zaman tüneli
jinekolog doktor ahmet gebe (yazar)
ben bu kadar saygısz birini görmedim. yahu ekşide trollerden buraya kaçıyom. burada bu ergen saygızlığı var. engellemeyecem. sürünsün geyik.
devamını gör...
ehliyet sınavı hocasına verdiğim ibretlik ayar
beyler toplanın, 4 kere direksiyon sınavından elenip 5.sinde direksiyon komisyonundaki emekli albay kılıklı adamı gözyaşlarına boğan o efsanevi ayarımı anlatıyorum.
günün ilk ışıkları, hava buz gibi. sınav arabası hyundai i20 ama heyecandan sanırsın boeing 747 uçuracağız. yanıma oturan hoca tam bir son bölüm canavarı. bıyıklar pos bıyık, elde klipsli dosya, bakışlar seni elersem prim alacağım bakışı. arabaya bindim, emniyet kemerini taktım, aynaları milimetrik ayarladım. adam bana bakıp derin bir iç çekti, evet delikanlı, kaldır bakalım şu hurdayı dedi.
kullandım arabayı, tıkır tıkır gidiyoruz. derken geldik o melun yere, paralel park. hoca sinsice güldü, şu iki dubanın arasına tek hamlede gir bakalım, dubaya dokunduğun an kalırsın dedi. baktım dubaların arası öyle dar ki, oraya ancak katlanabilir bisiklet park edilir. işte o an içimdeki kadim sözlük ruhu şahlandı beyler.
vitesi boşa aldım. el frenini çektim. adam ne yapıyorsun ulan demeden arabadan indim. bagajı açtım, acil durum çantasından mezurayı çıkardım. komisyon üyeleri şokta, camdan bana bakıyor. dubaların arasını milim milim ölçtüm. rüzgarın esme yönünü ve nem oranını anlamak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırdım. sonra kapıyı açıp tekrar sürücü koltuğuna oturdum.
hoca köpürüyor. oğlum sen dalga mı geçiyorsun, ne yapıyorsun sen, süren bitiyor.
adama döndüm, gözlerinin ta içine baktım. dikiz aynasını hafifçe ona doğru çevirdim ve dedim ki hocam, ben buraya park etmeye gelmedim. ben bu arabaya türk mühendisliğinin ve sabrının sınırlarını öğretmeye geldim. eğer bu araba bu iki dubanın arasına girmezse, sorun bende değil, evrenin genişleme katsayısındadır.
vitesi geriye taktım. gözlerimi yarım kapattım. sadece motorun sesini ve kalbimin ritmini dinledim. arabayı öyle bir sıfır yanaştırdım ki beyler, kaldırım ile tekerlek arasına kağıt bile giremez. ne bir gıcırtı ne bir temas. vitesi boşa alıp el frenini çektim, hocaya döndüm. sınav bitmiştir reyiz, geçip geçmediğimi yazacak kağıdın nerede?
adamın elindeki tükenmez kalem torpidoya düştü. pos bıyıklarının arasından bir damla gözyaşı süzüldü. klipsli dosyayı yavaşça kapattı, koltuğunda doğruldu ve dedi ki evlat, ben 30 yıldır sürücü kursundayım, ilk defa bir cansız varlığın bir insana boyun eğdiğini gördüm. sınav kağıdına 100 puanı basarken elleri titriyordu.
