zaman tüneli

u.l.a.ş adlı underground türk rapper’ın şaheseri, muazzam bir storytelling örneği!

behçet isimli evsiz, şarapçı bir insanın hayatını anlatır, durduk yere adamın mınagoyan bir şarkıdır.

“ o pazar behçet'i son gördüğüm gündü
o sabah öğrendim, donarak ölmüş
ve ben hiç şarap içemedim
ne zaman denesem şarap hep behçet kokar bana”

klip ve şarkı:
devamını gör...

her bayram patlatmak için bir kutu aldım. yerinden aldım ucuzdu. içimdeki çocuk yaramaz.
devamını gör...

fransızlara olan negatif duygularımı yine körükleyen oyun.
şöyle hilesiz hurdasız güzel bir oyun oynayayım da achivement kasayım dedim. portekiz açtım, kastilya ile aramız mükemmel, ben iberya ile değil kolonicilikle kazanıyorum. iberya görevlerini komple bıraktım kastilya ile aram bozulmasın diye. her zamanki gibi karayiplerden başladım kolonilere, küba kuruldu rahatım, az çok para akıyor oradan. tabii ki hemen panama'yı da kolonileştirdim, etraftan birkaç yeri daha ayarladım kafam rahat, ileride kanalı açıp paraya para demem diye planlıyorum. arkam da sağlam, koskoca kastilya dostum. sonra papa iti gitti kolombiya'nın koloni hakkını kastilya'ya verdi. dedim olabilir, hakkıdır, böyle idare ederiz. olmadı, ilişkimiz -200'e kadar düşünce artık ileride açacağım kanaldan ziyade varoluşumu düşünmeye başlayıp kolombiya'ya bağımsızlık verdim. tüm hakkımdan vazgeçmeme rağmen kastilya itlik etti, tekrar bana yanaşmadı. mecburen fransa'ya döndüm korunma için. bu ikisi zaten rival, kastilya ya da yeni adıyla ispanya bana salça olursa fransa'nın olaya girmesi çok muhtemel. maalesef tüm varoluşum bu +200 ilişki ve kan bağıyla mühürlenen ittifaka bağlı. sonra malum gün geldi, ispanya bana savaş açtı. o kara günde bir de baktım ki fransa ortalarda yok. savaşta değil, borcu yok, stabilitesi iyi. gelmedi yardıma. hiçbir sebep yokken beni yalnız bıraktı ve küçücük ordumla koloni kuvvetlerim ispanya'ya yetmedi. zaten oyun başından beri birlikte fas'a karşı yaptığımız savaşlar harici savaşa girmediğim için ordu geleneğim de kabile seviyesinde. yaktı beni fransa. yanasın yıkılasın fransa. haritada maviliğin kalmasın inşallah.
devamını gör...

bazen insanlar çok uğraşır, çabalar. ama karşımızdaki kişi bunu görmek bile istemez.
defalarca bir şey söylenmiştir. açık açık yazılmıştır hatta.
işte bu noktadan sonra ipleri bırakın kopsun. inceldiği yerden kopmayan ip, gün gelir en sağlam yerinden kopar ve o kuvvetle insana zarar verir.
devamını gör...

cidden engelledin mi beni ?
tüm hayatın biri seni zorbaladığında mücadele etmeden sinip kacmakla mı geçiyor gerçekten ?

üzüldüm.
devamını gör...

“babanı arar mısın kardeşim?”

eğer mekanı esenyurt olursa tonla adam tekeli basmaya kalkacak, başımıza bela olacaktır.

ayrıca “yoldaş” tekel olduğu için şarabın sembolik 15 kredi olmasını istediğim tekeldir.

“ben hiç şarap içemedim, behçet kokardı hep”

(bkz: behçet’in öyküsü)
devamını gör...

köpeğin en sevdiği et köpek etidir.

beta lena, 2026, normal sözlük.
devamını gör...

anathema ilk zamanlarında alternatif işler yapıyordu, baktılar ki bu şekilde olmayacak melankolik işlere yöneldiler.

ayrıca belediye otobüsüne binen insan halk insanıdır, halkın evladıdır!
devamını gör...

bizde de galata kulesi falan var. daha güzel.
devamını gör...

itin cevabı: hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav hav

ısıracak galiba, ewed.
devamını gör...

iskenderiye’nin en büyük kaşarı leyla. önce seferoğullarından suphiyi seç sonra şabanla fingirde en sonunda git hakiki tosun paşayla yeşil vadiye çök. insan gerçekten hayret ediyor.
devamını gör...

hani hani kim seviyor-

dur lan öyle değildi o.
devamını gör...

şöyle söyleyeyim, bir önceki yenilemede eiffel'in parçaları eritilmedi, tek tek satıldı.. şu anda tekil bir parçası 1000 euro civarında ediyor. hurda değeri için demirin kilosu 12 lira olması lazım.
devamını gör...

hani şimşeklerin çakması peşinden, hanimiş benim köpüşüm, hanimiş babasının güzeli, addini guddini babası, bıddini bıddini babası, ewed.
devamını gör...

bizim hurdacı kaç para verir acaba buna?
devamını gör...

tülay german versiyonu olan hali türkiye'nin ilk pop parçası olan nadide eser. hakkında bir de şöyle bir bilgi var kendisinin aktardığı.

malum tülay german bu türküyü okurken trt sansürüne uğramamak için "bakın şu deyyusun kaç tarlası var" kısmını plakta "bakın şu adamın kaç tarlası var" şeklinde okur. ama yine de özünden vazgeçmez, canlı okurken deyyuslu olarak okur. bir akşam as kulüp'te yine aynı biçimde okurken masalardan birinde oturan bir adam "bu or** yüzünden tarlalarımız elden gidecek!" diye celallenip sahnedeki tülay german'a silah çeker. o sırada orada olan kadir has araya girip silahı adamın elinden alır. tülay german ise miyop olduğundan adamın elindeki silahı göremez, şişe fırlatacağını zanneder, hayatı kadir has sayesinde kurtulur.
devamını gör...

üzerinde jules verne restaurant vardır, tavsiye ederim..

onun dışında paris'i sevmem ben, pis bulurum.

hadi burası michelin'dir ama normal gelirli biri de kırar, sarar gider..

ama four seasons hotel'in altında bir le cinq var, bir le cinq var, %90 indirim yaptık deseler uzak durun.
devamını gör...

#4052444 dragos taraflarında bir yerdeydi. tepede mi, sahilde mi, onu anımsayamadım bak. tepelerdeydi herhalde. sarı tuborg reklam tabelası vardı.
devamını gör...

the dark side is calling you brother.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ortam mortam görmek isteyen kim, ben halimden memnunum.
bakirliğe veda etmek istediğim ne malum, bak işine. ben bilirim bunları, sen kendi işine bak. seni alagadar eden bir şey yok.
ben buyum. benim kendime göre bir farkım var. ona buna benzememe gerek yok.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim