yazar: ahmet erhan
yayım yılı: 1981
ahmet erhan'ın ilk şiir kitabından sonra yayımlanan iki kitabının bir arada basınından oluşan ve akdeniz izleğini takip eden şiir kitabıdır.
yayım yılı: 1981
ahmet erhan'ın ilk şiir kitabından sonra yayımlanan iki kitabının bir arada basınından oluşan ve akdeniz izleğini takip eden şiir kitabıdır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "zamansız kelebek" tarafından 23.07.2024 20:54 tarihinde açılmıştır.
1.
ahmet erhan imzalı 104 sayfalık şiir kitabı olup 1982'de yayınlanmıştır.
öncelikle ahmet erhan'ın şiirini anlamak istediğimizde onun şiirlerinde umudun da nihilizmin de acının da mutluluğun da hüznün de aynı anda vâr olduğunu görürüz.
bu da bize acaba hayat bu mudur diye düşündürür.
yaşamın ufuk çizgisi akdeniz lirikleri hakkında konuşmak gerekirse; şiirlerde insan, insanın yaşadığı binbir çeşit duygu durumu, yoksulluk, acı, hasret, aşk ve ölüm başta olmak üzere hayatın farklı evrelerine dair lirik söylemler bulunuyor.
bazı şiirlerinde ölmek isterken bazılarında ise kendi ölümünden sonra gizlice insanların onun ölümünü nasıl karşıladığını izlemek istediğini söylüyor.
kimi şiirinde ayrılığın yıkıcı etkisinden dem vuruyor,
"neden sana sarılamadım?" diye soruyor.
kimi şiirinde umuttan, kimisinde umudun bitişinden söz ediyor, çok sigara içmekten, hep düşünmekten, hayatın neler getireceğini bilememekten, yaşamdan, ölümden, pek çok şeyden, sonsuzluktan ve hiçlikten, anlam aramaktan, gitmekten ve kalmaktan, özlemekten ve buna dayanamamaktan, unutmaya çalışmaktan, unutamamaktan, yalnızlıktan ve kederden, bir insanın yaşayacağı her şeyden bahsediliyor.
kitabımı severek okudum, bazı dizeleri çok felsefikti;
dövme yaptırılası dizelerdi bile denilebilir.
kitaptan birkaç dize bırakıp bitiriyorum.

cennetlere girmeyi beklerken
mezar taşlarında adımı buldum.
artık bu kent de bir ayrıntıdır olsa olsa...
gitsem bütün akşamlar geç, sabahlar erken
kalsam
bu kent alnıma yeni çizgiler ekler.
mutluluk nedir
yıllardır niye kucaklaşmadım onunla?
nesneler anlam buldu seninle.
annemse tek bir söz bile etmeden hazırlıyor akşam sofrasını
o da anımsatmaktan usandı artık yedi ay işsiz gezen babamı.
öncelikle ahmet erhan'ın şiirini anlamak istediğimizde onun şiirlerinde umudun da nihilizmin de acının da mutluluğun da hüznün de aynı anda vâr olduğunu görürüz.
bu da bize acaba hayat bu mudur diye düşündürür.
yaşamın ufuk çizgisi akdeniz lirikleri hakkında konuşmak gerekirse; şiirlerde insan, insanın yaşadığı binbir çeşit duygu durumu, yoksulluk, acı, hasret, aşk ve ölüm başta olmak üzere hayatın farklı evrelerine dair lirik söylemler bulunuyor.
bazı şiirlerinde ölmek isterken bazılarında ise kendi ölümünden sonra gizlice insanların onun ölümünü nasıl karşıladığını izlemek istediğini söylüyor.
kimi şiirinde ayrılığın yıkıcı etkisinden dem vuruyor,
"neden sana sarılamadım?" diye soruyor.
kimi şiirinde umuttan, kimisinde umudun bitişinden söz ediyor, çok sigara içmekten, hep düşünmekten, hayatın neler getireceğini bilememekten, yaşamdan, ölümden, pek çok şeyden, sonsuzluktan ve hiçlikten, anlam aramaktan, gitmekten ve kalmaktan, özlemekten ve buna dayanamamaktan, unutmaya çalışmaktan, unutamamaktan, yalnızlıktan ve kederden, bir insanın yaşayacağı her şeyden bahsediliyor.
kitabımı severek okudum, bazı dizeleri çok felsefikti;
dövme yaptırılası dizelerdi bile denilebilir.
kitaptan birkaç dize bırakıp bitiriyorum.

cennetlere girmeyi beklerken
mezar taşlarında adımı buldum.
artık bu kent de bir ayrıntıdır olsa olsa...
gitsem bütün akşamlar geç, sabahlar erken
kalsam
bu kent alnıma yeni çizgiler ekler.
mutluluk nedir
yıllardır niye kucaklaşmadım onunla?
nesneler anlam buldu seninle.
annemse tek bir söz bile etmeden hazırlıyor akşam sofrasını
o da anımsatmaktan usandı artık yedi ay işsiz gezen babamı.
devamını gör...