan ağlıyorlar. nasıl olsa ağlayarak her istediklerini yaptırabileceklerini iyi bildikleri için bu yolu tercih ediyorlar...
en büyük suç, 'biz çok yanlış yetiştirildik, korkuyla büyütüldük, çocuklara 'sakın' bile demek çocuğun psikolojisini bozar, çocuğa hep pozitif yaklaşciiiiiz' diye millete ders vermeye kalkan g.r.zekalı ana babalardadır..
sizin de yetiştirdiğiniz çocukları görüyoruz.
üst katımda aptal bir erkek çocuğu var. 7 yaşına geldi hala ingaaalıyor. bebek gibi hıçkıra hıçkıra içini çeke çeke ağlıyor. ama bir bilseniz nasıl yalandan... saatlerce sürüyor ağlamaları allahım kafayı yememek çok zor. ben bu çocuğu döverim bile lan. hiç acımam. mikrobun evladı! kötü değilim. kötülüğün vücut bulmuş hali bu çocuk ve bu çocuğun ailesi gibilerdir. b.kuna tapıyorlar çocuğun b.kuna! allahın belaları.
kocaman kocaman çocuklar zırıl zırıl bebek gibi utanmadan ağlıyorlar. nasıl olsa ağlayarak her istediklerini yaptırabileceklerini iyi bildikleri için bu yolu tercih ediyorlar...
en büyük suç, 'biz çok yanlış yetiştirildik, korkuyla büyütüldük, çocuklara 'sakın' bile demek çocuğun psikolojisini bozar, çocuğa hep pozitif yaklaşciiiiiz' diye millete ders vermeye kalkan g.r.zekalı ana babalardadır..
sizin de yetiştirdiğiniz çocukları görüyoruz.
üst katımda aptal bir erkek çocuğu var. 7 yaşına geldi hala ingaaalıyor. bebek gibi hıçkıra hıçkıra içini çeke çeke ağlıyor. ama bir bilseniz nasıl yalandan... saatlerce sürüyor ağlamaları allahım kafayı yememek çok zor. ben bu çocuğu döverim bile lan. hiç acımam. mikrobun evladı! kötü değilim. kötülüğün vücut bulmuş hali bu çocuk ve bu çocuğun ailesi gibilerdir. b.kuna tapıyorlar çocuğun b.kuna! allahın belaları.
devamını gör...
2.
#2280326 yazar "ben bu çocuğu döverim bile lan" demiş.
aklıma getirdiği:
ankara eryaman'ı bilenler okyanus plaza'yı da bilir. üstünde 24 kat 100 küsur daire, içinde de 30 dükkan olan bir avm. avm'nin en büyük dükkanı da yunus market. marketin sokak tarafındaki girişinde mini bir tren vardı. çocuklar para karşılığı iki üç tur binip 20 metrelik parkurda dönüyorlardı.
akşam ekmek almak için markete gideyim dedim. avm'ye girdim. trenlerin olduğu yerde @dostlarımızla geleceğiz'in tanımladığı ebat ve türde bir çocuk. üstünde bok rengi bir mont. yere yatmış hem ağlamadan ağlıyor, hem yerde debeleniyor hem de annesine küfrediyor. bildiğiniz küfür. kadın da baş ucunda "hadi gel oğlum, sonra binersin" diyor. derdi trene binmekmiş. annesi de kabul etmemiş. dükkan sahipleri de dükkanlarından çıkmış rezaleti izliyorlar. ben içimden küfrederek markete girdim. ekmek reyonuyla çocuğun olduğu yer en az 50 metre ve arada onca raf var ama çocuğun sesi geliyor.
neyse ekmeğimi aldım, marketten çıktım, bu hâlâ yerde debeleniyor. tek damla yaş yok ama yüzü kıpkırmızı. annesi gitmiş. başında durdum. "bana bak" dedim. "sesini kesip sittirip evine gitmezsen sana bir tekme atarım, ta o kapıya kadar uçarsın. sittir evine git" dedim. bu önce devam edecek oldu. sonra suratımdaki korkunç ifadeyi görünce yerinden bir fırlayıp "anneeeeeee" diye kaçtı.
aktardaki genç kız "abi allah razı olsun senden" diye teşekkür etti.
vuracak mıydım?
muhtemelen evet. vurmasam bile sürükleye sürükleye avm'den dışarı atacaktım.
aklıma getirdiği:
ankara eryaman'ı bilenler okyanus plaza'yı da bilir. üstünde 24 kat 100 küsur daire, içinde de 30 dükkan olan bir avm. avm'nin en büyük dükkanı da yunus market. marketin sokak tarafındaki girişinde mini bir tren vardı. çocuklar para karşılığı iki üç tur binip 20 metrelik parkurda dönüyorlardı.
akşam ekmek almak için markete gideyim dedim. avm'ye girdim. trenlerin olduğu yerde @dostlarımızla geleceğiz'in tanımladığı ebat ve türde bir çocuk. üstünde bok rengi bir mont. yere yatmış hem ağlamadan ağlıyor, hem yerde debeleniyor hem de annesine küfrediyor. bildiğiniz küfür. kadın da baş ucunda "hadi gel oğlum, sonra binersin" diyor. derdi trene binmekmiş. annesi de kabul etmemiş. dükkan sahipleri de dükkanlarından çıkmış rezaleti izliyorlar. ben içimden küfrederek markete girdim. ekmek reyonuyla çocuğun olduğu yer en az 50 metre ve arada onca raf var ama çocuğun sesi geliyor.
neyse ekmeğimi aldım, marketten çıktım, bu hâlâ yerde debeleniyor. tek damla yaş yok ama yüzü kıpkırmızı. annesi gitmiş. başında durdum. "bana bak" dedim. "sesini kesip sittirip evine gitmezsen sana bir tekme atarım, ta o kapıya kadar uçarsın. sittir evine git" dedim. bu önce devam edecek oldu. sonra suratımdaki korkunç ifadeyi görünce yerinden bir fırlayıp "anneeeeeee" diye kaçtı.
aktardaki genç kız "abi allah razı olsun senden" diye teşekkür etti.
vuracak mıydım?
muhtemelen evet. vurmasam bile sürükleye sürükleye avm'den dışarı atacaktım.
devamını gör...