1.
ilham verici bir hikaye lavukadnezar bey
devamını gör...
2.
üzerinde yıllardır solmuş, güneşten rengi gitmiş o "lüks daireler, mutlu yuvalar. projemiz hâlâ yükselmektedir. " tabelası, türünün tek örneği bir iyimser şaheserdir. bina on yıldır yerinde sayarken o tabelanın hâlâ orada durması, türk insanının umudunun inşaat demirlerinden bile daha sağlam olduğunu gösterir.
devamını gör...
3.
inşaat sahibi de bu durumdan şikayetçidir muhakkak da belki maddi eksikliklerden bitiremedi inşaatı.
devamını gör...
4.
terk edilmiş inşaatla ilgili çocukluğumdan beri kafamın içinde bir gizem var. bunu kimse anlattıysam çoğu insana inandıramadım... inananlar da çok üzerinde durmadı.
2006 olması lazım, o zamanlar ilkokula gidiyorum, günlerden cuma, istiklal marşını okuduktan sonra dağılma evresine geçtik. eve dönerken mahalle arkadaşlarımdan birisi ''çantanı bırak mahalleye çık saklambaç oynayacağız.'' diye seslendi bana, o zamanlar en sevdiğim oyun saklambaç, durur muyum?
eve geldim, çantamı bıraktım, mavi önlüğümü fırlattığım gibi dışarı fırladım. bizim mahallenin çocukları toparlanmış, hatta yetmezmiş gibi diğer mahalleden çocuklar da gelmiş, 20 kişilik dev saklambaç oynuyoruz ama iki grup halinde, bi grup saklanıyor, diğer grup ebe. o gün çıtayı arşa çıkarmak istedi bizim grup, olabilecek en uzağa koşup saklanmayı deneyeceğiz, bizim mahallenin en sonuna doğru terk edilmiş bi inşaat var oraya girelim dedik. direkt birinci katın camına zıplamak için kocaman kum yığını vardı hatta, kum yığınına basıp çıkmaya çalışırken kedi bokuna bile bastım, öyle net hatırlıyorum o kısımları.
nasıl oldu bilmiyorum ama sanki bizim grup dışında başka birileri daha varmış gibi hissettim inşaatın içinde, arka odalara doğru giderken fısıltılar duymaya başladım. en sonda kalan odaya bakınca bir adam ve bir kadını gördüm. hatta net olarak kadını gördüm desem daha doğru olacak... kadın çırılçıplak biçimde yere uzanmış, eli ayağı bağlı, gözleri falan da bağlı... ben bi çığlık attım, sandım ki arkadaşlarım gelirler bana doğru... çocukların hepsi çığlığım sonrası bağıra bağıra kaçmaya başladı, tabi ben de o an ne yapacağımı bilemeyip kaçtım oradan ağlaya ağlaya. beni ağlarken gören insanlar ne olduklarını sorunca anlattım durumu, olay taa jandarmaya kadar gitti o gün, jandarma gidip inşaata baktı ve hiçbir şey bulamadı.
hatırladığım şey giyinik bir adam ama ne giydiğini hatırlamıyorum... adamın neye benzediğini bile hatırlamıyorum... ne ten rengi ne saçı... kadın da yere uzanmış, çıplak ve elleri, ayakları, gözleri bağlı. neyle bağlı olduğunu bile hatırlamakta zorlanıyorum. o gün çılgın bi fanteziye mi denk geldim yoksa başka bir şey mi gördüm hiç bilmiyorum ama hayatımın gizemi olarak kalacak.
2006 olması lazım, o zamanlar ilkokula gidiyorum, günlerden cuma, istiklal marşını okuduktan sonra dağılma evresine geçtik. eve dönerken mahalle arkadaşlarımdan birisi ''çantanı bırak mahalleye çık saklambaç oynayacağız.'' diye seslendi bana, o zamanlar en sevdiğim oyun saklambaç, durur muyum?
eve geldim, çantamı bıraktım, mavi önlüğümü fırlattığım gibi dışarı fırladım. bizim mahallenin çocukları toparlanmış, hatta yetmezmiş gibi diğer mahalleden çocuklar da gelmiş, 20 kişilik dev saklambaç oynuyoruz ama iki grup halinde, bi grup saklanıyor, diğer grup ebe. o gün çıtayı arşa çıkarmak istedi bizim grup, olabilecek en uzağa koşup saklanmayı deneyeceğiz, bizim mahallenin en sonuna doğru terk edilmiş bi inşaat var oraya girelim dedik. direkt birinci katın camına zıplamak için kocaman kum yığını vardı hatta, kum yığınına basıp çıkmaya çalışırken kedi bokuna bile bastım, öyle net hatırlıyorum o kısımları.
nasıl oldu bilmiyorum ama sanki bizim grup dışında başka birileri daha varmış gibi hissettim inşaatın içinde, arka odalara doğru giderken fısıltılar duymaya başladım. en sonda kalan odaya bakınca bir adam ve bir kadını gördüm. hatta net olarak kadını gördüm desem daha doğru olacak... kadın çırılçıplak biçimde yere uzanmış, eli ayağı bağlı, gözleri falan da bağlı... ben bi çığlık attım, sandım ki arkadaşlarım gelirler bana doğru... çocukların hepsi çığlığım sonrası bağıra bağıra kaçmaya başladı, tabi ben de o an ne yapacağımı bilemeyip kaçtım oradan ağlaya ağlaya. beni ağlarken gören insanlar ne olduklarını sorunca anlattım durumu, olay taa jandarmaya kadar gitti o gün, jandarma gidip inşaata baktı ve hiçbir şey bulamadı.
hatırladığım şey giyinik bir adam ama ne giydiğini hatırlamıyorum... adamın neye benzediğini bile hatırlamıyorum... ne ten rengi ne saçı... kadın da yere uzanmış, çıplak ve elleri, ayakları, gözleri bağlı. neyle bağlı olduğunu bile hatırlamakta zorlanıyorum. o gün çılgın bi fanteziye mi denk geldim yoksa başka bir şey mi gördüm hiç bilmiyorum ama hayatımın gizemi olarak kalacak.
devamını gör...