zaman tüneli
günaydın sözlük
günaydın "şurda cumartesiye ne kaldı. " diyenler. sayılı gün çabuk geçer.
devamını gör...
pırasa
aynı zamanda, eskiden çocukların diş çıkarmaları sırasında kemirilmesi için kullanılan sebze.
devamını gör...
8 mayıs 2025 ekrem imamoğlu'nun x hesabının kapatılması
uzun yıllar iktidarda olan akp, güç zehirlenmesiyle birlikte kendisinin fişini çekebilecek tek siyasetçi olan ekrem imamoğlu'nu hayatın her alanından silmeye ve böylelikle unutturmaya çalışıyor fakat akp'nin bu kirli oyununu yemezler. şu rezalete bak; diplomasız otobüs şoförünün birisi, seçimlerde kendisini üç kere ağır zortlatmış gerçek diploma sahibi bir yiğidi sindirmeye çalışıyor. bu topraklar, bunlar kadar şerefsizini görmedi.
türk milleti olarak sonuna kadar imamoğlu ekrem bey'in arkasındayız!..
türk milleti olarak sonuna kadar imamoğlu ekrem bey'in arkasındayız!..
devamını gör...
8 mayıs 2025 ekrem imamoğlu'nun x hesabının kapatılması
yavaş yavaş adamı sosyal hayattan siliyorlar. resmen ekrem bey'i tüm topluma zorla unutturmaya çalışıyorlar ve bu bakıldığında gerçekten korkunç bir şey. cesaret edilen bu olay asla sağlıklı değil hatta insani açıdan büyük suç. birinin sahip olduğu her şeyine el koymak ve hayatını zorla değiştirmek, ideolojik açıdan, nazi sisteminin almanya'da zamanında yaptığı şey ile aynı. mantık : parçala, böl ve yok et üstüne kurulu. parça parça adamın her şeyine el koyup, en sonunda hapse attılar ki hala bile bir çok hakkına itina ile el konulmaya devam ediliyor. üzülüyorum, atatürk'e çok ihtiyacımız var. keşke dirilse.
devamını gör...
guadalupe-hidalgo antlaşması
guadalupe hidalgo antlaşması, 1848 tarihli bir antlaşma olup meksika-amerika savaşı'nı bitiren antlaşmadır. guadalupe hidalgo antlaşması'na göre rio grande ve gila nehirleri abd ile meksika arasında sınır kabul edilmiştir. amerika birleşik devletleri; 15 milyon dolar karşılığında bugünkü arizona, kaliforniya, colorado, nevada, new mexico, teksas ve utah'ı kapsayan 1.360.000 kilometrekarelik bir alanı meksika'dan alarak topraklarına katmıştır.
yani özetle; guadalupe-hidalgo antlaşması, abd'nin günümüz sınırlarını çizdiği antlaşmalardan birisidir. kılasik amerikan siyaseti işte, önce savaşıp ardından para karşılığı toprak satın almak. abd'nin kuruluşu ve süper güç oluşu da böyledir.
yani özetle; guadalupe-hidalgo antlaşması, abd'nin günümüz sınırlarını çizdiği antlaşmalardan birisidir. kılasik amerikan siyaseti işte, önce savaşıp ardından para karşılığı toprak satın almak. abd'nin kuruluşu ve süper güç oluşu da böyledir.
devamını gör...
bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
kokusu + gülüşü + ses tonu + lügatı + eğitim ve kültür seviyesi ( entelektüel birikim) + sadakat ve sevgi anlayışı + emek / değer veriş biçimi+ kibarlık ve açık görüşlülük seviyesi.
devamını gör...
meksika-amerika savaşı
meksika-amerika savaşı; 1846-1848 yılları arasında meydana gelmiş savaş olup ilgili savaşı, amerika birleşik devletleri kazanmıştır ve ilgili savaşın sonunda taraflar arasında guadalupe-hidalgo antlaşması imzalanmıştır. meksika-amerika savaşı'nın asıl sebebi, abd'nin genişleme politikası kapsamında teksas ve kaliforniya gibi toprakları istemesiydi. aslında bir yeni dünya kıtası olan kuzey amerika'daki abd ve meksika devletleri, sırasıyla ingiliz imparatorluğu ve ispanyol imparatorluğu'ndan bağımsızlığını kazandıktan sonra bu sefer toprak meselesi için kendi aralarında mücadele etmişti. bilindiği üzere abd, cermen kökenli ingiliz kültürü; meksika da latin kökenli ispanyol kültürü üzerine kurulmuş ülkelerdir.
bu savaş, aynı zamanda ingiliz kökenli beyaz amerikalılar ile hispanik ayrımının temelini atmıştır. gerçi ispanyollar da ingilizler gibi beyaz ırktandır fakat meksika-amerika savaşı, böylesi yapay bir ayrımın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
bu savaş, aynı zamanda ingiliz kökenli beyaz amerikalılar ile hispanik ayrımının temelini atmıştır. gerçi ispanyollar da ingilizler gibi beyaz ırktandır fakat meksika-amerika savaşı, böylesi yapay bir ayrımın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
devamını gör...
kırmayan yormayan tartışmayan ilgilenen güler yüzlü kadın
yaşanmışlıklar sonucunda, tüm bu "pamuk prenses ruhu öldürülmüş" insan haline gelen kadındır. bana oldu şahsen.
insanların anlamadığı bir konu hakkında konuşmak istiyorum. hepimiz hayata "maximum toleranslı" başlıyoruz. aslında fıtratımızda iyi niyet üstüne kurulu fakat zamanla suistimal edildikçe ve iyi niyetiniz itina ile binbir dalavere yoluyla çalındıkça, katı ve soğuk bir insan haline geliyorsunuz çünkü "kul hakkı" dediğiniz şey önce kendinize olan borcunuzdur. başkalarını kırmamak- üzmemek için sürekli kendi içinizden geçtirmeniz, kendi hakkınıza suistimal anlamına gelir. bu sefer kendinize borçlanırsınız. kadınlar bu noktada, genelde daha fazla suistimal edilmemek adına daha farklı ve kompleks bir karakter biçimlendirirler. biçimlendirdikleri bu karakteristik yapı çok şiddetli dönüşümler içerir çünkü kadının duygusallığı çok kuvvetlidir. kuvveti büyük olan her şeyin dönüşümü ise evrim niteliğinde olur. güçlü bir duygusallık, güçlü bir prensipler mekanizmasına çevrilir. bu daha gaddar, daha katı ve daha kuralcı olmayı içerir. böylelikle geçmişinizde size zarar veren insanlara benzeyen kimseyi hayat döngünüze almazsınız. buna ( genel çerçevede) "olgunlaşmak veya yetişkin bir insan olmak" adı verilir.
insanların anlamadığı bir konu hakkında konuşmak istiyorum. hepimiz hayata "maximum toleranslı" başlıyoruz. aslında fıtratımızda iyi niyet üstüne kurulu fakat zamanla suistimal edildikçe ve iyi niyetiniz itina ile binbir dalavere yoluyla çalındıkça, katı ve soğuk bir insan haline geliyorsunuz çünkü "kul hakkı" dediğiniz şey önce kendinize olan borcunuzdur. başkalarını kırmamak- üzmemek için sürekli kendi içinizden geçtirmeniz, kendi hakkınıza suistimal anlamına gelir. bu sefer kendinize borçlanırsınız. kadınlar bu noktada, genelde daha fazla suistimal edilmemek adına daha farklı ve kompleks bir karakter biçimlendirirler. biçimlendirdikleri bu karakteristik yapı çok şiddetli dönüşümler içerir çünkü kadının duygusallığı çok kuvvetlidir. kuvveti büyük olan her şeyin dönüşümü ise evrim niteliğinde olur. güçlü bir duygusallık, güçlü bir prensipler mekanizmasına çevrilir. bu daha gaddar, daha katı ve daha kuralcı olmayı içerir. böylelikle geçmişinizde size zarar veren insanlara benzeyen kimseyi hayat döngünüze almazsınız. buna ( genel çerçevede) "olgunlaşmak veya yetişkin bir insan olmak" adı verilir.
devamını gör...
ispanyol imparatorluğu
1492-1898 yılları arasında hüküm sürmüş eski bir avrupa devleti olan ispanyol imparatorluğu, dünya'nın ilk küresel imparatorluğudur ve reconquista'nın ardından kurulmuştur. ispanyol imparatorluğu, coğrafi keşifler'i başlatan imparatorluk olmakla birlikte aynı zamanda portekiz imparatorluğu ile birlikte amerika kıtası'nın orta ve güney kesimlerini sömürerek dünya siyasetinde latin amerika adlı bir bölgenin oluşmasını sağlamıştır çünkü bilindiği üzere ispanyolca, portekizce ile birlikte hint avrupa dil ailesi'nin latin dilleri gurubundandır.
ilerleyen zamanlarda coğrafi keşifler'de amerika kıtası 'nda ingiliz imparatorluğu'nun ispanyol imparatorluğu'nun sömürgelerine çökmesiyle birlikte aralarında büyük bir mücadele başlamıştır. hatta öyle ki bu durum, avrupa'daki anavatanlarına yansımış ve 1704 yılındaki anglo veraset savaşı'nda felemenk-ingiliz ittifakı, ispanyolları ağır bir yenilgiye uğratarak cebelitarık'a çökmüştür.
ispanyol imparatorluğu'nun burgonya haçlı bayrağı
ispanyol imparatorluğu'nun haritadaki coğrafi konumu ve sömürgeleri
ilerleyen zamanlarda coğrafi keşifler'de amerika kıtası 'nda ingiliz imparatorluğu'nun ispanyol imparatorluğu'nun sömürgelerine çökmesiyle birlikte aralarında büyük bir mücadele başlamıştır. hatta öyle ki bu durum, avrupa'daki anavatanlarına yansımış ve 1704 yılındaki anglo veraset savaşı'nda felemenk-ingiliz ittifakı, ispanyolları ağır bir yenilgiye uğratarak cebelitarık'a çökmüştür.
ispanyol imparatorluğu'nun burgonya haçlı bayrağı
ispanyol imparatorluğu'nun haritadaki coğrafi konumu ve sömürgeleri
devamını gör...
portekiz imparatorluğu
portekiz imparatorluğu, 1415-1910 yılları arasında hüküm sürmüş eski bir imparatorluk olup coğrafi keşifler'e damgasını vuran dönemin süper gücüdür. portekiz imparatorluğu, avrupa'da diğer türdeş devletler gibi denizciliğe çok önem verdiği için okyanuslara dayanıklı çelikten ve güçlü motorlu gemiler inşa ederek sömürgecilikten büyük bir pay almıştır. bunun en büyük kanıtı da aslında bir iç deniz imparatorluğu olan osmanlı'nın 1578'de akdeniz kıyısında bulunan kuzey afrika'daki vadisseyl muharebesi'ni kazanırken hint okyanusu kıyısında bulunan endonezya'daki hint deniz seferleri'ni kaybetmesidir.
bu dönemde güney amerika kıtası keşfedilerek brezilya kurulmuştur. zaten portekiz imparatorluğu'nun asıl sömürgesi birezilya'ydı; diğerleri ise ufak tefek topraklardı fakat ilerleyen yıllarda bu sömürgelerin hepsi teker teker bağımsızlığını ilan etti ve portekiz, günümüzdeki haline geldi.
portekiz imparatorluğu'nun arması
portekiz imparatorluğu'nun haritadaki coğrafi konumu
portekiz imparatorluğu'nun sömürgecilik etkinliklerini gösteren bir fotoğraf
bu dönemde güney amerika kıtası keşfedilerek brezilya kurulmuştur. zaten portekiz imparatorluğu'nun asıl sömürgesi birezilya'ydı; diğerleri ise ufak tefek topraklardı fakat ilerleyen yıllarda bu sömürgelerin hepsi teker teker bağımsızlığını ilan etti ve portekiz, günümüzdeki haline geldi.
portekiz imparatorluğu'nun arması
portekiz imparatorluğu'nun haritadaki coğrafi konumu
portekiz imparatorluğu'nun sömürgecilik etkinliklerini gösteren bir fotoğraf
devamını gör...
vadisseyl muharebesi
vadisseyl muharebesi; 1578'de portekiz imparatorluğu ile osmanlı imparatorluğu arasında yapılmış savaş olup ilgili savaşı, saadilerin yardımıyla osmanlılar kazanmıştır. vadisseyl muharebesi'nin asıl sebebi, reconquista'dan sonra portekizlilerin kuzey afrika'yı da almak istemesiydi fakat fas-osmanlı ittifakı bunu engelledi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
zübüklerin çağı
8 mayıs 2025
güzel şeyler anlatmak isterdim size bu gece,
en başta sevdiceğin minik burnuna kondurulan öpücük,
sonra sahilde içilen buz gibi bira,
baharın gelişi,
gelinciklerin boy verişi,
iki tarafı yemyeşil, ufkunda ayçiçekleri ile denizin öpüştüğü bir tarla yolu,
trakya'nın beyaz tenli güzel kızları,
radyodaki kültür-sanat ve özgür politik mizah programları,
merkezdeki eğlenceli asker emeklisi ve taksici sohbetleri,
şirin bir sahil kasabasında huzurlu bir yaşam,
beethoven 9. senfoni,
özgürce sokaklarda salınan kısa bacaklı şirin köpekler,
sahildeki cıvıl cıvıl restronlar,
klarnet, darbuka ve ud sesi,
balık ve anason kokusu,
bir şükrü erbaş şiiri ezberleyen üniversite öğrencisi,
mutlu çocuklar, umutlu gençler, güler yüzlü yetişkinler,
özgürlük, adalet, demokrasi ve devrim...
güzel şeylere sırt mı çevirelim yani?
öyle olsun...
açlık, sefalet, gri şehirler,
hava kirliliği, gürültü kirliliği,
trafik sıkışıklığı, ulaşım sorunu,
asık suratlı aceleci insanlar,
sıkıştepiş metrobüsler,
çöpten yemek toplayan yaşlılar,
müşterisine kaba saba davranan esnaf
ve asgari ücretle günde 12 saat çalışan gençlik,
kimi işsiz, kimi kpss'ye hazırlanıyor, çoğu umutsuz, kapağı yurt dışına atma derdinde,
boğaz'daki müsilaj,
bugün radyoda dinlediğim
yüreğimi yakan o azeri türküsü,
tamam, kızmayın hemen,
azerbaycan türküsü mü demem gerekiyordu?
söylediğinize göre azeri deyince alınıyormuş gardaşlarımız.
oysa, bakü'de yaşadım birkaç mevsim,
kimi türk'üm diyor, kimi azerbaycanlıyım, kimi azeriyim.
bu bahsi çok uzatmasak mı artık?
bayan değil kadın demeliyiz ama
bu konuda ben de hassasım
şayet pazarcı değilsek tabii...
ahlâksızlığın, alçaklığın, sahtekârlığın pazarlandığı öğle ve sabah kuşağı programları,
insana hiçbir şey katmayan, konuları birbirine benzeyen, bir bakışmanın 5 dakika sürdüğü 120 dakikalık yerli diziler.
yahu biz bu toplumdan çok mu şey bekliyoruz?
kahrolmasın mı istibdat?
yaşamasın mı hürriyet?
of bir de bir rtük var ki o zaten başlı başına can sıkıcı bir kurum.
nerede mahmut hoca?
nerede bekçi baba?
nerede babacan başkomiser hulusi kentmen?
nerede adil hakim nubar terziyan?
nerede koltuk belası filminin başlarındaki kemal sunal?
zübüklerin çağı, hababam sınıfındaki tüccar müdürlerin çağı, eyşanların çağı, ferhundelerin çağı bu çağ.
boğaz'ın müsilajlısına, insanın kötüsüne kaldık kısaca.
8 mayıs 2025
güzel şeyler anlatmak isterdim size bu gece,
en başta sevdiceğin minik burnuna kondurulan öpücük,
sonra sahilde içilen buz gibi bira,
baharın gelişi,
gelinciklerin boy verişi,
iki tarafı yemyeşil, ufkunda ayçiçekleri ile denizin öpüştüğü bir tarla yolu,
trakya'nın beyaz tenli güzel kızları,
radyodaki kültür-sanat ve özgür politik mizah programları,
merkezdeki eğlenceli asker emeklisi ve taksici sohbetleri,
şirin bir sahil kasabasında huzurlu bir yaşam,
beethoven 9. senfoni,
özgürce sokaklarda salınan kısa bacaklı şirin köpekler,
sahildeki cıvıl cıvıl restronlar,
klarnet, darbuka ve ud sesi,
balık ve anason kokusu,
bir şükrü erbaş şiiri ezberleyen üniversite öğrencisi,
mutlu çocuklar, umutlu gençler, güler yüzlü yetişkinler,
özgürlük, adalet, demokrasi ve devrim...
güzel şeylere sırt mı çevirelim yani?
öyle olsun...
açlık, sefalet, gri şehirler,
hava kirliliği, gürültü kirliliği,
trafik sıkışıklığı, ulaşım sorunu,
asık suratlı aceleci insanlar,
sıkıştepiş metrobüsler,
çöpten yemek toplayan yaşlılar,
müşterisine kaba saba davranan esnaf
ve asgari ücretle günde 12 saat çalışan gençlik,
kimi işsiz, kimi kpss'ye hazırlanıyor, çoğu umutsuz, kapağı yurt dışına atma derdinde,
boğaz'daki müsilaj,
bugün radyoda dinlediğim
yüreğimi yakan o azeri türküsü,
tamam, kızmayın hemen,
azerbaycan türküsü mü demem gerekiyordu?
söylediğinize göre azeri deyince alınıyormuş gardaşlarımız.
oysa, bakü'de yaşadım birkaç mevsim,
kimi türk'üm diyor, kimi azerbaycanlıyım, kimi azeriyim.
bu bahsi çok uzatmasak mı artık?
bayan değil kadın demeliyiz ama
bu konuda ben de hassasım
şayet pazarcı değilsek tabii...
ahlâksızlığın, alçaklığın, sahtekârlığın pazarlandığı öğle ve sabah kuşağı programları,
insana hiçbir şey katmayan, konuları birbirine benzeyen, bir bakışmanın 5 dakika sürdüğü 120 dakikalık yerli diziler.
yahu biz bu toplumdan çok mu şey bekliyoruz?
kahrolmasın mı istibdat?
yaşamasın mı hürriyet?
of bir de bir rtük var ki o zaten başlı başına can sıkıcı bir kurum.
nerede mahmut hoca?
nerede bekçi baba?
nerede babacan başkomiser hulusi kentmen?
nerede adil hakim nubar terziyan?
nerede koltuk belası filminin başlarındaki kemal sunal?
zübüklerin çağı, hababam sınıfındaki tüccar müdürlerin çağı, eyşanların çağı, ferhundelerin çağı bu çağ.
boğaz'ın müsilajlısına, insanın kötüsüne kaldık kısaca.
devamını gör...
saadiler
saadiler, 1549-1659 yılları arasında fas'ı yöneten arap hanedandır ve en meşhur hükümdarları ahmed el mansur'dur. osmanlı imparatorluğu ile saadiler arasındaki ilk resmi ilişki, 1548 yılında başlamıştır ve kuzey afrika'yı istila etmeye kalkan portekizlilere karşı 1578'de vadisseyl muharebesi'nde birlikte zafer kazanılmıştır.
saadilerin rub el hizbli bayrağı
saadilerin rub el hizbli bayrağı
devamını gör...
ahmed el mansur
dekonte (yazar)'ın bir ukdesidir.
ahmed el-mansur, 1549-1603 yılları arasında yaşamış faslı arap bir hükümdar olup saadiler'in altıncı ve en ünlü hükümdarıdır. ahmed el-mansur, yaşadığı ve hüküm sürdüğü dönemde en güçlü hükümdarlardan birisi olarak kabul ediliyordu ve bilime önem veriyordu. ahmed el-mansur, tarihte portekizlilere karşı kazandığı vadisseyl muharebesi ile bilinir.
ahmed el-mansur, 1549-1603 yılları arasında yaşamış faslı arap bir hükümdar olup saadiler'in altıncı ve en ünlü hükümdarıdır. ahmed el-mansur, yaşadığı ve hüküm sürdüğü dönemde en güçlü hükümdarlardan birisi olarak kabul ediliyordu ve bilime önem veriyordu. ahmed el-mansur, tarihte portekizlilere karşı kazandığı vadisseyl muharebesi ile bilinir.
devamını gör...
8 mayıs 2025 ekrem imamoğlu'nun x hesabının kapatılması
geç saatlerde ekrem imamoğlu'nun x hesabına getirilen, erişim engeli.
en son bizlere seslendiğinde "diplomanı al da gel:)" demişti. birilerinin zoruna gittiği belli. attığı tweetlerin bile ne kadar korkuttuğunun kanıtı gibi olan durum.

edit: (bkz: vpn) ile aldığım anlık son paylaşımı;
en son bizlere seslendiğinde "diplomanı al da gel:)" demişti. birilerinin zoruna gittiği belli. attığı tweetlerin bile ne kadar korkuttuğunun kanıtı gibi olan durum.

edit: (bkz: vpn) ile aldığım anlık son paylaşımı;
devamını gör...
yaş ilerledikçe insanı yoran şeyler
psikolojik problemleri olan insanlar.
"bu hepimizi yorar" demeyin. gerçekten aslında çoğu insanın psikolojisi öyle ya da böyle bozuk. bazı insanların inanılmaz yüksek boyutlarda takıntıları ve bireysel tedavi gerektirecek şekilde saplantıları var. dolayısıyla, bu tarz insanlarla asla iletişim kuramıyor üstüne sürekli onları motive etmeye zaman ayırmak zorunda bırakılıyorsunuz.
genel perspektifte, psikolojisi bozuk insanlar sürekli olarak karşılarında var olan kişilerin desteğini talep ederler ve bunu iletişimin "içtenliği ve gerçekciliği" açısından bir çıta olarak karşılarındaki insanlara sunarlar. günün sonunda sadece başka insanların problemleri ile uğraşmaya başlamış, bir ağlama duvarı olduğunuzu fark edersiniz. siz bu insanları 7/24 dinlersiniz fakat kendi problemlerinizi konuşamazsınız çünkü daima odak kendi hayatlarıdır. zor zamanlarınızda, yanlarınızda olmalarını istersiniz, cogu asla orada olmaz. kısacası hep "almayı" hedefledikleri bir iletişimleri vardır.
hep iyi çözümler sunan, insanları kırmadan dinleyen, yol gösteren ve onları seçecekleri kötü opsiyonlardan döndüren biri olarak, yukarıdaki kitle ile itinayla uğraştım. çünkü insanlar sevgi ve değerle değişebilir sanıyordum ama yanılmışım. insanlar değişmez. narsist, suistimalci karakterler asla iflah olmazlar. siz olduklarını sanarsınız ama sadece tekniklerini değiştirip, düzenlerini sürdürmenin farklı bir yolunu bulurlar. eskiden bu insanları tolere ederdim ama artık etmiyorum. daha yeni bir arkadaşımı tam bu yüzden hayatımdan net bir sınır çizerek çıkarttım.
öyle bir tavır çizdim ki, kendi kendisine anlayarak yazmayı/ aramayı kesti. kimsenin kafasının içi ile savaşmak veya kimsenin psikoloğu olmak zorunda değilsiniz. bunlar için ücretli servisler var. bir zahmet bütçe ayırıp, gitsinler.
toksik insanlar, hayatınızdan aldığınız zevke engel olurlar. hayatınızdan eleyin, pişman olmuyorsunuz çünkü hayatınızı kazanıyorsunuz. üstüne, başkalarını avutmakla geçirmediğiniz, tonlarca boş vaktiniz oluyor- şişmeyen kafanızda cabası.
"bu hepimizi yorar" demeyin. gerçekten aslında çoğu insanın psikolojisi öyle ya da böyle bozuk. bazı insanların inanılmaz yüksek boyutlarda takıntıları ve bireysel tedavi gerektirecek şekilde saplantıları var. dolayısıyla, bu tarz insanlarla asla iletişim kuramıyor üstüne sürekli onları motive etmeye zaman ayırmak zorunda bırakılıyorsunuz.
genel perspektifte, psikolojisi bozuk insanlar sürekli olarak karşılarında var olan kişilerin desteğini talep ederler ve bunu iletişimin "içtenliği ve gerçekciliği" açısından bir çıta olarak karşılarındaki insanlara sunarlar. günün sonunda sadece başka insanların problemleri ile uğraşmaya başlamış, bir ağlama duvarı olduğunuzu fark edersiniz. siz bu insanları 7/24 dinlersiniz fakat kendi problemlerinizi konuşamazsınız çünkü daima odak kendi hayatlarıdır. zor zamanlarınızda, yanlarınızda olmalarını istersiniz, cogu asla orada olmaz. kısacası hep "almayı" hedefledikleri bir iletişimleri vardır.
hep iyi çözümler sunan, insanları kırmadan dinleyen, yol gösteren ve onları seçecekleri kötü opsiyonlardan döndüren biri olarak, yukarıdaki kitle ile itinayla uğraştım. çünkü insanlar sevgi ve değerle değişebilir sanıyordum ama yanılmışım. insanlar değişmez. narsist, suistimalci karakterler asla iflah olmazlar. siz olduklarını sanarsınız ama sadece tekniklerini değiştirip, düzenlerini sürdürmenin farklı bir yolunu bulurlar. eskiden bu insanları tolere ederdim ama artık etmiyorum. daha yeni bir arkadaşımı tam bu yüzden hayatımdan net bir sınır çizerek çıkarttım.
öyle bir tavır çizdim ki, kendi kendisine anlayarak yazmayı/ aramayı kesti. kimsenin kafasının içi ile savaşmak veya kimsenin psikoloğu olmak zorunda değilsiniz. bunlar için ücretli servisler var. bir zahmet bütçe ayırıp, gitsinler.
toksik insanlar, hayatınızdan aldığınız zevke engel olurlar. hayatınızdan eleyin, pişman olmuyorsunuz çünkü hayatınızı kazanıyorsunuz. üstüne, başkalarını avutmakla geçirmediğiniz, tonlarca boş vaktiniz oluyor- şişmeyen kafanızda cabası.
devamını gör...
takıntılar
filmi izlerken ben sanki bunun benzerini izlemiştim diyip baktığımda uyarlama olduğunu gördüm.
film 2024 yapımı fransız yazar (bkz: laurent baffie)'nin (bkz: toc toc) adlı tiyatro oyunundan uyarlanmış. basrollerdw (bkz: zafer algöz) , (bkz: sarp akkaya) , (bkz: özge özberk), (bkz: ecem erkek) , (bkz: bora akkaş) , (bkz: seda bakan), (bkz: çiçek dilligil) yer almakta. konuya gelirsek 6 tane okb hastasının ünlü doktor orhan kerim baykal'a randevu alması ve randevularının cakışması sonucu aynı odada doktoru beklerken yaşadıklarını konu almakta. her birinin farklı takıntısı var. çizgilere basamayan, sürekli her şeyi sayan, kontrol manyağı, her şeyi iki kez tekrar eden , temizlik hastası ve sürekli küfür eden. bir şekilde birbirleri ile tanışıp aralarından birinin grup terapisini ortaya atması ile hepsinin okbsini yenmeye çalışmalarını görüyoruz. filmin son sahnesini beklemiyordum. akıcı bir film yer yer komik gelse de (ki oda zafer algöz sayesinde kesinlikle ) zaman geçirmek için izlenilebilecek bir film. klişe bir konu gibi duruyor ki klişe de sayılır ama güzel vakit geçirmelik.
film 2024 yapımı fransız yazar (bkz: laurent baffie)'nin (bkz: toc toc) adlı tiyatro oyunundan uyarlanmış. basrollerdw (bkz: zafer algöz) , (bkz: sarp akkaya) , (bkz: özge özberk), (bkz: ecem erkek) , (bkz: bora akkaş) , (bkz: seda bakan), (bkz: çiçek dilligil) yer almakta. konuya gelirsek 6 tane okb hastasının ünlü doktor orhan kerim baykal'a randevu alması ve randevularının cakışması sonucu aynı odada doktoru beklerken yaşadıklarını konu almakta. her birinin farklı takıntısı var. çizgilere basamayan, sürekli her şeyi sayan, kontrol manyağı, her şeyi iki kez tekrar eden , temizlik hastası ve sürekli küfür eden. bir şekilde birbirleri ile tanışıp aralarından birinin grup terapisini ortaya atması ile hepsinin okbsini yenmeye çalışmalarını görüyoruz. filmin son sahnesini beklemiyordum. akıcı bir film yer yer komik gelse de (ki oda zafer algöz sayesinde kesinlikle ) zaman geçirmek için izlenilebilecek bir film. klişe bir konu gibi duruyor ki klişe de sayılır ama güzel vakit geçirmelik.
devamını gör...
merkez efendi
dekonte (yazar)'ın bir ukdesidir.
merkez efendi, 1463-1552 yılları arasında yaşamış türk bir imam olup mesir macununu icat eden kişidir. ilgili kişinin adı bildiğimiz merkez'dir, efendi de unvanıdır. denizli'de doğan merkez efendi, ilköğrenimini manisa'da bitirdikten sonra istanbul'a gelerek eğitimini tamamlar ve ölümüne kadar görevini yapar.

merkez efendi, 1463-1552 yılları arasında yaşamış türk bir imam olup mesir macununu icat eden kişidir. ilgili kişinin adı bildiğimiz merkez'dir, efendi de unvanıdır. denizli'de doğan merkez efendi, ilköğrenimini manisa'da bitirdikten sonra istanbul'a gelerek eğitimini tamamlar ve ölümüne kadar görevini yapar.

devamını gör...
put on the needle on it
danii minogue şarkısı.
sana değil kardeşine şarkısının müzüğüdür.
take the bait, bite the line, ı got the place, you got the time,
ı'm lickin my lips, did ı make you blush?
ı let you in, the sweat you're in, the temperature is risin,
so hot, ı may want to take my clothes off.
come inside, you're drippin desire, let the music make you rise up,
dirty hands is what ı demand, let the music make you rise up.
put the needle on it, ı'll tell you where ı want it,
come on and spin me on it, all my freaks say.
put the needle on it, ı could tell you where ı want it,
come on and spin me on it, all my freaks say.
ı dare you now to be bad, do you want the best you've ever had?
you look so tame boy, let me wild you up.
keep the lights dark and low, ı'll keep you up all night,
until you feel it vibrating through your bones.
come inside, you're trapped inside, let the music make you rise up,
dirty hands is what ı demand, let the music make you rise up.
dirty hands, ı demand. all my freeks say.
dirty hands, ı demand. all my freeks say.
put the needle on it.
sana değil kardeşine şarkısının müzüğüdür.
take the bait, bite the line, ı got the place, you got the time,
ı'm lickin my lips, did ı make you blush?
ı let you in, the sweat you're in, the temperature is risin,
so hot, ı may want to take my clothes off.
come inside, you're drippin desire, let the music make you rise up,
dirty hands is what ı demand, let the music make you rise up.
put the needle on it, ı'll tell you where ı want it,
come on and spin me on it, all my freaks say.
put the needle on it, ı could tell you where ı want it,
come on and spin me on it, all my freaks say.
ı dare you now to be bad, do you want the best you've ever had?
you look so tame boy, let me wild you up.
keep the lights dark and low, ı'll keep you up all night,
until you feel it vibrating through your bones.
come inside, you're trapped inside, let the music make you rise up,
dirty hands is what ı demand, let the music make you rise up.
dirty hands, ı demand. all my freeks say.
dirty hands, ı demand. all my freeks say.
put the needle on it.
devamını gör...
danii minogue
kylie hanımın bacısı.
put on the needle on it şarkısı ile tanıyabilirsiniz.
put on the needle on it şarkısı ile tanıyabilirsiniz.
devamını gör...