zaman tüneli
psikologların danışan seçmesi
#4055307 tenekedeki peynirde dişlerinin izi vardı mehdi..
devamını gör...
bazı psikologların yalancı olma ihtimali
delisin diyemiyorlar lafı kıvırıp duruyorlar.
devamını gör...
hormonları aşk sanmak
bir tablonun güzelliğini tuvaldeki boyanın kimyasal bileşenlerine, usta işi bir romanı kağıdın üzerindeki mürekkep lekesine indirgemek ne kadar sığ kaçıyorsa, aşkı da sadece hormonların dansına bağlamak aynı indirgemeci çukura düşmektir.
biyoloji bu hikayede sadece ham maddedir; asıl mesele o ham maddeden nasıl bir heykel yontulduğudur. evrimsel mekanizma iki insanı bir araya getirmek, genetik çeşitliliği sağlamak ve türün devamını güvenceye almak için kusursuz bir biyolojik rüşvet tasarlamıştır. helen fisher bu düzeneği şehvet, çekim ve bağlanma olmak üzere üç ayrı nörolojik devreye ayırır. ilk evredeki dopamin patlaması ve prefrontal korteksin eleştirel filtreyi geçici olarak gevşetmesi, doğanın sunduğu yüksek faizli bir kimyasal avanstır. donatella marazziti'nin 1999 yılında yaptığı araştırmada aşıkların serotonin seviyesinin obsesif kompulsif bozukluk hastalarıyla aynı dip seviyelerde çıkması, sistemin hedefe kilitlenmek için oluşturduğu geçici bir stres halidir. dorothy tennov'un limerans dediği bu zihinsel tutulma hali, aşkın kendisi değil; olsa olsa onu tetikleyen ham yakıttır.
hormonları aşk sananların asıl çöküşü tam da bu kimyasal yangın söndüğünde başlar. vücut homeostaz gereği aşırı dopamin salgısını dizginler, serotonin seviyeleri normal bandına döner ve o sis perdesi dağılır. bu geçişi idrak edemeyen insan "büyü bozuldu, aşk bitti" zannedip yeni kimyasal dozların peşine düşer, bir seraptan diğerine koşar. madde bağımlılığı ile aşkın nörolojik yolları benzer ödül merkezlerini kullansa da sinirbilimci marc lewis'in işaret ettiği kritik bir ayrım vardır: uyuşturucuda arzulanan nesne doğrudan sentetik bir moleküldür; aşkta ise beyin oksitosin ve vazopressin devreleriyle ödülü somut bir moleküle değil, doğrudan başka bir insan zihnine, ortak hafızaya ve sosyal etiketleme sürecine mühürler.
biyolojik sis dağıldıktan sonra geriye kalan boşluğu neyle doldurduğunuz ilişkinin kaderini belirler. aşk, pasifçe maruz kalınan bir zehirlenme hali değil; her gün bilinçli olarak yinelenen bir inşa sürecidir. sosyolog lee robins'in vietnam savaşı'ndan dönen askerler üzerinde yaptığı araştırma, eroin bağımlısı gazilerin %90'ından fazlasının yeni bir çevre ve bilinçli tercihle bu bağımlılığı geride bıraktığını göstermiştir; insan bilinci biyolojik devrelerin kölesi değildir. hormonlar sadece ateşi yakacak kıvılcımı çakar, o ateşi diri tutacak olan ise iki insanın birlikte biriktirdiği bilişsel kütüphane, ortak ahlak ve adanmışlıktır.
mürekkep sadece kimyasal bir lekedir; roman ise iki insanın birlikte yazdığı hikayedir.
biyoloji bu hikayede sadece ham maddedir; asıl mesele o ham maddeden nasıl bir heykel yontulduğudur. evrimsel mekanizma iki insanı bir araya getirmek, genetik çeşitliliği sağlamak ve türün devamını güvenceye almak için kusursuz bir biyolojik rüşvet tasarlamıştır. helen fisher bu düzeneği şehvet, çekim ve bağlanma olmak üzere üç ayrı nörolojik devreye ayırır. ilk evredeki dopamin patlaması ve prefrontal korteksin eleştirel filtreyi geçici olarak gevşetmesi, doğanın sunduğu yüksek faizli bir kimyasal avanstır. donatella marazziti'nin 1999 yılında yaptığı araştırmada aşıkların serotonin seviyesinin obsesif kompulsif bozukluk hastalarıyla aynı dip seviyelerde çıkması, sistemin hedefe kilitlenmek için oluşturduğu geçici bir stres halidir. dorothy tennov'un limerans dediği bu zihinsel tutulma hali, aşkın kendisi değil; olsa olsa onu tetikleyen ham yakıttır.
hormonları aşk sananların asıl çöküşü tam da bu kimyasal yangın söndüğünde başlar. vücut homeostaz gereği aşırı dopamin salgısını dizginler, serotonin seviyeleri normal bandına döner ve o sis perdesi dağılır. bu geçişi idrak edemeyen insan "büyü bozuldu, aşk bitti" zannedip yeni kimyasal dozların peşine düşer, bir seraptan diğerine koşar. madde bağımlılığı ile aşkın nörolojik yolları benzer ödül merkezlerini kullansa da sinirbilimci marc lewis'in işaret ettiği kritik bir ayrım vardır: uyuşturucuda arzulanan nesne doğrudan sentetik bir moleküldür; aşkta ise beyin oksitosin ve vazopressin devreleriyle ödülü somut bir moleküle değil, doğrudan başka bir insan zihnine, ortak hafızaya ve sosyal etiketleme sürecine mühürler.
biyolojik sis dağıldıktan sonra geriye kalan boşluğu neyle doldurduğunuz ilişkinin kaderini belirler. aşk, pasifçe maruz kalınan bir zehirlenme hali değil; her gün bilinçli olarak yinelenen bir inşa sürecidir. sosyolog lee robins'in vietnam savaşı'ndan dönen askerler üzerinde yaptığı araştırma, eroin bağımlısı gazilerin %90'ından fazlasının yeni bir çevre ve bilinçli tercihle bu bağımlılığı geride bıraktığını göstermiştir; insan bilinci biyolojik devrelerin kölesi değildir. hormonlar sadece ateşi yakacak kıvılcımı çakar, o ateşi diri tutacak olan ise iki insanın birlikte biriktirdiği bilişsel kütüphane, ortak ahlak ve adanmışlıktır.
mürekkep sadece kimyasal bir lekedir; roman ise iki insanın birlikte yazdığı hikayedir.
devamını gör...
dave mustaine
riff mi çalıyor, solo mu atıyor kendisi de karar verememiştir bence.
devamını gör...
psikologların danışan seçmesi
bir teneke yarım yağlı peynirle ödeyecegimi duyunca mümü beni kabul etmemışti.
devamını gör...
capelo (yazar)
#4048341 bir haftayı geçmiş hala silmemiş yazdığını. bayağı gelişme var.
devamını gör...
bu akşam sözlüğün çok sakin olması gerçeği
ben tütsü yaktım size kızlar
devamını gör...
dave mustaine
tam bir riff canavarı.
gitarı kendisinden daha iyi çalan tonla isim vardır (bkz: yngwie j. malmsteen), (bkz: joe satriani), (bkz: john petrucci) ancak kendisi gibi riff yazabilen bir başka isim yoktur.
metallica ile çalıştığı yıllarda yazdığı riffler aşmıştır ancak çıkıp da “ride the lightning’i ve call of cthulu’yu adam tek başına yazdı” demek doğru olmaz; james, kirk ve cliff o son dokunuşları yapmasa çok yavan kalırdı o şarkılar.
bir de son yaptığı “ride the lightning” cover’ı bence olmamıştır; james ve dave arasında bariz bir ses tonu farkı var.
gitarı kendisinden daha iyi çalan tonla isim vardır (bkz: yngwie j. malmsteen), (bkz: joe satriani), (bkz: john petrucci) ancak kendisi gibi riff yazabilen bir başka isim yoktur.
metallica ile çalıştığı yıllarda yazdığı riffler aşmıştır ancak çıkıp da “ride the lightning’i ve call of cthulu’yu adam tek başına yazdı” demek doğru olmaz; james, kirk ve cliff o son dokunuşları yapmasa çok yavan kalırdı o şarkılar.
bir de son yaptığı “ride the lightning” cover’ı bence olmamıştır; james ve dave arasında bariz bir ses tonu farkı var.
devamını gör...
psikologların danışan seçmesi
psikoterapi sürecinde psikoloğun ona gelen her danışanı kabul edip süreci devam ettirmesi beklenmez. burada ölçüt danışanın yüksek yararı ve psikoloğun donanımı olmalı. danışanın başvurma nedeni, beklentileri, psikoloğun uzmanlık ve deneyim alanı gibi kriterle birlikte kurulacak terapötik bağ değerlendirilmeli ve gerekli yönlendirmeler yapılmalı. burada danışan seçmek değil de uzman yönlendirmesi denilmesi daha uygun olabilir.
örnek vermek gerekirse travma ve afet alanında çocuklarla çalışmış biri olarak deneyimim bu alanda şekillenmiş oldu, gelen yetişkinlerin yönlendirmesini çalışma arkadaşıma yaptım. ya da yine yeme bozukluğu ile ilgili bir eğitim ya da deneyimim bulunmaması sebebiyle gelen danışanı süpervizörüme yönlendirdim.
etik dışı davranışları norma eklememekteyim. teşekkürler.
örnek vermek gerekirse travma ve afet alanında çocuklarla çalışmış biri olarak deneyimim bu alanda şekillenmiş oldu, gelen yetişkinlerin yönlendirmesini çalışma arkadaşıma yaptım. ya da yine yeme bozukluğu ile ilgili bir eğitim ya da deneyimim bulunmaması sebebiyle gelen danışanı süpervizörüme yönlendirdim.
etik dışı davranışları norma eklememekteyim. teşekkürler.
devamını gör...
trende sakız çiğneyenler
yav arkadaş ortak alanda cak cuk sakız çiğnemeyi bırakın artık, kulaklığım takılı olduğu halde şapırdatma sesi duyuyorum hiç mi başkasında duyunca rahatsız olmuyorsunuz
devamını gör...
doktorların hasta seçmesi
kısa mesafe almıyorlar...
devamını gör...
doktorların hasta seçmesi
milyonda bir olan sudan sebeplerle olan hadisedir sonu ya kavga ya şikayette biter
devamını gör...
butterfly
kaliteli masa tenisi raketi markalarından, tabii ki kendi içerisinde de oyunu etkileyen parametreler bazında kalite kalite modelleri vardır tüm markalar gibi. türkiye'de masa tenisi oyuncularının geçmiş zamanlardan beri gözbebeğidir.
devamını gör...
sweating bullets
ulan bunu da mı açmadınız..
megadeth’in “countdown to extinction” albümünde yer alan efsane ötesi bir şarkıdır.
şarkıda kendisiyle içsel bir hesaplaşma yapar dave mustaine; ne olduğunu, ne yapmak istediğini, geçmişini sorgular hep.
klibi de ayrıca muazzamdır; birden fazla dave, tek bir dave’le tartışıp durur.
dinleyin, dinlettirin!
megadeth’in “countdown to extinction” albümünde yer alan efsane ötesi bir şarkıdır.
şarkıda kendisiyle içsel bir hesaplaşma yapar dave mustaine; ne olduğunu, ne yapmak istediğini, geçmişini sorgular hep.
klibi de ayrıca muazzamdır; birden fazla dave, tek bir dave’le tartışıp durur.
dinleyin, dinlettirin!
devamını gör...
psikologların danışan seçmesi
devlettekiler değilde özelde çalışan bursu okumuş psikologların bazıları bunu yapıyor gibime geldi danışanına bakıyor eğer danışan zengin kısımdan değilse ona soğuk yapıyorlar kaçıyorlar çünkü çoğunun burnu havada ama danışan ya da hasta zengin elit kısımdansa ayakta karşılıyor. hoş beş ediyorlar ama devlette çalışan psikologlar sıradan normal aileden geldiği için ve devlet mezunu olduğu için ayrım yapmıyor. sınıf ayrımı dışında belki soruna göre de ayrım yapabilir. psikolog danışanının sorunu için kendini yetersiz hissederse onu istemeyebilir sıyrılamaya çalışabilir vs
devamını gör...
bu akşam sözlüğün çok sakin olması gerçeği
kulis miktarıyla ters orantılıdır, ewed.
devamını gör...
bazı psikologların yalancı olma ihtimali
hahahahahahaah. nasıl olabilir ki diye düşündüğüm sorudur ve kafa yordum olursa 2 türlü olabilir. 1-doğruyu direk değil dolambaçlı yolla söyleme ihtimali var sırf danışanı tutmak için ya da terapiyi uzatmak için mesela basit doğru var o karmaşıklaştırır sonra sonuca bağlar kısaca 1 günlük şeyi 6 güne yayar. 2-ya da sırf hastayı demotive edeyim depresyona sokayım o da bana gelsin diye doğruyu yanlış öğretir hastanın moralini bozar ve kendine bağlar bir çeşit müşteri kazanma taktiğidir
devamını gör...
unutmak
çok güzel olsa gerek. sevdiğim her şeyi ömrümün sonuna kadar tekrar tekrar keşfedebilirdim. iki üç şeyle koca bi ömür çıkarırdım.
devamını gör...
victor osimhen
oyundan erken çıktı kendi isteğiyle umarım birşeyi yoktur gerçi aksi durumda sedyeyle giderdi
devamını gör...
