zaman tüneli
kötülükten kaçmak mümkün mü
bir dönem kaçmaya çalıştım. kötülükten, kötü olan insanlardan, kötü olan düşüncelerimden... sonra olduğum gibi kabul ettim her şeyi, ben kötü bir insanım. biraz kıskanç, biraz kötü niyetli, birçok insanın ahlak anlayışıyla ters düşen birisiyim...
böyle olunca hayatımdaki kötü olan tek şey ben oldum, beni daima iyi şeyler buldu. bu çok farklı bi denge, iyiysen kötü seni buluyor, kötüysen sen iyiliği istemesen bile çekiyorsun. o yüzden içinizde kötü giden ne varsa bunu kabul ederek kaçmak mümkün olabiliyor sanki... dışarıdaki kötülüklerden bahsediyorum. içindeki kötüden asla kaçamıyorsun.
böyle olunca hayatımdaki kötü olan tek şey ben oldum, beni daima iyi şeyler buldu. bu çok farklı bi denge, iyiysen kötü seni buluyor, kötüysen sen iyiliği istemesen bile çekiyorsun. o yüzden içinizde kötü giden ne varsa bunu kabul ederek kaçmak mümkün olabiliyor sanki... dışarıdaki kötülüklerden bahsediyorum. içindeki kötüden asla kaçamıyorsun.
devamını gör...
özgüven düşüklüğü
saçma sapan her şeyden nem kapıp kendisinin muhatap alındığını sanar.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
ben boomer’ım, sıkıcı şeyler dinlerim.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
sözlükte ana bacı sövememek
ilk entry’yi biraz talihsiz buldum.
devamını gör...
özgüven düşüklüğü
parasızlık ve çirkinlikten bile daha büyük bir sorundur. özgüvenli olmak bu hayatın bug'ıdır. ve bir insan kendine güvendikten sonra her şeyi elde eder zaten.
devamını gör...
sözlükte ana bacı sövememek
neden ananızı bacınızı gelen vursun giden vursun diye han kapısına tokmak yapasınız?
ananızı bacınızı sokakta mı buldunuz?
adap erkan saygıya ne oldu? domuz çiftliğinde mi dünyaya geldiniz.
ananızı bacınızı sokakta mı buldunuz?
adap erkan saygıya ne oldu? domuz çiftliğinde mi dünyaya geldiniz.
devamını gör...
moderatör 1
dümenden online listesinde takılıyor . var mı var işte .
devamını gör...
dua ederken telaffuz önemli midir sorusu
sure okurken kıraat hataları anlam değiştirirse sıkıntıdır
devamını gör...
daha iyi bir dünya var mı sorunsalı
yok. olabilecek olan en iyisi bu. gerisini siz ---> düşünün.
devamını gör...
terk edilmiş inşaat
terk edilmiş inşaatla ilgili çocukluğumdan beri kafamın içinde bir gizem var. bunu kimse anlattıysam çoğu insana inandıramadım... inananlar da çok üzerinde durmadı.
2006 olması lazım, o zamanlar ilkokula gidiyorum, günlerden cuma, istiklal marşını okuduktan sonra dağılma evresine geçtik. eve dönerken mahalle arkadaşlarımdan birisi ''çantanı bırak mahalleye çık saklambaç oynayacağız.'' diye seslendi bana, o zamanlar en sevdiğim oyun saklambaç, durur muyum?
eve geldim, çantamı bıraktım, mavi önlüğümü fırlattığım gibi dışarı fırladım. bizim mahallenin çocukları toparlanmış, hatta yetmezmiş gibi diğer mahalleden çocuklar da gelmiş, 20 kişilik dev saklambaç oynuyoruz ama iki grup halinde, bi grup saklanıyor, diğer grup ebe. o gün çıtayı arşa çıkarmak istedi bizim grup, olabilecek en uzağa koşup saklanmayı deneyeceğiz, bizim mahallenin en sonuna doğru terk edilmiş bi inşaat var oraya girelim dedik. direkt birinci katın camına zıplamak için kocaman kum yığını vardı hatta, kum yığınına basıp çıkmaya çalışırken kedi bokuna bile bastım, öyle net hatırlıyorum o kısımları.
nasıl oldu bilmiyorum ama sanki bizim grup dışında başka birileri daha varmış gibi hissettim inşaatın içinde, arka odalara doğru giderken fısıltılar duymaya başladım. en sonda kalan odaya bakınca bir adam ve bir kadını gördüm. hatta net olarak kadını gördüm desem daha doğru olacak... kadın çırılçıplak biçimde yere uzanmış, eli ayağı bağlı, gözleri falan da bağlı... ben bi çığlık attım, sandım ki arkadaşlarım gelirler bana doğru... çocukların hepsi çığlığım sonrası bağıra bağıra kaçmaya başladı, tabi ben de o an ne yapacağımı bilemeyip kaçtım oradan ağlaya ağlaya. beni ağlarken gören insanlar ne olduklarını sorunca anlattım durumu, olay taa jandarmaya kadar gitti o gün, jandarma gidip inşaata baktı ve hiçbir şey bulamadı.
hatırladığım şey giyinik bir adam ama ne giydiğini hatırlamıyorum... adamın neye benzediğini bile hatırlamıyorum... ne ten rengi ne saçı... kadın da yere uzanmış, çıplak ve elleri, ayakları, gözleri bağlı. neyle bağlı olduğunu bile hatırlamakta zorlanıyorum. o gün çılgın bi fanteziye mi denk geldim yoksa başka bir şey mi gördüm hiç bilmiyorum ama hayatımın gizemi olarak kalacak.
2006 olması lazım, o zamanlar ilkokula gidiyorum, günlerden cuma, istiklal marşını okuduktan sonra dağılma evresine geçtik. eve dönerken mahalle arkadaşlarımdan birisi ''çantanı bırak mahalleye çık saklambaç oynayacağız.'' diye seslendi bana, o zamanlar en sevdiğim oyun saklambaç, durur muyum?
eve geldim, çantamı bıraktım, mavi önlüğümü fırlattığım gibi dışarı fırladım. bizim mahallenin çocukları toparlanmış, hatta yetmezmiş gibi diğer mahalleden çocuklar da gelmiş, 20 kişilik dev saklambaç oynuyoruz ama iki grup halinde, bi grup saklanıyor, diğer grup ebe. o gün çıtayı arşa çıkarmak istedi bizim grup, olabilecek en uzağa koşup saklanmayı deneyeceğiz, bizim mahallenin en sonuna doğru terk edilmiş bi inşaat var oraya girelim dedik. direkt birinci katın camına zıplamak için kocaman kum yığını vardı hatta, kum yığınına basıp çıkmaya çalışırken kedi bokuna bile bastım, öyle net hatırlıyorum o kısımları.
nasıl oldu bilmiyorum ama sanki bizim grup dışında başka birileri daha varmış gibi hissettim inşaatın içinde, arka odalara doğru giderken fısıltılar duymaya başladım. en sonda kalan odaya bakınca bir adam ve bir kadını gördüm. hatta net olarak kadını gördüm desem daha doğru olacak... kadın çırılçıplak biçimde yere uzanmış, eli ayağı bağlı, gözleri falan da bağlı... ben bi çığlık attım, sandım ki arkadaşlarım gelirler bana doğru... çocukların hepsi çığlığım sonrası bağıra bağıra kaçmaya başladı, tabi ben de o an ne yapacağımı bilemeyip kaçtım oradan ağlaya ağlaya. beni ağlarken gören insanlar ne olduklarını sorunca anlattım durumu, olay taa jandarmaya kadar gitti o gün, jandarma gidip inşaata baktı ve hiçbir şey bulamadı.
hatırladığım şey giyinik bir adam ama ne giydiğini hatırlamıyorum... adamın neye benzediğini bile hatırlamıyorum... ne ten rengi ne saçı... kadın da yere uzanmış, çıplak ve elleri, ayakları, gözleri bağlı. neyle bağlı olduğunu bile hatırlamakta zorlanıyorum. o gün çılgın bi fanteziye mi denk geldim yoksa başka bir şey mi gördüm hiç bilmiyorum ama hayatımın gizemi olarak kalacak.
devamını gör...
daha iyi bir dünya var mı sorunsalı
ahiret
devamını gör...
kötülükten kaçmak mümkün mü
kötüler ancak allahın izin verdiği kadar masumlara zarar verebilirler
devamını gör...
pamukkale travertenleri
coğrafi güzelliktir
devamını gör...
zor bir hayat süren insanların ortak özellikleri
erken olgunlaşma
yaşı küçük, aklı büyük. hayat onları çocukluktan hızlı mezun eder.
yüksek tahammül, düşük beklenti
"zaten bir şey çıkmaz" diyerek yaşar. küçük şeye bile şükreder.
fazla düşünmez, az konuşur
içinde fırtına kopar ama dışarıdan sakindir. her şeyi içine atar.
sezgileri güçlü
kimin iyi niyetli, kimin menfaatçi olduğunu 5 dakikada çözer. canı çok yandığı için.
hem kırılgan hem çelik
ufacık şeyde dağılır, ama devrilmez. düştüğü yerden kalkmayı ezbere bilir.
özetle!
zor hayat insanı ya ezer, ya sertleştirir.
ortak payda: kolay ağlamazlar, kolay pes etmezler.
yaşı küçük, aklı büyük. hayat onları çocukluktan hızlı mezun eder.
yüksek tahammül, düşük beklenti
"zaten bir şey çıkmaz" diyerek yaşar. küçük şeye bile şükreder.
fazla düşünmez, az konuşur
içinde fırtına kopar ama dışarıdan sakindir. her şeyi içine atar.
sezgileri güçlü
kimin iyi niyetli, kimin menfaatçi olduğunu 5 dakikada çözer. canı çok yandığı için.
hem kırılgan hem çelik
ufacık şeyde dağılır, ama devrilmez. düştüğü yerden kalkmayı ezbere bilir.
özetle!
zor hayat insanı ya ezer, ya sertleştirir.
ortak payda: kolay ağlamazlar, kolay pes etmezler.
devamını gör...
terk edilmiş inşaat
inşaat sahibi de bu durumdan şikayetçidir muhakkak da belki maddi eksikliklerden bitiremedi inşaatı.
devamını gör...


