zaman tüneli
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
kenafir gözlü yazar
devamını gör...
mary (yazar)
kızı erkeği bırak da, balzac’la giriş yapmış.
allah’ım çok şükür sözlüğe aklı selim bir insan geldi.
allah’ım çok şükür sözlüğe aklı selim bir insan geldi.
devamını gör...
mary (yazar)
hoş gelmiş yazar. inşallah kızdır
devamını gör...
sevgi neydi sevgi emekti
“bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese, ama onları sulamasa, çiçekleri ‘sevdiğine’ inanmayız. sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir.”
erich fromm-sevme sanatı
erich fromm-sevme sanatı
devamını gör...
la peau de chagrin
honore de balzac'ın ilk romanı olarak bilinir. türkçeye 'tılsımlı deri' olarak çevrilse de aslında eksik bir çeviri bence de. her neyse. balzac'ı ünlendiren roman da diyebiliriz. çok da manidar, günümüzde en az bilinen kitabı da bu kitaptır. kime sorsam "hayır, duymamıştım o kitabı" demesinden de anladım. kaldı ki sağlam bir balzac okuyucusu olarak tanımladığım ben de çok geç keşfetti bu kitabı. küçük bir bilgi olsun, araştırmalarım sonucu öğrendim ki freud'un da son okuduğu kitapmış.
gelelim kitabın konusuna,
yaşadığı kötü olaylardan dolayı genç yaşta intihar etmek üzere olan raphael'in intihardan kısa bir süre de olsa vazgeçmesine neden olan, bir antikacıdan duyduğu sihirli deriyi edinmesiyle birlikte başına gelenleri anlatır. balzac kitabı 3 bölümle ele almıştır.
ilk bölümde, bu genç adamın 'tılsımlı' deriyi elde etmesini anlatır.
ikinci bölümde, hayatına giren iki kadını ve neden intihar etmek istediğini özetler. bu iki kadından biri saflığı, diğeri ise vicdansızlığı temsil eder. tabii hepimizin de tahmin ettiği gibi raphael de vicdansız ve kalpsiz olan kadına aşıktır. fakat yanlış kadına aşık olduğunu da geç olsa anlayacaktır. her neyse, bu derin bir konu kitaptan bağımsız...
üçüncü bölümde ise can çekişme fazını anlatır.
kitabın dili ilk başta ağır gelse de olay örgüsüne girdikçe oldukça sadeleşen bir kitap. balzac'ın yine kalemine sağlık demek istiyorum. öyle bir olay örgüsü ile ele alıyor ki romanı, insanı kendine çekiyor.
yazımı da, olayı başlatan(veya aslında bitiren) antikacının o unutulmaz cümlesiyle bitirmek isterim: size biriki kelimeyle insan hayatının büyük bir sırrını açıklayacağım. insan iki şeyle tükenir, içgüdüyle oluşan bu iki şey onun varlığının kaynaklarını kurutur. bu iki ölüm nedeninin aldığı bütün biçimleri iki eylem özetler: istemek ve yapabilmek.
vouloir et pouvoir... evet, aynen öyle.
kısacası, keyifle okunabilir. fakat duygusal olarak hassas bir döneminizdeyseniz daha sonraya bırakın, ağır gelebiliyor.
gelelim kitabın konusuna,
yaşadığı kötü olaylardan dolayı genç yaşta intihar etmek üzere olan raphael'in intihardan kısa bir süre de olsa vazgeçmesine neden olan, bir antikacıdan duyduğu sihirli deriyi edinmesiyle birlikte başına gelenleri anlatır. balzac kitabı 3 bölümle ele almıştır.
ilk bölümde, bu genç adamın 'tılsımlı' deriyi elde etmesini anlatır.
ikinci bölümde, hayatına giren iki kadını ve neden intihar etmek istediğini özetler. bu iki kadından biri saflığı, diğeri ise vicdansızlığı temsil eder. tabii hepimizin de tahmin ettiği gibi raphael de vicdansız ve kalpsiz olan kadına aşıktır. fakat yanlış kadına aşık olduğunu da geç olsa anlayacaktır. her neyse, bu derin bir konu kitaptan bağımsız...
üçüncü bölümde ise can çekişme fazını anlatır.
kitabın dili ilk başta ağır gelse de olay örgüsüne girdikçe oldukça sadeleşen bir kitap. balzac'ın yine kalemine sağlık demek istiyorum. öyle bir olay örgüsü ile ele alıyor ki romanı, insanı kendine çekiyor.
yazımı da, olayı başlatan(veya aslında bitiren) antikacının o unutulmaz cümlesiyle bitirmek isterim: size biriki kelimeyle insan hayatının büyük bir sırrını açıklayacağım. insan iki şeyle tükenir, içgüdüyle oluşan bu iki şey onun varlığının kaynaklarını kurutur. bu iki ölüm nedeninin aldığı bütün biçimleri iki eylem özetler: istemek ve yapabilmek.
vouloir et pouvoir... evet, aynen öyle.
kısacası, keyifle okunabilir. fakat duygusal olarak hassas bir döneminizdeyseniz daha sonraya bırakın, ağır gelebiliyor.
devamını gör...
sevgi neydi sevgi emekti
izlemediğim filmin yıllardır karşıma çıkan repliği.
tam olarak karşılığı emek mi bilmiyorum ama sevgi şey gibi bir şey bence; kıyameti yaşadığın gün o kişi için hâlâ aklında " acaba nasıl, iyi mi" diye soru işareti taşımak.
tam olarak karşılığı emek mi bilmiyorum ama sevgi şey gibi bir şey bence; kıyameti yaşadığın gün o kişi için hâlâ aklında " acaba nasıl, iyi mi" diye soru işareti taşımak.
devamını gör...
eski yazar kan davaları ve gündelik yaşam
seks hikayesi gizli bir yerde ama.. sdf
devamını gör...
matkap gibi kadınların kıymetini bilmeyen delikanlılar
şimdi sıra bende diyenler değil mi bu bahsettiğimiz ?
devamını gör...
yaş ilerledikçe daha iyi anlaşılan şeyler
hayatın sürekli iki tepe ve iki çukur noktası arasında deveran ettiği.
ben nispeten küçükken, babam üzülmeme izin vermezdi. stres yapmama izin vermezdi. prenses kızını koruduğu veya çok sevdiği için değil. kızının duygulu halini görmeye tahammül edemediği için.
neye üzülsem veya neye stres yapsam böyle devam edersem o şeyi elimden almakla ilgili bir yarı tehdidi olurdu.
benzer şekilde neye sevinsem, bir şekilde o sevincimi kursağımda bırakırdı.
o vakitler babama çok kızardım, lakin şimdi anlıyorum onu.
hiçbir duygu/durum kalıcı değil a dostlar. hepsi geçiyor. hiçbiri dünyanın ne başı ne de sonu.
o yüzden hiçbir halde çok da takılı kalmamak lazım. bunu hayatının büyük kısmında geçmişte takılı kalmış biri olarak söylüyorum.
bazen cidden arsızca "olan oldu ölen öldü" diyip devam etmek, geçip gitmek gerekiyor.
ben nispeten küçükken, babam üzülmeme izin vermezdi. stres yapmama izin vermezdi. prenses kızını koruduğu veya çok sevdiği için değil. kızının duygulu halini görmeye tahammül edemediği için.
neye üzülsem veya neye stres yapsam böyle devam edersem o şeyi elimden almakla ilgili bir yarı tehdidi olurdu.
benzer şekilde neye sevinsem, bir şekilde o sevincimi kursağımda bırakırdı.
o vakitler babama çok kızardım, lakin şimdi anlıyorum onu.
hiçbir duygu/durum kalıcı değil a dostlar. hepsi geçiyor. hiçbiri dünyanın ne başı ne de sonu.
o yüzden hiçbir halde çok da takılı kalmamak lazım. bunu hayatının büyük kısmında geçmişte takılı kalmış biri olarak söylüyorum.
bazen cidden arsızca "olan oldu ölen öldü" diyip devam etmek, geçip gitmek gerekiyor.
devamını gör...
sevgi neydi sevgi emekti
(bkz: sevgi neydi sevgi yemekti). #4049097
devamını gör...
sevgi neydi sevgi emekti
bence sevgi emek değildir. o biraz, ortak ev kredisi ödemek gibi bir şey, bana göre..
sevgi aslında cemşit’le ilyas arası bir şeydir. insanın burnunu b.ka sokmaz ama ortada da aşk vardır.
sevgi aslında cemşit’le ilyas arası bir şeydir. insanın burnunu b.ka sokmaz ama ortada da aşk vardır.
devamını gör...
lucifer'e uymak
masum yoldaşın büyük hatası.
devamını gör...
kenafir gözlü yazar
sözlüğün bu hale gelmesinin mimarı. yoksa yoldaşın ne suçu var. hep nazar
devamını gör...
gözü güzel olanın gönlü de güzel olurmuş
g.tü güzel olanında yüzü gülmezmiş. neyse ki bizim bi yerimiz güzel değil de hala umudumuz var.
devamını gör...
dolabın üstünden yataktaki erkeğinin üstüne zıplayan kadın
paraşütle mi paraşütsüz mü
devamını gör...



