zaman tüneli
en iyi kürt ölü kürttür
ulan erken yine ortalığı karıştırıyorsun haa.
devamını gör...
en iyi kürt ölü kürttür
(bkz: lağım kokan başlıklar)
faşizm yalnızca bir ideoloji değil aynı zamanda mental bir pandemidir. faşist, dünyayı fıkralarla türkiye sığlığında algılar. faşist, bir etnik kökene mensup üç, beş ya da yüz kişi suç işleyince bunun komple milyonlarca insanı ilgilendiren bir durum olmadığını algılayamaz. çünkü faşistin dünyası 16bit oyunlardan daha boyutsuz ve gradyanlardan yoksundur. bu da bariz bir zeka probleminin işaretidir.
yani küfretmemek için rafine sözcükler seçtim. lütfen. güzel bir şey değil bu. kendinizi bu duruma düşürmeyin.
faşizm yalnızca bir ideoloji değil aynı zamanda mental bir pandemidir. faşist, dünyayı fıkralarla türkiye sığlığında algılar. faşist, bir etnik kökene mensup üç, beş ya da yüz kişi suç işleyince bunun komple milyonlarca insanı ilgilendiren bir durum olmadığını algılayamaz. çünkü faşistin dünyası 16bit oyunlardan daha boyutsuz ve gradyanlardan yoksundur. bu da bariz bir zeka probleminin işaretidir.
yani küfretmemek için rafine sözcükler seçtim. lütfen. güzel bir şey değil bu. kendinizi bu duruma düşürmeyin.
devamını gör...
deneyimlenemeyecek şeyler
ölüm. öldüm de geldim diyemezsin.
devamını gör...
scottish fold kucak sever mi? sahibine bağlı bir kedi midir?
amına koyım siktiniz iyice sözlüğü.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
bana görüldü atıyor. teeeez kellesi vurula.
devamını gör...
varoluşsal distorsiyon
gece kulübünün loş ışıkları altında ımmanuel kant, mekanın kapanış saatinin evrensel bir ahlak yasasına uyup uymadığını sorgularken hoparlörlerden pink floyd’un sesi yükselir: “we don't need no education.”
kant birasından bir yudum alır, masaya bıkkınlıkla bakar ve hafifçe mırıldanır: “eğitime ihtiyacımız yok mu emin değilim ama saf aklın eleştirisi’ni yazarken bu bas gitar solosu kesinlikle dikkatimi dağıtıyor.”
yan masada oturan descartes ise dumanı tüten kahvesine bakıp derin bir varoluşsal krizin eşiğindedir. freddie mercury tam o sırada “ıs this the real life? ıs this just fantasy?” diye haykırdığında descartes coşkuyla masaya vurur: “işte benim adamım. şüphe ediyorum, öyleyse varım. ama kesinlikle şüphe etmediğim tek şey bu solo patlamasının mükemmelliğidir.”
barın köşesinde deri ceketli friedrich nietzsche, ac/dc’nin highway to hell şarkısı eşliğinde kafa sallamaktadır. kant’ın kuralcı tavırlarına göz devirerek “böyle buyurdu zerdüşt” diye bağırır ve devam eder. üstinsan cehennem otobanında sol şeritten gidendir. amor fati dostlar, kaderinizi sevin ve o gitarı çalmaya devam edin.
niçe’nin bu çıkışına karşılık albert camus mekandaki devasa langırt masasının topunu sürekli başa sarmaktadır. mor ve ötesi fonda bir derdim var artık tutamam içimde söylerken camus sigarasından bir fırt çeker: “absürd olan yaşamın kendisidir kardeşim. sisifos’u mutlu hayal etmek gerekir ama her seferinde o taşı tepeye çıkarıp ardından bu şarkıda çığlık atmak harika bir trajik komedi.”
tam o esnada şebnem ferah’ın sil baştan başlamak gerek bazen dizesi mekanı kaplar. tabula rasa kavramının babası john locke heyecanla ayağa fırlayarak “gördünüz mü? zihin doğuştan boş bir levhadır, yani her yeni günde sil baştan başlıyoruz.” diye haykırır.
sokrates ise mekanın kapısında durmuş, içeri girmeye çalışan gençlere göz kırpar: “sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez, ama ıron maiden dinlenmemiş bir hayat da oldukça eksiktir. bildiğim tek şey, bu gece elektro gitarın susmayacağıdır.”
varoluşun tüm ağırlığı, distorsiyonlu gitar tonlarında eriyip giderken antik çağlardan modern döneme tüm filozoflar tek bir gerçekte buluşur.
hayat anlamlı görünmeyebilir, ancak ritme ayak uydurduğun sürece bu absürd komedinin tadı bambaşkadır.
