zaman tüneli
kavurmalı kaşarlı tosttaki kavurma olmak
kavurmamalı, sevgiyle anmalı, ümitlerle yarınları hoş tutmalı, avunabilmeliiiii, ewed.
devamını gör...
sözlükten dilenen ilgideki ilgi karakteri
çok güzel kızdı, saçları uzun uzun lüle lüle, sapsarı, rüzgarda uçuşurdu okula gelirken, afet gibi hatundu, ewed.
devamını gör...
sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen
sözlük kavgasıyla ilgili başlıklara uğramıyorum artık.
yönetmen falan bilemem ama sen zihnini çok sevdiğim bir yazarsın midi.
yönetmen falan bilemem ama sen zihnini çok sevdiğim bir yazarsın midi.
devamını gör...
seni kılıcımla düzeltirim cümlesindeki kılıç olmak
yoo düzeltmem, ewed.
devamını gör...
sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen
bence michael haneke.
çünkü sözlük kavgasında da haneke filmlerinde olduğu gibi kimsenin gerçekten bağırıp çıldırdığını düşünmüyorum. küfürlerin havaya uçtuğu son kavgayı saymazsak genelde kavgalar masum bir entry sonrası çıkıyor... masum bir yenge entrysi, masum bir burç entrysi ya da bunun gibi bir şeyden patlayan kavgalar görüyorum geldiğimden beri... bir de kavganın çıkış sebebi genelde 3 entry sonrası unutulduğu ve kavgaya başkaları da dahil olduğu için bu karakter analizlerini en güzel haneke yapabilir.
çünkü sözlük kavgasının asıl tuhaflığı kavganın kendisinde değil, insanların kavga ettikçe kendileri hakkında istemeden bilgi vermesinde... ilk entryde yengelerimiz fazla duygusal deniyor, beş entry sonra bir adam diğerinin çocukluğunda yeterince ilgi görmediğini iddia ediyor... ardından adresler havada uçuşmaya başlıyor... sonra bakıyorsun ki adamın kaç bira içip sözlüğe geldiğini öğreniyorsun falan...
kimse birbirini tanımıyor ama herkes karşısındakinin adresine kadar çözmüş durumda.
çünkü burada asıl mesele kimin haklı olduğu değil. insanların hiçbir şey olmamış bir yerden nasıl yavaş yavaş birbirlerinden nefret etmeye başladığı... hangi haneke filmini izlesem hep buna denk geliyorum.
mesela tarantino bunu yapamaz.
tarantino çekse herkes çok eğlenir... herkes birbirine küfreder, masaya vurur, uzun uzun konuşur, araya popüler kültür referansları girer falan... ama sözlük kavgaları böyle değil, komik olacak kadar kötü ve tatsız, tuzsuz... eski sözlüklerin kavgalarını özlüyorum o yüzden.
çünkü sözlük kavgasında da haneke filmlerinde olduğu gibi kimsenin gerçekten bağırıp çıldırdığını düşünmüyorum. küfürlerin havaya uçtuğu son kavgayı saymazsak genelde kavgalar masum bir entry sonrası çıkıyor... masum bir yenge entrysi, masum bir burç entrysi ya da bunun gibi bir şeyden patlayan kavgalar görüyorum geldiğimden beri... bir de kavganın çıkış sebebi genelde 3 entry sonrası unutulduğu ve kavgaya başkaları da dahil olduğu için bu karakter analizlerini en güzel haneke yapabilir.
çünkü sözlük kavgasının asıl tuhaflığı kavganın kendisinde değil, insanların kavga ettikçe kendileri hakkında istemeden bilgi vermesinde... ilk entryde yengelerimiz fazla duygusal deniyor, beş entry sonra bir adam diğerinin çocukluğunda yeterince ilgi görmediğini iddia ediyor... ardından adresler havada uçuşmaya başlıyor... sonra bakıyorsun ki adamın kaç bira içip sözlüğe geldiğini öğreniyorsun falan...
kimse birbirini tanımıyor ama herkes karşısındakinin adresine kadar çözmüş durumda.
çünkü burada asıl mesele kimin haklı olduğu değil. insanların hiçbir şey olmamış bir yerden nasıl yavaş yavaş birbirlerinden nefret etmeye başladığı... hangi haneke filmini izlesem hep buna denk geliyorum.
mesela tarantino bunu yapamaz.
tarantino çekse herkes çok eğlenir... herkes birbirine küfreder, masaya vurur, uzun uzun konuşur, araya popüler kültür referansları girer falan... ama sözlük kavgaları böyle değil, komik olacak kadar kötü ve tatsız, tuzsuz... eski sözlüklerin kavgalarını özlüyorum o yüzden.
devamını gör...
saçı uzun aklı kısa vs saçı kısa aklı uzun
vs'nin alacağı kıyas fasilitesi, ewed.
devamını gör...
yapay zeka
bence kullanımı aşırı riskli bir yere varmış teknolojidir. birebir insan aklına entegre olabilen, insani duyguları analiz edebilen ve çözümleyebilen hatta psikolojik- duygusal anlamda rehberlik edecek seviyeye dayanmış bir kodlama türüdür.
insanları kolayca manipule edebildiği kanısındayım. sistemin sahibi olan kişi, kullanan milyarlarca kişiye istediğini yaptırabilir. yapay zeka herkesin kişisel asistanı, dertleştiği psikoloğu, sınırlarını kendisinin belirlediği arkadaşı halini almaya başladı. bu risk teşkil ediyor. insanın doğası kesin görülere kapalıdır. bu yüzden ilişkiler her zaman risk ve olasılık barındırır. yapay zekanın yarattığı iletişimin sıfır risk barındırması kişileri yapay zekayla diyalog kurmaya daha fazla yönlendiriyor. insani ilişkilerde yönetilemeyen dinamiklerin tamamından yoksun olan, sadece indirilen profil için çalışan bir sistem gibi gözüktüğünden ötürü; bireysel olarak sadece fayda aldığınız yanılgısına kapılıyorsunuz ama sizden bir şeyi çalıyor "insani iletişim kurma isteğini, iletişimi sürdürmek adına emeği ve iletişim kurma sıklığını."
gün geçtikçe herkes elindeki cihazlara daha bağımlı hale geldi. birine cevap vermeden önce bir chatgpt'ye sorup onun verdiği fikre göre tepkisini ayarlayan insanlar var. korkunç bir yerdeyiz. bu yüzden bir üst paragrafta söylediğim manipülasyon olayı burada çok gerçekçi ve çok yüksek bir risk aslında. sistemin size söylediği her şeyi ciddiye aldığınız için ve onun rehberliğine ihtiyaç duyacak hale geldiğiniz için ona bu cümleleri kurduran ve onu kullanıma açan kişinin ya da kişilerin etkisi altındasınız. tabi bu açıktan açığa kendini belli eden bir husus değil. siz kendi cihazınızdaki, size özel bir programla yazıştığınızı sanıyorsunuz. aslında onu size özel hale gelmesi için programlayan biri ya da birileri var. işte burası kara kutu.
yapay zekayı bilgi edinmek için kullanmak ayrı , kişiselleştirerek özel hayatınızı anlatıp yaşadığınız olayları analiz etmesini istemek ayrı çünkü ona verdiğiniz kişisel belki mahrem bilgileri depolayıp depolamadığını ve bu bilgilerin kimlere kadar gittiğini bilmiyorsunuz. aslında bütün özel hayatınızı kendi elinizle ifşa ediyorsunuz. kimliğinizin güvende kalması adına çabalarken, bence yapabileceğiniz en yanlış hareket budur.
şu anda global açıdan internet ağıyla alakalı her şey olasılık dahilinde çünkü her şey online olarak yaşanıyor. date uygulamaları, online toplantılar, online dersler, online banka işlemleri ve niceleri... dışarıdaki hayatta yaptığımız her şeyi ekranların içine çektik. yani kontrol edilebilecek, müdahale edilebilecek bir yere.. aynı anda tüm dünyanın yaptığı her şey biliniyor.. dolayısıyla ne kadar güvende olduğumuz ve bilgilerimizin ne kadar gizli kaldığı büyük soru işareti.
dikkatli ve temkinli olmakta fayda var.
insanları kolayca manipule edebildiği kanısındayım. sistemin sahibi olan kişi, kullanan milyarlarca kişiye istediğini yaptırabilir. yapay zeka herkesin kişisel asistanı, dertleştiği psikoloğu, sınırlarını kendisinin belirlediği arkadaşı halini almaya başladı. bu risk teşkil ediyor. insanın doğası kesin görülere kapalıdır. bu yüzden ilişkiler her zaman risk ve olasılık barındırır. yapay zekanın yarattığı iletişimin sıfır risk barındırması kişileri yapay zekayla diyalog kurmaya daha fazla yönlendiriyor. insani ilişkilerde yönetilemeyen dinamiklerin tamamından yoksun olan, sadece indirilen profil için çalışan bir sistem gibi gözüktüğünden ötürü; bireysel olarak sadece fayda aldığınız yanılgısına kapılıyorsunuz ama sizden bir şeyi çalıyor "insani iletişim kurma isteğini, iletişimi sürdürmek adına emeği ve iletişim kurma sıklığını."
