zaman tüneli
günaydın sözlük
sevgili ağustos,
𝑚𝑢𝑐𝑖𝑧𝑒𝑙𝑒𝑟𝑙𝑒 𝑔𝑒𝑙. günaydın
𝑚𝑢𝑐𝑖𝑧𝑒𝑙𝑒𝑟𝑙𝑒 𝑔𝑒𝑙. günaydın
devamını gör...
sultan baybars
harika bir yazı, teşekkür de ederim.
ama bir şeyi merak ettim: kör ve asi bir kıpçak gencini volga bölgesinden şam’da bir köle pazarına getiren şey neydi? arada 4000 km var. normal şartlarda bunu öldürmek, bir köle tüccarı için çok daha maliyet etkin
adamlar bunda bir şey görmüş olmalı ki, alıp oradan oraya taşısınlar. bunu da merak etmedim değil.
ama bir şeyi merak ettim: kör ve asi bir kıpçak gencini volga bölgesinden şam’da bir köle pazarına getiren şey neydi? arada 4000 km var. normal şartlarda bunu öldürmek, bir köle tüccarı için çok daha maliyet etkin
adamlar bunda bir şey görmüş olmalı ki, alıp oradan oraya taşısınlar. bunu da merak etmedim değil.
devamını gör...
ayık sözlük yazarları
ayığım valla, işimin başındayım…
devamını gör...
şugul cenneti
bugün karşıma çıkan bir kelime ve resmen beni tarif eden bir kelime “şugul cenneti” …
“meşgul insanın kendini en iyi hissettiği ruh hali ” demekmiş. günümüz psikolojisindeki karşılığı da “akış” “flow” yani insanın yaptığı işe öyle bir dalması ki zamanı unutması, huzur bulması, mutlu hissetmesi…
tasavvufta ise boş kalmanın insana vesvese ve hüzün getirebileceği, doğru niyetle yapılan işlerin ruhu diri ve sakin tuttuğu inancı demekmiş.
ben galiba bunun ete kemiğe bürünmüş haliyim. boş kalınca afakanlar basıyor. bir bakmışsınız mutfağın çekmecelerini düzenliyorum, bir bakmışsınız alakasız bir konuda araştırma yapıyorum, işimle ilgili farklı ne yapabilirim diye arayışlara giriyorum, bir kedinin peşinden veterinere gidiyorum, gecenin köründe yürüyüşe çıkıyorum, yeter ki uğraşacak bir şey olsun.
üç günden fazla tatil bana dinlenmekten çok yorgunluk veriyor. benim ruhum “şarj olmak” için çalışmaya ihtiyaç duyuyor, bunu biliyorum…
işkoliklik mi dersiniz, huzursuz ruh sendromu mu, bilemiyorum. ama bildiğim tek şey şu ki benim hep bir uğraşım olacak. çünkü boş durunca dinlenmiyorum; aksine yoruluyorum.
“meşgul insanın kendini en iyi hissettiği ruh hali ” demekmiş. günümüz psikolojisindeki karşılığı da “akış” “flow” yani insanın yaptığı işe öyle bir dalması ki zamanı unutması, huzur bulması, mutlu hissetmesi…
tasavvufta ise boş kalmanın insana vesvese ve hüzün getirebileceği, doğru niyetle yapılan işlerin ruhu diri ve sakin tuttuğu inancı demekmiş.
ben galiba bunun ete kemiğe bürünmüş haliyim. boş kalınca afakanlar basıyor. bir bakmışsınız mutfağın çekmecelerini düzenliyorum, bir bakmışsınız alakasız bir konuda araştırma yapıyorum, işimle ilgili farklı ne yapabilirim diye arayışlara giriyorum, bir kedinin peşinden veterinere gidiyorum, gecenin köründe yürüyüşe çıkıyorum, yeter ki uğraşacak bir şey olsun.
üç günden fazla tatil bana dinlenmekten çok yorgunluk veriyor. benim ruhum “şarj olmak” için çalışmaya ihtiyaç duyuyor, bunu biliyorum…
işkoliklik mi dersiniz, huzursuz ruh sendromu mu, bilemiyorum. ama bildiğim tek şey şu ki benim hep bir uğraşım olacak. çünkü boş durunca dinlenmiyorum; aksine yoruluyorum.
devamını gör...
berlin usulü döner
-nur tomaten und zwiebeln, bitte!
+abem türk müsün?