kant birasından bir yudum alır, masaya bıkkınlıkla bakar ve hafifçe mırıldanır: “eğitime ihtiyacımız yok mu emin değilim ama saf aklın eleştirisi’ni yazarken bu bas gitar solosu kesinlikle dikkatimi dağıtıyor.”
yan masada oturan descartes ise dumanı tüten kahvesine bakıp derin bir varoluşsal krizin eşiğindedir. freddie mercury tam o sırada “ıs this the real life? ıs this just fantasy?” diye haykırdığında descartes coşkuyla masaya vurur: “işte benim adamım. şüphe ediyorum, öyleyse varım. ama kesinlikle şüphe etmediğim tek şey bu solo patlamasının mükemmelliğidir.”
barın köşesinde deri ceketli friedrich nietzsche, ac/dc’nin highway to hell şarkısı eşliğinde kafa sallamaktadır. kant’ın kuralcı tavırlarına göz devirerek “böyle buyurdu zerdüşt” diye bağırır ve devam eder. üstinsan cehennem otobanında sol şeritten gidendir. amor fati dostlar, kaderinizi sevin ve o gitarı çalmaya devam edin.
niçe’nin bu çıkışına karşılık albert camus mekandaki devasa langırt masasının topunu sürekli başa sarmaktadır. mor ve ötesi fonda bir derdim var artık tutamam içimde söylerken camus sigarasından bir fırt çeker: “absürd olan yaşamın kendisidir kardeşim. sisifos’u mutlu hayal etmek gerekir ama her seferinde o taşı tepeye çıkarıp ardından bu şarkıda çığlık atmak harika bir trajik komedi.”
tam o esnada şebnem ferah’ın sil baştan başlamak gerek bazen dizesi mekanı kaplar. tabula rasa kavramının babası john locke heyecanla ayağa fırlayarak “gördünüz mü? zihin doğuştan boş bir levhadır, yani her yeni günde sil baştan başlıyoruz.” diye haykırır.
sokrates ise mekanın kapısında durmuş, içeri girmeye çalışan gençlere göz kırpar: “sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez, ama ıron maiden dinlenmemiş bir hayat da oldukça eksiktir. bildiğim tek şey, bu gece elektro gitarın susmayacağıdır.”
varoluşun tüm ağırlığı, distorsiyonlu gitar tonlarında eriyip giderken antik çağlardan modern döneme tüm filozoflar tek bir gerçekte buluşur.
hayat anlamlı görünmeyebilir, ancak ritme ayak uydurduğun sürece bu absürd komedinin tadı bambaşkadır.
devamını gör...
sözlüğün en afet en hoş en kadın gibi kadın yazarı
vallahi afet midir hoş mudur bilmem ama kadın gibi kadını köşe yastığı.
devamını gör...
sözlük yazarlarına sır vermek
sırları olanlar düşünsün, ben hariç bu sözlükteki herkes çok sırlı, esrarlı...
benim sırlarım ise çocukça. ah zavallı kalbim.
mezara temiz bir adam olarak gireceğim. yaaaa.
benim sırlarım ise çocukça. ah zavallı kalbim.
mezara temiz bir adam olarak gireceğim. yaaaa.
devamını gör...
sözlük yazarlarına sır vermek
#4053563 sırrımı paylaşırım dedim, keki çirkinliğimle cezalandırırım demedim.
devamını gör...
sözlüğün en zeki ve güzel kadını
en zekisi meja en güzeli de şu an dondurdu hesabını ama (bkz: fleur de tristiesse) ydi.
devamını gör...
sözlük yazarlarına sır vermek
git şehir meydanında bağır daha az yayılır sırrın.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
nerde güzel hatunlar eskiden moral düzeltme başlığıydı bura.
devamını gör...
sözlük yazarlarına sır vermek
tarçınlı keke yüzünü gösterir misin yavuz çetin?
tarçınlı kek olsaydım yavuz çetine sır verirdim.
tarçınlı kek olsaydım yavuz çetine sır verirdim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
opelina sözlüğün divasıdır. allah nazardan, kem gözlerden korusun.
devamını gör...
sözlük yazarlarına sır vermek
tarçınlı kekle sırrımı paylaşırım daha iyi.
devamını gör...
tüm yazarların karma puanlarını artırıyoruz kampanyası
karmamdan bağışlayabilirim, ewed.
devamını gör...
sözlük yazarlarına sır vermek
bozuştuğunuzda bütün sırlarını ifşa ederler.
devamını gör...
lö şuhane
instelanın cefakar, emektar ve cüretkar yazarıydı. kısacası güzel bir projeydi, rest in peace.
devamını gör...