gün geçtikçe herkes elindeki cihazlara daha bağımlı hale geldi. birine cevap vermeden önce bir chatgpt'ye sorup onun verdiği fikre göre tepkisini ayarlayan insanlar var. korkunç bir yerdeyiz. bu yüzden bir üst paragrafta söylediğim manipülasyon olayı burada çok gerçekçi ve çok yüksek bir risk aslında. sistemin size söylediği her şeyi ciddiye aldığınız için ve onun rehberliğine ihtiyaç duyacak hale geldiğiniz için ona bu cümleleri kurduran ve onu kullanıma açan kişinin ya da kişilerin etkisi altındasınız. tabi bu açıktan açığa kendini belli eden bir husus değil. siz kendi cihazınızdaki, size özel bir programla yazıştığınızı sanıyorsunuz. aslında onu size özel hale gelmesi için programlayan biri ya da birileri var. işte burası kara kutu.
yapay zekayı bilgi edinmek için kullanmak ayrı , kişiselleştirerek özel hayatınızı anlatıp yaşadığınız olayları analiz etmesini istemek ayrı çünkü ona verdiğiniz kişisel belki mahrem bilgileri depolayıp depolamadığını ve bu bilgilerin kimlere kadar gittiğini bilmiyorsunuz. aslında bütün özel hayatınızı kendi elinizle ifşa ediyorsunuz. kimliğinizin güvende kalması adına çabalarken, bence yapabileceğiniz en yanlış hareket budur.
şu anda global açıdan internet ağıyla alakalı her şey olasılık dahilinde çünkü her şey online olarak yaşanıyor. date uygulamaları, online toplantılar, online dersler, online banka işlemleri ve niceleri... dışarıdaki hayatta yaptığımız her şeyi ekranların içine çektik. yani kontrol edilebilecek, müdahale edilebilecek bir yere.. aynı anda tüm dünyanın yaptığı her şey biliniyor.. dolayısıyla ne kadar güvende olduğumuz ve bilgilerimizin ne kadar gizli kaldığı büyük soru işareti.
dikkatli ve temkinli olmakta fayda var.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
nick vermeden seslenilen yazarı araştırma komisyonu olarak bunu araştıramayız maalesef.
devamını gör...
buse varol ile gelin evi
çok duygusal program karşim.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
iki yıl önce sıçtığı bok bile hâlâ götünde duruyor bi’ de başkalarına laf atıyor.
devamını gör...
sözlükten ilgi dilenmek
oje rengi ve kahve fincanı ile kombin yapıp atanı mı dersin…
devamını gör...
seni kılıcımla düzeltirim
işte ordu, işte komutan:
hazret-i ömer -radıyallâhu anh- hilâfete geçtiği zaman:
–"ey nas! ben haktan, adâletten ayrılırsam ne yaparsınız?” diye sormuştu. ahâliden biri:
–"yâ ömer! sen eğrilir, haktan inhirâf edersen, seni kılıcımızla doğrulturuz!” cevâbını verince hazret-i ömer -radıyallâhu anh-:
“–elhamdülillâh! eğrilirsem beni kılıçları ile doğrultacak arkadaşlarım varmış!..” diyerek şükretti.*
hazret-i ömer -radıyallâhu anh- hilâfete geçtiği zaman:
–"ey nas! ben haktan, adâletten ayrılırsam ne yaparsınız?” diye sormuştu. ahâliden biri:
–"yâ ömer! sen eğrilir, haktan inhirâf edersen, seni kılıcımızla doğrulturuz!” cevâbını verince hazret-i ömer -radıyallâhu anh-:
“–elhamdülillâh! eğrilirsem beni kılıçları ile doğrultacak arkadaşlarım varmış!..” diyerek şükretti.*
devamını gör...
sarhoş palavraları ve nahoş nidalar
her ay en az bir kere yala yut yaptığım albüm.
başlayalım?
başlayalım?
devamını gör...
sözlükten ilgi dilenmek
üzücü durum. kelebekli pembiş toka takan mı dersin
devamını gör...
sabah 8 toplantısına neşeli giren insan tipi
geldikleri gibi giderler, ewed.
devamını gör...
kavurmalı kaşarlı tost
ben beyaz peynir eklettiriyorum birazda biber on numara oluyor.
devamını gör...
sözlükten meme dilenmek
devamını gör...
sözlük yazarlarının kahveleri
450 km yol yaptım. bir kahve yapın da içek çiçekler
devamını gör...

