zaman tüneli
kavuşma
o ki...neşet ertaş...
devamını gör...
kadına şiddet uygulayan erkek
kadınlar kendilerine şiddet gösteren kişinin normal hayatta başarısız, aciz, fakir birisi olması durumunda ancak bu şiddete dair seslerini yükseltirler. genel anlamda çekici, başarılı ve paralı bir erkeğin şiddete eğilimli olması onları rahatsız etmez. bu tür erkeklere daha çok çekilirler. kadınlar, milyonlarca senelik evrimsel süreçte kendilerini garanti altına alma konusunda uzmanlaşmıştır. gerektiğinde kocalarının katilleriyle bile evlenebilirler. işte kadına şiddet uygulamaktan sabıkası olduğunu profiline yazan bir dating sitesi kullanıcısına gelen mesajlar. görünüm, para ve mevki gerçek afrodizyaklardır. bunlardan birisine sahip değilseniz ''kadına şiddet'' denilen ucu açık garabetin kurbanı olabilirsiniz.
x.com/CirkinAmerika/status/...
x.com/CirkinAmerika/status/...
devamını gör...
haluk levent
hakkında ortaya atılan iddiaları ve yayımlanan belgeleri okuyunca, insanın aklına doğrudan şu sözün geldiği isim.
“yılana bin yıl bal içirmişler yine de zehir kusmuş”
“yılana bin yıl bal içirmişler yine de zehir kusmuş”
devamını gör...
haluk levent
zorunda olmadigi halde turkiyenin en bilinen denetim firmalarindan birine dernegi denetlettirmis ve sonucu yayinlamistir.
deprem doneminde 4.3 milyar tl nakit bagisi toplamis, 4.3 milyar tlsini konut yapımları, konteynır ve çadır alımları, eğitim harcamaları (bilim tırları, okul yapımları ve kırtasiye alımları, ile gıda ve diğer temel ihtiyaç harcamalarına yönelik olduğu tespit edilmis ve geriye 70 milyon tl`lik nakit bakiye kalmis. asistanina para gondermis ise asistanin gozaltina alinip mali polis tarafindan sorgulanmasi gerekirdi.
ne tesaduf ki "karsiliksiz cek" davasinda cikan karar da 70 milyon tl.
kurt kuzuyu yemeyi kafasina takmis bu kadar basit. ulkede cokulmemis muhalif kisi ve kurum kalmayacak. mali olanin malina cokecekler mali olmayani susturup sindirecekler. (bkz: oligarşi)
deprem doneminde 4.3 milyar tl nakit bagisi toplamis, 4.3 milyar tlsini konut yapımları, konteynır ve çadır alımları, eğitim harcamaları (bilim tırları, okul yapımları ve kırtasiye alımları, ile gıda ve diğer temel ihtiyaç harcamalarına yönelik olduğu tespit edilmis ve geriye 70 milyon tl`lik nakit bakiye kalmis. asistanina para gondermis ise asistanin gozaltina alinip mali polis tarafindan sorgulanmasi gerekirdi.
ne tesaduf ki "karsiliksiz cek" davasinda cikan karar da 70 milyon tl.
kurt kuzuyu yemeyi kafasina takmis bu kadar basit. ulkede cokulmemis muhalif kisi ve kurum kalmayacak. mali olanin malina cokecekler mali olmayani susturup sindirecekler. (bkz: oligarşi)
devamını gör...
haluk levent
adama nasıl kin besledilerse artık yakalama kararı çıkmış.
devamını gör...
haluk levent
türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük organize sahtekarıdır bakalım neler çıkacak.
devamını gör...
taksim delisi cenk
askeriyenin önünde poposunu açmış parmak sokmuş.
devamını gör...
başkentgaz
ankara'nın doğalgazına bakan şirket.
ayrıca az önce evime 4800 tl fatura yollamış şirket.
ocak bile kullanmıyorum, sadece duş için kombi o kadar.
tabi belli ki bir yanlışlık var, 200 lira gelen fatura, ama şimdi uğraş dur anasını satayım onu düzelttir diye. şu ülkede işini düzgün yapan bi tane kurum yok abicim.
ayrıca az önce evime 4800 tl fatura yollamış şirket.
ocak bile kullanmıyorum, sadece duş için kombi o kadar.
tabi belli ki bir yanlışlık var, 200 lira gelen fatura, ama şimdi uğraş dur anasını satayım onu düzelttir diye. şu ülkede işini düzgün yapan bi tane kurum yok abicim.
devamını gör...
cüneyt arkın
faşisttir, rol yeteneği sıfırdır, alkoliktir, hiç bir vasfı yoktur, hiç bir derinliği yoktur...üleennnnnn, kemal sunal seven bir halkız biz, buda onun ayarında...sığ, vasıfsız. dünya literatürüne koy, çöp derler... şener şen bilir misin sen? dünyanın en iyisidir o...en iyisi ama....
devamını gör...
haluk levent
tutuklanmıştır. bahis oynamış deyoolar.
devamını gör...
yolun geri kalan kısmını hatırlarla yürüyeceğiz
para pul mal mülk eşek katır bir yere kadar.
devamını gör...
normal sözlük
normal sözlük tüik gibi olmuş. temmuz ayında açılan başlıklarla beraber toplam entry sayım 50 adettir.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
thank you for your message
devamını gör...
cüneyt arkın
öldüğü günün sabahını çok net hatırlıyorum. artık bitkisel hayatta olup da fişini çekmeye hazırlandığımız bir evliliğim vardı. o sırada bir süredir hayatıma giren yeni biriyle rutin buluşmalarımızdan birisi yaşayacaktık. sıkıntılı bir uyku uyumuş ve normalde hayatta iken tavrı ve tarzı bana pek dokunmamış amcamı rüyamda görmüştüm. ''anacığım'' diye ağlıyordu. o halet-i ruhiye ile uyanınca cüneyt arkın'ın vefat haberini öğrendim.
insanların kamusal rolü ile özel yaşantısını birbirinden ayırmak gerektiğini düşünenlerdenim. cüneyt arkın muhakkak ki kendi hususi yaşamında kusursuz bir insan değildi ama bizlere kusursuz bir erkek, bir kahraman, amerikalıların tabiriyle ''white man's responsibilty'' yani beyaz adamın sorumluluğunu-yükünü taşıyan bir imaj bıraktı. sünni, türk, heteroseksüel bir erkek. toplumun aslında genelini teşkil eden, sıradan, harcanabilir, kol ve beyin gücünün ekserini oluşturan, çatışma ve tehlike anında öne atılması beklenen vatandaş grubunun en idealize örneği,
-sevişir gibi dövüşen, köy kökenini unutmamış, şehirli ama eğitimli, yeri geldiğinde kadınına nasırlı elleriyle gül sunarken, onu korumak için bir sürü adamın ortasına atılan, bileğine sağlam bir kahraman.
tüm filmlerindeki mantık hataları, senaryo topallığı ve teknik problemlere rağmen biz cüneyt arkın'ı ve filmlerini neden sevdik ?
gençlerin zannettiğin aksine eski türkiye de en az şu anki kadar adaletsiz, yaşanması zor, fakirler ve güçsüzler için cehennem gibi bir yerdi. dayak, hakaret, işkence, ötelenme daha ilkokul sıralarında başlar, askerde ve sokakta devam ederdi. cüneyt'in filmlerinin en karakteristik arka fonu insanca yaşam koşullarına ve adalete ulaşmanın zor olduğu 70'lerde geçer. o dönemki cüneyt arkın merkezin biraz daha solunda atatürkçü çizgide, ulusalcıydı. 80 darbesinden sonra filmlerinin politik göndermeleri azalıp, merkezin sağında gibi dursa da bu durum izleyiciye bir yalpalama gibi gelmedi. zira, sağcı da solcu da olsan aynı mağduriyetin bir parçasıydın. sadece toplumsal meselelerin çözümünün düzenin değişmesine bağlı olduğu alt metnine sahip filmler, 80'lerde yerini mevcut düzen içerisinde küçük zaferler kazanan kanun adamı ve adalet arayışçısına bıraktı.
kara murat oldu, ezilen bir milletin şanlı tarihiyle övünmesini sağladı, seyyid battal oldu küffara kılıç çaldı, deli şahin oldu uyuşturucu kaçakçılarının tepesine cehennem gibi indi, yaralı kurt oldu ailesine el uzatanları perişan etti, komiser cemil oldu hem de öyle bir komiser oldu ki sütte leke vardı, onda yoktu. öğretmen kemal oldu ''paramız, aşımız yok ama bize el uzatanları kahreden bir başımız var. '' dedi.
hasılı kelam biz bugün hala bir cüneyt arkın'ın çizdiği ideal erkeğin özlemi içerisindeyiz. bu bir intikam fantezisi değil, adalet arayışı. namussuzların, hırsızların, haram parasıyla caka satanların değil, dürüstlerin, el emeğiyle kazananların itibar gördüğü bir dünyanın özlemi. işte bu yüzden kubrick de izlesem, tarkovski de, vaçovski kardeşlerin matrix serisinin arkasındaki mesih metaforunu da keşfetsem, nolan'ın karanlık ve faşizmi öven arka planlı evren tasavvuruna tiksintiyle karışık hayranlık da duysam, döner dolaşır internette bir cüneyt arkın fimi ararım. zira döneceğimiz yer ait olduğumuz evrendir. geçmişimizdir, mazlumiyetle dolu hafızamızdır. bir cüneyt arkın filmi izlemek benim için baba ocağında içilen bir tas çorba gibidir.
insanların kamusal rolü ile özel yaşantısını birbirinden ayırmak gerektiğini düşünenlerdenim. cüneyt arkın muhakkak ki kendi hususi yaşamında kusursuz bir insan değildi ama bizlere kusursuz bir erkek, bir kahraman, amerikalıların tabiriyle ''white man's responsibilty'' yani beyaz adamın sorumluluğunu-yükünü taşıyan bir imaj bıraktı. sünni, türk, heteroseksüel bir erkek. toplumun aslında genelini teşkil eden, sıradan, harcanabilir, kol ve beyin gücünün ekserini oluşturan, çatışma ve tehlike anında öne atılması beklenen vatandaş grubunun en idealize örneği,
-sevişir gibi dövüşen, köy kökenini unutmamış, şehirli ama eğitimli, yeri geldiğinde kadınına nasırlı elleriyle gül sunarken, onu korumak için bir sürü adamın ortasına atılan, bileğine sağlam bir kahraman.
tüm filmlerindeki mantık hataları, senaryo topallığı ve teknik problemlere rağmen biz cüneyt arkın'ı ve filmlerini neden sevdik ?
gençlerin zannettiğin aksine eski türkiye de en az şu anki kadar adaletsiz, yaşanması zor, fakirler ve güçsüzler için cehennem gibi bir yerdi. dayak, hakaret, işkence, ötelenme daha ilkokul sıralarında başlar, askerde ve sokakta devam ederdi. cüneyt'in filmlerinin en karakteristik arka fonu insanca yaşam koşullarına ve adalete ulaşmanın zor olduğu 70'lerde geçer. o dönemki cüneyt arkın merkezin biraz daha solunda atatürkçü çizgide, ulusalcıydı. 80 darbesinden sonra filmlerinin politik göndermeleri azalıp, merkezin sağında gibi dursa da bu durum izleyiciye bir yalpalama gibi gelmedi. zira, sağcı da solcu da olsan aynı mağduriyetin bir parçasıydın. sadece toplumsal meselelerin çözümünün düzenin değişmesine bağlı olduğu alt metnine sahip filmler, 80'lerde yerini mevcut düzen içerisinde küçük zaferler kazanan kanun adamı ve adalet arayışçısına bıraktı.
kara murat oldu, ezilen bir milletin şanlı tarihiyle övünmesini sağladı, seyyid battal oldu küffara kılıç çaldı, deli şahin oldu uyuşturucu kaçakçılarının tepesine cehennem gibi indi, yaralı kurt oldu ailesine el uzatanları perişan etti, komiser cemil oldu hem de öyle bir komiser oldu ki sütte leke vardı, onda yoktu. öğretmen kemal oldu ''paramız, aşımız yok ama bize el uzatanları kahreden bir başımız var. '' dedi.
hasılı kelam biz bugün hala bir cüneyt arkın'ın çizdiği ideal erkeğin özlemi içerisindeyiz. bu bir intikam fantezisi değil, adalet arayışı. namussuzların, hırsızların, haram parasıyla caka satanların değil, dürüstlerin, el emeğiyle kazananların itibar gördüğü bir dünyanın özlemi. işte bu yüzden kubrick de izlesem, tarkovski de, vaçovski kardeşlerin matrix serisinin arkasındaki mesih metaforunu da keşfetsem, nolan'ın karanlık ve faşizmi öven arka planlı evren tasavvuruna tiksintiyle karışık hayranlık da duysam, döner dolaşır internette bir cüneyt arkın fimi ararım. zira döneceğimiz yer ait olduğumuz evrendir. geçmişimizdir, mazlumiyetle dolu hafızamızdır. bir cüneyt arkın filmi izlemek benim için baba ocağında içilen bir tas çorba gibidir.
devamını gör...
yazarların favori porno starları
oksana katysheva
devamını gör...
1986 da içilen kahvelerin süresi doluyor
(bkz: güldür güldür)
devamını gör...
1986 da içilen kahvelerin süresi doluyor
yol sonuna kadar hatırlarınızı harcayınız. seneye devretmeyecek.
devamını gör...


