zamanda yolculuğu gezegen üstünde yapmanın zorluğu
başlık "emre_1974tr" tarafından 13.05.2021 01:44 tarihinde açılmıştır.
1.
gezegenin sürekli hareket etmesi sonucu sizin ışınlandığınız zaman diliminde kendinizi uzay boşluğunda veya gezegenin toprağının/kayasının içinde preslenmiş olarak bulma ihtimalidir.
devamını gör...
2.
tardis gibi bir şeyle yapılırsa sorun olmayabilir. uzay boşluğu bile olsa içinde olduğun sürece sorun yok.
(bkz: geçen gün yine uçuyorum ama kafam nasıl güzel)
ayrıca şahane bir başlık, yazar arkadaşı tebrik ederim.
(bkz: geçen gün yine uçuyorum ama kafam nasıl güzel)
ayrıca şahane bir başlık, yazar arkadaşı tebrik ederim.
devamını gör...
3.
aslında tam olarak öyle değil. zamanı geri ileri alıyorsan evrenin hareketini de geri ileri alıyorsun. yani öyle bir şey söz konusu değil. zaman ve madde birbirine bağımlı.
devamını gör...
4.
dediğim gibi, çok zordur.
devamını gör...
5.
"gezegen hareket ediyorsa ben niye olduğum yerde duruyorum."
~galileo galilei
~galileo galilei
devamını gör...
6.
bu konuda daha önce yazmışım zaten. dediğim gibi madde ve zaman birbirine bağlı.
devamını gör...
7.
hala savıma cevap verebilenin çıkmadığı başlıktır.
devamını gör...
8.
yukarıdaki iki yazarın da kendince haklı olduğu durum ama tabii fiziksel olarak bir tanesi diğerine kıyasla daha tutarlı.
biri demiş ki; uzayda her şey hareket hâlinde. geriye giderseniz, dünya artık o noktada olmayacağı için kendinizi uzayda bulursunuz. diğeri demiş ki; zaman ve madde birbirine bağımlı olduğundan öyle bir şey olmaz.
ilk görüşün temeli, zaman yolculuğunun zaman içerisinde bir atlama şeklinde olmasıyla bağlantılı. eğer bir çeşit ışınlanma gibi bir yolculuk yapıyorsanız, kendinizi bir anda bambaşka bir tarihte ve noktada buluyorsunuz demektir. bu durumda şöyle bir şey gerçekleşir; mesela 5 yıl önce dünya'nın uzaydaki konumu ile şimdiki konumu aynı değil. zamanda 5 yıl geriye gittiğimde uzaysal koordinat sisteminde geriye gitmediğim için kendimi dünya üzerinde değil, uzayda bulurum.
ikinci görüşün temeli ise -tam olarak bu kastedilmese de- zamanı geriye sarmaya daha çok benziyor. bu durumda her şeyi olduğu gibi geriye almış olacağınızdan, dünya da 5 yıl önce uzayda bulunduğu noktaya geri dönmüş olur. dolayısıyla kendinizi yine dünya üzerinde bir yerde ve 5 yıl önceki bir tarihte bulursunuz.
hangisi daha olası? teorik fizik açısından ikincisi mantıklı çünkü uzay zaman yekpare bir yapı. görelilik teorisine uygun olacak şekilde referans çerçeveniz gezegenle birlikte hareket edeceğinden kendinizi boşlukta bulma ihtimaliniz de yok. ilk ihtimal klasik fizikteki uzay ve zaman kavramlarını temel aldığı için sorunlu bir bakış açısı oluyor fiziksel anlamda. yani aslında buradaki sorun mutlak olmayan bir şeyin mutlak olduğunu kabul etmekten doğuyor. ilk görüş "evrendeki mutlak koordinatlar" üzerinde yolculuk düşüncesine dayandığı ve evrende böyle bir durum olmadığı için sadece kendi içerisinde tutarlı olmaktan ibaret. genel olarak fiziğe vurduğunuzda ikinci görüş referans çerçevesi tanımı üzerinden üretilen bir fikir olduğundan, daha tutarlı.
biri demiş ki; uzayda her şey hareket hâlinde. geriye giderseniz, dünya artık o noktada olmayacağı için kendinizi uzayda bulursunuz. diğeri demiş ki; zaman ve madde birbirine bağımlı olduğundan öyle bir şey olmaz.
ilk görüşün temeli, zaman yolculuğunun zaman içerisinde bir atlama şeklinde olmasıyla bağlantılı. eğer bir çeşit ışınlanma gibi bir yolculuk yapıyorsanız, kendinizi bir anda bambaşka bir tarihte ve noktada buluyorsunuz demektir. bu durumda şöyle bir şey gerçekleşir; mesela 5 yıl önce dünya'nın uzaydaki konumu ile şimdiki konumu aynı değil. zamanda 5 yıl geriye gittiğimde uzaysal koordinat sisteminde geriye gitmediğim için kendimi dünya üzerinde değil, uzayda bulurum.
ikinci görüşün temeli ise -tam olarak bu kastedilmese de- zamanı geriye sarmaya daha çok benziyor. bu durumda her şeyi olduğu gibi geriye almış olacağınızdan, dünya da 5 yıl önce uzayda bulunduğu noktaya geri dönmüş olur. dolayısıyla kendinizi yine dünya üzerinde bir yerde ve 5 yıl önceki bir tarihte bulursunuz.
hangisi daha olası? teorik fizik açısından ikincisi mantıklı çünkü uzay zaman yekpare bir yapı. görelilik teorisine uygun olacak şekilde referans çerçeveniz gezegenle birlikte hareket edeceğinden kendinizi boşlukta bulma ihtimaliniz de yok. ilk ihtimal klasik fizikteki uzay ve zaman kavramlarını temel aldığı için sorunlu bir bakış açısı oluyor fiziksel anlamda. yani aslında buradaki sorun mutlak olmayan bir şeyin mutlak olduğunu kabul etmekten doğuyor. ilk görüş "evrendeki mutlak koordinatlar" üzerinde yolculuk düşüncesine dayandığı ve evrende böyle bir durum olmadığı için sadece kendi içerisinde tutarlı olmaktan ibaret. genel olarak fiziğe vurduğunuzda ikinci görüş referans çerçevesi tanımı üzerinden üretilen bir fikir olduğundan, daha tutarlı.
devamını gör...