zaman tüneli
boşanmak
acı bir son
sonsuz acıdan daha iyidir.
boşanın
sonsuz acıdan daha iyidir.
boşanın
devamını gör...
boşaldıktan sonra gelen bilgi edinme isteği
söylemesi ayıp bir gün arkadaşlarla mala vuruyoruz neyse mevzuyu uzatmayayım şelale gibi boşaldıktan sonra kapitalist mevlanacılar olayı geldi aklıma. "ne olursan ol yine gel" demişti ve gelmiştik beraber gelmiştik hatta. bakıyordum o anda etrafıma hep kapitalist sistemin köle ruhlu insanlarıyla doluydu.
starbuckslar, zaralar , bmwler falan hep bunlar da mevlana gibi "ne olursan ol yine gel " diye haykırıyordu adeta. hepsi çakal çukal olmuş müslümana yeşil, komüniste kırmızı , rockçıya siyah renge bürünmüş modern kapitalist mevlana gibiydiler.
halbuki daha yeni mevlana'nın facebook'ta yazılmış çok özlü bir sözüne rastlamıştım ve o an o sözden acayip bir şekilde sarsılmıştım. ruhum titremiş, zamanlar ve mekanlar üstü bir aydınlanma yaşamıştım. fakat boşaldıktan sonra fenomen bir dünyada bakışların insafına kalmış, yüzeysel bir varlık olduğumu hissetmiştim.
starbuckslar, zaralar , bmwler falan hep bunlar da mevlana gibi "ne olursan ol yine gel " diye haykırıyordu adeta. hepsi çakal çukal olmuş müslümana yeşil, komüniste kırmızı , rockçıya siyah renge bürünmüş modern kapitalist mevlana gibiydiler.
halbuki daha yeni mevlana'nın facebook'ta yazılmış çok özlü bir sözüne rastlamıştım ve o an o sözden acayip bir şekilde sarsılmıştım. ruhum titremiş, zamanlar ve mekanlar üstü bir aydınlanma yaşamıştım. fakat boşaldıktan sonra fenomen bir dünyada bakışların insafına kalmış, yüzeysel bir varlık olduğumu hissetmiştim.
devamını gör...
güvenmek
bakış açıları:
avukat: butun davalar birbirine guvenmiş insanlar arasındaydı.
voltaire: tanrım beni dostlarımdan koru, düşmanlarım zaten belli.
mevlana: dostum dostum dersin düşmanın olur, düşmanım düşmanım dersin dostun olur. öldüm öldüm dersin yine de yasarsın.
şener şen: kimseye guveninizi bosa cıkaracak kadar guvenmeyin ve kimseyi gonul koyacak kadar sevmeyin.
bence guvenmek bir ihtiyac.
durmadan tedirgin bir benlikle en normal insan paranoyak olur, hasta olur.
avukat: butun davalar birbirine guvenmiş insanlar arasındaydı.
voltaire: tanrım beni dostlarımdan koru, düşmanlarım zaten belli.
mevlana: dostum dostum dersin düşmanın olur, düşmanım düşmanım dersin dostun olur. öldüm öldüm dersin yine de yasarsın.
şener şen: kimseye guveninizi bosa cıkaracak kadar guvenmeyin ve kimseyi gonul koyacak kadar sevmeyin.
bence guvenmek bir ihtiyac.
durmadan tedirgin bir benlikle en normal insan paranoyak olur, hasta olur.
devamını gör...
boşanmak
tanrı nın en sevmedigi helaldir.
devamını gör...
seks yapmak için evlenmek
dini inançlarınız varsa cok normal.
olm eşinle istedigin kadar sevisebiliyorsun ve tanrı katında gunah degil;)
harika degil mi?
olm eşinle istedigin kadar sevisebiliyorsun ve tanrı katında gunah degil;)
harika degil mi?
devamını gör...
güzel kızlar patron dinler
patron ve şehinşah gibi tipleri sevmiyorum çok kulak tırmalıyor, lirikal bir değeri de yok
devamını gör...
günaydın sözlük
şair diyor ya " ve güz geldi ömür hanım.dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul..."
belki uyku yoksunluğu belki uzun zamandır gün doğumunu sakince karşılayamamaktan olsa gerek benzer bir ruh hali içreydim.*
bu sabah durum biraz farklı yazın gelişi daha bir sardı etrafı, dünya nice aydınlık sabahlara, neşeli kuş cıvıltılarına gebe unutma dedirtti resmen. dünya üzerinde yaşanan tüm haksızlıklara, zulme, adaletsizliğe, kötülüğe inat bir kez daha umut zehri girdi bünyeme...
belki uyku yoksunluğu belki uzun zamandır gün doğumunu sakince karşılayamamaktan olsa gerek benzer bir ruh hali içreydim.*
bu sabah durum biraz farklı yazın gelişi daha bir sardı etrafı, dünya nice aydınlık sabahlara, neşeli kuş cıvıltılarına gebe unutma dedirtti resmen. dünya üzerinde yaşanan tüm haksızlıklara, zulme, adaletsizliğe, kötülüğe inat bir kez daha umut zehri girdi bünyeme...
devamını gör...
güzel kızlar patron dinler
ben genelde dinlemeye calısıyorum.
cogu calıstıgım yerde patronlarla aram iyidir. hoş benim aram butun calısanlarla iyidir genelde, sorunsuz ve uyumlu bir insanım.
ama turkiye de benim gozlemledigim iş hayatı butun hayatına karısıyor. bizim calısanımızsın, her yerde bizi represente ediyorsun tribine giriyorlar. aslında bu kadar cok karısmasalar iyiydi;) işi genel olarak seviyorsak nazları bize geciyor.
cogu calıstıgım yerde patronlarla aram iyidir. hoş benim aram butun calısanlarla iyidir genelde, sorunsuz ve uyumlu bir insanım.
ama turkiye de benim gozlemledigim iş hayatı butun hayatına karısıyor. bizim calısanımızsın, her yerde bizi represente ediyorsun tribine giriyorlar. aslında bu kadar cok karısmasalar iyiydi;) işi genel olarak seviyorsak nazları bize geciyor.
devamını gör...
dirty talking
dirty talk ne? biz daha talk kısmını beceremedik.
devamını gör...
sexting
sexting e-sport sayılıyor mu?
devamını gör...
nude atmak
ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
nude atmanı beklediğim kadar.
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
nude atmanı beklediğim kadar.
devamını gör...
nude atmak
son 10 senedir ne zaman biriyle tanossam nude istiyor. moda heralde.
ben de hemen eski eşime kufretmeye baslıyorum:
-burası kurtlar sofrasıymıs. beni yalnız bıraktıgın icin seni affetmicem.
insan ciddi bi ilişkideyken prenses gibi yasıyor. dış dunyanın cahili.
hic gondermedim tabi nude filan kimseye.
ben de hemen eski eşime kufretmeye baslıyorum:
-burası kurtlar sofrasıymıs. beni yalnız bıraktıgın icin seni affetmicem.
insan ciddi bi ilişkideyken prenses gibi yasıyor. dış dunyanın cahili.
hic gondermedim tabi nude filan kimseye.
devamını gör...
dirty talking
benimki su seviyede:
-hadi bana aıyp bi seyler soyle.
-buyuklerin onunde ayak ayak ustune atılmaz.
;)
oyle ayıplı seyler hayatta konusamam da konusmam da.
-hadi bana aıyp bi seyler soyle.
-buyuklerin onunde ayak ayak ustune atılmaz.
;)
oyle ayıplı seyler hayatta konusamam da konusmam da.
devamını gör...
günaydın sözlük
bana günaydın mesajı atmıyorsun ya o doğan güneşe çok ayıp oluyor....
devamını gör...
ilk buluşmada sorulacak sorular
kadınlardaki üstün zeka olayı beni büyülediğinden ilk buluşmada partnerime mutlaka çarpım tablosundan soru sorarım.
devamını gör...
sexting
ben yapamıyprum boyle seyler. utangac bir insanım. yapamam yani.
bana mesajlasırken boyle konular actıklarında benim de fırında tavıgum var, yanına da bulgur yapim diyorum gibi tam bir libidokiller sohbet degistiriyorum:)
ha cok romantik ve tutkulu bir hikaye yazabilirim. ona yetenegim var. ama erkeklerin bekledigi o degil. o da bende yok.
bana mesajlasırken boyle konular actıklarında benim de fırında tavıgum var, yanına da bulgur yapim diyorum gibi tam bir libidokiller sohbet degistiriyorum:)
ha cok romantik ve tutkulu bir hikaye yazabilirim. ona yetenegim var. ama erkeklerin bekledigi o degil. o da bende yok.
devamını gör...
ilk buluşmada sorulacak sorular
biz ilk bulusmada bir bucuk iki saat filan oturduk bi cafede sanırım. bana saatlerce butun dertlerini anlattı uleyn. biscolata erkegi olmasa dinlemezdim de gozleri cok guzeldi. dinledik mecbur;)
different style.
ha oldu mu? gorece oldu.
ben anac bir insanım. sefkat duygularım kabardı.
ama neden boyle yaptı bilmiyorum;)
oyle belirli bir soru sormadım.
