zaman tüneli
godfather tarzı normal sözlük yazarları

bu alemde herkesin bilmediği karanlık bir kuralım vardır... ben tetiği asla kendim çekmem. birini infaz etmeden önce odadaki ışıkları loşlaştırır, sehpanın üzerindeki mini usb midi klavyemin başına geçerim. kurbanım son anlarını yaşarken, ona synth pad’lerle saçma sapan sesler çalarım, kurbanımın duyduğu son şey bu katmanlı synth'ler olur...
bu yüzden bana la donna midi derler.
devamını gör...
makyaj yapmayan insan
makyaj yapmayan kadınlardan biriyim.
doğal güzelliğimi ya da doğal halimi göstermekten çekinmiyorum. hepimiz yaş alıyoruz ve yüzümüzde kusurlar var. kimimiz sivilceli, kimimizin yağ gözenekleri büyük, kimimizin güneş lekeleri veya çilleri var. neden illa bunları kapatmak için tonlarca kimyasalı günlük olarak kendimize sıvamamız gerekiyor?
genç kızlığımdan beri makyaja mesafeliyim. asla oturup saatlerce yüzüme makyaj yapmakla uğraşmadım. fondoten kullanmaya bile üniversitenin son senelerine doğru başladım. sivilcelerimin ergenlikten ötürü yoğun oldugu dönemde( 21-22 yaşa tekabül ediyor. bu arada dermatolojik bir problemim yoktu. sadece hormonel süreçten ötürü cıkıyordu), bir süre maybelline new york'un su bazlı ( yağsız) fondotenini kullandım.
ilk kez fondoten kullanan biri olarak, inanılmaz rahatsız hissediyordum çünkü makyaj genel hatlarıyla yüze inanılmaz bir ağırlık yapıyor. cildiniz nefes alamadığı için( üstüne sürdüğünüz maddeler gözenekleri kapatıyor), aslında sivilce cıkartmaya daha elverişli hale geliyorsunuz. cildiniz hormonlardan ayrı, üstü sürekli makyajla kapatıldığı ve nefes almadığı için ayrı sivilceleniyor.
bir gün bana geldiler ve ansızın fondöten kullanmayı ve makyajı bıraktım. zaten yapmayı çok seven bir yapım yoktu fakat yüzümde yarattığı o ağırlık ve yapış yapış kimyasal hissi yüzünden( fondöteni temizlemek çok lanet bir süreçtir. yüzü 2-3 katmanlı temizlemeniz gerekir. tüm kalıntıları ancak çıkar) kendisini terk ettim ve bir daha asla dönmedim.
yüzüm kendi kendisinin dengesini ergenlik bitince zaten buldu. bu genelde 25-26 yaşlardan itibaren başlayan bir süreç. herkesin hormon ve cilt yapısı kendisine has olduğu için, yüzün sivilcelenmesinin durması kişiden kişiye değişiyor ama inanın bitiyor.
sunu ekarte etmeyelim. özellikle kadınlarda sivilce her yaşta çıkıyor. bu hayatın gerçeği. bundan kaçamazsınız. 35 bile olsanız, regl döngünüz geldiğinde, bir anda sivilceleriniz çıkabiliyor. bu vücudunuzun çalışma biçimi.. maalesef engelleyemezsiniz. bu hususu "geçmeyen sivilce problemi" sanarak, sosyal medyada satılan abuk subuk ürünleri lütfen kullanmayın. cilt sağlığınızı bozup, olmayan problemleri edinebilirsiniz.
hikayeme geri dönecek olursam, yıllardır ( iş hayatında olmama rağmen) makyaj yapmıyorum. yaptığım en fazla rimel ve nivea'nın pembemsi renk veren rujlarından sürmek. bu kadar. başka hiçbir şey yok. kışın hava çok soğuk olduğunda, yüzümün beyazlığını orantılayabilmek için doğal bir allık ekliyorum. kısaca hayatım makyajsız geçiyor. zerre pişman değilim. birçok makyaj malzemesinin ne için kullanıldığını bile bilmiyorum.
cildim kusursuz mu? - hayır.
insanların ne düşündüğü umurumda mı? - yine hayır.
hayatımın sonuna kadar cildimi bebek poposu gibi tutmaya saplantı geliştiremem çünkü yetişkin bir bireyseniz, bu imkansız. gerçekten bu işi obsesyon haline getirip, 7/24 cilt bakımcıların kapısında yaşamanız gerekir. cilt doğal bir yapıdır. yaş alır ve yaşlanır. çok normal.
insanın olduğu şeyle gurur duyması gerekiyor.
kapitalizm ise, sürekli gizlemeyi öğütlüyor.
doğal güzelliğimi ya da doğal halimi göstermekten çekinmiyorum. hepimiz yaş alıyoruz ve yüzümüzde kusurlar var. kimimiz sivilceli, kimimizin yağ gözenekleri büyük, kimimizin güneş lekeleri veya çilleri var. neden illa bunları kapatmak için tonlarca kimyasalı günlük olarak kendimize sıvamamız gerekiyor?
genç kızlığımdan beri makyaja mesafeliyim. asla oturup saatlerce yüzüme makyaj yapmakla uğraşmadım. fondoten kullanmaya bile üniversitenin son senelerine doğru başladım. sivilcelerimin ergenlikten ötürü yoğun oldugu dönemde( 21-22 yaşa tekabül ediyor. bu arada dermatolojik bir problemim yoktu. sadece hormonel süreçten ötürü cıkıyordu), bir süre maybelline new york'un su bazlı ( yağsız) fondotenini kullandım.
ilk kez fondoten kullanan biri olarak, inanılmaz rahatsız hissediyordum çünkü makyaj genel hatlarıyla yüze inanılmaz bir ağırlık yapıyor. cildiniz nefes alamadığı için( üstüne sürdüğünüz maddeler gözenekleri kapatıyor), aslında sivilce cıkartmaya daha elverişli hale geliyorsunuz. cildiniz hormonlardan ayrı, üstü sürekli makyajla kapatıldığı ve nefes almadığı için ayrı sivilceleniyor.
bir gün bana geldiler ve ansızın fondöten kullanmayı ve makyajı bıraktım. zaten yapmayı çok seven bir yapım yoktu fakat yüzümde yarattığı o ağırlık ve yapış yapış kimyasal hissi yüzünden( fondöteni temizlemek çok lanet bir süreçtir. yüzü 2-3 katmanlı temizlemeniz gerekir. tüm kalıntıları ancak çıkar) kendisini terk ettim ve bir daha asla dönmedim.
yüzüm kendi kendisinin dengesini ergenlik bitince zaten buldu. bu genelde 25-26 yaşlardan itibaren başlayan bir süreç. herkesin hormon ve cilt yapısı kendisine has olduğu için, yüzün sivilcelenmesinin durması kişiden kişiye değişiyor ama inanın bitiyor.
sunu ekarte etmeyelim. özellikle kadınlarda sivilce her yaşta çıkıyor. bu hayatın gerçeği. bundan kaçamazsınız. 35 bile olsanız, regl döngünüz geldiğinde, bir anda sivilceleriniz çıkabiliyor. bu vücudunuzun çalışma biçimi.. maalesef engelleyemezsiniz. bu hususu "geçmeyen sivilce problemi" sanarak, sosyal medyada satılan abuk subuk ürünleri lütfen kullanmayın. cilt sağlığınızı bozup, olmayan problemleri edinebilirsiniz.
hikayeme geri dönecek olursam, yıllardır ( iş hayatında olmama rağmen) makyaj yapmıyorum. yaptığım en fazla rimel ve nivea'nın pembemsi renk veren rujlarından sürmek. bu kadar. başka hiçbir şey yok. kışın hava çok soğuk olduğunda, yüzümün beyazlığını orantılayabilmek için doğal bir allık ekliyorum. kısaca hayatım makyajsız geçiyor. zerre pişman değilim. birçok makyaj malzemesinin ne için kullanıldığını bile bilmiyorum.
cildim kusursuz mu? - hayır.
insanların ne düşündüğü umurumda mı? - yine hayır.
hayatımın sonuna kadar cildimi bebek poposu gibi tutmaya saplantı geliştiremem çünkü yetişkin bir bireyseniz, bu imkansız. gerçekten bu işi obsesyon haline getirip, 7/24 cilt bakımcıların kapısında yaşamanız gerekir. cilt doğal bir yapıdır. yaş alır ve yaşlanır. çok normal.
insanın olduğu şeyle gurur duyması gerekiyor.
kapitalizm ise, sürekli gizlemeyi öğütlüyor.
devamını gör...
ya sidi
giriş kısmını her dinlediğimde büyüleyen şarkı. ölmeden önce iki şarkı dinleme hakkım olsa bunu ve fairuz'un konna netlaka şarkısını dinlemek isterdim
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
peacemaker sayesinde şu şarkıya bağlandım kaç senedir.
devamını gör...
grip salgını
çok severim. özellikle ateşle birlikte gelen o bel ağrısına bayılırım.
devamını gör...
çiğ köfte yiyebilecek bir mideye sahip olmak
rennie veya gaviscon double action varken mide sorunlarını dert etmiyorum.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
bir an önce, bir önceki gün kadar güzel muhabbet etmemiz gerekiyor...
devamını gör...
gay pornosu
bana hiç mantıklı gelmiyor ya. bilmiyorum tabi cinsel yönelim, bir şey diyemem. üniversitede gay arkadaşım vardı, gayet güzel çocuktu, iyi de anlaşıyorduk. bir gün cesaretimi toplayıp "olm ne anlıyorsun erkeklerle birlikte olmaktan?" diye sordum. cevabı ise; "abi onun zevkini bir alsan yemin ederim bırakamazsın" olmuştu.
devamını gör...
80'ler tarzı sözlük yazarları
sözlükte ısrarla anonim kalmayı tercih eden tek kişi benim sanırım.
btw eko yakıyor gene
btw eko yakıyor gene
devamını gör...
80'ler tarzı sözlük yazarları
80ler çok iyi olmuş. hayret.
devamını gör...
eski sevgiliden ayrılamamak
beni sevmeyeni ben de sevmem. severek ayrılık olaylarına da inanmıyorum. o yüzden benim açımdan sıkıntı yok.
devamını gör...
bahisten kazanılan parayı kripto ile almamak
haberden bağımsız; sözlükte bir tane yasadışı bet reklamcısı dangalak var birazdan damlar ben x yerden oynuyorum çekimde sorun yaşamıyorum falan der. rez alalım şimdiden
devamını gör...
geceye bir metal şarkı bırak
devamını gör...
antalya
ben bebekken kaldığımız şehir. annem her zaman neminden ve sıcaklığından şikayet etmiştir. hiç gitmedim, sıcaktan nefret ettiğim için de gideceğimi hiç sanmıyorum.
devamını gör...
insanın kendi kendine yetmesi
insanın kedi kendine yetmesi = ben.
çok fazla kazık yedikten sonra, birisine muhtaç olmamayı öğreniyorsunuz bir süre sonra. anam yeter, gerisi boş.
çok fazla kazık yedikten sonra, birisine muhtaç olmamayı öğreniyorsunuz bir süre sonra. anam yeter, gerisi boş.
devamını gör...
oral seks
saçma falan değil, sekse hazırlıktır. ön sevişmenin bir tık üstü, seksin 1 tık altıdır.
devamını gör...
makyaj yapmayan insan
makyajsız sözlük kızları foto atın hemen dm.
evet.
evet.
devamını gör...
mehdi olduğuma kimseyi ikna edememem
üzücü bir durum.
dmden yaptığım çağrılara sadece devotus ve pazuzu dönüş yaptı ama onların inançlı olduğuna emin olamadım.
devotus fark etmez abi ben herşeye inanırım diyor.
pazuzu elinde putuyla geziyor.
ikisini toplasam yarım mürid etmez.
neyse sağolsun mümü_psikoloji mürid toplayabileceğim bir sağlık kuruluşu olduğunu söylüyor. şansımı orada deneyecegim
dmden yaptığım çağrılara sadece devotus ve pazuzu dönüş yaptı ama onların inançlı olduğuna emin olamadım.
devotus fark etmez abi ben herşeye inanırım diyor.
pazuzu elinde putuyla geziyor.
ikisini toplasam yarım mürid etmez.
neyse sağolsun mümü_psikoloji mürid toplayabileceğim bir sağlık kuruluşu olduğunu söylüyor. şansımı orada deneyecegim
devamını gör...
antalya
expo tarafındayım üzerimize kül yağıyor. yangın feci.
devamını gör...