genel olarak yorumları okurken kimsenin mitolojik göndermelere dikkat çekmediğini fark ettim. diziyi izlerken en başından itibaren bu göndermelere takılmaya başladım. seyri sefer halindeki geminin adı ''kerberos'' olunca işkillenmeye başladım. baktığınız zaman yolcular 72 milletten müteşekkil. dilleri farklı, kültürleri farklı ve sınıf farkı hemen göze çarpıyor. bunların hepsi böyle bir arada nereye gidiyor diye düşünürken, hepsinin nalları dikmiş olduğuna karar verdim. ismi ''kerberos'' olan gemi ile nereye gideceklerdi ki? tabii ki ''ölüler diyarı''na.. ama bu işi kharoon yapıyor ulen. böyle de rol çalınmaz ki diye düşünürken, hemen farklı bir teori geliştiriverdim. o kaptan denen kitibiyoz kharoon olmalıydı. bunları yer altı dünyasına götürecek, sonrada bu topluluk yer altı dünyasına varınca ''kerberos'' un içinde sıkışıp kalacaktı. ha öyle mi değil mi? bunlar ölü mü değil mi? falan kısımlarına girmeyeceğim ki, izlemeyenlerin tadını kaçırmayalım. o noktadan sonra farklı değişkenler girdi zaten devreye. malumunuz olduğu üzere bir de ''prometheus'' mevzusu var. kayıp olan gemi. ateş hırsızının kaybolmasını da kafadan cezalandırma olarak algıladım. o gemideki yolcular bir şeylerin ayırdına varmış ve gizemli şirket bu arkadaşların biletini kesmiş olabilir miydi? orada da çat devreye ufaklık girdi. ters üçgen mevzusu da böylece bize nanik yapmaya başladı. su, ateş, toprak... bu seferde hımm deyyuslar elementler üzerinden bir şeyler çevirecek herhalde diye düşünmeye başladım. bu arada dizi biraz ağır ilerliyordu. o ağır ilerleyiş esnasında tosbağa buluyor, buluşturuyor, kurguluyor ve yeni bir senaryo yazmaya başlayabiliyor. * dizinin ağır ağır ilerlemesinin bu anlamda bana bir zararı olmadı. hem biz tosbağalar da ağır aksak ilerleriz. önemli olan hedefe varmak. o noktadan sonra da diziyi sonuç odaklı izlemeye karar verdim. bu seferde mağara alegorisi zımbırtısı sinir uçlarımı gıdıklamaya başladı. özetle gel-gitler arasında ilk sezonu noktalamış bulundum.

sezon finali içinse söyleyebileceğim tek şey var; ya bu mevzuları sağlam bir temele oturtup saygımızı kazanacaklar ya da bizden çok sağlam bir küfür yiyecekler. mevzuyu şöyle güzelce yaratıcıya bir sorsunlar. adam gibi uyansınlar ondan sonra bakacağız artık durumlara. bu arada oyunculukları fena bulmadım. geçmişe dair sorgulamalar, işlenen günahlar vesaire güzel kurgulanmıştı. karakterler de fena değil. ancak tüm bunlara rağmen dizide bir şeyler eksik gibi geliyor bana. sanırım o eksiklik bizatihi ''illiyet bağı'' işte o bağı sonraki sezonlarda kurmayı başarırlarsa dizi beklentilerimi karşılar. aksi taktirde yandı gülüm keten helva. hayırlısı diyelim artık ne diyelim. *
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"1899 (dizi)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim