zaman tüneli
okan bayülgen’in ciddi ciddi sapık olduğu gerçeği
hiç inkar etmedi ki?*
devamını gör...
kadın gibi nazlanan erkekler
valla şu dünyada sadece kız çocuklarının o masum, tatlı nazını çekerim.
erkeğin çocuk olanının bile nazını çekemem, yetişkinini düşünemiyorum*
yetişkin kadın nazı diye bir şey yoktur zaten, zihnen büyümemiş yetişkin nazı vardır ve ondan da koşarak uzaklaşılır.
hangi alt tabaka insan çekerse çeksin, o benim olayım değil (prens dizisi gibi oldu)
erkeğin çocuk olanının bile nazını çekemem, yetişkinini düşünemiyorum*
yetişkin kadın nazı diye bir şey yoktur zaten, zihnen büyümemiş yetişkin nazı vardır ve ondan da koşarak uzaklaşılır.
hangi alt tabaka insan çekerse çeksin, o benim olayım değil (prens dizisi gibi oldu)
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
fener sevdalısı, damar eksperi
devamını gör...
nick altı bir yazarın namusudur
(bkz: sözlük gümüşse nick altındır)
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
tertemiz bir kalbi olan ve güzel de içen arkadaşım. keyifli akşamlar.*
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
şeytan tüy olan, çok sevdiğim yazar tanesi…
devamını gör...
kadın gibi nazlanan erkekler
özenmiştir.
devamını gör...
2 şubat 2026 kocaelispor fenerbahçe maçı
zor diyenlere şaşırdım. farklı alırız.
devamını gör...
2 şubat 2026 kocaelispor fenerbahçe maçı
aksam nesyri 2 gol atar ve ortalik durulur…
devamını gör...
nick altı bir yazarın namusudur
namuslu muyum değil miyim anlam veremedim şimdi
devamını gör...
kendi işini kurmazsan ölene kadar alarm kurarsın
buna ek olarak para ticarette diye diye her tarafı şuan devretmeye çalışan kafelerle, çiğköfteci doldurdular. kendi işini kurmak kadar sana uygun işi bulmak da önemli. sonra batıp, kurulum aşamasında elalemden aldığı borç harç ile eskisinden beter halde ortada kalıyor millet.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
değişik, farklı kadada, tatlı yemeyi seven yazar.
edit: mavi valentine'e yazılmıştı. silmiş entrysini. neden sildin mavi kuş mdkdkdkd
edit: mavi valentine'e yazılmıştı. silmiş entrysini. neden sildin mavi kuş mdkdkdkd
devamını gör...
cordless vacuum ile agile çalışmayan ablaya verdiğim ayar
bugün open office'te deep work seansındayım, kulağımda noise-canceling kulaklık, önümde q4 forecast raporları, tam anlamıyla zone'a girmişim. dünyayla bağlantım kopuk, flow halindeyim.
derken bi ses...
başımı kaldırdım, bizim support team member, elinde cordless vacuum, masaların arasında dolaşıyor.
ne bi roadmap var, ne bi strateji. tamamen random hareket ediyor. bi orayı çekiyor, bi burayı.
dayanamadım, kulaklığı çıkardım:
"hanımefendi," dedim, "bölüyorum kusura bakmayın ama şu an uyguladığınız temizlik methodology'si inanılmaz inefficient.
bu katın floor plan'ına hakim misiniz?"
bana "oğlum toz alıyom işte" diyen boş gözlerle baktı.
dedim ki; "bakın, şu an a noktasından b noktasına giderken, masaların ayaklarını dolaşarak gereksiz bi loop yaratıyorsunuz. bu hem sizin enerji consumption'ınızı artırıyor hem de çıkan desibel seviyesi bizim cognitive load'umuzu olumsuz etkiliyor.
bu süpürme işlemini waterfall yöntemiyle yapıyorsunuz, oysa ki scrum mantığıyla yaklaşsanız, odayı küçük sprintlere bölseniz, önce meeting room'u clear etseniz, sonra common area'ya geçseniz, total süreyi %30 optimize edersiniz.
lütfen bi dahaki sefere süpürgenin ucunu daha dairesel motionlarla kullanın ki, hem halıdaki friction azalsın hem de bizim konsantrasyonumuz interrupt olmasın. bunu basit bi cleaning işi olarak görmeyin, ofisin well-being'ine katkı sağlayan bi proje olarak ele alın."
yüzüme baktı, "he tamam cenk bey" dedi, gitti arka taraftaki prizi taktı, yine aynı kaos, yine aynı sistemsizlik.
neyse, ben gerekli feedback'i verdim, gerisi onun career path'ine kalmış.
derken bi ses...
başımı kaldırdım, bizim support team member, elinde cordless vacuum, masaların arasında dolaşıyor.
ne bi roadmap var, ne bi strateji. tamamen random hareket ediyor. bi orayı çekiyor, bi burayı.
dayanamadım, kulaklığı çıkardım:
"hanımefendi," dedim, "bölüyorum kusura bakmayın ama şu an uyguladığınız temizlik methodology'si inanılmaz inefficient.
bu katın floor plan'ına hakim misiniz?"
bana "oğlum toz alıyom işte" diyen boş gözlerle baktı.
dedim ki; "bakın, şu an a noktasından b noktasına giderken, masaların ayaklarını dolaşarak gereksiz bi loop yaratıyorsunuz. bu hem sizin enerji consumption'ınızı artırıyor hem de çıkan desibel seviyesi bizim cognitive load'umuzu olumsuz etkiliyor.
bu süpürme işlemini waterfall yöntemiyle yapıyorsunuz, oysa ki scrum mantığıyla yaklaşsanız, odayı küçük sprintlere bölseniz, önce meeting room'u clear etseniz, sonra common area'ya geçseniz, total süreyi %30 optimize edersiniz.
lütfen bi dahaki sefere süpürgenin ucunu daha dairesel motionlarla kullanın ki, hem halıdaki friction azalsın hem de bizim konsantrasyonumuz interrupt olmasın. bunu basit bi cleaning işi olarak görmeyin, ofisin well-being'ine katkı sağlayan bi proje olarak ele alın."
yüzüme baktı, "he tamam cenk bey" dedi, gitti arka taraftaki prizi taktı, yine aynı kaos, yine aynı sistemsizlik.
neyse, ben gerekli feedback'i verdim, gerisi onun career path'ine kalmış.
devamını gör...
kadın gibi nazlanan erkekler
tadında olduğu sürece naz niyaz kadınlara yakışıyor ve kız çocuklarına.
devamını gör...
kadın gibi nazlanan erkekler
vallahi naz, cilve hatun kişiye yakışıyor. bunu erkekler uygulayınca, roller değişiyor ve bu da hiç normal durmuyor azizim. erkeği kadın simartmalı. kendinden cilveli erkolar kapatılsın.
devamını gör...
okan bayülgen’in ciddi ciddi sapık olduğu gerçeği
çok sıkıcı buluyorum bu adamı, demek istediğim başlıktır. ergenliğimde, ilk çıktığında ise müthiş enteresan gelirdi bana ve birçok yaşıtıma. ama ergenliğimden sonra tam tersi oldu ve bana fenalıklardan baygınlıklar beğendiriyor işte çeyrek asırdan fazladır. o kadar ilgilenmiyorum ki kendisiyle, hiç oturup 1 dakikalık bile bir videosunu veya ses kaydını izleyemem/dinleyemem. kusura bakma ismail dost. haha.
devamını gör...



