zaman tüneli

insan sarrafını bilirim de, kereste sarrafına da ilk defa tanık oldum.
devamını gör...

içerisine ekmek almaya girip yanında çekirdek, gazoz ve sakızla çıkılan bakkal.
devamını gör...

1.91, faydasını gördün mü derseniz fazlasıyla*
devamını gör...

kadınlara hizmet verdiğini duyururken lafa beyler diye başladın ya, işte ondan sonrasını okumadım bence haksızsın*
devamını gör...

aa merhaba kart
devamını gör...

söylenenlere göre sgk'sı yok ama bahşiş sistemi güçlüymüş.
devamını gör...

kamera yoksa alıp kaçacağım. ne de olsa hızlı koşarsan her şey bedavadır.
devamını gör...

popo büyüklüğünden olur genellikle.
ya da kibariye varsa.
devamını gör...

trt'de biri çıkınca öbürünü de beklerdik. biri yıldırım bekçi, diğeri de sami aksu. türk sanat müziğinin çay ve kahve ikilisi.
devamını gör...

gece gece bastı yeminle neminin allah belasını versin
devamını gör...

ben de iş üstündeyken ufaktan emcüklemeyi severim ama hiç böyle hikaye yazarak karılara yanlamadım. oluyorsa haber ver bir fıtış hikaye de ben yazayım.
devamını gör...

beyler selamun aleyküm.
henüz 21 yaşındayım. bizim pederin zoruyla berberin yanına çırak girdik. oğlum altın bileziktir, zamanla ustalaşırsın dediler. biz de gaza geldik, lan en fazla ne olabilir ki alt tarafı saç kesecez derken kaderin cilvesine bak kendimi mahalledeki bayan kuaföründe buldum. hayat öyle bir ters köşe yaptı ki su an mesleğim bildiğin manikürcü/pedikürcü.
ilk başta sanıyorsun ki pamuk gibi eller gelecek, mis gibi ayaklar gelecek, iki törpü atıp yevmiyeyi alıp çıkacaz. yok öyle bir dünya.
geçen gün salona 1.90 boylarında, adının pelin olduğunu iddia eden bir abla geldi. abla diyorum ama bilekler benim pazu kadar. gülle atıcısı mı artık gülle çiğneyen cinsten mi belli değil. geçti koltuğa, bir çıkardı çorabı...
beyler yemin ediyorum dükkanın led lambaları cızırdayıp titredi. klima koruma moduna geçti.
ayak başparmağındaki şey tırnak falan değil beyler. bizzat bizans'tan kalma sur kapısı. bildiğin kale barikatı.
törpüyü aldım, asılıyorum... asılıyorum... asılıyorum...
törpü bir an durdu, bana döndü dedi ki: "usta ben yıllık izne çıkıyorum, kolay gelsin." bir ara öyle hırsla bastırmışım ki ayaktan kıvılcım çıktı. yan masadaki fön çeken çırak "usta kaynak mı yapıyorsunuz?" diye kafayı uzattı. dedim ki: "abla bunun biraz etli kısmını almam lazım yoksa törpü ucu kırılacak." kadın bana bakıp: "aşkım ama benim kütiküllerim çok hassas, canım acımasın " dedi. aşkım mı? ulan abla sen az önce o topukla dükkanın laminant parkesini tesviye ettin. senin ayağınla karayolları genel müdürlüğü asfalta ihale acıyor. ne hassaslığı? günde ortalama 45 litre french oje kokluyorum beyler. kafam bazen öyle bir güzel oluyor ki akşam eve gidince babamın ayağını görünce bünyede refleks oluşuyor.

geçen akşam babam televizyon izliyor, yanaştım:
– "baba ayağını uzatsana bir."
– "niye lan?"
– "topukların çatlamış. seni bir peelinge alalım, üstüne de vazelin törpü kombosu yaparız."
adam daha "ne diyorsun ulan sen dalkavuk" demeden elime ponza taşını almış bekliyorum. en son kemeri çıkardı. evden kaçarken bile bağırıyorum: baba nemlendirici sürmezsen o topuk yine çatlayacak.

bir de şu tipler var... kadın geliyor: sadece etleri alacağız canım. tamam diyorum. bir saat geçiyor hala: "şurayı da al aşkım... şurayı da temizle... şurayı da kazı..." abla ben pedikür yapıyorum, galata kulesi restorasyon ihalesi almadım. geçen haftalarda bir abla geldi, "küçük bir batığım var" dedi. çıkardı ayağı... batık dediği şey kendi özerkliğini ilan etmiş, nüfus müdürlüğü kurmuş. oradan ayrı bir medeniyet çıkmış. kazıyorum... kazıyorum... bir ara kendimi indiana jones gibi hissettim. biraz daha kazsam altından hitit tableti veya osmanlı sikkesi çıkacak. bir de "ay hiç acımıyor ya elin çok hafif" diyor. abla ben şu an senin ayağında maden arama sondajı yapıyorum, biraz daha zorlasam doğalgaz rezervi bulacağım. sonra kalkıp "eline sağlık canım" deyip 10 lira bahşiş bırakıp gidiyor. ben arkada sessizce oturup dükkanın boş duvarına bakıyorum. hayatımı, geleceğimi, varoluşumu sorguluyorum.

sonuç olarak beyler oje sürmek sanattır, manikür sabırdır, pedikür ise bildiğin hayatta kalma savaşıdır.
ben artık sokakta yürürken kızların yüzüne değil ayaklarına bakıyorum. "numarası kaç" diye değil, "buna hilti mi lazım yoksa spiral motoru mu" diye analiz yapıyorum.
devamını gör...

80'lerin ikinci yarısında parlamış, trt'nin de çok sevdiği türk sanat musikisi sanatçısıydı. faruk tınaz kadar olmasa da merkez sağ-muhafazakar anap iktidarına yakın olduğu için sıkça çıkabiliyordu. hem görünüm, hem ses, hem de müzik hakimiyeti yerinde olmasına rağmen sahne karizması olmayan bir sanatçıydı. onda insana tam işlemeyen kuralcı bir yön vardı.

www.biyografiler.com/kimdir...
devamını gör...

en son 8 erkek birbirini oyladığında sözlük deruhte oluyordu.
devamını gör...

göz felci geçirdim.
devamını gör...

hikayenin gectigi yer marmaris. alanya değil. kekolar yine çorba etmiş hikayeyi.
devamını gör...

yazılım konusunda uzman gibi duruyor. önüne gelene yazılıyor. rast gele.
devamını gör...

2.20 kafası dahil.
devamını gör...

gördüğünüz üzere ben elimden geleni yapıyorum fakat bu geleni yapan elimizden tutan yok.
devamını gör...

istinat duvarı gibi entri yazmışın ya bi parağraf falan şeyapaydın
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim