zaman tüneli
evcil hayvan kabul etmeyen işyerleri
alerji durumunu göz önüne alıyorlarsa yan masalara sorulup ona göre halledilebilir bi durum. ama çoğu zaman durumun bu kadar iyi niyetli olmadığını düşünmekteyim. hayvan katliamı bu denli artmış ve ceza sistemleri çalışmıyorken normalden daha hassas davranılmalı sanki.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gözleri
mümü: o neymiş be..
eğer bro’ysan, bizim yüzümüze niye kimsenin bakmadığını anlaşıldı.. yuhhh diyorum.
eğer bro’ysan, bizim yüzümüze niye kimsenin bakmadığını anlaşıldı.. yuhhh diyorum.
devamını gör...
hayat kalitesini düşüren şeyler
baş ağrısı. baş ağrım beni ele geçirdi. baş ağrım habis bir varlık. baş ağrım bir ifrit. baş ağrım lanet olası bir birey.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gözleri
ekonovich’in insanı dinden imandan çıkaran günlük paylaşımları, zannederim gençlik döneminde özene bezene toparlanan ve emeğe saygı kapsamında shift+delete yapılmaya kıyılmayan 2 tb’lık bir arşive delalet ediyor..
madem bugün şiir konseptiyle başladık, 17. yy’a uzanalım, paylaşımlarına bir şiirle karşılık verelim:
kaşların yay, kirpiğin ok
vurduğunu öldürürsün,
geçme mescid yakınından
çok namazlar böldürürsün.
madem bugün şiir konseptiyle başladık, 17. yy’a uzanalım, paylaşımlarına bir şiirle karşılık verelim:
kaşların yay, kirpiğin ok
vurduğunu öldürürsün,
geçme mescid yakınından
çok namazlar böldürürsün.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gözleri
cano o 4 tane sanki ahahah...
devamını gör...
orta vardiya
alm. zwischendienst.
gündüz-gündüz sonrası-orta-ikindi-akşam- gece vardiyası aralarında en boktan olanı bence orta vardiyadır. avusturyada restoranda çalışıyorsan genelde sadece orta vardiya vardır. cimri kö..’ pardon patronlar 2 vardiya yapayımda çalışan rahat etsin, onunda bir hayatı var demez. açılıştan kapanışa kadar çalışırsın. genelde 11-22.
allahın belası bir vardiyadır.
öncesinde bu sabah işe gitmeden yüzmeye gidiyim diyemiyorum ben. yetişemem korkusu mecvut. anksiyete zaten, bebeğim olmuş. anca kahve içip, kendine geliyorsun. özbakım, hazırlanma sürecinde bir kaç tiktok, entry vs oyalanıyorsun. zaten başlamadan bir saat öncesinde yola çıkılır genelde. işe erken gelip, saatini beklemiyorsan otomatikmen işini sevmeyen, tembel yaratıksındır. bu tabular yıkılmaz. bu şehirde en azından. neys’… işten çıkayım da eve gitmeden şurada, burada oturayım, keyif çatıp öyle eve gideyim desen yapamazsın. en az 17 bin adım atmışsındır ve yorgunluktan geberiyorsundur. aklın mı? hala o götürmeyi unuttuğun sodadadır.
gündüz-gündüz sonrası-orta-ikindi-akşam- gece vardiyası aralarında en boktan olanı bence orta vardiyadır. avusturyada restoranda çalışıyorsan genelde sadece orta vardiya vardır. cimri kö..’ pardon patronlar 2 vardiya yapayımda çalışan rahat etsin, onunda bir hayatı var demez. açılıştan kapanışa kadar çalışırsın. genelde 11-22.
allahın belası bir vardiyadır.
öncesinde bu sabah işe gitmeden yüzmeye gidiyim diyemiyorum ben. yetişemem korkusu mecvut. anksiyete zaten, bebeğim olmuş. anca kahve içip, kendine geliyorsun. özbakım, hazırlanma sürecinde bir kaç tiktok, entry vs oyalanıyorsun. zaten başlamadan bir saat öncesinde yola çıkılır genelde. işe erken gelip, saatini beklemiyorsan otomatikmen işini sevmeyen, tembel yaratıksındır. bu tabular yıkılmaz. bu şehirde en azından. neys’… işten çıkayım da eve gitmeden şurada, burada oturayım, keyif çatıp öyle eve gideyim desen yapamazsın. en az 17 bin adım atmışsındır ve yorgunluktan geberiyorsundur. aklın mı? hala o götürmeyi unuttuğun sodadadır.
devamını gör...
evcil hayvan kabul etmeyen işyerleri
insan öyle bencil ve riyakar yaratıktır ki kendisi dışında her şeyin yaşam hakkını gasp etmeye yetkisi olduğuna inanır. toplum son birkaç yıldır nereden geldiği belli olmayan bir "hayvan nefretine" sahip oldu.
binbir iftiralarla sokaklardan köpekleri toplattılar. sokağa bırakılan yemlerin içerisine kimyasal ilaçlar karıştırdılar. karıştırdılar ki sırf o yemleri yiyen canlılar ölsün... özellikle bu işte en çok risk altında kalan kediler oldu. apartmanların önüne bırakılan yemleri güvenip yiyen hayvancıklar ölümle burun buruna geldi. bazıları öldü. hayvanlara sopalarla şiddetler uyguladılar...
göz göre göre katil oluyorlar. "katillik" sadece insanı öldürene verilen bir tanımlama değildir. hayvan öldürende katildir. nasıl uyku uyuyorlar, o vicdan nasıl boğmuyor şaşırıyorum.
yetmedi şimdi iyice kitleleştiler. kadıköy tarafında halka açık bir sahile evcil hayvanın giremeyeceği ile ilgili tabela asıldı. iş yerleri hayvanları kabul etmiyor. koskoca dünyaya ufacık canlıları fazla görür hale geldiler. hayvanların peşine bu kadar düşeceklerine, hırsızın- tecavüzcünün- dolandırıcının- itin kopuğun- torbacıların peşine düşselerdi, daha ahlaklı bir toplum olurduk.
henüz evcil bir hayvanım yok fakat hayvanım olsun olmasın fark etmez. bir iş yeri hayvan kabul etmiyorsa, ben de gitmem. müşteri kaybetsin, kapatsın. umurumda değil. hayvanın canını değersiz gören işletmeye para kazandıramam. içlerindeki kötülükle sinek avlasınlar.
pardon- sinekte bir hayvan.
binbir iftiralarla sokaklardan köpekleri toplattılar. sokağa bırakılan yemlerin içerisine kimyasal ilaçlar karıştırdılar. karıştırdılar ki sırf o yemleri yiyen canlılar ölsün... özellikle bu işte en çok risk altında kalan kediler oldu. apartmanların önüne bırakılan yemleri güvenip yiyen hayvancıklar ölümle burun buruna geldi. bazıları öldü. hayvanlara sopalarla şiddetler uyguladılar...
göz göre göre katil oluyorlar. "katillik" sadece insanı öldürene verilen bir tanımlama değildir. hayvan öldürende katildir. nasıl uyku uyuyorlar, o vicdan nasıl boğmuyor şaşırıyorum.
yetmedi şimdi iyice kitleleştiler. kadıköy tarafında halka açık bir sahile evcil hayvanın giremeyeceği ile ilgili tabela asıldı. iş yerleri hayvanları kabul etmiyor. koskoca dünyaya ufacık canlıları fazla görür hale geldiler. hayvanların peşine bu kadar düşeceklerine, hırsızın- tecavüzcünün- dolandırıcının- itin kopuğun- torbacıların peşine düşselerdi, daha ahlaklı bir toplum olurduk.
henüz evcil bir hayvanım yok fakat hayvanım olsun olmasın fark etmez. bir iş yeri hayvan kabul etmiyorsa, ben de gitmem. müşteri kaybetsin, kapatsın. umurumda değil. hayvanın canını değersiz gören işletmeye para kazandıramam. içlerindeki kötülükle sinek avlasınlar.
pardon- sinekte bir hayvan.
devamını gör...
calico kedi
kedim.
birçok ülkede uğur getirdiğine inanılıyormuş.
ben kedimi sahiplendikten sonra ülkemizde ne kadar fazla olduğunu fark ettim. algıda secicilik oldu biraz tabii de yine de millet uğur getiriyor diyor bizim her yanımızda bu canlar nefes alıyor.
uğur mu bilmem ama bana çok şey öğretti bir kedi ile bağ kurmak.
birçok ülkede uğur getirdiğine inanılıyormuş.
ben kedimi sahiplendikten sonra ülkemizde ne kadar fazla olduğunu fark ettim. algıda secicilik oldu biraz tabii de yine de millet uğur getiriyor diyor bizim her yanımızda bu canlar nefes alıyor.
uğur mu bilmem ama bana çok şey öğretti bir kedi ile bağ kurmak.
devamını gör...
türbanlıların beni hiç sevmemesi
ben beni de sevdiklerini düşünmüyorum. en azından gördüklerimin bakışlarından öyle bir izlenim ediniyorum.
kapalı/ açık diye ayırmam insanları hiç ama bazı kapalılarda sanki tüm açıklar o. muş gibi bir tavır sergileyenler çok ve bunu bakışlarıyla fazlaca yansıtıyorlar.
kapalı/ açık diye ayırmam insanları hiç ama bazı kapalılarda sanki tüm açıklar o. muş gibi bir tavır sergileyenler çok ve bunu bakışlarıyla fazlaca yansıtıyorlar.
devamını gör...
bugün ne pişirsem sorunsalı
bence bu konu fazlasıyla büyütülüyor.
bunun sebebi tamamen türk kültürünün ve geleneğinin "yemek yemeye" fazla anlam yüklemesinden kaynaklanıyor. her sabah kahvaltısında, akşam yemeğinde, çay demlerken, misafir ağırlarken, misafire giderken hep ana problem "ne pişirsem?"
yemek yapmanın bu kadar dert olduğu başka bir ülke göremezsiniz. çoğu ülkede insanlar direkt marketlerden ürünleri satın alıp, evde mikrodalgasında ısıtıyor. barbekü keyiflerinde bile yapılan tek şey eti ızgaraya koymak. hepsi bu.
türkiye'de bu husus siyasi- diplomatik bir meseleymişcesine abartılıyor. evde yemeğin bulunmaması bir "kusur" olarak görülüyor. insanlar hastalıktan ölse, cenazeleri olsa dahi yemek yapmaya zorunlu hissediyor. böyle bir kolektif baskının "doğru ve hoş" olduğunu savunan ve buna maalesef " aa olur mu?! bizim milletçe kültürümüz budur" diyen cahillerimiz de var mesela.
insanın kendisini doyurması bu kadar büyük problem olmamalı. evde yemeğin olmaması hayatı durduracak ya da insanın temel fonksiyonlarına hasar verecek bir durum değil. evde yemek yoksa, kendine bir şeyler hazırlar ve günü bitirirsin. çok beceriksizsen, dışarıdan söylersin. karşıdaki insanı psikolojik olarak böylesine konforsuz hissettirmeye kimin hakkı var ki?
ben böyle insanlara tahammül edemiyorum ve edemediğimi de söylüyorum. gırtlağına çok düşkün insan varsa ve her gün evde eksiksiz yemek istiyorsa, kendisi yemeğini yapmayı öğrenecek ve yapacak. herkes kendisinden mesuldur. kimse kimseyi doyurmak ve hayat boyu porsiyonlarını düşünmek zorunda değil.
bunun sebebi tamamen türk kültürünün ve geleneğinin "yemek yemeye" fazla anlam yüklemesinden kaynaklanıyor. her sabah kahvaltısında, akşam yemeğinde, çay demlerken, misafir ağırlarken, misafire giderken hep ana problem "ne pişirsem?"
yemek yapmanın bu kadar dert olduğu başka bir ülke göremezsiniz. çoğu ülkede insanlar direkt marketlerden ürünleri satın alıp, evde mikrodalgasında ısıtıyor. barbekü keyiflerinde bile yapılan tek şey eti ızgaraya koymak. hepsi bu.
türkiye'de bu husus siyasi- diplomatik bir meseleymişcesine abartılıyor. evde yemeğin bulunmaması bir "kusur" olarak görülüyor. insanlar hastalıktan ölse, cenazeleri olsa dahi yemek yapmaya zorunlu hissediyor. böyle bir kolektif baskının "doğru ve hoş" olduğunu savunan ve buna maalesef " aa olur mu?! bizim milletçe kültürümüz budur" diyen cahillerimiz de var mesela.
insanın kendisini doyurması bu kadar büyük problem olmamalı. evde yemeğin olmaması hayatı durduracak ya da insanın temel fonksiyonlarına hasar verecek bir durum değil. evde yemek yoksa, kendine bir şeyler hazırlar ve günü bitirirsin. çok beceriksizsen, dışarıdan söylersin. karşıdaki insanı psikolojik olarak böylesine konforsuz hissettirmeye kimin hakkı var ki?
ben böyle insanlara tahammül edemiyorum ve edemediğimi de söylüyorum. gırtlağına çok düşkün insan varsa ve her gün evde eksiksiz yemek istiyorsa, kendisi yemeğini yapmayı öğrenecek ve yapacak. herkes kendisinden mesuldur. kimse kimseyi doyurmak ve hayat boyu porsiyonlarını düşünmek zorunda değil.
devamını gör...
görgüsüzce davranışlar
mesleğinin başında olan ve size saygısızlık yapmamış birine kaba davranmak. ne rezilce bir davranış. teşekkürler.
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
#4048732 ölüyü dirilttim gene
devamını gör...
türbanlıların beni hiç sevmemesi
etkiye tepkidendir. sen onlara kaşları çatık bakıyorsan onlar da aynalar yani. easy, next.
devamını gör...
türbanlıların beni hiç sevmemesi
ben öyle hissediyorum hep.
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
götünün kılı kadayıf olmuş adamın , ayıptır ağalar etmeyin eylemeyin .
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
biz görmeyeli buralar canlanmis be ya. ekooo yine mi meme?! *
devamını gör...
uçmayacağını bilsen ne yazardın
uçup uçmamak zerre umrumda olmadı sözlükte. her zaman adaletli oldum, söylemem gerekenden geri durmadım ve ne zaman haksızlığa uğramış birini görsem yanında durdum. bu hep böleydi ve böyle olacak. uçurulma korkusuyla söylemem gerekenleri söyleyemeyeceksem öyle bir gün olursa kendim siler giderim zaten.
devamını gör...


