zaman tüneli
yazarların itiraf köşesi
sağlıklı insanları kıskanıyorum. akıl ve bedenen, işler teklemeye görsün. hiçbir şeyin kıymetini bilmiyoruz, sen bile.
devamını gör...
yanlış insan (yazar)
#4062224 uçarız o zaman, yapacak bir şey yok. böyle tiplerle aynı ortamda durmaktansa, uçmak daha mantıklı gibi. :)
devamını gör...
erkeklerden bir anda soğutan şeyler
kendi içerisinde ayrı ayrı kategorize edebilirim. kısaca filtrelemem gerekirse:
1. bedensel hijyenine dikkat etmemesi ve yaşadığı ortam konusunda temiz olmaması
2. entelektüel açıdan birikimli olmaması ve sabit fikirli olması
insanın kendisini geliştirmesi eğitimle alakalı değildir. insanlar hayat zorlukları sebebiyle okula gidemeyebilir fakat gazete/ kitap okuyarak herkes kendisini geliştirebilir. dünya görüşünü şekillendirebilir. narsist, homofobik, ırkçı, cinsiyetçi , ataerkil düzene müptela erkeklere tahammül edemiyorum.
3. görgüsüzlük
bir insan maddi anlamda iyi bir aileden geliyorsa veya maddi durumu iyiyse, bunu göze sokmamalıdır. bu bir adaptır. sürekli parasını konuşan insan sevmem hatta rahatsız olurum. ikinci görüşmeyi asla yapmayacağım erkek tipidir.
4. kontrol delisi ve kısıtlayıcı
bu 2. maddede bahsettiğim "ataerkil" erkek tipini kapsayan davranış bozukluğudur. bir insan hayatınızı yaşama biçiminizi ve nasıl yaşayacağınızı yönetmeye çalışıyorsa, uzak durun. orada bir sorun vardır. üzerine düşünmeye bile gerek yok.
5. sağduyusuz, kaba, sadık ve romantik olmayan
her insanda bulunması gereken özelliklerdir. bu yüzden ekstra açıklamasını yapmıyorum.
6. ebeveynleri ama bilhassa annesi tarafından yönlendirilen erkekler
insanın kendi ebeveynlerinin kölesi olmaması gerekiyor. ebeveynlerinin sözünü dinlemek ve her dediklerini yapmak çok sağlıklı değildir. yetişkin bir birey kendi kararlarını alabilmelidir. kiminle görüşeceğinize, ne yapacağınıza anneniz/ babanız karar veriyorsa, orada bir sorun vardır.
7. davranış bozukluğu ve öfke kontrol problemi olan erkekler
bu başlığın altına ekstra bir şey yazmaya gerek yok.
1. bedensel hijyenine dikkat etmemesi ve yaşadığı ortam konusunda temiz olmaması
2. entelektüel açıdan birikimli olmaması ve sabit fikirli olması
insanın kendisini geliştirmesi eğitimle alakalı değildir. insanlar hayat zorlukları sebebiyle okula gidemeyebilir fakat gazete/ kitap okuyarak herkes kendisini geliştirebilir. dünya görüşünü şekillendirebilir. narsist, homofobik, ırkçı, cinsiyetçi , ataerkil düzene müptela erkeklere tahammül edemiyorum.
3. görgüsüzlük
bir insan maddi anlamda iyi bir aileden geliyorsa veya maddi durumu iyiyse, bunu göze sokmamalıdır. bu bir adaptır. sürekli parasını konuşan insan sevmem hatta rahatsız olurum. ikinci görüşmeyi asla yapmayacağım erkek tipidir.
4. kontrol delisi ve kısıtlayıcı
bu 2. maddede bahsettiğim "ataerkil" erkek tipini kapsayan davranış bozukluğudur. bir insan hayatınızı yaşama biçiminizi ve nasıl yaşayacağınızı yönetmeye çalışıyorsa, uzak durun. orada bir sorun vardır. üzerine düşünmeye bile gerek yok.
5. sağduyusuz, kaba, sadık ve romantik olmayan
her insanda bulunması gereken özelliklerdir. bu yüzden ekstra açıklamasını yapmıyorum.
