1.
sadece gözleri açık bırakacak şekilde saçı ve yüzü de örten başörtüsü.
devamını gör...
2.
genellikle anadoluda kadınların giydiği iki parçalı baş örtüsüne verilen isimdir. bu şekilde giyinen kadınlara da “yaşmaklı” denir. bir parça normal örtü gibi başı örterken diğeri de peçe gibi yüzü sadece gözler açıkta bırakacak şekilde kapatmaktadır.
yaşmak kelimesi osmanlıca kökenli olup “örtmek, gizlemek” anlamına gelmektedir. osmanlı zamanında da kadınların bu giysiyi tesettür amaçlı giydiği bilinmektedir.
birkaç görsel de bırakalım.



yaşmak kelimesi osmanlıca kökenli olup “örtmek, gizlemek” anlamına gelmektedir. osmanlı zamanında da kadınların bu giysiyi tesettür amaçlı giydiği bilinmektedir.
birkaç görsel de bırakalım.



devamını gör...
3.
#1798331
bu yazıyı düzeltmek istiyorum. yazı gayet bilgilendirici, yalnız yaşmak sözcüğünün osmanlıca kökenli olduğu yazılmış. bu yanlış bilgi. osmanlıca, türkçenin 14.-20. yy.lar arasında kullandığı bir yazı dili. ve hem arapçanın hem farsçanın hem türkçenin gramer kurallarını işletir hem de bu üç dilden sözcük içerir. osmanlıca aslında bir yazı dilidir. osmanlıca, kullanılan türkçe dışı sözcüklere göre derecelere ayrılır:
-sade nesir
-orta nesir
-ağır (ağdalı) nesir
her birini teker teker örnekleyebiliriz:
-sade nesir örneği olarak; osmanlı döneminde yazılan fal kitaplarını, rüya tabirlerini, ferhat ile şirin gibi halk hikayelerini örnek verebiliriz.
-orta nesir olarak ise; öğretme amaçlı yazılan ders kitaplarını, örneğin sözlükleri örnek olarak verebiliriz.
-ağır (ağdalı) osmanlıca ise bambaşka bir konu. sırf üstünlük taslamak için kaleme alınan bol sanatlı, içinde neredeyse hiç türkçe sözcük içermeyen, bir cümlesi bir paragraf uzunluğundaki yararsız metinler. osmanlıcayı savunanlar bile bu metinleri eleştirirler diyeyim de yararsızlıklarını siz anlayın.
yaşmak ise has be has türkçe bir sözcük. yaş-(mak) türkçe bir fiil ve saklanmak anlamına geliyor eski türkçede. (8.yy-12. yy.) anadolu'da da kullanılmış.
#1790413 nolu yazımda mastar eklerinin aynı zamanda fiilden isim yapma ekleri olduğundan da söz etmiştim. burada da yaş-mak kalıplaşarak kalıcı bir ad olmuş, yüz örtüsü anlamında. zaman içinde de anadolu'da kadınların yüzlerinden çok saçlarını toparlayıp sakladıkları ince tülbent bir başörtüsü anlamını kazanmış. ya da şöyle diyeyim; ben egeliyim, ege'de bu anlamda kullanılır.
bu yazıyı düzeltmek istiyorum. yazı gayet bilgilendirici, yalnız yaşmak sözcüğünün osmanlıca kökenli olduğu yazılmış. bu yanlış bilgi. osmanlıca, türkçenin 14.-20. yy.lar arasında kullandığı bir yazı dili. ve hem arapçanın hem farsçanın hem türkçenin gramer kurallarını işletir hem de bu üç dilden sözcük içerir. osmanlıca aslında bir yazı dilidir. osmanlıca, kullanılan türkçe dışı sözcüklere göre derecelere ayrılır:
-sade nesir
-orta nesir
-ağır (ağdalı) nesir
her birini teker teker örnekleyebiliriz:
-sade nesir örneği olarak; osmanlı döneminde yazılan fal kitaplarını, rüya tabirlerini, ferhat ile şirin gibi halk hikayelerini örnek verebiliriz.
-orta nesir olarak ise; öğretme amaçlı yazılan ders kitaplarını, örneğin sözlükleri örnek olarak verebiliriz.
-ağır (ağdalı) osmanlıca ise bambaşka bir konu. sırf üstünlük taslamak için kaleme alınan bol sanatlı, içinde neredeyse hiç türkçe sözcük içermeyen, bir cümlesi bir paragraf uzunluğundaki yararsız metinler. osmanlıcayı savunanlar bile bu metinleri eleştirirler diyeyim de yararsızlıklarını siz anlayın.
yaşmak ise has be has türkçe bir sözcük. yaş-(mak) türkçe bir fiil ve saklanmak anlamına geliyor eski türkçede. (8.yy-12. yy.) anadolu'da da kullanılmış.
#1790413 nolu yazımda mastar eklerinin aynı zamanda fiilden isim yapma ekleri olduğundan da söz etmiştim. burada da yaş-mak kalıplaşarak kalıcı bir ad olmuş, yüz örtüsü anlamında. zaman içinde de anadolu'da kadınların yüzlerinden çok saçlarını toparlayıp sakladıkları ince tülbent bir başörtüsü anlamını kazanmış. ya da şöyle diyeyim; ben egeliyim, ege'de bu anlamda kullanılır.
devamını gör...