benim kalkmama yakın 'benim bu yalnızlıgımı cozerse senin gibi bi kadın cozer' dedi.
bu ilk bulusma stili cok degişikli.
ama icten.
different style.
ha oldu mu? gorece oldu.
ben anac bir insanım. sefkat duygularım kabardı.
ama neden boyle yaptı bilmiyorum;)
oyle belirli bir soru sormadım.
benim kalkmama yakın 'benim bu yalnızlıgımı cozerse senin gibi bi kadın cozer' dedi.
bu ilk bulusma stili cok degişikli.
ama icten.
devamını gör...
yazarların bugün canını sıkan şeyler
herkesin problemi olan konulardan bahsetmek istiyorum:
türkiye'de uyanıyor olmak. maalesef, günümüz türkiyesi sosyal- ekonomik- hukuki - kültürel olarak tam bir cehennem haline geldi. kimse içinde bulunduğu şartlardan memnun değil. bu memnuniyetsizlik toplumsal huzursuzluklar doğurmaya başladı. herkes çok öfkeli, herkes şiddete aşırı meyilli, herkes katil olmanın eşiğinde yaşıyor. melankoli/ depresyon çok yüksek seviyelerde, intiharlar gözle görülür biçimde arttı... düşünün elle tutulur ne saydım şu ana kadar.. hepimizin derdi oldu siyaset. halbuki neden halkın her kesimi bu konuyla bu kadar ilişkili olmak zorunda? zorunda bırakıldık. maalesef, küçükten büyüğe hepimiz siyaset konuşuyoruz. - bir işe yarasa gam da yemeyeceğim. sadece zaman kaybı.
özel- devlet fark etmeksizin, iş sektöründe var olan mobbing.. kadın/ erkek fark etmiyor, her ünvanda, her pozisyonda, her yaşta orantısız biçimde mobbing yiyorsunuz. mobbing yemeden, kariyer yapabilen kimseyi görmedim. o kadar sorunlu insanlarla beraber çalısıyoruz ki, insanlar bireysel mutsuzluklarının acılarını başkalarından çıkartmaya çalışıyorlar.
torpil sistemi.. her yerin belası..
türkiye'de her yerde karşınıza çıkabilecek sayılı şeyden biridir. hiç alakası olmayan( çoğunlukla niteliksiz) insanlar, çok büyük büyük pozisyonlara yerleştiriliyorlar. kan- ter ile inşa ettiğiniz hayatınız çöpe gitmiş, kişisel olarak amaçsızlaşmışsınız gibi hissetmenize sebep oluyor.
diğer değişle: yıllarınızı verdiğiniz pozisyonlar/ eğitimler/ iş tecrübeleri, 2 dakikalık ilişkilerle başkalarına sağlanıyor. fazlasıyla yüksek mevkili birinin tanıdığı/ akrabası olmanız yeterli. işler öyle boyutta ki insanlara sıfırdan sahte cv'ler yaratılıyor.. tüm hayatınızı adadığınız kariyerinize rağmen, hak ettiğiniz tüm pozisyonlara başka biri aniden getirilebiliniyor. üstelik hiçbir yetkinliği gerçek olmadığı halde..
misal: akademik kariyer yapan herkes için sahte diplomalar müthiş hayal kırıklığı oluşturdu. lisansüstü eğitimle neredeyse 11-12 yıl uğruna ciddi emek verilen pozisyonlar, sahte diplomalarla başkaları için kolayca erişilebilir olduğunda, herkesin morali yerle bir olmuştu.
örneğin: profesör olabilmeniz için lisans eğitiminden sonra minimum 11 yıllık bir sürece ihtiyacınız var. bunlar yüksek lisans, doktora ve sonrasında geçirilen tüm süreçleri kapsiyor. x kişisiyse , bir gecenin sabahında hop profesör ilan edilebiliyor.. peki, nerede 11-12 yıllık eğitim süreci? nerede diplomalar? nerede yayınlar, yazılan kitaplar?
cevap : boşluk.
daha da beteri, halı yıkamacı psikolog oluyor. kasap avukatlık yapıyor , yetkisi olmayan insanlar beslenme ve diyet önerileri satıyor derken..... suyu çıktı işin.
bir de kazandığınız sınavlara rağmen atanamama durumunuz var. kronikleşmiş bir acıdır kendisi.. devlet kurumlarında hakkınızla hiçbir pozisyona yerleşemiyor olmanız inanılmaz can sıkıcı bir durum. artık işler öyle bir boyutta ki kimse denemeye bile yanaşmıyor.. insanlar kpss, ales vb sınavlardan ümitlerini kestiler. ayyuka çıkmış suçlar ve suçluların gayet meşru biçimde hayatlarına devam etmelerini de es geçmeyelim. gördüğünüz üzere ülkede hukukla yürüyen hiçbir şey yok.