6. ebeveynleri ama bilhassa annesi tarafından yönlendirilen erkekler
insanın kendi ebeveynlerinin kölesi olmaması gerekiyor. ebeveynlerinin sözünü dinlemek ve her dediklerini yapmak çok sağlıklı değildir. yetişkin bir birey kendi kararlarını alabilmelidir. kiminle görüşeceğinize, ne yapacağınıza anneniz/ babanız karar veriyorsa, orada bir sorun vardır.
7. davranış bozukluğu ve öfke kontrol problemi olan erkekler
bu başlığın altına ekstra bir şey yazmaya gerek yok.
devamını gör...
kissin' dynamite
2002'de okul grubu olarak başlayan kariyerlerinde 2008'de çıkarttıkları ilk albümle müzik piyasasına giriş yapan alman kökenli hard rock ve heavy metal grubudur. gurubun ilk ismi blue kids'dir. 2007 yılında ac/dc'den ilham alakarak grup ismini değiştirmişlerdir. vokalleri hannes braun bu sene aktif vokalliği bıraktığını ve kariyerine söz yazarı olarak ve işin prodüksiyon tarafında ilerlemek istediğini açıklamıştır. bana göre ne güzel şarkıları, burada da paylaştığım "six feet under" dır. bu şarkı da john cena'nın başrolünde olduğu peacemaker dizisinde yayınlanmıştı.
devamını gör...
özgür irade
insan diline tanrı kelimesi ile çevrilebilecek kavram. herhangi bir kelimenin tam olarak bu kavramı ifade edebileceğini düşünmüyorum. hiçbir faktöre bağımlı olmak zorunda olmayan bir şeyin nasıl olabileceğini bilmiyoruz, sadece nasıl olmayabileceğini düşleyebiliriz.
insan için irade sahibi olmak özgür olmak demektir. *
insan için irade sahibi olmak özgür olmak demektir. *
devamını gör...
yanlış insan (yazar)
#4062112
genco karşim sebep her ne olursa olsun özel mesaj ifşalamak sözlükten uçurulma sebebidir. yeni nickinde görüşmek üzere.
genco karşim sebep her ne olursa olsun özel mesaj ifşalamak sözlükten uçurulma sebebidir. yeni nickinde görüşmek üzere.
devamını gör...
yazarların letterboxd hesapları
after every party i die videosundan tanıdığımız gökhan toka'nın hesabını öneririm.
devamını gör...
yanlış insan (yazar)
beyinsiz turnusolü, kıymetli bir yazardır.
devamını gör...
blue valentine
adam badanacılıkla cindy'i memnun edebileceğini düşünüyo ne var ki sabah 8de bi tane bira çakar badanama başlarım diyo.. cindyler barbieler pelinsu eceler öyle kolay mı acaba..
devamını gör...
çok şükür yazın sona ermesi
keşle sivrisinekler için de aynı durum söz konusu olsa.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
güne bir bilgi bırak
bilen bilir ama bazı markalar indirim yerine çaktırmadan bindirim yapıyor. zamanında bir plastik fabrikasında etiket depo sorumlusu olarak çalışıyordum ve bizden çıkan 400 küsür ürünün etiketlerini biz çıkartıyorduk, üretime verilip ürünlere yapıştırılıyordu. bir markaya etiket çıkartırken, o ürünün normal fiyatı mesela 40 tl ise, biz etikete 70 yazıyoduk, üzerini çizip 55 yapıyorduk. yani öyle birden gelen indirimlere fazla aldanmayın.
devamını gör...
yazarların letterboxd hesapları
devamını gör...
hayatınızın arka planında çalan şarkı
devamını gör...
güne bir bilgi bırak
kaynağının, beyniniz olmadığını, zihninize ispat edemediğiniz şey bilgi değildir.
devamını gör...
hayatınızın arka planında çalan şarkı
muhtemelen lp- when we're high.
bana çok uygun, beni çok anlatıyor. türkiye'de hayat küçük şeylere - düzeltemeyeceğiniz olaylara üzülmek ve bunlarla ilgili kedere sahip olmak için çok kısa. elinizden bir şey gelmiyorsa, şehir çöksün umursamamalısınız. bu dünyada en pahalı bedel, psikiyatri kliniğine başvurmak zorunda kaldığınızda ödeniyor.
hiçbir koşul, ülke, sosyal veyahut ekonomik standart insanın kendi kafa sağlığından değerli değildir. yeter ki sağlığınız tam olsun. insan en kötü içinde bulunduğu koşulları değiştirmek için başka bir ülkeye taşınır.
bu sadece ikamet ettiğiniz ülkeyle alakalı değildir. haberlerde gündem şu sıralar sadece siyasetten ibaret olduğu için öncelikle bu konuyu örnek verdim.
aile ilişkileriniz, duygusal bağlarınız sizi daraltıyor olabilir. unutmayın! sınır koymak veya neyi istemediğinizi söylemek tamamen sizin elinizde. psikolojik olarak sizi sıkıştıran, sizi darlayan bağların bir parçası olmamalısınız. dışarıda bir hayat var ve içinde olduğunuz bağların bütünü yapınızı bozmaya başladıysa, iletişimi saygı neticesinde sonlandırmak( duygusal ilişkiler için) ve iletişimi yine saygı çerçevesinde mesafeli hale getirip, seyrekleştirmek( ailevi ilişkiler için) meşrudur.
türkiye'de iş hayatı bir kabustur. çok az insan gerçekten işine sevgiyle gider ve pozisyonunu sever. maalesef ki bunun en büyük nedenlerinden biri "mobbing" ülkesi olmamızdır. her sektörde, her pozisyonda bu kaçınılmazdır. insanlar sizin kapasitenizi ve yapabileceklerinizi sizi baskılayarak, psikolojik olarak çökerterek engellemeye çalışırlar. bu durumda yetkiler ve pozisyonlar üzerinizde bilinçli şekilde kaygı ve telaş üretmeniz adına kullanılır.
normal şartlarda basar istifayı çıkarsınız. canınızdan değerli mi?! ama çoğu zaman bu mümkün değil.
toplum olarak işe bu kadar önem vermemizin sebebi yine ülkede herkesin borçlu olmasıdır. hayatımızı döndürebilmek adına kredi kartlarına dayandığımız için, kartların aylık ekstreleriyle başımız dertte. türkiye'de yaşam o kadar pahalı ki, temel ihtiyaçlarınızı bile karşılarken tonlarca para harcıyorsunuz ve ekstreler inmiyor. dolayısıyla, bir kuruma aylık ödeme zorunluluğunuz varsa, icraya maruz kalmamak için iş yerinizdeki ahlaksız insanlara dayanmaya çalışıyorsunuz.
bu konuda motivasyon çok zor haklısınız ama imkansız değil. koşulları lehinize çevirerek, gayet bu işten zevkte alabilirsiniz. nasıl mı?
sadece delil toplayın. dava açmak ve gerekli yerlere yasal kanıt gösterebilmek adına, size yapılan mobbing'in bir dosyasını oluşturun. gün gün ve tarih tarih, size yazılı olarak yönlendirilen her mail/ her bildiri veyahut her görevlendirmenin kopyasını alın ve dosyaya mutlaka ekleyin. sistematik olan mobbingi kanıtlamanın ilk kuralı tarih tarih delil toplamaktır. bu mobbingin ne kadar uzun vadeli sürdürüldüğünün netleşmesinde ana etken olacaktır.
süreci bilen kişiler mobbing davası açma ihtimalinize karşı, sadece sözlü olarak size baskı uygular ve görev verir. bu noktada, yasal olarak her emirin yazılı bildirilmesini ve kurumsal mail üzerinden yönlendirilmesini talep edin( buna hakkınız var. sözlü verilen hiçbir emiri uygulamak zorunda değilsiniz. iş akışı için gereken bir şey varsa, kurumsal mail üzerinden yazışma yapılır). ısrarla sözlü devam eden durumlar da, en üst yetkiliye mail atın, size mobbing yapan kişiyi cc'ye ekleyin ve tüm görevlendirmeleri ısrarla sözlü yaptığını ve kurumsal mailleri kullanmadığını , iş etiğini ihlal ettiğini söyleyin:)
muhtemelen bu noktada mobbing yapan kişi geri adım atacaktır. en üst yetkiliye bildirdiğiniz halde, en üst yetkili de hiçbir şey yapmazsa ( türkiye'nin güncel sorunu) o zaman dava kaçınılmazdır. bu sefer mobbing dosyanıza en üst yetkilinizi ve onunla yaptığınız yazışmayı da eklemeniz gerekir. bu mobbinge göz yummaktır ve suçtur. yani 2 kişiyi dava edeceksiniz( en sevdiğim dava türüdür).
kısaca: size mobbing yapıldığını kanıtlayan her belgeyi arşivleyin ve kişisel mailinizde saklayın. iyi bir iş avukatı ile görüşün ve belgeleri yönlendirin. bırakın 10 gün sonra tebligat şahısın/ şahısların adreslerine bırakılsın. mobbing davalarında mağdur daima kazanır. maddi ve manevi tazminat talebinde bulunun.
sakın korkmayın. bu insanların sonunu hukuki süreç başlatmak getirecek. kimse davayla uğraşmıyor diye azıttılar iyice. siz uğraşın ki, herkese bu muamelenin yapılamayacağını öğrensinler. gereksiz özgüvenleri normal seviyesine dönsün.
gördüğünüz üzere aslında hayat basit. sadece basitleştirmeyi öğrenmemiz gerekiyor. kaygılı zihin, kendi bedenine düşmandır.
insan her zaman en üst motivasyonla gezmelidir.
bu kendinize yapacağınız en güzel iyiliktir.
en kötü durumlara inat, yine olumlu düşünmeyi öğrenin.
dini bir referans vermeden konuyu kapatmak istemedim:
islam dininde olumlu düşünmek ve olaylara iyi yönünden bakmak bir sünnettir. islam dini bunu "hüsn-ü zan" (iyi niyetle/güzel zanda bulunmak) ve "tefeül" (iyiye yormak) kavramlarıyla açıklar.
bana çok uygun, beni çok anlatıyor. türkiye'de hayat küçük şeylere - düzeltemeyeceğiniz olaylara üzülmek ve bunlarla ilgili kedere sahip olmak için çok kısa. elinizden bir şey gelmiyorsa, şehir çöksün umursamamalısınız. bu dünyada en pahalı bedel, psikiyatri kliniğine başvurmak zorunda kaldığınızda ödeniyor.
hiçbir koşul, ülke, sosyal veyahut ekonomik standart insanın kendi kafa sağlığından değerli değildir. yeter ki sağlığınız tam olsun. insan en kötü içinde bulunduğu koşulları değiştirmek için başka bir ülkeye taşınır.
bu sadece ikamet ettiğiniz ülkeyle alakalı değildir. haberlerde gündem şu sıralar sadece siyasetten ibaret olduğu için öncelikle bu konuyu örnek verdim.
aile ilişkileriniz, duygusal bağlarınız sizi daraltıyor olabilir. unutmayın! sınır koymak veya neyi istemediğinizi söylemek tamamen sizin elinizde. psikolojik olarak sizi sıkıştıran, sizi darlayan bağların bir parçası olmamalısınız. dışarıda bir hayat var ve içinde olduğunuz bağların bütünü yapınızı bozmaya başladıysa, iletişimi saygı neticesinde sonlandırmak( duygusal ilişkiler için) ve iletişimi yine saygı çerçevesinde mesafeli hale getirip, seyrekleştirmek( ailevi ilişkiler için) meşrudur.
türkiye'de iş hayatı bir kabustur. çok az insan gerçekten işine sevgiyle gider ve pozisyonunu sever. maalesef ki bunun en büyük nedenlerinden biri "mobbing" ülkesi olmamızdır. her sektörde, her pozisyonda bu kaçınılmazdır. insanlar sizin kapasitenizi ve yapabileceklerinizi sizi baskılayarak, psikolojik olarak çökerterek engellemeye çalışırlar. bu durumda yetkiler ve pozisyonlar üzerinizde bilinçli şekilde kaygı ve telaş üretmeniz adına kullanılır.
normal şartlarda basar istifayı çıkarsınız. canınızdan değerli mi?! ama çoğu zaman bu mümkün değil.
toplum olarak işe bu kadar önem vermemizin sebebi yine ülkede herkesin borçlu olmasıdır. hayatımızı döndürebilmek adına kredi kartlarına dayandığımız için, kartların aylık ekstreleriyle başımız dertte. türkiye'de yaşam o kadar pahalı ki, temel ihtiyaçlarınızı bile karşılarken tonlarca para harcıyorsunuz ve ekstreler inmiyor. dolayısıyla, bir kuruma aylık ödeme zorunluluğunuz varsa, icraya maruz kalmamak için iş yerinizdeki ahlaksız insanlara dayanmaya çalışıyorsunuz.
bu konuda motivasyon çok zor haklısınız ama imkansız değil. koşulları lehinize çevirerek, gayet bu işten zevkte alabilirsiniz. nasıl mı?
sadece delil toplayın. dava açmak ve gerekli yerlere yasal kanıt gösterebilmek adına, size yapılan mobbing'in bir dosyasını oluşturun. gün gün ve tarih tarih, size yazılı olarak yönlendirilen her mail/ her bildiri veyahut her görevlendirmenin kopyasını alın ve dosyaya mutlaka ekleyin. sistematik olan mobbingi kanıtlamanın ilk kuralı tarih tarih delil toplamaktır. bu mobbingin ne kadar uzun vadeli sürdürüldüğünün netleşmesinde ana etken olacaktır.
süreci bilen kişiler mobbing davası açma ihtimalinize karşı, sadece sözlü olarak size baskı uygular ve görev verir. bu noktada, yasal olarak her emirin yazılı bildirilmesini ve kurumsal mail üzerinden yönlendirilmesini talep edin( buna hakkınız var. sözlü verilen hiçbir emiri uygulamak zorunda değilsiniz. iş akışı için gereken bir şey varsa, kurumsal mail üzerinden yazışma yapılır). ısrarla sözlü devam eden durumlar da, en üst yetkiliye mail atın, size mobbing yapan kişiyi cc'ye ekleyin ve tüm görevlendirmeleri ısrarla sözlü yaptığını ve kurumsal mailleri kullanmadığını , iş etiğini ihlal ettiğini söyleyin:)
muhtemelen bu noktada mobbing yapan kişi geri adım atacaktır. en üst yetkiliye bildirdiğiniz halde, en üst yetkili de hiçbir şey yapmazsa ( türkiye'nin güncel sorunu) o zaman dava kaçınılmazdır. bu sefer mobbing dosyanıza en üst yetkilinizi ve onunla yaptığınız yazışmayı da eklemeniz gerekir. bu mobbinge göz yummaktır ve suçtur. yani 2 kişiyi dava edeceksiniz( en sevdiğim dava türüdür).
kısaca: size mobbing yapıldığını kanıtlayan her belgeyi arşivleyin ve kişisel mailinizde saklayın. iyi bir iş avukatı ile görüşün ve belgeleri yönlendirin. bırakın 10 gün sonra tebligat şahısın/ şahısların adreslerine bırakılsın. mobbing davalarında mağdur daima kazanır. maddi ve manevi tazminat talebinde bulunun.
sakın korkmayın. bu insanların sonunu hukuki süreç başlatmak getirecek. kimse davayla uğraşmıyor diye azıttılar iyice. siz uğraşın ki, herkese bu muamelenin yapılamayacağını öğrensinler. gereksiz özgüvenleri normal seviyesine dönsün.
gördüğünüz üzere aslında hayat basit. sadece basitleştirmeyi öğrenmemiz gerekiyor. kaygılı zihin, kendi bedenine düşmandır.
insan her zaman en üst motivasyonla gezmelidir.
bu kendinize yapacağınız en güzel iyiliktir.
en kötü durumlara inat, yine olumlu düşünmeyi öğrenin.
dini bir referans vermeden konuyu kapatmak istemedim:
islam dininde olumlu düşünmek ve olaylara iyi yönünden bakmak bir sünnettir. islam dini bunu "hüsn-ü zan" (iyi niyetle/güzel zanda bulunmak) ve "tefeül" (iyiye yormak) kavramlarıyla açıklar.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
kabir azabi soundsystem.
devamını gör...
ilk yardım abc’si
#4062206 almalısın. en azından belli başlı şeyleri bilsen yeter. annemin hayatını kurtarmışlığım var heimlich manevrasıyla.
bir de öleli 45 dakika olmuş bir komşumuza ambulans gelene kadar (40 dakika) kalp masajı yaptım. hayata getiremedik ama tecrübe oldu.
bir de öleli 45 dakika olmuş bir komşumuza ambulans gelene kadar (40 dakika) kalp masajı yaptım. hayata getiremedik ama tecrübe oldu.
devamını gör...

