1.
devamını gör...
2.
pk filmini ağır ve uzun bulanlar için tavsiye edilir. ilk tanımı da ben yapmışım. eğlenceli, akıcı ve hmmmm dedirten bir yapıt.
devamını gör...
3.
tamamen objektif bir bakış açısıyla izlenmesi gerektiğini düşündüğüm film. bu filmi izlerken tüm ön yargıları ve dinsel bakış açısını bir kenara bırakmalısınız. amaç; asıl anlatılmak istenen, verilmek istenen mesaja odaklanmak.
bunları söylüyorum, çünkü öyle bir bakış açısıyla izlerseniz filmde karşınıza çıkacak çoğu şey sizi rahatsız edebilir.
filmde bolca rastlayacağımız "tanrı, kendi yarattığı dünyada yaşasaydı muhtemelen hayatla başa çıkamazdı." mesajı içeriyor.
filmin konusundan kısaca bahsedecek olursak;
bu gerçeküstü komedide tanrı, karısı ve kızıyla normal bir hayat süren sıradan bir belçika vatandaşıdır ve bir apartman dairesinde yaşamaktadırlar. bir gün kızı ea, babasının bilgisayarını karıştırıp bütün dünyayı bir kaosa sürüklediğinde baba-kızın da arası açılır. küçük kız yeryüzünde yaşayan herkese kendi öleceği günün tarihini kısa mesaj yoluyla atar. ardından da evden kaçıp altı havari bulmaya karar verir...
filmimizde tanrı apartman dairesinde yaşayan sıradan bir insan olarak karşımıza çıkıyor ve bu vazifesini bilgisayar üzerinden hallediyor. bilgisayarında dünyada yaşayan kullarının ölüm tarihlerinin yazılı olduğu bir belge bulunuyor, kızı ea babasının tutumundan memnun olmadığı için ve insanlara karşı kötülük yaptığını düşündüğü için bu belgeyi gün yüzüne çıkarıyor. bir gün bu durumu düzeltmek adına dünyadaki herkese ölüm tarihlerini mesaj olarak gönderiyor ve değişim o zaman başlıyor.. ea'nın bu davranışı dünyada bir kaos oluştururken aynı zamanda yeni bir düzenin de başlangıcıdır.
film bir fantastik komedi olduğu için bazı kısımlar o kadar güzel işlenmiş ki, tanrı'nın memnuniyetsizliğinin yansıtılmasına ve murphy kanunlarının günlük hayatımızda karşımıza sıklıkla çıkan kurallarına da tebessüm etmemiz mümkün.
ölüm tarihinizi bilseydiniz ne hissederdiniz? bir gün öleceğiniz günü bilseydiniz bu kadar sıradan bir hayat yaşamak ister miydiniz? belki de yarın hayatınızın son günüdür.. bunları bol bol sorguluyoruz bu filmde.
filmde bir diğer dikkatimi çeken şey ise; tanrı'nın belirli bir cinsiyete sığdırılmış olmasıydı. film başlangıçta tanrı'nın erkek olduğunu vurguluyor bizlere. erkek olan tanrı'nın ne kadar kötü bir yönetim tarzı olduğunu ve bencilliğini gözler önüne seriyor. filmin sonlarına doğru ise; eğer tanrı kadın olsaydı dünya ne kadar güzel bir yer olurdu, insanların içinde çiçekler açardı ve dünya daha yaşanılası bir halde olurdu mesajı veriyor. aynı zamanda küçük kızın babasına olan isyanı ile evden kaçıp tüm işleyişi değiştirmesi de "dünyayı bir çocuğun bakış açısı ve kadınların merhameti kurtaracak" izlenimini veriyordu. tanrı'nın cinsiyetçi bir kalıba sokulması ve bu şekilde işlenmesi de bu filmin ayrı bir özelliği niteliğinde. her yönden alışılmışın dışında olarak işlenmiş bir film..
bunları söylüyorum, çünkü öyle bir bakış açısıyla izlerseniz filmde karşınıza çıkacak çoğu şey sizi rahatsız edebilir.
filmde bolca rastlayacağımız "tanrı, kendi yarattığı dünyada yaşasaydı muhtemelen hayatla başa çıkamazdı." mesajı içeriyor.
filmin konusundan kısaca bahsedecek olursak;
bu gerçeküstü komedide tanrı, karısı ve kızıyla normal bir hayat süren sıradan bir belçika vatandaşıdır ve bir apartman dairesinde yaşamaktadırlar. bir gün kızı ea, babasının bilgisayarını karıştırıp bütün dünyayı bir kaosa sürüklediğinde baba-kızın da arası açılır. küçük kız yeryüzünde yaşayan herkese kendi öleceği günün tarihini kısa mesaj yoluyla atar. ardından da evden kaçıp altı havari bulmaya karar verir...
filmimizde tanrı apartman dairesinde yaşayan sıradan bir insan olarak karşımıza çıkıyor ve bu vazifesini bilgisayar üzerinden hallediyor. bilgisayarında dünyada yaşayan kullarının ölüm tarihlerinin yazılı olduğu bir belge bulunuyor, kızı ea babasının tutumundan memnun olmadığı için ve insanlara karşı kötülük yaptığını düşündüğü için bu belgeyi gün yüzüne çıkarıyor. bir gün bu durumu düzeltmek adına dünyadaki herkese ölüm tarihlerini mesaj olarak gönderiyor ve değişim o zaman başlıyor.. ea'nın bu davranışı dünyada bir kaos oluştururken aynı zamanda yeni bir düzenin de başlangıcıdır.
film bir fantastik komedi olduğu için bazı kısımlar o kadar güzel işlenmiş ki, tanrı'nın memnuniyetsizliğinin yansıtılmasına ve murphy kanunlarının günlük hayatımızda karşımıza sıklıkla çıkan kurallarına da tebessüm etmemiz mümkün.
ölüm tarihinizi bilseydiniz ne hissederdiniz? bir gün öleceğiniz günü bilseydiniz bu kadar sıradan bir hayat yaşamak ister miydiniz? belki de yarın hayatınızın son günüdür.. bunları bol bol sorguluyoruz bu filmde.
filmde bir diğer dikkatimi çeken şey ise; tanrı'nın belirli bir cinsiyete sığdırılmış olmasıydı. film başlangıçta tanrı'nın erkek olduğunu vurguluyor bizlere. erkek olan tanrı'nın ne kadar kötü bir yönetim tarzı olduğunu ve bencilliğini gözler önüne seriyor. filmin sonlarına doğru ise; eğer tanrı kadın olsaydı dünya ne kadar güzel bir yer olurdu, insanların içinde çiçekler açardı ve dünya daha yaşanılası bir halde olurdu mesajı veriyor. aynı zamanda küçük kızın babasına olan isyanı ile evden kaçıp tüm işleyişi değiştirmesi de "dünyayı bir çocuğun bakış açısı ve kadınların merhameti kurtaracak" izlenimini veriyordu. tanrı'nın cinsiyetçi bir kalıba sokulması ve bu şekilde işlenmesi de bu filmin ayrı bir özelliği niteliğinde. her yönden alışılmışın dışında olarak işlenmiş bir film..
devamını gör...
4.
insan yazımı hadis kitabıdır. tıpkı eski ahit gibi...
bilindiği üzere şu an için elimizdeki tek gerçek kutsal kitap kuran'dır:
www.protestantislam.net/for...
bilindiği üzere şu an için elimizdeki tek gerçek kutsal kitap kuran'dır:
www.protestantislam.net/for...
devamını gör...
5.
adına kutsal kitap denen hiçbir kitap allah katından inmiş değildir. bunlar insanın marifetinden başka bir şey değildir.
ister tevrat, ister zebur, ister incil, ister kuran...
bunlar tanrının kitabı değil. gerçekçi olun.
ister tevrat, ister zebur, ister incil, ister kuran...
bunlar tanrının kitabı değil. gerçekçi olun.
devamını gör...
6.
namı diğer; incil. meryem oğlu mesih isa'nın nasranilik bildirgesi. tarihi veriler aziz barnabas başta olmak üzere din adamları tarafından yazıldığını gösterir. matta, luka, markos ve yuhanna incili olmak üzere 4'e ayrılır. vatikan kitabın kalbinin attığı yerdir ama ruhban sınıfı ihtiva eden vatikan; geçmişte, cadı ve bilim insanı yakma gibi ortaçağ karanlığı yaşamış, günümüzde ise eşcinsellik, tecavüz ve seksapalit ilişkiler ile gündeme gelmektedir.
ne ise artık;
tanrı seni seviyor.
ne ise artık;
tanrı seni seviyor.
devamını gör...
7.
incil.
hristiyanlık, müslümanlık gibi kendinden önceki dini/ dinleri geçersiz saymaz. eski ahit tevrattır ve üzerinden zaman geçtiği, insanlar öğretiden uzaklaştığı için eskimiştir. ayrıca incil rab tarafından gönderilmemiştir. isanın göğe yükselmesinden sonra 4 havari ayrı ayrı olarak isanın hayatını yazmıştır. bu nedenle biyografik bir eser diyebiliriz.
hristiyanlık, müslümanlık gibi kendinden önceki dini/ dinleri geçersiz saymaz. eski ahit tevrattır ve üzerinden zaman geçtiği, insanlar öğretiden uzaklaştığı için eskimiştir. ayrıca incil rab tarafından gönderilmemiştir. isanın göğe yükselmesinden sonra 4 havari ayrı ayrı olarak isanın hayatını yazmıştır. bu nedenle biyografik bir eser diyebiliriz.
devamını gör...
8.
ahd-i cedîd olarak da bilinen kitaptır. incil'in diğer adıdır.
devamını gör...
9.
eski ahit denilen tevratla beraber sekizinci sınıftayken okuduğum ve beni çok şaşırtan hristiyanların kutsal kitabı, incil. şaşırmamın nedeni, daha önce okuduğum ve üstenci bir tavırla yazılan "ben en büyüğüm, tek büyüğüm. bana inanın. bana inanmazsanız sizi döverim. çok kötü ederim. daha önce de bana inanmayanlar vardı. onları da dövdüm. evlerini başına yıktım adilerin. ebu leheb'in de elleri kurusun inşallah" diyen tanrı/ allah gitmiş, yerine bizim tüm ilk ve orta eğitim kitaplarında anlatılan atalarımız elde kılıç, at sırtında allah allah diyerek orta asya'dan şekerli asya'ya göç etti diyen tarih kitaplarımız kıvamında bir kitap gelmişti. kitabı atlaya atlaya okurken, zebur diye bir kitabın olmadığını da gördükten sonra (zebur denilen şey davud'un şiirleri, yakınmalarıdır) ateizme adımımı atmıştım.
tüm diğer, göksel olduğu savlanan kitaplar gibi insan yazmasıdır ve tarih kitabı/hikayelerden oluşur. boş vaktiniz varsa okuyabilirsiniz.
tüm diğer, göksel olduğu savlanan kitaplar gibi insan yazmasıdır ve tarih kitabı/hikayelerden oluşur. boş vaktiniz varsa okuyabilirsiniz.
devamını gör...
10.
eski ahidin bir üst modeli (ikinci nesil onalıncı segment)
devamını gör...
11.
tekrar izlemeye karar verdiğim bir kült. muhakkak izleyin.
devamını gör...
12.
yeni ahit(new tastement, ahd-i cedid, yeni anlaşma), hristiyanlıkta incile(gospel) verilen isimdir. yeni ahit, 27 bölümden oluşur ve kitab-ı mukaddesin ikinci bölümüdür. yeni ahit; asıl inciller matta markos luka ve yuhanna ile birlikte hristiyanların hadis kitapları diyebileceğimiz aziz pavlusun ''korintliler'e mektup'', ''galatyalılar'a mektup'', ''efesliler'e mektup'' vs. bölümlerden oluşur. hristiyanlık dininin akidesinin belirleyen asıl kutsal(!) metin, yeni ahit'tir.
devamını gör...
13.
devamını gör...
14.
