sıradan zamanlarda çok denk geldiğim insan tipidir. kazanılan hakların veya genel hukukun yine kendi gibi insanlar tarafından oluşturulduğunu bilir ama içselleştiremez. bunu değişmez kutsal bir şey gibi görür. bu nedenle " hakkımızı kazandık " gibi sözler duyarsınız.

fakat kazanılan hakların ne kadar kazanılmış kalacağına dair kimse düşünmez. bunun kontrolü yapılamaz. bir örnek verelim; kadın hakları denen bir olgu var. savaş çıktığında askerler " kadın hakkı " dinlerler mi mesela işgal anında? veya işçi hakları.. bir anda rejim değişse o hakka ne olur?

hiç bir şeyin garantide olmadığını bir türlü anlayamıyor bence kimse. insan temelli yapılmış her şey yozlaşmaya ve yok olmaya mecburdur. bu biyolojik varlık böyle bir şey çünkü. yapısı bu. haliyle hukuk dahil tüm kurallar aniden hiçe sayılabilir.

bu genel ahlak içinde geçerlidir. sıradan insan kendinden 10 yas küçük biriyle evlense yadırganırken bunu zengin biri yapınca alkış tutulur. bu iki yüzlülük hukukta da vardır. sadece gözle göremezsin. bariz değil. insanına göre esnetilebiliyor. bugün esneyen yarın tamamen yok da edilir.

insan düşündüğünde sadece doğmuş olmanın getirdiği bir yaşam hakkı olduğu kanaatine varır. insan hakları bunun üstüne kuruludur. lakin öyle anlar görürüz ki insan bazen sayısal bir veri olur. o kadardır değeri.

o halde neden bu kadar savunuluyor ahlak ve hukuk? burada en çok savunan kesime bakmak gerekir. daha çok kariyerli ve zengin kesimden olduğu aşikardır. hatta işçi devrimleri zengin kesimden çıktığında insanlar şaşırmıştı. bu kesimden çıkıyor çünkü bu oluşturulan kurallara düşük statülü insanların uyması gerekli ki yüksek statü sahibi insanlar daha özgür olabilsin. kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmak istiyor. haliyle en kısa yol nedir? hukuku halka yay kendin hukuk dışı kal. bu sayede ayrıcalıklı ol. din konusu da böyledir. en çok din pazarlayanların dinsiz olması aslında şaşırtıcı değildir. kontrol edebilme gücü istiyorlar.

bir de anarşi denen bir olgu var. devletin ortadan kalkması. bu bazen resmi olarak olur bazen bunu hissedersin. örneğin türkiye'de bir devlet var gibi. ama aslında yok. bu durumlarda ahlak ülke bazından bölge bazına inmeye başlar. hatta mahalleye kadar değişkenlik gösterir. haliyle hukuk da öyle. iran devrimi olmadan önce halk en kötü rüyalarında bile şu anki rejimin geleceğini düşünmüyordu. ama olanlar ortada.

toparlarsak, şu an elde ettiğiniz mal, mülk veya çeşitli hakların süresi çok belirsiz. her şeye el konabilir. her hak geri alınabilir. her şey yaptırım gücü ile ilgilidir. yeterli güç ile her şey yapılabilir. yıllardır avrupa'yı severek takip ettik. bir ütopya sandık. peki ne oldu? şimdi sosyal yardımları bile geri alıyorlar. neden? güce boyun eğdiler. çin gibi bir süper devden geri kaldılar ve halk tembel. bu haklarına güvenen insanlara şu an ne oldu? ne olacak yaşayacaklar.

akıllı insan hiç bir şeyden emin olmayan, hiç bir şeyi garanti görmeyen insandır. parayı da mal almak , yemek yemek veya gezmek için değil, güç elde etmek için kullanan kişidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit:
#3762496 ve #3762644,
yazıda elma var. ama buraya armut yazmışsınız. hukuk kurallarına uymayalım mı deniyor yazıda? hukuk kurallarının güç odaklı her an değişebileceğini ve herkesin eşit olmadığını gösteriyor. yani tetikte ol hiç bir şeye güvenme deniyor. gerektiğinde adapte ol deniyor. artık hukuku insan dışında başka bir mekanizma ile korumamız lazım fikri de var. * ama sanki yazıda " insan icadı olan şeyleri yapmayalım " denmiş gibi gördüğüm en anlamsız şeyi cevap diye bir de buraya girmişsiniz.

sonra diyorlar neden türkiye'de kendi dilinde okuduğunu anlama oranı az. aha bu yüzden. adamlar bakıyor, okuyor ama anlamıyor. hayretler içindeyiz. yazı yazmadan önce cümlede anlam paragrafta anlam gibi konuları da mı işlemem gerek?
(bkz: okuduğunu anlamamak)
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
asıl sorulması gereken insanların da bir hukuk kuralı neticesinde varlığını sürdürmesi. eğer hukuk kuralları olmasaydı insan varlığı da nicel ve nitel anlamda düşünülemezdi. çünkü insan doğadaki bir metadır ve her meta gibi birşeyler üretmek mecburiyetindedir. nasıl ki ağaçlar bitkiler meyveler insana ve doğal yaşama faydalıysa insan da kendisine fayda doğuran hukuku yani hukuksal kuralları koymak ve bunlara uymak mecburiyetindedir. hatta bunları içsellestirmese ve anlamasa bile. çünkü her türlü en kötü hukuk kaostan iyidir.
devamını gör...
insanlık en başından beri güçlü olanın hayatta kaldığı günler yaşıyor ve sonuna kadar da böyle gidecek.
bunun nesini anlamadılar merak ediyorum?
eski çağlarda gerçekten kas ve vücut yapısı olarak güçlü olanlar hayatta kalırdı, şimdi de maddi açıdan güçlü olanlar hayatta kalıyor.
tüm sistem bunun üzerine zaten, güçlü olan korunur.

%100 adaletli bir yaşam, insan denen çiğ süt emmiş canlının olduğu ortamda imkansızdır.
devamını gör...
tüm hukuk kuralları insan icadıdır. şeriat dahil.
devamını gör...
bu mantıkla hiçbir kural, kurum tanımamamız gerekir.
bana insan icadı olmayan bir şey gösterin. ben de başlıktaki teze katılayım.
şu başlığı açtığın site bile insan icadı. buraya da yazmayalım o zaman. saçmalık.
devamını gör...
işte bu yüzden ne diyoruz?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
bayılıyom böyle hıyar hıyar argümanlarla gelenlere dediğim başlık. he anam hukuk falan olmasın herkes silksin birbirini he. o daha tanrısal çünkü.
bu arada birilerinin anayasayı kullanarak başkalarını ezmesine zaten hukuksuzluk deniyor. yani sizin hukuk zannettiğiniz aslında hukuksuzluk zaten.
bir kurallar bütününe toplumun her bireyinin eşit şekilde tabi olmasına hukukun üstünlüğü denir. birilerinin anayasa mahkemesini ele geçirip yanlı ve art niyetli kararlar çıkarmasına hukuksuzluk denir.(bknz chpli belediye başkanlarının hapse atılması). hukuksuzluğu en çok şeriat güzelleyen tarikat çocukları yapar. kendinden olmayanlara uyuşturucu yüzünden yalandan baskın yapar, kendisi audide koko çekerken görüntüsü yayınlanınca trtden pudra şekeriydi açıklaması yayınlatır.
kavramları öğrenip öyle eyyorlayalım piliz.
devamını gör...
adil ve mert kral, adaleti her ne pahasina olursa olsun isletir. dirlik ve duzenin temeli bu sekilde atilir.

muhannet ve avam olan ise adaleti lehine carpitinca kendini akilli sanar. devlet de duzen de yok olur.
devamını gör...
başlığı açan arkadaş temelde hümanizm eleştirisi yapmış farkında olmadan veya olarak ama isimlendirmeden. ama burada ne zaman teorik bir konuda iki kelam etsem ayar verdiğini zanneden aklıevveller nedeniyle konuya hiç giresim yok. ama arkadaşın ne demek istediğini anlıyorum. o aklıevveller hümanizmi beni eleştirmek için de bolca kullanırlar, hümanist ifadesini aşağılamak ve hakaret etmek için ağızlarına dolarlar ama hümanizm insan sevgisi falan değil, egemenliğin meşruiyet kaynağının beşerileşmesi, aşkın*; özellikle tanrısal kaynaklardan arındırılması anlamına geliyor. neyse cidden hiç girmeyeyim bu konulara, biraz ilerleyince terörist falan da oluyorum çünkü.

cehaletin cüretkârlığı korkunç bir şey gerçekten.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hukuk kurallarının insan icadı olduğunu anlamayan insan" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim