1.
yaptığı sanattan para kazanan kişi.
devamını gör...
2.
"ortaçağ loncalarındaki erkek otoritesinin hiyerarşisi, ustalar, kalfalar ve çıraklar şeklindeydi. sözleşmelerdeki çıraklık süresi ise genellikle 7 yıldı. bu uzun sürenin sonunda çırak dostumuzun becerileri, chef d'oeuvre, yani şaheser sunumu ile ölçülüyordu ve kalfa oluyordu. ardından 5-10 yıl arası çalışmak zorunda olan kalfa, chef d'ouvre élevé, yani yüksek şaheser sunumuyla usta olacaktı."
bir esere olan yaklaşım, hem o eseri eleştirme hem de ondan ilham alma açısından, evrensel özellikler taşır. türkçede şaheser kelimesi farsça şah ve arapça eser kelimelerinin birleşmesiyle oluşur, tıpkı ingilizcedeki masterpiece, çincedeki jiézuò gibi.
zanaatkarın şaheseri zamanda iz bırakır, tıpkı sıfırdan başlayan bir çırağın, yıllarını bu eseri yaratmak uğruna örneğin ellerinde zanaatinin izlerini bırakması gibi. bu anlamda en büyük şaheser ise insandır. dış dünyayı tanımaya, iç dünyasını şekillendirmeye hazır bir biyolojik eser. fakat bir saat ya da bir boeing gibi planlanarak; geleceği görme yetisiyle; öngörüyle oluşmamıştır. belki de bu paradoks sebebiyle konu inanç olduğunda, bilimsel olarak karşılıklı anlaşmak mümkün değildir.
şaheser sorgulatır, düşündürür. düşünüyorsak varız. orijinalliğimizi koruduğumuz müddetçe varız. şaheserlerini korumayan toplumlar yok olmaya mahkumdur. türkiye cumhuriyeti devletinin kurucusu da böyle söylemiştir.
bir esere olan yaklaşım, hem o eseri eleştirme hem de ondan ilham alma açısından, evrensel özellikler taşır. türkçede şaheser kelimesi farsça şah ve arapça eser kelimelerinin birleşmesiyle oluşur, tıpkı ingilizcedeki masterpiece, çincedeki jiézuò gibi.
zanaatkarın şaheseri zamanda iz bırakır, tıpkı sıfırdan başlayan bir çırağın, yıllarını bu eseri yaratmak uğruna örneğin ellerinde zanaatinin izlerini bırakması gibi. bu anlamda en büyük şaheser ise insandır. dış dünyayı tanımaya, iç dünyasını şekillendirmeye hazır bir biyolojik eser. fakat bir saat ya da bir boeing gibi planlanarak; geleceği görme yetisiyle; öngörüyle oluşmamıştır. belki de bu paradoks sebebiyle konu inanç olduğunda, bilimsel olarak karşılıklı anlaşmak mümkün değildir.
şaheser sorgulatır, düşündürür. düşünüyorsak varız. orijinalliğimizi koruduğumuz müddetçe varız. şaheserlerini korumayan toplumlar yok olmaya mahkumdur. türkiye cumhuriyeti devletinin kurucusu da böyle söylemiştir.
devamını gör...
3.
halk arasında (bkz: sanatkar) ile sıklıkla karıştırılan emeğe dayalı işlerle uğraşan meslek erbabı anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...
4.
işine gönlünü ve maharetini katan adamdır. neticede tabiidir ki bu meziyetiyle hayatını kazanacaktır.
devamını gör...
5.
bak amerika da appalach dağlarında (bkz: moonshine) diye boktan bir viski yaparlar. zengin insanlar, niye iskoç ya da bourbon içmiyorlar biliyor musunuz? damak alışkanlığı. içki yasağı zamanlarında başlamışlar. geceleri tepelerin ötesindeki tek evlerde yapıyorlar. bu viskiyi yaparken şöminenin dumanı tütüyor, yani polis orada kaçak içki yapıldığını anlıyor.
yakında bizde de rakı yapma zanaati kalıcı olacak.
yakında bizde de rakı yapma zanaati kalıcı olacak.
devamını gör...