evrim teorisi
başlık "flowers" tarafından 09.11.2020 10:19 tarihinde açılmıştır.
mehmet ö. alkan “osmanlı darwinizmi” adlı yazısında, evrim düşüncesi üzerine kitaplar hazırlayan, yazılar kaleme alan suphi ethem, ahmet mithat efendi, memduh süleyman, necmettin sadık bey gibi yazarlardan örnekler sunarak şu önemli gerçeği gün ışığına çıkarır:
“osmanlı literatüründe, darwin’e ve evrimci kuramlara yönelik olarak batı’da olduğu gibi ani ve kuramsal bir dini reddediş görülmemiştir. 1860’lardan itibaren yayınlara baktığımızda, daha çok anlamaya yönelik mesafeli bir çaba dikkati çeker.”
alkan’ın araştırmalarında gözden kaçırdığı bir bilgiyi de, bu değerli çalışmaya katkı olarak biz sunalım: diyebiliriz ki, darwin’in ‘türlerin kökeni’ adlı eseri 1859’da yayımlamasından sonra, osmanlı’da evrim konusuna ilk değinen yazar mehmet münif paşa olmuştur. tarihimizde ilk defa halkın yararlanacağı bir kütüphane kurulması düşüncesi ve dans okulu açılması önerisi gibi çağının çok ilerisinde bir aydın olan mehmet münif paşa, ilk sayısı 1862 yılında yayımlanan mecmua-i fünun adlı bir bilim dergisi çıkarmıştır. aydınlanma tarihimizin bu çok değerli düşünce insanı hakkında son derece titiz ve oylumlu bir kitap hazırlayan ali budak, mehmet münif paşa’nın “mukaddime-i ilm-i jeoloji” adlı yazısından bölümler sunarak, “münif paşa bitki ve hayvanların evrim geçirerek bugünkü durumlarına geldiklerini kabul etmektedir” diyerek, şu farklılığın da altını çizmeyi ihmal etmez: “münif paşa, burada da insanı ayrı yere koymuştur. hayvanlar için kabul ettiği halde insan için evrimi söz konusu bile etmemiştir.”
osmanlı tarihinde evrim düşüncesine sunacağımız katkı bununla sınırlı değildir. darwin’in türlerin kökeni kitabının yayımlandığı 1859’dan yüz yıl öncesine gidelim…
yazarımız, dört ana element olan ateşin havaya, havanın suya, suyun toprağa ve toprağın da tekrar ateşe dönüştüğünü yazdıktan sonra şu düşünceyi ortaya koyar:
“işte cenab-ı hakk’ın emriyle ve onun tesiriyle felekler ve yıldızlar dönüp hareket ettikçe bu dört unsur birbirine karışır ve birleşir. bu karışım ve birleşmeden ilk defa madenler meydana gelir. bundan da bitkiler, maden ve bitkilerin birleşiminden de hayvanlar meydana gelir ve hayvan soyu kemalini, en uygun şeklini bulunca insan meydana gelir.”
“bitki ile hayvanlar arasındaki madde de hurma ağacıdır. çünkü bu ağaç bitki iken hayvan gibi erkeğine yaklaşmadıkça hurma olmaz ve ağacın başını kesseler hemen kurur. ne yaprak kalır ne de ağaç. hayvan ile insan arasında da ortam varlıkların en belirlisi maymundur. çünkü bütün organları (kıl ve kuyruktan başka) dışı ve içi insana benzer.
bunları yazan, islam bilgini erzurumlu ibrahim hakkı’dır. erzurumlu ibrahim hakkı, marifetname adlı eserinde evrim kuramına yer verir. bu da gösteriyor ki osmanlı döneminde, darwin’in ortaya attığı evrim kuramı sonrasında “anlamaya yönelik” ve “mesafeli bir çaba”dan söz edebiliriz ama darwin öncesinde evrim kuramını bizzat ortaya atan bir bilgi düzeyi vardır.
erzurumlu ibrahim hakkı, ı. mahmut’un izniyle saray kütüphanesine kabul edilmiş ve buradaki kitaplarla bilgisine bilgi katmıştır. islam’ın yetiştirdiği döneminin bu büyük aydınının, evrim düşüncesinin çok eski tarihlerde de ortaya atıldığını bilmemesine şüpheyle yaklaşmalıyız. örneğin, miletoslu anaksimandros (mö 611-547) şu düşünceyi ortaya atmıştır:
“ilk canlılar denizde yaşayan iğneli kabuklu hayvanlardı; bunlar bir zaman sonra karaya çıktılar ve kabuklarını atarak yaşam şekillerini değiştirdiler. bunların arasında insanın balıklardan belki de köpekbalıklarından gelen ataları vardır.”
sunay akın, geyikli park
devamını gör...
"evrim teorisi" ile benzer başlıklar
evrim
53
evrim ağacı
65