zaman tüneli
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak
asıl trajedi bu değil mi? her şeyi, sanki arkamızda asırlar varmış gibi ertelemek. bugünün içindeki o ince sızıyı, bir sonraki bahara, bir sonraki tatile, bir sonraki "olgunlaşma" dönemine saklamak. oysa takvim yaprakları her gün aynı şeyi fısıldıyor: "vaktin var sandın, ama aslında sadece vaktin vardı."
birine söylemek istediğin o son sözü, telafi etmen gereken o özrü, izlemek isteyip ertelediğin o gün batımını... yarın hallederiz, diyerek biriktiriyoruz. sanki elimizde sonsuz bir kredi kartı varmış da, hayat bize hiç ödeme günü gelmeyecekmiş gibi davranıyor.
oysa akşam olup güneş çekildiğinde, aslında ne kadar çok şeyi "henüz vakit var" diyerek gömdüğümüzü fark ediyoruz. hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, aslında yaşamayı unutuyoruz. sadece hayatta kalma refleksleri geliştiriyoruz; daha çok çalış, daha çok biriktir, daha çok ertele.
ölümün soğukluğu aslında hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan tek gerçektir. keşke her sabah, bugün son günümüzmüş gibi uyanabilseydik. o zaman o kırgınlıklar bu kadar uzun sürmez, o "seni seviyorum"lar boğazımızda düğümlenmezdi.
insan, en çok "bir gün yaparım" dediği ama asla sıra gelmeyen o yarım kalmış hayalleriyle ölüyor. geriye kalan ise sadece tamamlanamamış bir hayatın ağırlığı.
sence, "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak" bir savunma mekanizması mı, yoksa sadece büyük bir yanılgı mı?
birine söylemek istediğin o son sözü, telafi etmen gereken o özrü, izlemek isteyip ertelediğin o gün batımını... yarın hallederiz, diyerek biriktiriyoruz. sanki elimizde sonsuz bir kredi kartı varmış da, hayat bize hiç ödeme günü gelmeyecekmiş gibi davranıyor.
oysa akşam olup güneş çekildiğinde, aslında ne kadar çok şeyi "henüz vakit var" diyerek gömdüğümüzü fark ediyoruz. hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, aslında yaşamayı unutuyoruz. sadece hayatta kalma refleksleri geliştiriyoruz; daha çok çalış, daha çok biriktir, daha çok ertele.
ölümün soğukluğu aslında hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan tek gerçektir. keşke her sabah, bugün son günümüzmüş gibi uyanabilseydik. o zaman o kırgınlıklar bu kadar uzun sürmez, o "seni seviyorum"lar boğazımızda düğümlenmezdi.
insan, en çok "bir gün yaparım" dediği ama asla sıra gelmeyen o yarım kalmış hayalleriyle ölüyor. geriye kalan ise sadece tamamlanamamış bir hayatın ağırlığı.
sence, "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak" bir savunma mekanizması mı, yoksa sadece büyük bir yanılgı mı?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
ülke ülke gezmeyi seven bir yazar sanırım.
devamını gör...
yazarların ölmek istediği yerler
aslında yaşlılıkta kendi yatağımda sabaha doğru olsa iyi gibi, gelincede hemen bulur götürürler. şimdi yolda molda bir yerde gitsen iş çıkarırsın, hem yataktan rahat alırlar hem de yatakta rahat rahat yere mere düşmeden gidersin. o kadar tembelim ki ölüm senaryosunda bile tembellik yapıyorum.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hic bir fikrim yok.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kpss mağduru gibi kullanıcı adı.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
yapay zekayı verimli kullanmak deyince aklıma gelen tek yazar.
devamını gör...
kelimelik
yenilmek isteyen gelebilir.*
devamını gör...
don olayı
eskiden okullar tatil olunca don olayı derlerdi ve buna ek olarak altta okulların tatil olduğunu görür görmez donları camdan aşağı atın da derlerdi hahahahaahahhaahahhaahaahaahahahahhaahahaaaahahahahahaahaha
devamını gör...
gemileri yakmak
deyim olarak birşey için isyan çıkarmak denebilir
devamını gör...
gemileri yakmak
devamını gör...
öğretmen zorbalayan tip
dersle alakası olmayan medeniyet görmemiş saldıran varlıklardır derse kalemsiz kağıtsız girerler öğretmeni tahrik ederler peki bunların akıbeti ne olur eğer bu olay devlet okulunda yaşanıyorsa varsayalım ki orta okulda yaşanıyor sürekli bu zorbalar dayak yer ama okuldan atılmaz tokat cetvel kulak çekme vs değişik fantazi olur hahahahah. lisede ise şöyle bir iki uyarı sonra öğretmenle kavga sonra bunlar okuldan atılıyor. özel kurumlarda ise sürekli bunlar haklı görülüyor sıkıntı nedense öğretmen kaynaklı olarak değerlendiriliyorki bunlar cirit atıyor özel kolejlerde ve kurslarda.
devamını gör...
saçma olan bir şey söyle
çok seviliyorum, bildiğiniz gibi değil. *
devamını gör...
gartic oynayan yazarlar veri tabanı
gartic.io/044TA512
hadi gelin.
hadi gelin.
devamını gör...
saçma olan bir şey söyle
(bkz: kennedy'i ben vurdum)
devamını gör...
yazarların ölmek istediği yerler
deep impact derin darbe filminde tüm insanlığı yok edecek bir meteorun dünyaya çarpması konu edilir. filmde herkesin son anlarını nasıl geçirmeyi seçtiği duygusal bir bölüm vardır.
ben şahsen güneş doğarken denizi izlerken meteoru karşılamak isterdim. bence herkes ölümü tek başına karşılamalı.
ben şahsen güneş doğarken denizi izlerken meteoru karşılamak isterdim. bence herkes ölümü tek başına karşılamalı.
devamını gör...
saçma olan bir şey söyle
yattığım yeri yadırgadığım için uyuyamıyorum. üstelik iki üç saat sonra uyanmam lazım.
devamını gör...
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamakta bir sakınca görmüyorum ama hiç yaşlanmayacak gibi yaşarsanız sizi acılı bir ölüm bekliyor olabilir.
devamını gör...
8.52'den dolar almış insan
8.52 değil 18-28 hattâ 38 den bile alsa karda olan insandır.
devamını gör...
otobüste servis yapan muavini görünce kafayı çevirmek
çok hevesli görünmemek için girilen tavırdır aynı zamanda bana sormadan geçer mi korkusu taşır.
devamını gör...