şimdi o ehliyet cüzdanımda duruyor ama ben araba sürmüyorum beyler. bazen cüzdanı açıp ehliyete bakıyorum, ehliyet bana bakıyor. çıkarıp masaya koyuyorum, haddini bil, seni ne şartlarda aldım deyip geri cüzdana tıkıyorum. bu da böyle bir anımdır.
günün ilk ışıkları, hava buz gibi. sınav arabası hyundai i20 ama heyecandan sanırsın boeing 747 uçuracağız. yanıma oturan hoca tam bir son bölüm canavarı. bıyıklar pos bıyık, elde klipsli dosya, bakışlar seni elersem prim alacağım bakışı. arabaya bindim, emniyet kemerini taktım, aynaları milimetrik ayarladım. adam bana bakıp derin bir iç çekti, evet delikanlı, kaldır bakalım şu hurdayı dedi.
kullandım arabayı, tıkır tıkır gidiyoruz. derken geldik o melun yere, paralel park. hoca sinsice güldü, şu iki dubanın arasına tek hamlede gir bakalım, dubaya dokunduğun an kalırsın dedi. baktım dubaların arası öyle dar ki, oraya ancak katlanabilir bisiklet park edilir. işte o an içimdeki kadim sözlük ruhu şahlandı beyler.
vitesi boşa aldım. el frenini çektim. adam ne yapıyorsun ulan demeden arabadan indim. bagajı açtım, acil durum çantasından mezurayı çıkardım. komisyon üyeleri şokta, camdan bana bakıyor. dubaların arasını milim milim ölçtüm. rüzgarın esme yönünü ve nem oranını anlamak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırdım. sonra kapıyı açıp tekrar sürücü koltuğuna oturdum.
hoca köpürüyor. oğlum sen dalga mı geçiyorsun, ne yapıyorsun sen, süren bitiyor.
adama döndüm, gözlerinin ta içine baktım. dikiz aynasını hafifçe ona doğru çevirdim ve dedim ki hocam, ben buraya park etmeye gelmedim. ben bu arabaya türk mühendisliğinin ve sabrının sınırlarını öğretmeye geldim. eğer bu araba bu iki dubanın arasına girmezse, sorun bende değil, evrenin genişleme katsayısındadır.
vitesi geriye taktım. gözlerimi yarım kapattım. sadece motorun sesini ve kalbimin ritmini dinledim. arabayı öyle bir sıfır yanaştırdım ki beyler, kaldırım ile tekerlek arasına kağıt bile giremez. ne bir gıcırtı ne bir temas. vitesi boşa alıp el frenini çektim, hocaya döndüm. sınav bitmiştir reyiz, geçip geçmediğimi yazacak kağıdın nerede?
adamın elindeki tükenmez kalem torpidoya düştü. pos bıyıklarının arasından bir damla gözyaşı süzüldü. klipsli dosyayı yavaşça kapattı, koltuğunda doğruldu ve dedi ki evlat, ben 30 yıldır sürücü kursundayım, ilk defa bir cansız varlığın bir insana boyun eğdiğini gördüm. sınav kağıdına 100 puanı basarken elleri titriyordu.
şimdi o ehliyet cüzdanımda duruyor ama ben araba sürmüyorum beyler. bazen cüzdanı açıp ehliyete bakıyorum, ehliyet bana bakıyor. çıkarıp masaya koyuyorum, haddini bil, seni ne şartlarda aldım deyip geri cüzdana tıkıyorum. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
yazarların yazın yapmak isteyip de yapamadığı şeyler
yaza beş kala cenazemiz kalktı evden, bu yaz, 3 günlüğüne armutlu yaptık, 2 gün erdek, 3 gün de gaziantep yaptık, armutlu dışında diğerleri tatil değil eziyetti, armutlu'da da yağmur yağdı, yağmur yağdıkça da rahmetli aklıma geldi ağladım durdum, tatil zehir zemberek oldu, tatil dediğim işte biraz uzaklaşmak, kafan da seninle birlikte geliyor, uzaklaşmış olmuyorsun ki aslında.. bu yaz kodlama bilgimle biraz da yatan zeka'dan destek alıp, 30 tane dijital ürün yaptım, saçmasapan oyalanıp durdum diğer başka şeylerle birlikte, bağzı yatırımsal şeyler, kimine göre bomboş uğraşlar, ağızlarına sıçayım o bağzılarının, şeref yoksunu tipler, o kadar iyiliğim dokundu hepsine, insanda bir ahda vefa olur, iyilik yapılıp denize atılmak için değil ki olm, el eli yıkar, el de döner yüzü yıkar diye başka bir laf daha var, neyse sadakam olsun hepsine. böyle yani tatil yapmayı özledim ben.
devamını gör...
i hav kozak za dunai
kazak tuna nehrini geçiyor anlamına gelen cümlenin şarkısı. tuna öteki dünyayı simgeliyordu onlar için, yani ölüm gibi bir şey ama geri dönüşü de var gibi ama yok gibi de.
yine bayıldığım bir kazak şarkısı. melankolime uygun. oldu artık bir kere. yapacak bir şey kalmadı geriye.
savaştan dönecekmiş, üç yıl beklesinmiş. savaştan öyle gittiğin gibi dönülüyor mu harbiden? daha ilk kez gidiyor herhalde. öğrenir.
devamını gör...
kendinizi en gariban hissettiğiniz an
kredi kartı geçmediydi markette. topu topu 43.000 tl limit var bunun yarısını bile harcamamışım ama kart hazretleri red veriyor.
devamını gör...
26 ağustos 2026 lyon fenerbahçe maçı
lyon maçı alır ve fener 'i eler, şeklinde düşünüyorum.
devamını gör...
fen lisesi
5-10 yıldır ayağa düşmüş lise türü.
bu mal nasıl kazanmış diye dumura ugramistim ve araştırdım.
sayıları çoğalmış ve eğitim kalitesi yerlerde.
eskiden bir ağırlığı vardı.
bu mal nasıl kazanmış diye dumura ugramistim ve araştırdım.
sayıları çoğalmış ve eğitim kalitesi yerlerde.
eskiden bir ağırlığı vardı.
devamını gör...
simit
bugün simit ayran wombo combosu yapabilirdim. * kim kalkıp gidicek, otobüs bekliycek? fanilerle yüzleşicek? derdimi s…evmedim.
devamını gör...
puan tablosu
ulan sözlükte 20 kişi yok
ben nasıl 34. yüm
ben nasıl 34. yüm
devamını gör...
puan tablosu
ben neden birinciyim? hani benim fark etmediğim bir şeyler varsa siz söyleyin.
edit: ayın birincisi olarak hesabımın silinmesini istiyorum.
edit: ayın birincisi olarak hesabımın silinmesini istiyorum.
devamını gör...
fen lisesi
buradan mezunum.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
zeki, zevkli, eğlenceli bir mısırlı.
devamını gör...
eylül ayından beklentiler
yüksek faiz oranı.
devamını gör...
puan tablosu
benim 4. olduğum tablo. yoldaş beğ sözlüğe olan katkılarımdan mütevellit bana bugün alamadığım o küpeyi alırmısınız pls.
içimde kaldı çünkü. gariban yazarlarımızı sevindirelim.
içimde kaldı çünkü. gariban yazarlarımızı sevindirelim.
devamını gör...
şeftali
abart. 2 tanesi karın ağrıtır. bitane taş gibi olan yeterlidir. rengi de çok güzel. topalak.
devamını gör...
fen lisesi
ben kazanmıştım, eve uzak gidip gelemem diye göndermemişlerdi, ikinci seçenek yatılı kalmaktı, orada da ortam cemaat olduğu için ikinci seçeneği de eledi bizimkiler. şimdi oraya gitseydim fetöden yatıp çıkmış meslekten men bir doktor olma ihtimalim büyüktü. gitmedik işsiz mühendis olarak evde oturuyoruz, tek farkım beni fonlayan bir cemaatin olmaması şu an. bütün gelmişimizi, geçmişimizi, geleceğimizi çaldınız ulan!!
devamını gör...
şeftali
6 tane yiyom günlük. abur cuburdan kurtuluyom bu meyveler sayesinde.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlüğün gizli olmayan playboyu.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlüğün gizli playboyu.
devamını gör...