4 incil dıṣında mektuplar ve vahiy bölümlerinden oluṣur. toplamda 27 bölümdür.
bir yönüyle güncellemedir. mesela eski ahit'deki levililer gibi kimi bölümlerden artık muaf olduklarını kabul eden hristiyan sekti coğunluktadır.
yeni antlaṣma tek tarflıdır. tanrı pazarlığa oturmaz. bu yüzden türkceye "anlaṣma" gibi iṣteṣ bir eylem kökünden çevrildiğinde ters kaçıyor.
bir yönüyle güncellemedir. mesela eski ahit'deki levililer gibi kimi bölümlerden artık muaf olduklarını kabul eden hristiyan sekti coğunluktadır.
yeni antlaṣma tek tarflıdır. tanrı pazarlığa oturmaz. bu yüzden türkceye "anlaṣma" gibi iṣteṣ bir eylem kökünden çevrildiğinde ters kaçıyor.
devamını gör...
15.


kaç gündür izlemek istediğim ve yeni zaman ayırabildiğim absürt film keyifle izledim…
“le tout nouveau testament” yani “yeni ahit”, izlediğim en tuhaf, en cesur ve en zeki kara komedilerden biri. 2015 yapımı fransa-belçika-lüksemburg ortaklığı olan bu film, tanrı fikrini gökyüzünden indirip brüksel’de dört odalı bir apartman dairesine yerleştiriyor. ve orada karşımıza, sevgi dağıtan bir yaratıcı değil, karısına ve küçük kızına hayatı dar eden, zalim, keyfi, sorun çıkarmaktan hoşlanan bir “baba” çıkıyor… tanrı’nın 10 yaşındaki kızı ea ise bu düzeni kabullenmeyen, masum ama cesur bir çocuk. babasının yıllardır insanlardan sakladığı ölüm tarihlerini onun eski bilgisayarından tüm dünyaya mesaj olarak göndererek oyunu bozuyor. çünkü bilginin saklanmasının da bir işkence olduğunu düşünüyor… sonra çamaşır makinesinden geçerek dünyaya iniyor, tıpkı yıllar önce evi terk eden abisi isa gibi. amacı yeni havariler bulmak ve “yeni ahit”i yazmak.
film, absürtlüğünü hiç saklamıyor. balık hayaletleri, gorile aşık bir kadın, içindeki karanlık dürtülerle yaşayan sıradan insanlar… hepsi hem komik hem hüzünlü. ölüm tarihlerini öğrenen insanların bir anda zincirlerinden kurtulması, arzularını özgür bırakması, toplumsal rollerini sorgulaması ise hikâyenin en çarpıcı yanı. çünkü o andan itibaren gelecek planları değil, “şimdi” kalıyor geriye.
en çok da tanrı ve isa tasvirleri sınırları zorluyor. tanrı’nın bir apartman dairesinde iç çamaşırıyla dolaşan, kötülükten haz alan bir erkek olarak çizilmesi rahatsız edici ama bilinçli bir tercih. eğer tanrı böyleyse, biz neye inanıyoruz? cennet ve cehennem gerçekten başka bir yerde mi, yoksa tam da yaşadığımız hayatın içinde mi?
finale gelirsek, belki de en çarpıcı yer burası. ea’nın annesi, yıllardır susmuş, görünmez kılınmış o kadın, yanlışlıkla bilgisayara dokunuyor. ekranda beliren resetleme uyarısıyla masaya oturuyor ve sistemi yeniden başlatıyor. o andan sonra dünya değişiyor. mevsimler yer değiştiriyor, renkler çoğalıyor, insanlar hafifliyor… dünya adeta cennete dönüşüyor. gücün hoyratça kullanıldığı bir düzenin yerine, şefkatin ve sezginin yön verdiği bir düzen geliyor. kadınların dokunduğu yerde hayatın nasıl başka bir şeye evrilebileceğini en sade ama en güçlü haliyle gösteriyor.
ve bana düşündürdüğü, cennet de cehennem de bu dünyanın içinde. ve belki de en güzel mucize, iyilikle, sevgiyle, şefkatle dünyayı yeniden kurabilme ihtimali. farklı, cesur, sınır tanımayan bir kurgu… hem sert hem tatlı olabilen, güldürürken düşündüren, rahatsız ederken umut veren bir film… izleyiniz, değer.
devamını gör...