şey canımızın sıkılmaması adına sayabileceğimiz nedenler üzerine mi konuşsak? sanırım 1 ya da 2 tane buluruz.
türkiye'de uyanıyor olmak. maalesef, günümüz türkiyesi sosyal- ekonomik- hukuki - kültürel olarak tam bir cehennem haline geldi. kimse içinde bulunduğu şartlardan memnun değil. bu memnuniyetsizlik toplumsal huzursuzluklar doğurmaya başladı. herkes çok öfkeli, herkes şiddete aşırı meyilli, herkes katil olmanın eşiğinde yaşıyor. melankoli/ depresyon çok yüksek seviyelerde, intiharlar gözle görülür biçimde arttı... düşünün elle tutulur ne saydım şu ana kadar.. hepimizin derdi oldu siyaset. halbuki neden halkın her kesimi bu konuyla bu kadar ilişkili olmak zorunda? zorunda bırakıldık. maalesef, küçükten büyüğe hepimiz siyaset konuşuyoruz. - bir işe yarasa gam da yemeyeceğim. sadece zaman kaybı.
özel- devlet fark etmeksizin, iş sektöründe var olan mobbing.. kadın/ erkek fark etmiyor, her ünvanda, her pozisyonda, her yaşta orantısız biçimde mobbing yiyorsunuz. mobbing yemeden, kariyer yapabilen kimseyi görmedim. o kadar sorunlu insanlarla beraber çalısıyoruz ki, insanlar bireysel mutsuzluklarının acılarını başkalarından çıkartmaya çalışıyorlar.
torpil sistemi.. her yerin belası..
türkiye'de her yerde karşınıza çıkabilecek sayılı şeyden biridir. hiç alakası olmayan( çoğunlukla niteliksiz) insanlar, çok büyük büyük pozisyonlara yerleştiriliyorlar. kan- ter ile inşa ettiğiniz hayatınız çöpe gitmiş, kişisel olarak amaçsızlaşmışsınız gibi hissetmenize sebep oluyor.
diğer değişle: yıllarınızı verdiğiniz pozisyonlar/ eğitimler/ iş tecrübeleri, 2 dakikalık ilişkilerle başkalarına sağlanıyor. fazlasıyla yüksek mevkili birinin tanıdığı/ akrabası olmanız yeterli. işler öyle boyutta ki insanlara sıfırdan sahte cv'ler yaratılıyor.. tüm hayatınızı adadığınız kariyerinize rağmen, hak ettiğiniz tüm pozisyonlara başka biri aniden getirilebiliniyor. üstelik hiçbir yetkinliği gerçek olmadığı halde..
misal: akademik kariyer yapan herkes için sahte diplomalar müthiş hayal kırıklığı oluşturdu. lisansüstü eğitimle neredeyse 11-12 yıl uğruna ciddi emek verilen pozisyonlar, sahte diplomalarla başkaları için kolayca erişilebilir olduğunda, herkesin morali yerle bir olmuştu.
örneğin: profesör olabilmeniz için lisans eğitiminden sonra minimum 11 yıllık bir sürece ihtiyacınız var. bunlar yüksek lisans, doktora ve sonrasında geçirilen tüm süreçleri kapsiyor. x kişisiyse , bir gecenin sabahında hop profesör ilan edilebiliyor.. peki, nerede 11-12 yıllık eğitim süreci? nerede diplomalar? nerede yayınlar, yazılan kitaplar?
cevap : boşluk.
daha da beteri, halı yıkamacı psikolog oluyor. kasap avukatlık yapıyor , yetkisi olmayan insanlar beslenme ve diyet önerileri satıyor derken..... suyu çıktı işin.
bir de kazandığınız sınavlara rağmen atanamama durumunuz var. kronikleşmiş bir acıdır kendisi.. devlet kurumlarında hakkınızla hiçbir pozisyona yerleşemiyor olmanız inanılmaz can sıkıcı bir durum. artık işler öyle bir boyutta ki kimse denemeye bile yanaşmıyor.. insanlar kpss, ales vb sınavlardan ümitlerini kestiler. ayyuka çıkmış suçlar ve suçluların gayet meşru biçimde hayatlarına devam etmelerini de es geçmeyelim. gördüğünüz üzere ülkede hukukla yürüyen hiçbir şey yok.
şey canımızın sıkılmaması adına sayabileceğimiz nedenler üzerine mi konuşsak? sanırım 1 ya da 2 tane buluruz.
devamını gör...