+abem türk müsün?
devamını gör...
birini unutmak
oldukça zordur. insan zihni bence unutmaya çok da meyilli değildir. filin hafızası bazı durumlarda insanlarda da aktif bir özelliktir.
iyi şeyler silinir ama kötü ya da hüzünlü şeylerin etkisi bir şekilde hep kalır.
yarım kalan, yaşanmayan, ihtimali olmayan, bu dünyadan gitmiş olan ve sizi kıran kimseyi unutmasınız.
iyi şeyler silinir ama kötü ya da hüzünlü şeylerin etkisi bir şekilde hep kalır.
yarım kalan, yaşanmayan, ihtimali olmayan, bu dünyadan gitmiş olan ve sizi kıran kimseyi unutmasınız.
devamını gör...
güzel olduğu düşünülen anonim kadın yazarlar
prenseshayri.
devamını gör...
annelerin erkek çocuklarına ev işi yaptırmaması
bana yufka bile açtırıyordu şerefsizim. yetiştirme biçimine göre değişiyor.
devamını gör...
sultan baybars
15 yaşında moğollara esir düşen bir kıpçak.
baybars’ın moğollara kini esaretiyle başladı, hep asi geldi, dövüldü, sövüldü, sağ gözüne perde indi.
şamda bir köle pazarında bedavadan biraz daha pahalıya bundukdari isimli bir memluk satın aldı. kimse kör bir türk çocuğu almıyordu. ilim bilmezdi kaba sabaydı çünkü.
ve böylece memluk ordusuna girmiş oldu.
ordudaki ilk başarısı ise haçlılara karşı mensure savaşıyla oldu. fransa kralı ix. louis 1500 ağır zırhlı şövalyeyle dimyattaki memluk birliklerine saldırdı. memluk komutanı fahreddin nil’e doğru geri çekilirken şehit düştü. baybars komutayı devraldı ve şehrin içinde meskun mahal muharebesiyle şövalyeleri tek tek imha etti. fransız kralının kardeşi ve pek çok soylu bu savaşta öldürüldü. yardıma yetişen memluk birlikleri sayesinde kral dahil tüm şövalyeler esir alındı.
baybars sayısız zaferi içinde belki de en önemlisini moğollara karşı kazanmıştır. bugünkü filistin toprakları içerisinde ayn-ı calut savaşında yenilmez komutan ketboğa noyan emri altındaki moğol birliklerini defalarca pusuya düşürdü. baybars’ın moğollarla geçmişten gelen bir hesabı vardı. önlenemez moğol istilasını ortadoğuda durdurabilen tek isim olması bakımından büyük önem taşır.
baybars bu savaştan sonra sultan kutuz’dan kılıç hakkı olarak halep emirliğini istedi ancak verilmeyince ve ayrıca kendisinin de sultan tarafından öldürüleceğini öğrenince sultan kutuz’u öldürerek memluk tahtına geçti.
baybars memluk sultanı olduktan sonra da boş durmadı, selahattin eyyubinin dahi kuşatsa da haçlılardan alamadığı kerak kalesini fethetti. antakya’yı haçlılardan, kilikyayı ermenilerden aldı, elbistanda moğolları bir kez daha yendi. abbasilerin ve dolayısıyla halifeliğin de koruyucusu oldu.
sadece savaş meydanlarında cesur bir komutan olmaktan öte baybars, bilime de önem verdi. mısır’dan suriye’ye değin pek çok kütüphane, medrese yaptırdı. zamanın en iyi hekimlerini getirttiği şifahaneler kurdu.
ömrünün sonunda baybars’ın hayatı adlı tarih kitabını yazdı. kitabının sonunu bir türk ne kadar tarih yazabilir ki, hatalarım affola diyerek esprili bir dille tamamlamıştır.
baybars’ı doğunun ve batının belleğinde unutulmaz kılan ise savaş meydanlarında yüzüne taktığı altın kıpçak maskesi olmuştur.

sol gözündeki bir damla gözyaşı kölelikten sultanlığa giden yolda hep geçmişini hatırlatır.
baybars’ın moğollara kini esaretiyle başladı, hep asi geldi, dövüldü, sövüldü, sağ gözüne perde indi.
şamda bir köle pazarında bedavadan biraz daha pahalıya bundukdari isimli bir memluk satın aldı. kimse kör bir türk çocuğu almıyordu. ilim bilmezdi kaba sabaydı çünkü.
ve böylece memluk ordusuna girmiş oldu.
ordudaki ilk başarısı ise haçlılara karşı mensure savaşıyla oldu. fransa kralı ix. louis 1500 ağır zırhlı şövalyeyle dimyattaki memluk birliklerine saldırdı. memluk komutanı fahreddin nil’e doğru geri çekilirken şehit düştü. baybars komutayı devraldı ve şehrin içinde meskun mahal muharebesiyle şövalyeleri tek tek imha etti. fransız kralının kardeşi ve pek çok soylu bu savaşta öldürüldü. yardıma yetişen memluk birlikleri sayesinde kral dahil tüm şövalyeler esir alındı.
baybars sayısız zaferi içinde belki de en önemlisini moğollara karşı kazanmıştır. bugünkü filistin toprakları içerisinde ayn-ı calut savaşında yenilmez komutan ketboğa noyan emri altındaki moğol birliklerini defalarca pusuya düşürdü. baybars’ın moğollarla geçmişten gelen bir hesabı vardı. önlenemez moğol istilasını ortadoğuda durdurabilen tek isim olması bakımından büyük önem taşır.
baybars bu savaştan sonra sultan kutuz’dan kılıç hakkı olarak halep emirliğini istedi ancak verilmeyince ve ayrıca kendisinin de sultan tarafından öldürüleceğini öğrenince sultan kutuz’u öldürerek memluk tahtına geçti.
baybars memluk sultanı olduktan sonra da boş durmadı, selahattin eyyubinin dahi kuşatsa da haçlılardan alamadığı kerak kalesini fethetti. antakya’yı haçlılardan, kilikyayı ermenilerden aldı, elbistanda moğolları bir kez daha yendi. abbasilerin ve dolayısıyla halifeliğin de koruyucusu oldu.
sadece savaş meydanlarında cesur bir komutan olmaktan öte baybars, bilime de önem verdi. mısır’dan suriye’ye değin pek çok kütüphane, medrese yaptırdı. zamanın en iyi hekimlerini getirttiği şifahaneler kurdu.
ömrünün sonunda baybars’ın hayatı adlı tarih kitabını yazdı. kitabının sonunu bir türk ne kadar tarih yazabilir ki, hatalarım affola diyerek esprili bir dille tamamlamıştır.
baybars’ı doğunun ve batının belleğinde unutulmaz kılan ise savaş meydanlarında yüzüne taktığı altın kıpçak maskesi olmuştur.

sol gözündeki bir damla gözyaşı kölelikten sultanlığa giden yolda hep geçmişini hatırlatır.
devamını gör...
ayık sözlük yazarları
rastlaması bir hayli zor olan yazarlar.
devamını gör...
modası geçmiş ünlüler
ilk sırada cem özer var bence. çünkü artık piyasada ona ihtiyaç yok. tam bir çöp ve atık.
cem ceminay'ı da dahil edebiliriz. vj bülent'i de..
cem ceminay'ı da dahil edebiliriz. vj bülent'i de..
devamını gör...
donsuz giyilen pantolonun fermuarının yarattığı sorun
size bir anımı anlatayım. hava çok sıcaktı, ben de don giymeye gerek görmedim. o gün pantolonun daha doğrusu kot şortumun fermuarını çekeyim dedim, benim billurlara denk geldi fermuar ve yaraladı..
berbat geçmişti o hafta..
berbat geçmişti o hafta..
devamını gör...
hamas
ahmet davutoğluna göre üç beş öfkeli genç olabilir.
devamını gör...
ankara echoes
yapay zeka olmasıyla en bilinen şarkılarının isminin "beni ai" olması uyumlu olan grup. *
devamını gör...
istesem de piç erkek olamam bilinci
küfürsüz sözlükte açtığı başlığa bak ya max gsli zekası der geçeriz.
devamını gör...
terörsüz özgürlük
şu aşamada türkiye sadece bu yumuşak yüzü göstermiyor, iran’ı bile çok büyük hareketler yapmaktan alıkoyuyor, zira bu durumun kürtler’i israil’in kucağına iteceğinin farkında..
ülkemizde aşağı yukarı 7-8 senedir kayda değer terör eylemi olmuyor ve çok şükür bir nesil terörsüz büyüdü. örgütün yerleşim haritalarına bakarsak ırak’ta dahi güneye, iran sınırı boyunca uzun bir hat halinde yerleşmeye başladığını ve eski “girilmez” dedikleri kampları artık fikren de terk ettiklerini görebiliriz.
örgüt üyeleri açısından da düşünecek olursak, mesela suriye’de maaşlı-düzenli orduya istedikleri rakamlarda falan entegre olmadılar. amerika’nın politikası eskisi gibi değil, ırak’taki askerler çıksın ama petrol şirketleri girsin, ilaç satılsın istiyorlar. türkiye zaten bölgeye, eskiden örgütün can simidi olan hiç bir devleti sokmuyor. fransızlar suriye’den çıkmış, israil kuzeye pek sıçrayamıyor, rusya’ya bağlı yönetim suriye’de devrilmiş, türkiye içerisinde eylem koymak diye bir şey zaten yok. bu adamlar da “madem eylem yok, bir şey yok.. illegal para kazanmaktan başka bir şey yapmıyoruz, bunun için mi, evimizden köyümüzden uzağız?” diye düşünecektir, sanıyorum.
ülkemizde aşağı yukarı 7-8 senedir kayda değer terör eylemi olmuyor ve çok şükür bir nesil terörsüz büyüdü. örgütün yerleşim haritalarına bakarsak ırak’ta dahi güneye, iran sınırı boyunca uzun bir hat halinde yerleşmeye başladığını ve eski “girilmez” dedikleri kampları artık fikren de terk ettiklerini görebiliriz.
örgüt üyeleri açısından da düşünecek olursak, mesela suriye’de maaşlı-düzenli orduya istedikleri rakamlarda falan entegre olmadılar. amerika’nın politikası eskisi gibi değil, ırak’taki askerler çıksın ama petrol şirketleri girsin, ilaç satılsın istiyorlar. türkiye zaten bölgeye, eskiden örgütün can simidi olan hiç bir devleti sokmuyor. fransızlar suriye’den çıkmış, israil kuzeye pek sıçrayamıyor, rusya’ya bağlı yönetim suriye’de devrilmiş, türkiye içerisinde eylem koymak diye bir şey zaten yok. bu adamlar da “madem eylem yok, bir şey yok.. illegal para kazanmaktan başka bir şey yapmıyoruz, bunun için mi, evimizden köyümüzden uzağız?” diye düşünecektir, sanıyorum.
devamını gör...
mutluluk
epikürcü yavşakların aldığı tırt hazları kutsamak için uydurduğu bir kavramdan ibaret.
peşinde koşulan aslında zaten sahip olunan dopamin, seratonin gibi salgı bezlerinin salgıladığı hormonlardan ibaret.
hiçbir şey kutsal değildir, kutsayan ahmaklar hazzın düşkünleridir. böyle aşağılık bir varoluş.
peşinde koşulan aslında zaten sahip olunan dopamin, seratonin gibi salgı bezlerinin salgıladığı hormonlardan ibaret.
hiçbir şey kutsal değildir, kutsayan ahmaklar hazzın düşkünleridir. böyle aşağılık bir varoluş.
devamını gör...
sevgililik
seks yaparken aldığın hazzı güya ikiye katlamak için yaptığın ucuz numaralardan bir diğeri.
insana bir şey yapmak yetmiyor, onun bir anlama da büründürülmesi gerekiyor. öyle olunca da herkes kendince hikaye yazmaya başlıyor. hikaye yazamayanlar da başkalarının yazdığı hikayelerin peşinden koşuyor.
ben sarhoş olmayı yeğliyorum. herkesin kendi tercihi. varolmak için bu kadar bilinç haddinden fazla. bir yerlerde onu birilerine satıp bir şekilde kurtulmamız lazım.
insana bir şey yapmak yetmiyor, onun bir anlama da büründürülmesi gerekiyor. öyle olunca da herkes kendince hikaye yazmaya başlıyor. hikaye yazamayanlar da başkalarının yazdığı hikayelerin peşinden koşuyor.
ben sarhoş olmayı yeğliyorum. herkesin kendi tercihi. varolmak için bu kadar bilinç haddinden fazla. bir yerlerde onu birilerine satıp bir şekilde kurtulmamız lazım.
devamını gör...
ankara echoes
deneysel bir gruptur. ankara çıkışlıdır, ankara yerelinde çok sevilirler. doldurmadıkları bar görmedim.
devamını gör...
istesem de piç erkek olamam bilinci
erkek piç değilse aptal, sünepedir.
ama piçliğin kategorileri vardır. sahil yöresi şırnaklı romeo’lar takılmak da bir tercihtir, düzgün davranışlar içerisinde karşınızdakine sizden beklenmeyecek bir yönünüzü göstermek de..
bu noktada olay şudur: bir adam gayet sakin tavırlarla başarılı bir hayat sürüyorsa, hayatın hiç bir alanında kolay kolay eksik ve gelişmemiş kalmaz.. onun o tarakta da bezi vardır ve henüz siz fark etmemişsinizdir.
ama piçliğin kategorileri vardır. sahil yöresi şırnaklı romeo’lar takılmak da bir tercihtir, düzgün davranışlar içerisinde karşınızdakine sizden beklenmeyecek bir yönünüzü göstermek de..
bu noktada olay şudur: bir adam gayet sakin tavırlarla başarılı bir hayat sürüyorsa, hayatın hiç bir alanında kolay kolay eksik ve gelişmemiş kalmaz.. onun o tarakta da bezi vardır ve henüz siz fark etmemişsinizdir.
devamını gör...