zaman tüneli
the black parade
the end ile başlayıp famous last words ile biten epik mcr* albümü. aslında son şarkısı blood ama hidden track olduğu için sayılmaz bence.
favorim de yine famous last words'tür
favorim de yine famous last words'tür
devamını gör...
gece yarısı ağlayarak soğuk bulgur pilavı yemek
direniyorum acılarına yine dünya yalanmış aşklarında.
dramatiktir.
dramatiktir.
devamını gör...
az
sen de fark ettin mi? az, dediğin küçücük bir kelime. sadece a ve z. sadece 2 harf ama aralarında koca bir alfabe var. o alfabeyle yazılmış on binlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. biri başlangıç, diğeri son. ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. yan yana gelip de birlikte okunmak için. aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. senin ve benim gibi..
bu yüzden belki de az, çoktan fazladır. belki de az, hayat ve ölüm kadardır. belki de "seni az tanıyorum" demek seni kendimden çok biliyorum demektir. bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım demektir. belki de az her şey demektir ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir..
hakan günday yine pişman etmedi.
devamını gör...
kadınların aşık olmaya değer varlıklar olmaları
insana hayatın biz erkekler için aslında ne kadar heyecan verici olabileceğini anlatan bir gerçektir.
allah tam gönlümüze göre yaratmış kadınları.
bu kadar da olmaz ki be kardeşim. çok şanslıyız sanki.
allah tam gönlümüze göre yaratmış kadınları.
bu kadar da olmaz ki be kardeşim. çok şanslıyız sanki.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri şarkılar
sesim iyi olsaydı eğer famous last words söylemek isterdim herhalde, ya da the sharpest lives. tabi dediğim gibi, eğer sesim iyi olsaydı..
(bkz: the black parade)
(bkz: the black parade)
devamını gör...
rasim ozan kütahyalı
rasim ozan kütahyalı serbest bırakılsın, sonra tekrar tutuklansın.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri şarkılar
ben, günümüzün en sessiz, en tehlikeli ve en görünmez istilasının; yani "beyin yiyici beyinsizler" topluluğunun canlı mağduruyum. hayatım boyunca hep iyi, sabırlı ve her şeye kafa sallayan o bilge dinleyici rolünü üstlendim. etrafımdaki insanlar beni bu yüzden çok sevdiler, yanımdan hiç ayrılmadılar. ancak bu sevginin faturası benim için ağır oldu. ne zaman kendi dünyamdan bir şeyler anlatmak için ağzımı açacak olsam, hemen lafımı ustaca kestiler. ağzıma bir parmak bal çalıp, o uyuşturucu tatla beni susturdular ve hemen ardından kendi bitmek bilmez egolarıyla zihnimi istila ettiler. onlar anlattı, ben eksildim; onlar sömürdü, ben tükendim. adeta zihinsel bir anestezi altındaydım. neticede içimdeki tüm renkli hücreler kurudu, kelimelerim tükendi ve kelimenin tam anlamıyla beyinsizleştim.
bir süre sonra zihnimin tamamen boşaldığını, artık sadece o tatlı balı bekleyen ve karşı tarafa boş gözlerle bakan bir heykele dönüştüğümü fark ettiklerinde ise arkalarına bakmadan gittiler. çünkü artık sömürülecek bir beyin, bedava ikramlar sunan zihinsel bir açık büfe kalmamıştı. kimse uğramaz oldu beynime, kimse ağzıma o parmak balı çalmadı bir daha. kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyenler, sömürge düzeni bitince beni kendi çölümde yapayalnız bıraktı.
kendi kurak coğrafyalarında tüketecek bir düşünce, çiğneyecek bir zihin bulamayan bu "beyin yiyici beyinsizler", pılını pırtını toplayıp hemen yeni, taze ve üretken bir dinleyici zihnine doğru yola çıkarlar. buldukları ilk taze beyine yerleşirler.
o güne kadar kullanmayı hiç beceremediği beyninin nihayet bir işe yaradığını sanan yeni kurban ise işe yarar hissetmenin verdiği hazla ağzına çalınan bir parmak balın tadını çıkarır beyni istilaya uğrarken hunharca.
işte, "beyin yiyici beyinsizler" tarafından gerçekleştirilen bu "yiyip bitirdikleri beyni insafsızca terk etme" ve "yeni kurbanların beynine yerleşme" eylemine "beyin göçü" denir.
peki beynini yiyip bitirdikleri, beyinsiz kalan o zavallı bir zaman sonra ne olur biliyor musunuz ?
"beyin yiyici beyinsiz"
bir süre sonra zihnimin tamamen boşaldığını, artık sadece o tatlı balı bekleyen ve karşı tarafa boş gözlerle bakan bir heykele dönüştüğümü fark ettiklerinde ise arkalarına bakmadan gittiler. çünkü artık sömürülecek bir beyin, bedava ikramlar sunan zihinsel bir açık büfe kalmamıştı. kimse uğramaz oldu beynime, kimse ağzıma o parmak balı çalmadı bir daha. kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyenler, sömürge düzeni bitince beni kendi çölümde yapayalnız bıraktı.
kendi kurak coğrafyalarında tüketecek bir düşünce, çiğneyecek bir zihin bulamayan bu "beyin yiyici beyinsizler", pılını pırtını toplayıp hemen yeni, taze ve üretken bir dinleyici zihnine doğru yola çıkarlar. buldukları ilk taze beyine yerleşirler.
o güne kadar kullanmayı hiç beceremediği beyninin nihayet bir işe yaradığını sanan yeni kurban ise işe yarar hissetmenin verdiği hazla ağzına çalınan bir parmak balın tadını çıkarır beyni istilaya uğrarken hunharca.
işte, "beyin yiyici beyinsizler" tarafından gerçekleştirilen bu "yiyip bitirdikleri beyni insafsızca terk etme" ve "yeni kurbanların beynine yerleşme" eylemine "beyin göçü" denir.
peki beynini yiyip bitirdikleri, beyinsiz kalan o zavallı bir zaman sonra ne olur biliyor musunuz ?
"beyin yiyici beyinsiz"
devamını gör...
eserimin adı benimsin (yazar)
başka zaman diliminden gelen yuvzır. inşallah kızdır
devamını gör...
erik
votkayla beraber çalışır.*
devamını gör...
erik
en sevdiğimdir.
.yeşil kütür kütür ekşi ve sert.
tuza banılmalı. yedik yedik 1 aya kaybolur ortadan.
.yeşil kütür kütür ekşi ve sert.
tuza banılmalı. yedik yedik 1 aya kaybolur ortadan.
devamını gör...
gece yarısı ağlayarak soğuk bulgur pilavı yemek
gece yarısı ağlayarak ne yersen ye tadı aynıdır.
ama o 10 dakika size bir ömürlük plan yaptırır.
ama o 10 dakika size bir ömürlük plan yaptırır.
devamını gör...





