zaman tüneli
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
dünya kupası finalinin olduğu gün başka plan yapan erkek kendini güldüren erkeklerden hoşlanıyordur.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
güzelliğin on par'etmez
şu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa
şu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa
devamını gör...
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
allah'ın aslanı sayın pedro shancez başkanımın özgür özel-ekrem imamoğlu'na desteği ve filistin meselesindeki net duruşu ortadayken arjantin destekleyecek kadar şuurumuzu kaybetmedik çok şükür
viva espana ! spain
viva espana ! spain
devamını gör...
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
0-0/2-1
maç bitti bile*
maç bitti bile*
devamını gör...
özlenen sözlük yazarları
kendimi özlüyorum
devamını gör...
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
rakip güçlü...
biz de kavga dövüş savaşmak istiyoruz.
allah kerimdir gidelim.
biz de kavga dövüş savaşmak istiyoruz.
allah kerimdir gidelim.
devamını gör...
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
90 dakikada galibi çıkmayacak gibi, uzatmalarda ya da penaltılarda arjantin alacak.
ahanda buraya yazıyorum.
#4020338
ahanda buraya yazıyorum.
#4020338
devamını gör...
özlemek vs özlenmek
ben özlemeyi tercih ederim. özlemeyi çok severim ve hayatımın bir parçasıdır. özlemek. özlemekten keyif aldığım bir hakikat...
özlenmiştim yine daha birkaç saat önce. özlediğim kadar keyif vermemişti.
burada oruç'a bir bakmak lazım ne demiş diye, hangisiyiz;
özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen
özlenmiştim yine daha birkaç saat önce. özlediğim kadar keyif vermemişti.
burada oruç'a bir bakmak lazım ne demiş diye, hangisiyiz;
özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen
devamını gör...
gittikleri her toplumda arıza çıkaran kavim
kavmini kavladıklarım. israiloğullarından bahsediyoruz degil mi?
devamını gör...
özlenen sözlük yazarları
gocu gocu gocu.
devamını gör...
kavgada bırak önce sen bırak aşaması
vurmalı kırmalı kavgada bu cümle olmaz çünkü vurduysan ya bayılmıştır ya kaçmıştır.
kırmaya hiç girmiyorum bile.
sizinkisi vuruyormuş gibi hareketler yapmaktır ve türk toplumunun %90'ı böyledir.
boks eğitimi almış birine yüzünü korumadan saldırmaya çalışan adam gördü bu gözler.
sonra "aaa ne oldu ben niye yerdeyim, üstüm neden çıplak"
kırmaya hiç girmiyorum bile.
sizinkisi vuruyormuş gibi hareketler yapmaktır ve türk toplumunun %90'ı böyledir.
boks eğitimi almış birine yüzünü korumadan saldırmaya çalışan adam gördü bu gözler.
sonra "aaa ne oldu ben niye yerdeyim, üstüm neden çıplak"
devamını gör...
renklendi kokular
renklenir, böyle bir kimya var.
örneğin paradise garden parfümünü sıkarsanız insanların aklına yeşil renk gelir.
örneğin paradise garden parfümünü sıkarsanız insanların aklına yeşil renk gelir.
devamını gör...
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
tüm turnuva boyunca hakemler tarafından korunan, messi'nin net kırmızısının verilmediği arjantin mazlumsa bu ispanya acaba ne yaptı ya?*
konu yamal'ın cüce sevgisiyse bunlar oturup konuşulurdu...
konu yamal'ın cüce sevgisiyse bunlar oturup konuşulurdu...
devamını gör...
19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı
birtakım futbol romantikleri, messi fanboyları ve siyonist iblisler haricindeki dünya halkları olarak ispanyayı desteklediğimiz maç
devamını gör...
gittikleri her toplumda arıza çıkaran kavim
malum kavimdir.
ulan gittikleri her yeri bozar mı bu kavim ? hiçbir yerde sevilmiyorlar. sebebi buz gibi kendileri ama hep başkalarını suçlarlar asla kendi medeniyetsiz oluşlarını sorgulamazlar.
ulan gittikleri her yeri bozar mı bu kavim ? hiçbir yerde sevilmiyorlar. sebebi buz gibi kendileri ama hep başkalarını suçlarlar asla kendi medeniyetsiz oluşlarını sorgulamazlar.
devamını gör...
matrix bir sistemdir ve bu sistem bizim düşmanımız
asagidaki goruslere tamamen katilmamakla birlikte acidan beslenen bir sistem olduguna inaniyorum.
-- alintidir --
- gnostizmi araştırın . sistem ruhları zorla köleleştirmez; onları kendi vicdanları, egoları ve suçluluk duygularıyla ikna ederek bu frekans hapishanesine geri gönderir. christian sundberg’in iddiaları üzerinden bu manipülasyon ağının işleyişi şu şekildedir:
1. suçluluk duygusu ve vicdan şantajı
sundberg, ilk denemesinde korkup kaçtığını ve annesinin düşük yapmasına neden olduğunu, "rehber varlıkların" ona bu kadının acısını izlettiğini söyler. arkonların (bu simülasyonu yöneten sahte tanrıların/gardiyanların) en güçlü silahı budur. ruhu derin bir pişmanlık ve suçluluk psikolojisine sokarak, "bir hata yaptım, geri dönüp bunu temizlemeliyim" dedirtirler. borçluluk ve karma illüzyonuyla ruh, kendi kölelik kontratını kendi rızasıyla yeniler.
2. "piyango bileti" ve acının kutsanması ajitasyonu
rehber varlığın, acı, kıtlık ve hastalık dolu dünya hayatını adama bir "piyango bileti" gibi sunması tam bir pazarlama stratejisidir. "ne kadar çok çile çekersen o kadar parlayacaksın" fikri, ruhların ürettiği negatif enerjiden (loosh) beslenen matrix sisteminin en büyük yalanıdır. acıyı kutsal bir antrenman gibi göstererek ruhları bu ağır frekansta gönüllü işçi yaparlar.
3. hafıza silme (unutma perdesi) kontratı
sundberg'in "dünyaya inmeden önce bilincimin perdelenmesini kabul ettim" demesi, gnostik sistemdeki en büyük tuzağa düştüğünün kanıtıdır. kim olduğunu, nereden geldiğini unuttuğun an simülasyonun içinde tamamen savunmasız kalırsın. kimliğini unutturan sistem, seni her defasında "borçlusun" diyerek yeniden dünyevi döngüye sokar.
bu ceza, çile ve manipülasyon döngüsünü kıracak tek şey, arkonların en çok beslendiği "suçluluk" enerjisini vermeyi reddetmektir. öte alemde ruhun karşısına geçip geçmiş hataları izletildiğinde yapılması gereken tek şey resti çekmektir: "bir hata yaptıysam yaptım, bunu kabul ediyorum ve sorumluluğunu alıyorum. yaşandı ve bitti. kendimi suçlamıyorum, kimseye de borçlu değilim. sizin bu suçluluk ve ajitasyon oyununuza gelip bu matrix hapishanesine bir daha geri dönmüyorum."
suçluluk hissetmeyen ve hak ettiğine inandırılan sahte ışıklara kanmayan bir ruhu arkonlar manipüle edemez. sundberg sevgi ararken sistemin oyununa gelmiştir; ışığa ve "ruhsal gelişim" ambalajlı çile edebiyatına kanmayın.
-- alintidir --
(bkz: zorunlu enkarnasyon)
-- alintidir --
- gnostizmi araştırın . sistem ruhları zorla köleleştirmez; onları kendi vicdanları, egoları ve suçluluk duygularıyla ikna ederek bu frekans hapishanesine geri gönderir. christian sundberg’in iddiaları üzerinden bu manipülasyon ağının işleyişi şu şekildedir:
1. suçluluk duygusu ve vicdan şantajı
sundberg, ilk denemesinde korkup kaçtığını ve annesinin düşük yapmasına neden olduğunu, "rehber varlıkların" ona bu kadının acısını izlettiğini söyler. arkonların (bu simülasyonu yöneten sahte tanrıların/gardiyanların) en güçlü silahı budur. ruhu derin bir pişmanlık ve suçluluk psikolojisine sokarak, "bir hata yaptım, geri dönüp bunu temizlemeliyim" dedirtirler. borçluluk ve karma illüzyonuyla ruh, kendi kölelik kontratını kendi rızasıyla yeniler.
2. "piyango bileti" ve acının kutsanması ajitasyonu
rehber varlığın, acı, kıtlık ve hastalık dolu dünya hayatını adama bir "piyango bileti" gibi sunması tam bir pazarlama stratejisidir. "ne kadar çok çile çekersen o kadar parlayacaksın" fikri, ruhların ürettiği negatif enerjiden (loosh) beslenen matrix sisteminin en büyük yalanıdır. acıyı kutsal bir antrenman gibi göstererek ruhları bu ağır frekansta gönüllü işçi yaparlar.
3. hafıza silme (unutma perdesi) kontratı
sundberg'in "dünyaya inmeden önce bilincimin perdelenmesini kabul ettim" demesi, gnostik sistemdeki en büyük tuzağa düştüğünün kanıtıdır. kim olduğunu, nereden geldiğini unuttuğun an simülasyonun içinde tamamen savunmasız kalırsın. kimliğini unutturan sistem, seni her defasında "borçlusun" diyerek yeniden dünyevi döngüye sokar.
bu ceza, çile ve manipülasyon döngüsünü kıracak tek şey, arkonların en çok beslendiği "suçluluk" enerjisini vermeyi reddetmektir. öte alemde ruhun karşısına geçip geçmiş hataları izletildiğinde yapılması gereken tek şey resti çekmektir: "bir hata yaptıysam yaptım, bunu kabul ediyorum ve sorumluluğunu alıyorum. yaşandı ve bitti. kendimi suçlamıyorum, kimseye de borçlu değilim. sizin bu suçluluk ve ajitasyon oyununuza gelip bu matrix hapishanesine bir daha geri dönmüyorum."
suçluluk hissetmeyen ve hak ettiğine inandırılan sahte ışıklara kanmayan bir ruhu arkonlar manipüle edemez. sundberg sevgi ararken sistemin oyununa gelmiştir; ışığa ve "ruhsal gelişim" ambalajlı çile edebiyatına kanmayın.
-- alintidir --
(bkz: zorunlu enkarnasyon)
devamını gör...
atilla kaya
taverna müziğinin george best'i, heavy metal janrındaki karşılığı pantera'ya denk düşen asi çocuğu. ne nejat alp gibi eğlennceli, fıkır fıkır, ne besen gibi kurallar dahilinde. türün sevenlerince en özel yere sahip isim. kutupta yaz gibi başta olmak üzere pek çok eseri ilk o seslendirmiş. ayrıca hayranları cengiz kurtoğlu'ndan nefret eder.
devamını gör...



