zaman tüneli

ulan allah belanızı vermesin yarın telefonum susmayacak ya.
devamını gör...

bana başaramazsın dedikleri ne varsa azmettim çok çalıştım çok inandım ve sonunda başaramadım harbiden doğru söylüyorlarmış.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
vermeyince allah napalım.
devamını gör...

bu gece çılgın bir eğlence varmış.*
devamını gör...

bu yakışıklının bugün doğum günü, o yüzden ıslak mamalar+yoğurtlar+sütler şelaleydi bugün kendisine.

not: nevresim takımıyla alakalı eleştirilerinizi kendinize saklarsanız sevinirim, tşk.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

naber lan embesiller?*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neden ben allahım???
devamını gör...

böyle şeylere düdük bile çalmayan insanlar:
devamını gör...

neredesin reis üşüyoruz. *
devamını gör...

olmayınca olmuyor işte yaa napacaksın.*
devamını gör...

hayatımı mahvetti, beni yerden yere vurdu, kalktım bir daha vurdu. kaç yaşıma geldim hala aynı hala böyle… acı verici.
devamını gör...

klasik fenerbahçeli başlığı adamlar 11 seneden beri deli oldu gs her başarında deliye dönüyorlar birde utanmadan başlık açıyorlar hain adamlar
devamını gör...

ben olsam 3-0 geri düşer düşmez icardi'yi alırdım ve deli düdüklemiş gibi bir hücum stratejisiyle kumar oynardım. başka da bir şansın kalmıyor o dakikadan sonra çünkü.

okan buruk ise icardi'yi anca maçın sonlarına doğru oyuna alabildi, o da lang da kolunu sakatlayınca...
devamını gör...

güneş ışığı demek, benim için lilith demek, sevdiğim kadının ismi aynı zamanda ama o, onun gözü yükseklerde bense virane, harap ve telefim, sıradan bir hayat istedim, kendimi çöpün içinde buldum. onu görmek bana eziyet görememek bana eziyet. terapistim bana aşk yok demişti, ben neden böyle oldum keşke ölseydim…
devamını gör...

barış sehlikoğlu ft. kemal kaya ve can kısacık şarkısıdır.

şarkının daha ilk saniyelerinden itibaren insanı yakalayan şey, o melankolik ve hafif elektronik dokulu fonu bence.
çok kalabalık değil, boğmuyor ama boş da değil; tam olması gerektiği kadar dolu.
bu denge, şarkının duygusunu daha çıplak ve gerçek hissettiriyor.

arka plandaki müzikte bir “akıp giden zaman” hissi var. sanki bir anıyı sürüklüyor arkasında. ne çok hızlı ne de tamamen durağan… ama sürekli ilerleyen bir şey var. hatta yavaş yavaş bin yaşına ulaştırıyor gibi. bu da dinlerken insanın kendi geçmişine dönmesine sebep oluyor. özellikle gece dinlendiğinde, o fon insanı kendi iç dünyasına kapatıyor.*

sözlerdeki “yorgunluk” hissi çok net. ama bu fiziksel bir yorgunluk değil; daha çok ruhsal bir eskimişlik.
sanki şarkıyı anlatan kişi gerçekten uzun bir hayat yaşamış gibi değil de, kısa bir hayata fazla şey sığdırmış gibi.
bu yüzden “bin yaşındayım” cümlesi abartı değil, tam tersine oldukça gerçek bir his gibi geliyor.

ve çok önemli bir şey var: bağırmadan anlatmak. bu şarkı duyguyu yükselterek değil, içine çekerek veriyor.
dinleyeni sarsmak yerine yavaş yavaş içine işliyor. bu yüzden etkisi anlık değil, kalıcı oluyor.
şarkı bittikten sonra bile o hissin devam etmesi biraz da bundan.

en güçlü taraflarından biri de şu: dinleyen herkes kendi hikayesini koyabiliyor içine.
kimi için pişmanlık, kimi için geç kalmışlık, kimi için de “çok şey yaşadım ama hâlâ eksik hissediyorum” duygusu… bu yüzden şarkı tek bir duyguya ait değil; daha çok karmaşık ve ağır bir ruh halinin yansıması.

velhâsıl kelâm
bu şarkı insanı üzmek için değil, içindekini hatırlatmak için var gibi. ve belki de en acı olan kısmı “ben de biraz bin yaşındayım” hissine kapılmak.
dinledikten sonra geriye bir sessizlik kalıyor. ama bu boş bir sessizlik değil; dolu, ağır ve anlamlı bir sessizlik.
sanki şarkı bitiyor ama içindeki yankısı devam ediyor.
sanki bin yaşındayım
geç uyanmışım
her renk oldum da, artık karayım..
bin yaşındayım
yarım kaldım
buruşmuşum..
devamını gör...

bu ne lan
4 gol 2 kırık kol ile devam ediyoruz maça
devamını gör...

kendi takımını tanıyamamış teknik direktör.

bu takım, oyunu kendi yarı alanında kabullendi mi çok büyük bir mucize olmazsa kaybediyor ya da kötü oynuyor. bunu biz oturduğumuz yerden bilirken sen hem bu takımın eski oyuncusu hem de kaç yıllık teknik direktörü olarak hâlâ göremedin mi? sahi kuzum, siz bu maçlara oyuncuları nasıl hazırlıyorsunuz tam olarak? "koş, şut çek, pas ver"den mi ibaret bu işler? hangi rakip oyuncunun güçlü yanını nasıl törpüleriz, hangisinin zaafı nedir falan, bunları izlemiyor musunuz hiç?

kimse kusura bakmasın ama ben buraya kadar gelip buradan dönmeyi başarı olarak görmüyorum. başarı, yapılmamış olanı yapmaktır; daha önce yaptığını tekrar etmek değil. hele de buraya kadar gelmişken bu noktada bu berbat oyunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. evinde herkes kazanır. önemli olan bu şartlarda da kazanabilmekti.

neyse. ağzımı bozmadan sussam iyi olacak.
devamını gör...

ulan takımın ya bunlardan 8 yemiş ya da bunların olduğu ligde kalmaya çalışan takıma elenmiş ama yine mutlu olacak bir şeyler bulabiliyorsunuz helal olsun size ya. allah belanızı veriyor veriyor ama gram akıllanmıyorsunuz.*
devamını gör...

gönül geçmiyor şarkısı yüzünden eziyet çekiyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim